Etiket arşivi: yemek pişirme

Kültür 1

  • Kültür gündelik hayatımızın temel malzemesidir. Giydiklerimiz, duyduklarımız, izlediklerimiz ve yediklerimiz; kendimizi diğerlerine nazaran nasıl gördüğümüz; yemek pişirme ve alışveriş yapma gibi gündelik faaliyetlerimizin işlevleri: tüm bunlar kültürel çalışmaların ilgi alanındadır. Bunlar bizi var eden süreçlerdir.
  • Hanif Kureishi, Son Söz adlı eserinde, “Önemsiz detaylar insanın asıl yapı taşıdır,” der.
  • Kültürü çalışmak sadece akademik değil, aynı zamanda siyasal bir faaliyettir: Gündelik hayatın belirli inşalarındaki iktidar ilişkilerini inceleyen ve böylelikle bu inşadaki çıkarlar kümelerini ortaya çıkaran siyasal bir faaliyettir.
Hint kınası. Fotoğraf: Depositphotos- Photo by Qpicimages

Hint kınası.
Fotoğraf: Depositphotos- Photo by Qpicimages

  • Umberto Eco, “Kültürler bize neyi muhafaza etmek, neyi unutmak gerektiğini söyleyerek eleme işlemini yaparlar. Buna hatalar da dahildir. Oysa internet bizi, kültür aracılığıyla değil kendi başımıza bir eleme işlemi yapmaya mahkum eder. İnternet bizi ayrıntıya boğuyor,” der
  • Lévi-Strauss, kültürlere ilişkin olarak, ancak başka kültürlerle temas halinde oldukları ölçüde yaşadıklarını söylemişti.

 

Yararlanılan Kaynaklar

  • İngiliz Kültürel Çalışmaları, Graeme Turner, Heretik Yayınları, 2015.
  • Kitaplardan Kurtulabileceğinizi Sanmayın, Umberto Eco ve Jean-Claude Carriére, Can Yayınları, 2010.

 

Çağdaş Sanata Varış 295|Çağdaş Dönemde Performans Sanatı 2

Fear Eats the Soul, Rirkrit Tiravanija, New York, 2011. Taylandlı bir aileden Buenos Aires’te doğan, Tayland, Etiyopya ve Kanada’da büyüyen, zamanını New York, Berlin ve Bangkok’ta ve Chiang Mai’de geçiren, Columbia Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Rirkrit Tiravanija’nın (1961-) sanatının özünü, izleyici ile paylaşmak için yaratılmış (yemek yeme, yemek pişirme, okuma, müzik dinleme, film izleme gibi amaçlara hizmet eden) ortamlar yaratmak; bu ortamlar için mekan hazırlamak oluşturuyor.  Sanatçı, izleyici kavramını yok ederek, izleyicileri birer katılımcıya dönüştüren performans örnekleri veriyor. Fotoğraf:artobserved.com

Fear Eats the Soul, Rirkrit Tiravanija, New York, 2011.
Taylandlı bir aileden Buenos Aires’te doğan, Tayland, Etiyopya ve Kanada’da büyüyen, zamanını New York, Berlin ve Bangkok’ta ve Chiang Mai’de geçiren, Columbia Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Rirkrit Tiravanija’nın (1961-) sanatının özünü, izleyici ile paylaşmak için yaratılmış (yemek yeme, yemek pişirme, okuma, müzik dinleme, film izleme gibi amaçlara hizmet eden) ortamlar yaratmak; bu ortamlar için mekan hazırlamak oluşturuyor. Sanatçı, izleyici kavramını yok ederek, izleyicileri birer katılımcıya dönüştüren performans örnekleri veriyor.
Fotoğraf:artobserved.com

