Etiket arşivi: Zolfino fasulyesi

Yavaş Hareketi 3 | Slow Food 2

  • Slow Food hareketinin yaptığı çeşitli organizasyonlar sayesinde dünyada gıdanın geleceğine ve sürdürülebilir tarıma ilgi duyanların sayısı giderek arttı.
  • 1996 yılında hareketin felsefesini 150 maddede özetleyen Slow Food Sözlüğü çıkartıldı.
  • 1998 yılında New York Times ilk kez Slow Food akımına yer verdi: “Politikadan hoşlanmayan ve Fast Food’dan nefret eden bir grup solcu entelektüel tarafından başlatılan hareket son yıllarda İtalya’da ve Avrupa’da çok popüler oldu….İngilizler kuşları korumak için adam bile öldürebilir, Fransızlar ise aynı şeyi dillerinin saflığını korumak için yapabilir. İtalyanlar ise sadece yemek konusunda sinirlerine hakim olamıyor”.
  • 1999 yılında tükenmeye yüz tutmuş yüzlerce İtalyan ürününün kataloğu yapıldı.
  • Slow Food çiğ sütten peynir yapılmasını engelleyen hijyen normlarına karşı da savaştı (Bunu niye yaptıklarını anlayamadım? Okurlar arasında bilen varsa, vakit ayırıp bana mail atarsa çok sevinirim FK.) Amerikan hijyen yasaları en az 60 gün bekletilmemiş ve çiğ sütten yapılmış peynirleri yasaklamak istiyordu ama protestolar sonucu yasa işleme konmamıştı.
  • Bakteri üremesi sonucu elde edilen ürünlerin ticareti, gen transferi yapılmış bakterilerin toprağa uygulanabilmesi, dünya şarapçılığı için çok kritik olduğundan karşı çıkıldı.
  • Slow Food endüstriyel tarıma, kimyasallara, kalite üretmeyen kara karşı çıkan yeni bir tarım anlayışıdır.
  • Slow Food, binlerce yılda elde edilen bilgilerin tekrar değer kazanması için çalışır.
Bangkok’a bir saat uzaklıktaki Yüzen Pazar Yeri (Floating Market) Damnoen Saduak, çok ünlü bir köylü pazarı. Çoğunluğu kadın olan satıcılar yetiştirdikleri meyva ve sebzeleri, bazen de pişirdikleri yemekleri, ince uzun kayıklarda satıyorlar.

Bangkok’a bir saat uzaklıktaki Yüzen Pazar Yeri (Floating Market) Damnoen Saduak, çok ünlü bir köylü pazarı. Çoğunluğu kadın olan satıcılar yetiştirdikleri meyva ve sebzeleri, bazen de pişirdikleri yemekleri, ince uzun kayıklarda satıyorlar.

  • Koruma alanları ve kriterleri oluşturuldu. Koruma kapsamına girebilmesi için:
    **Ürünlerin yüksek kalitede olması gerekir. Bu kalite yerel kullanımlar ve gelenekler üzerinden belirlenir.
    **Ürünlerin belli bir grubun kimliğine, hatıralarına bağlı olması gerekir. Ürünler o bölgeye has veya o bölgeye uyum sağlamış bitki ya da hayvanlar olabilir.
    **Hammaddelerin yerel olarak üretilmesi gerekir. Dışardan temin edilmesi ancak geleneksel olarak gerçekleşmişse kabul edilebilir.
    **Tamamlayıcı içerikler geleneksel hazırlanma şekline uygun olarak kullanılmalıdır.
    **Ürünler az miktarda ve küçük üretici tarafından üretilmiş olmalıdır.
    **Ürünler yok olma riski ile karşı karşıya olmalıdır.
  • Üretimi devam ettirecek köylüleri, balıkçıları belirledikten sonra, Slow Food onları koruma kapsamında biraraya getiriyor. Olaya, uzmanları ve yerel kurumları da dahil ederek ürün kalitesini garanti altına alan bir sistem kuruyor. Ürünün olası kusurları için çözüm önerileri geliştiriliyor.
  • Slow Food Koruması altına alınmış ürünlerden bazıları çift çavdarlı ekmek, argan yağı, füme ren geyiği eti, yabani Atlantik somonu, Basmati pirinci, Kuzey Amerika’nın yabani pirinci, bazı makarna çeşitleri, Old Gloucester ineği, Venedik Lagününe özel Chioggia kabuksuz yengeçleri, Orbetello balık yumurtası, Robinson Crusoe balığı, Zolfino fasulyesi, siyah şalgam, çiğ sütten yapılan Amerikan peynirleri, Polonya’da üretilen bir tür keçi peyniri, Drina Vadisi’ne ait bir gelenek olan erik marmeladı, Herat üzümü, Huehuetenango kahvesi, Sicilya’nın beyazımsı reçinesi manna…..
  • Slow Food bu ürünleri dünyaya tanıtıyor, satılabilecekleri pazarı yaratıyor. Bu koruma projesi beş yılda, yıllık 30 milyon Euro ciro, 3000 kişilik istihdam yaratmış, 2000-2002 arasında verimlilik %30 artmıştı.
  • Slow Food ürünlerine normalden biraz fazla ödemek gerekiyordu. Ürünlerin ortalama satış fiyatları 4 Euro’dan 6,2 Euro’ya çıkmıştı.