Etiket arşivi: VIII. Mihail Paleologos

Bizans İmparatorluğu 121| Bizans Sarayları 4 Lausos ve Boukoleon Sarayı

Antoine Helbert tarafından yapılmış Lausos Sarayı canlandırması. Azize Euphemia Kilisesi’nin kuzeyinde bir sarayın kalıntıları bulunmuş, burası yakın zamana kadar Lausos Sarayı olarak teşhis edilmişti, ama artık bu teşhis kesin değil. Lausos, II. Theodosius’un başmabeyincisi imiş. Bahçesinde, Antikçağ’ın önemli heykeltıraşlarının özel parçalarının koleksiyonu olduğu biliniyor. Binbirdirek Sarnıcı’nın Konsül Philoksenos’un Sarayı, Antiokhos Sarayı veya Lausos Sarayı için yapılmış olacağı düşünülüyor. Fotoğraf:www.antoine-helbert.com/.../byzance-scenes.

Antoine Helbert tarafından yapılmış Lausos Sarayı canlandırması.
Azize Euphemia Kilisesi’nin kuzeyinde bir sarayın kalıntıları bulunmuş, burası yakın zamana kadar Lausos Sarayı olarak teşhis edilmişti, ama artık bu teşhis kesin değil.
Lausos, II. Theodosius’un başmabeyincisi imiş. Bahçesinde, Antikçağ’ın önemli heykeltıraşlarının özel parçalarının koleksiyonu olduğu biliniyor. Binbirdirek Sarnıcı’nın Konsül Philoksenos’un Sarayı, Antiokhos Sarayı veya Lausos Sarayı için yapılmış olacağı düşünülüyor.
Fotoğraf:www.antoine-helbert.com/…/byzance-scenes.

Lausos Sarayı heykellerinden Triton heykelciği. Fotoğraf: İstanbul’un 100 Roma, Bizans Eseri, Kültür A.Ş. Yayınları

Lausos Sarayı heykellerinden Triton heykelciği.
Fotoğraf: İstanbul’un 100 Roma, Bizans Eseri, Kültür A.Ş. Yayınları

Antoine Helbert canlandırmasına göre Boukoleon Sahil Sarayı. Fotoğraf:www.antoine-helbert.com/.../byzance-scenes.

Antoine Helbert canlandırmasına göre Boukoleon Sahil Sarayı.
Fotoğraf:www.antoine-helbert.com/…/byzance-scenes.