  • Marina Abramovic (1946-), 1960’larda ortaya çıkan Vücut Sanatı akımının temsilcilerinden. Sanatçı, bugüne kadar düzenlediği Performanslarda kendini parçalara ayırdı, kırbaçladı, buz kütleleri üzerinde vücudunu dondurdu, hatta bir seferinde ölüm tehlikesi atlattı.
Sanatçı Aramızda, Marina Abramovic, 2010. New York’taki Modern Museum of Art’ta (MoMA) her gün halka açık olarak gerçekleştirilen bu Performans üç aydan fazla devam etti. Abramovic, avlunun ortasına yerleştirilen küçük, ahşap bir masaya oturmuştu; yüzünde kayıtsız bir ifade vardı. Ziyaretçilerden arzu eden sanatçının karşısına oturuyordu. Sessizce, yüz yüze bakışıyor, bu sırada gelişen çeşitli duyguları anlatmaları bekleniyordu. Bazıları sanatçının sessizliğini bir meydan okuma, kışkırtıcı bir tavır olarak görüyor; bazıları performansın altında derin bir keder algılayıp ağlamaya başlıyordu. Abramovic’in karşısına oturanlardan biri de Lady Gaga oldu. Abramovic’e göre, normal şartlarda müzeye gitmeyen, Performans Sanatı hakkında hiçbir şey bilmeyen, bu sanata önem vermeyenler bile Lady Gaga’dan ötürü izlemeye geldiler. Facebook’ta Marina ile Oturmak adlı bir sayfa açıldı. Bu süre boyunca sayfanın bir milyona yakın ziyaretçisi oldu. Fiziksel ve zihinsel sınırları zorlayan çalışmaları ile tanınan Abramovic, 2005 yılında Joseph Beuys’un 1965 tarihli Ölü Bir Tavşana Resimler Nasıl Anlatılır? Performansını yorumlamıştı. Abramovic, Beuys’tan başka da pek çok sanatçının gerçekleştirdiği ikonik performansları yeniden yorumladı. Abramovic 1976’da Alman sanatçı Ulay ile tanışmış ve on yıldan uzun bir süre birlikte çalışmışlardı. Marina Abramovic’in büyük aşkı Ulay’dan ayrılması da bir Performans ile gerçekleşti. Doksan gün süren bir Performans ile Çin Seddi’nde ayrıldılar. 1988 yılında Aşıklar adlı performanslarında Marina ve Ulay Çin Seddi boyunca üç ay yürümüştü. Bu yürüyüş onların ayrılığını temsil ediyordu. Tekrar birbirlerini görmeleri de Abramovic’in Sanatçı Aramızda adlı Performansında yirmi küsur yıl sonra gerçekleşti. Fotoğraf:www.popmatters.com

Sanatçı Aramızda, Marina Abramovic, 2010.
New York’taki Modern Museum of Art’ta (MoMA) her gün halka açık olarak gerçekleştirilen bu Performans üç aydan fazla devam etti. Abramovic, avlunun ortasına yerleştirilen küçük, ahşap bir masaya oturmuştu; yüzünde kayıtsız bir ifade vardı. Ziyaretçilerden arzu eden sanatçının karşısına oturuyordu. Sessizce, yüz yüze bakışıyor, bu sırada gelişen çeşitli duyguları anlatmaları bekleniyordu. Bazıları sanatçının sessizliğini bir meydan okuma, kışkırtıcı bir tavır olarak görüyor; bazıları performansın altında derin bir keder algılayıp ağlamaya başlıyordu. Abramovic’in karşısına oturanlardan biri de Lady Gaga oldu. Abramovic’e göre, normal şartlarda müzeye gitmeyen, Performans Sanatı hakkında hiçbir şey bilmeyen, bu sanata önem vermeyenler bile Lady Gaga’dan ötürü izlemeye geldiler. Facebook’ta Marina ile Oturmak adlı bir sayfa açıldı. Bu süre boyunca sayfanın bir milyona yakın ziyaretçisi oldu.
Fiziksel ve zihinsel sınırları zorlayan çalışmaları ile tanınan Abramovic, 2005 yılında Joseph Beuys’un 1965 tarihli Ölü Bir Tavşana Resimler Nasıl Anlatılır? Performansını yorumlamıştı. Abramovic, Beuys’tan başka da pek çok sanatçının gerçekleştirdiği ikonik performansları yeniden yorumladı.
Abramovic 1976’da Alman sanatçı Ulay ile tanışmış ve on yıldan uzun bir süre birlikte çalışmışlardı. Marina Abramovic’in büyük aşkı Ulay’dan ayrılması da bir Performans ile gerçekleşti. Doksan gün süren bir Performans ile Çin Seddi’nde ayrıldılar. 1988 yılında Aşıklar adlı performanslarında Marina ve Ulay Çin Seddi boyunca üç ay yürümüştü. Bu yürüyüş onların ayrılığını temsil ediyordu. Tekrar birbirlerini görmeleri de Abramovic’in Sanatçı Aramızda adlı Performansında yirmi küsur yıl sonra gerçekleşti.
Fotoğraf:www.popmatters.com