  • İmparatorluk limanı civarındaki alt teraslardan biri üzerinde Boukoleon Sarayı yer alıyordu.
  • Boukoleon Sarayı’nın ilk binasının MS 4. yüzyılın ilk yarısında İran’dan gelen Hormisdas tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır.
  • Boukoleon Limanı’na İmparator Markianos (450-457) bir iskele yaptırdı. Bu iskeleyi imparator ve ailesi kullanıyordu. Limanın önünde dalgakıranı vardı. Rıhtım mermer kaplıydı ve heykellerle süslüydü. Bugün limana ait bir iz yoktur.
  • Diğer bir fikre göre ise, 408 – 450 arasında yaptırılan saray, 474 yılında yanmış ama imparator olmadan önce sarayı ikametgah olarak kullanan Justinyen, imparator olduğunda onartarak genişletmiş, sarayı, Büyük Saray’ın sınırları içine aldırmıştır.
  • İmparator Justinyen Dönemi’ne (527-565) kadar Hormisdas Sarayı adı ile bilinen yapı, deniz tarafına konan aslan (leo) ve boğa (bous) heykellerinin isimlerinin birleştirilmesi ile Boukoleon ismini almıştır.
  • İmparator Theophilos (829-842), bugün girişi görülebilen balkonu deniz tarafına ekletmiştir. 10. yüzyılda sur içine alınan saray, hanedanın 11. yüzyıl sonunda Blakhernai Sarayı’na taşınması ile kısmen terk edilmiştir.
  • İmparator Nikephoros Phokas, 969 yılında saraya erzak deposu ve fırını olan bir sığınma odası, bahçesine ise havuz ve fener kulesi yaptırmıştır. Phokas, karısı ile aşk yaşayan yeğeni tarafından burada öldürülmüş, yeğeni kendisini imparator ilan etmişti.
  • Sarayda yerler büyük olasılıkla opus sectile, yani mermer plakların geometrik şekilde döşenmesi, ile kaplıydı. Duvarlar ise çini ile süslenmişti.
  • Saraya ait  akantus yaprakları ile süslü mermer kapıda İmparator Justinyen’e ait monogram bulunuyordu. Tahrip edildiği için artık görmek mümkün değil.
  • Latin işgali (1204-1261) sırasında Latinler kendilerine saray olarak burayı seçmişler; burası da diğer saraylar gibi Haçlı soylularının ve komutanlarının kullanımı sırasında yağmalanmıştır. Konstantinopolis’in VIII. Mihail Paleologos tarafından geri alınmasıyla Latinler’in son kralı II. Baudouin (1237-1261), Boukoleon Limanı’ndan kaçmıştır.
  • 14. yüzyılda tamamen terk edilen saraydan, ilk kez İmparator VII. Konstantin Porfirogenetos’un 10. yüzyılda yazdığı saray törenlerinin anlatıldığı Törenler Kitabı’nda bahsedilmektedir.
  • Boukoleon Sarayı, Bizans’ın son dönemine kadar varlığını korur. Fetih sırasında saray harabe halindedir.
  • Saray 1532 yılındaki depremde tahrip olduktan sonra geriye kalan yapıların bazıları 1741, 1758, 1808 ve 1912 yangınlarıyla ortadan kalkmıştır.
  • 1869’da Yedikule’de yapımına başlanan Rumeli demiryolu hattının inşası nedeniyle Yedikule-Sirkeci hattının yapımı büyük hafriyat gerektirmiş, Yedikule surlarından başlayarak Sirkeci’ye kadar çok sayıda tarihi eser, saray, kalıntı yıkılmıştır.
  • Sirkeci Garı da o dönemde yapılmıştır. 1870-1873 yılları arasında, demiryolunun ve Sirkeci Garı’nın yapımı esnasında Topkapı Sarayı önündeki surların bir bölümü yıkılmıştır.
  • Demiryolu için Küçük Ayasofya’nın doğusunda deniz kıyısındaki Boukoleon Sarayı’nın batı kanadı da Sultan Abdülaziz’in izniyle 1873’te yıktırılmıştır.
  • 1950’lerde ise Bukaleon Sarayı’nın önünden sahil yolu geçti, parklar yapıldı, dolayısıyla sahil sarayı denizden uzaklaştı.
  • Four Seasons Oteli’nin bitişiğinde mozaik taban, keşiş mezarları ve freskli duvarlar bulundu. 1996 yılında bulunan 300 metrekare mozaiğin 100 metrekaresi Arkeoloji Müzesi’ne alınmış, 200 metrekaresinin üzerine bina yapılmış, deniyor.
Sahil sarayı konumundaki Bukaleon Sarayı’nın korunan cephesi, Ahırkapı ile Kumkapı arasındaki Çatladıkapı Mahallesi’ndeki Bizans surlarının üzerinde görülebilmektedir. Günümüze, İmparator İskelesi’nin kemeri; 6. yüzyıldan kalma konsollu bir cephe (cumba, Bizans etkisi ile oluşmuş bir mimari ögedir); mozaikli, duvarları mermer bir salon kalmıştır. Sarayın döşeme mozaiği, bugünkü  şehir kotunun 4.5-5 m altında bulundu. Mozaikler 6.-7. yüzyıllara tarihleniyor. Sultanahmet’te, Mozaik Müzesi’nde görmek mümkün. Fotoğraf:tr.wikipedia.org

Sahil sarayı konumundaki Bukaleon Sarayı’nın korunan cephesi, Ahırkapı ile Kumkapı arasındaki Çatladıkapı Mahallesi’ndeki Bizans surlarının üzerinde görülebilmektedir.
Günümüze, İmparator İskelesi’nin kemeri; 6. yüzyıldan kalma konsollu bir cephe (cumba, Bizans etkisi ile oluşmuş bir mimari ögedir); mozaikli, duvarları mermer bir salon kalmıştır. Sarayın döşeme mozaiği, bugünkü şehir kotunun 4.5-5 m altında bulundu. Mozaikler 6.-7. yüzyıllara tarihleniyor. Sultanahmet’te, Mozaik Müzesi’nde görmek mümkün.
Fotoğraf:tr.wikipedia.org

Boukoleon Saray kompleksinden melek figürlü mermer parça. İstanbul Arkeoloji Müzeleri. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Boukoleon Saray kompleksinden melek figürlü mermer parça. İstanbul Arkeoloji Müzeleri.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

 

Bizans İmparatorluğu 93| Paleologos Hanedanı

  • 1204 yılından önce Karadeniz ile Akdeniz birbirlerinden bağımsız ticaret bölgeleriydi. Her biri farklı ürünlere ve nakliyat ağına sahipti. Konstantinopolis bu iki bölge dahilindeki ticaret ve sevkiyat faaliyetleri için ana varış ve kalkış yeri, transit geçiş ve aktarma limanı konumundaydı.
  • IV. Haçlı Seferi’nin Konstantinopolis ekonomisi üzerinde hem kısa hem uzun vadeli etkileri oldu. Çıkan yangınlar zanaat ve ticaretin yoğun olarak yapıldığı alanları yıkıma uğratmıştı. Talan ve yağmacılık da mal kayıplarına neden olmuştu.
  • Latin istilası ile Bizans saray erkanı ve seçkinlerin birçoğu göç etmişti.  Bu gelişmeler şehrin sanayiini ve ticari altyapısını felce uğratarak toplumun orta ve alt katmanlarını da göçe zorlamıştı.
  • Bizans, Latinlerin işgal ettiği toprakların önemli bir bölümünü geri alamadığı için taşradan başkente para ve mal akışı önemli ölçüde azaldı. Genel çaplı yerel tüketimin ve üstün nitelikli imalata yönelik yatırımın eksikliği de şehir ekonomisinde gerilemeye sebep oldu. 1261’e gelindiğinde, devlet teşebbüslerinin teşvikiyle canlanan ekonomik büyümeye rağmen, gidişatı tersine döndürme imkanı kalmamıştı.
  • İtalyan tüccarlar başlarda faaliyetlerini Konstantinopolis ahalisinin artan talebine dayandırmışlardı. Oysa 1260’dan itibaren Konstantinopolis ve Karadeniz’deki İtalyan ticaretine yoğunluk kazandıran, Batılıların tahıl, sanayi hammaddesi ve mamul maddelere artan talebi olmuştur.
  • Venedik Cumhuriyeti, imparatorluğun ayrıcalıklı ticaret ortağıydı. Oysa 1204 yılındaki yağmanın en büyük suç ortağı olmuş, Konstantinopolis’in Latin işgalinden sonra bütün ticaret merkezlerini ele geçirmişti. Mihail Paleologos, Venedik’ten ayrıcalıkları geri almış, Venedik’in baş rakibi ve düşmanı Ceneviz Cumhuriyeti’ne vermişti.
  • Dördüncü Haçlı Seferi’nin dini bakiyesi, 1054 yılındaki hizipleşmeyi, birbirine can düşmanı iki mezhebe dönüştürmesi oldu.
Venediklilerin 1204’te Konstantinopolis’i Fethi, Venedikli sanatçı Domenico Tintoretto (1518-1594), Hamburger Kunsthalle, Almanya. Fotoğraf:www.mystudios.com

Venediklilerin 1204’te Konstantinopolis’i Fethi, Venedikli sanatçı Domenico Tintoretto (1518-1594), Hamburger Kunsthalle, Almanya.
Fotoğraf:www.mystudios.com

PALEOLOGOS HANEDANI
1261-1453

 

  • 1261 yılında Paleologos Hanedanı yönetimi geri aldı ve Fatih Sultan Mehmet’e kadar aynı aile tahtta kaldı.
  • Latin istilası deneyimi, Bizans’ın, Konstantinopolis olmadan da, parçalanmış dahi olsa hayatta kalmaya devam edebileceğini göstermişti.
  • Parçalardan ikisi, Trabzon İmparatorluğu ve Epir Despotluğu, Bizans İmparatorluğu ile bütünleşmeye direndiler.
Galata Pera Podestası, Cenovalı Grimaldi’nin yaptırdığı kulenin tamamlanması anısına hazırlanmış levha (1443), İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde sergilenmektedir.

Galata Pera Podestası, Cenovalı Grimaldi’nin yaptırdığı kulenin tamamlanması anısına hazırlanmış levha (1443), İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde sergilenmektedir.

  • Silivri, Selanik ve Mistra yerel yönetim modeline sahipti.
  • Şehri Latinlerden geri alan VIII. Mihail Paleologos, Ortodoks Kilisesi’nin Papalık ile birleşerek batılı düşmanlarından kurtulmasının doğru bir strateji olacağını da düşünüyordu. Bu düşüncesi bile topluma nifak tohumları ekmişti.
  • VIII. Mihail Paleologos, IV. İoannes ’in şahsında Laskaris Hanedanı’na ihanet etti. Laskaris Hanedanı’na bağlı bir keşiş olan Patrik Arsenios taraftarları bir muhalefet gücü oluşturmuşlardı. Bu hareket “çuval kumaşlılar” denilen bir hizbe dönüşmüştü. Bu isim ile eskiçağ çileciliğine ve heretikliğe anıştırma yapılıyordu.
  • Konstantinopolis’te tutunabilmek için deniz kuvvetlerine gereksinimi vardı. Venediklilerle boy ölçüşebilecek tek güç olan Cenevizlilerle Nymphaeum Antlaşması’nı imzaladı. Bizans, 1204’e kadar kendi tekelinde olan Karadeniz ticaretini Cenevizlilere açmak zorunda kaldı. 1204’te Venedikliler tarafından Konstantinopolis’teki mahallerinden dışarı atılmış Cenevizlilere Konstantinopolis’te çok daha geniş bir yerleşim alanı vermek gerekti. Galata’daki ilk Ceneviz imtiyaz alanı, bugünkü Galata Köprüsü’nden Atatürk Köprüsü’ne ve Haliç’ten bugünkü Bankalar Caddesi’ne uzanan bir araziydi. Bu alanda Podesta Sarayı, borsa olarak kullanılan Loggia, Dominiken ve Fransisken tarikatlarına ait kiliseler, 1349’da inşa edilen, Podesta Sarayı’nın üstündeki yamacın tepe noktasında, İsa Kulesi adını verdikleri bugünkü Galata Kulesi vardı. 14. yüzyılın ilk yarısına gelindiğinde yaşadıkları bölge neredeyse özerk bir mıntıka halini almıştı. Cenevizlilere verilmiş arazi 15. yüzyılın başına kadar genişleyerek 37 hektara ulaşarak son şeklini aldı.
  • Bütün bu olanlardan sonra, Konstantinopolis ekonomik üstünlüğünü kaybetti. Tarımsal tabanın küçülmesi ile vergi gelirleri azalmış, ticari tavizler vermek zorunda kalmışlardı. Cenevizlilerin Pera kolonisi Konstantinopolis’ten bütünüyle bağımsız konumdaydı ve ticaretin çoğunu ele geçirmişti.
  • VIII. Mihail Paleologos terk edilmiş, soyulmuş ve tahrip edilmiş bir şehri geri aldı. Haçlıların saldırısı karşısında çökmüş olan deniz surları sağlamlaştırıldı, Blakhernai Sarayı’nın ve kamu binalarının onarımı yapıldı.
  • Paleologos Rönesansı adı verilen atılımın ürünü olan yapıtların çoğu VIII. Mihail’in oğlu II. Andronikos (1282-1328) dönemine aittir.
  • II. Andronikos, babasının Roma ile birleşmeden yana olan tutumuna derhal son verdi.
  • Paleologoslar döneminin bilinen en önemli kamu yapısı Tekfur Sarayı’dır. Yakın dönemde yapılan araştırmalar onu 14. yüzyıl ortasına tarihlendirmektedir.
  • Pammakaristos Meryem Ana Kilisesi (Fethiye Camii), Muhliotissa Kilisesi (Moğol Kilisesi veya Kanlı Kilise), Khora Manastırı (Kariye Müzesi) Paleologos döneminin en önemli yapıları arasındadır.
  • Dönemin resim sanatının en güzel örnekleri Khora (Kariye) ve Pammakaristos’un duvarlarını süsledi.
Zonaras’ın Tarih adlı eserinde Paleologos Hanedanı imparatorları. Eser, İtalya, Modena’daki Biblioteca Estense’de bulunuyor. Fotoğraf: Bizantion’dan İstanbul’a Bir Başkentin 8000 Yılı, Sakıp Sabancı Müzesi, 2010.

Zonaras’ın Tarih adlı eserinde Paleologos Hanedanı imparatorları. Eser, İtalya, Modena’daki Biblioteca Estense’de bulunuyor.
Fotoğraf: Bizantion’dan İstanbul’a Bir Başkentin 8000 Yılı, Sakıp Sabancı Müzesi, 2010.

 

 

Bizans İmparatorluğu 91| İznik Bizans İmparatorluğu

  • Bizans’ın soylu ailelerinden birinin oğlu Theodor Laskaris, eşi III. Aleksius’un kızı Anna Komnena (1176-1212) ile Latin istilasından sonra İznik’e kaçar, 1205 yılında kendini imparator ilan eder (1205-1222). Böylece yeni bir Bizans devleti kurulmuş olur.
  • Bulgarlarla uğraşmakta olan Latinler, bu yeni oluşumla pek ilgilenemez. I. Theodor Laskaris Karadeniz Ereğlisi’ni, Amasra’dan başlayarak Ankara yakınlarına kadar olan bölgeyi, Bursa, Gemlik, Bergama, İzmir, Efes ve bütün Menderes havzasını hakimiyetine alır. Böylece Latin İmparatorluğu ile Konya Selçuklu Sultanlığı arasında bir tampon bölge oluşturur. Laskaris’in kurduğu idari yapı Bizans İmparatorluğu’nda geçerli olan sistemin aynısıdır.
  • Latin İmparator Henry Hainaut (1206-1216) Selçuklu Sultanlığı ile, Laskaris de Bulgarlarla ittifak anlaşması imzalar.
  • Eski ve kaçak İmparator III. Aleksios Angelus Komnenos da Konya’da Selçuklulara sığınır. Sultan I. Gıyasettin Keyhüsrev (1205-1211), Laskaris’e ültimatom verir, tahtı kayınpederine terk etmesini ister. Selçuklu ordusu, müttefiki Latinlerin desteğiyle İznik bölgesine saldırır. Laskaris’in talebi üzerine onunla teke tek dövüşen I. Keyhüsrev ölür. İznik Bizans İmparatorluğu büyük bir zafer kazanmış olur. III. Aleksios esir düşer ve ömrünün sonuna, 1211’e kadar İznik’te bir manastıra kapatılır.
  • Latinlerle Laskaris arasında 1214 yılında barış antlaşması yapılır ve Latinler böylece İznik’teki Bizans devletini resmen tanımış olurlar.
  • İmparator Henry 1216’da ölünce yerine kız kardeşi Yolanda’nın kocası Peter Courtenay (1216-17) imparator seçilir. Courtenay, Dürazzo’yu (Dıraç, Arnavutluk) Theodor Dukas’dan geri almak isterken esir düşer. Yolanda (1217-19), naip olarak imparatorluğu yönetmeye başlar; kızı Maria’yı I. Theodor Laskaris’e eş olarak verir. Yolanda ölünce yerine ikinci oğlu Robert Courtenay geçer (1221-28).
Madonna ve Kutsal Çocuk ikonası, Bizans, 8. yüzyıl. Basilica di San Clemente, Roma, İtalya. Fotoğraf:Kina Italia/Lego Italy, M. Gerardi, 1992.

Madonna ve Kutsal Çocuk ikonası, Bizans, 8. yüzyıl.
Basilica di San Clemente, Roma, İtalya.
Fotoğraf:Kina Italia/Lego Italy, M. Gerardi, 1992.

  • Epir Despotu Theodor Dukas (1216-1220), hem Dukas, hem Angelus hem de Komnenos kanı taşıdığı için Bizans’ın gerçek varisi olduğunu iddia eder ve dolayısıyla Laskaris’i tanımaz. Haçlılar tarafından Montferrat Markisi ve Dördüncü Haçlı seferi lideri I. Boniface’a (1150-1207) verilmiş olan Selanik’i 1224 yılında ele geçirerek oradaki Latin devletini yıkmış olur. Bu fethin ardından Roma-Bizans imparatoru ilan edilir.
  • 1204 Haçlı işgalinden sonra, Bulgar Çarlığı ve Selçuklu Sultanlığından başka Bizans İmparatorluğu sınırları içinde ikisi Bizans, biri Latin kökenli üç devlet kurulmuş olur. Epir ve İznik Bizans devletleri arasındaki çekişme Latin İmparatorluğu’nun ömrünü uzatır.
  • Laskaris 1222 yılında yönetimi, kızıyla evlenmiş olan III. İoannes Dukas Vatatzes’e (1222-54) bırakır. Vatatzes, 1225’te Anadolu’daki, İzmit yarımadası hariç Latin İmparatorluğu’na ait bütün bölgeleri, Midilli, Sakız ve Samos adalarını işgal eder. Edirne onun hakimiyetine talip olur.
  • Latin İmparatoru Robert Courtenay ölür, yerine kardeşi II. Baldwin Courtenay (1228-61) geçer. Ancak kardeşi küçük bir çocuk olduğundan Latinler naip olarak İznik ve Epir tehlikesinden korunmak amacıyla Bulgar Çarını seçerler. Theodor Dukas Bulgarlara savaş açar, esir düşer. Bulgarlar Arnavutluk’un bir kısmı ile Makedonya ve Trakya’yı ele geçirip büyük bir Bulgar Çarlığı kurunca Latinler onun yerine yaşlı eski Kudüs Kralı Jean de Brienne’i ömür boyu naip atarlar (1231-37).
  • Bu işe çok kızan Bulgar Çarı Asen, Vatatzes ile ittifak kurar, kızı Helena’yı Vatatzes’in oğlu ile evlendirir, birlikte Konstantinopolis’i kuşatırlar. Bu şehrin 8. kez kuşatılmasıdır. Ancak Asen, şehrin düşmesinden İznik’in daha büyük avantaj elde edeceğini anlayınca Latinlerle ittifak yapar ve İznik’e savaş açar. Konstantinopolis kurtulur. Asen ölünce şehrin üzerindeki Bulgar tehdidi de kalkar.
  • 1246 yılında Selanik, İznik’e bağlı bir şehir olur. Vatatzes, Konstantinopolis’in dışında olmasına rağmen, Bizans tarihinin en önemli imparatorlarından biridir. Onun döneminde tarım ve sanayi ürünlerinin üretimi artmıştır. Konstantinopolis’e arka çıkan Venedik ile ticareti yasaklamıştır. Onun ve oğullarının döneminde İznik belli başlı bilim, sanat ve kültür merkezi haline gelmiştir. Halk tarafından da çok sevilmiş, ölümünden 50 yıl sonra aziz ilan edilmiştir.
  Erken Rönesans ressamı Benozzo Gozzoli (1420-1497) tarafından yapılmış VIII. İoannis Paleologos tablosu. Fotoğraf:tr.vikipedia.org


Erken Rönesans ressamı Benozzo Gozzoli (1420-1497) tarafından yapılmış VIII. İoannis Paleologos tablosu.
Fotoğraf:tr.vikipedia.org

  • Vatatzes’in oğlu II. Theodor Dukas Laskaris (1254-58) despot biridir. Aristokrat bir aileden gelen ve değerli bir komutan olan Mihail Paleologos’tan nefret eder. Hayatını tehlikede gören Mihail Paleologos Selçuklu sultanına sığınır. Babası gibi sara hastalığı olan II. Theodor ölünce yerine 7 yaşındaki oğlu IV. İoannes Dukas Laskaris (1258-61) geçer. Seçilen naibi ve ailesini öldüren 33 yaşındaki Mihail Paleologos 1259 yılında müşterek imparator olarak taç giyer ve imparatorlukta gücün gerçek sahibi olur. Paleologos, Dukas, Angelus ve Komnenos aileleriyle yakınlığı vardır, karısı da Vatatzes ailesindendir. Onun döneminde Cenevizliler, Venedik’e tanınan tüm hakları ele geçirirler.
  • Mihail Paleologos’un Sezar olarak atadığı Aleksios Strategopulos Silivri’de Venedik donanmasının Konstantinopolis’ten ayrıldığını ve şehrin savunmasız kaldığını öğrenince şehir surlarının yakınındaki bir manastırda saklanır, gece, en iyi adamlarıyla gizli bir geçitten şehre girer, dışarıdaki 800 kişilik birliğini içeri alır, şehri savaşmadan ele geçirir. Son Latin imparatoru II. Baldwin Courtenay, bir Venedik gemisine binerek kaçar.
  • Konstantinopolis’e gelen VIII. Mihail Paleologos (1261-1282), yeni bir hanedanın kurucusu olarak Aya Sofya’da taç giyer. İznik İmparatorluğu’nu Konstantinopolis’e bağlar. İznik’teki 11 yaşındaki İmparator IV. İoannes Laskaris ise kör edilip hapse atılır.