Etiket arşivi: Tunus

Libya 47 Gıdamis 4

Gıdamis evinde öğle yemeği yiyoruz. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Gıdamis evinde öğle yemeği yiyoruz.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Zengin evlerinde sadece iki kez kullanılan, qubba denen odalar varmış. Bu oda, evlilik töreni ve evin beyi öldüğünde karısının misafirleri kabulünde açılırmış.
  • Ortak silolar 600-700 yıl önceden kalmış. Tahılın saklandığı odaların duvarına açtıkları delikten içeri ateş sokarak içerdeki oksijeni yakar, sonra deliği kapatarak içerdeki tahılı uzun yıllar bozulmadan saklarlarmış. Tahılı kullanmak istediklerinde duvarı yıkarlarmış. Böylece tehlikeli zamanlarda sıkıntı çekmezlermiş.
Evin dekorasyonu tamamen kadına ait. Evin tavanı çok yüksek. Evin içinde birçok yarım katlar var. Sürekli merdiven inilip çıkılıyor. Dekorasyon tabandan tavana devam ediyor. Her şey çok renkli, renkler Gıdamis renkleri. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Evin dekorasyonu tamamen kadına ait.
Evin tavanı çok yüksek. Evin içinde birçok yarım katlar var. Sürekli merdiven inilip çıkılıyor. Dekorasyon tabandan tavana devam ediyor. Her şey çok renkli, renkler Gıdamis renkleri.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Yemeğimizi yer sofrasında yiyoruz. Yemekler lezzetli. Bazlama üzerine konan oğlak eti kızartması Libya’da en prestijli yemek. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Yemeğimizi yer sofrasında yiyoruz. Yemekler lezzetli. Bazlama üzerine konan oğlak eti kızartması Libya’da en prestijli yemek.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Trablus’ta, Cemahiriye Müzesi’nde bir Gıdamis evi rekonstrüksiyonu vardı. Bence evi epey sade tutmuşlar. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Trablus’ta, Cemahiriye Müzesi’nde bir Gıdamis evi rekonstrüksiyonu vardı. Bence evi epey sade tutmuşlar.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Cemahiriye Müzesi’nde Gıdamis evlerinden birine ait palmiye ağacından yapılma bir ev kapısı da sergileniyordu. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Cemahiriye Müzesi’nde Gıdamis evlerinden birine ait palmiye ağacından yapılma bir ev kapısı da sergileniyordu.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Yemekten sonra otelimizde biraz dinlenip, çölde Tuareg gösterisini izlemek üzere 4x4’lerle yola çıkıyoruz. Tunus-Cezayir-Libya sınırının kesişim noktasına yakın, Roma’nın en güney noktası olan Ras el Gul Vadisi’ne gidiyoruz. Burada bir Roma kalesinin kalıntıları var.
Vadide namaz kılanlara rastlıyoruz. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Vadide namaz kılanlara rastlıyoruz.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

 

 

Libya 36 Cyrenaica Bingazi

Bingazi ile Tobruk arasında kalan sahil şeridi Sirenaika/Kireneika/Cyrenaica olarak bilinir. Bölgenin Arapça adı Barka veya Berka’dır. MÖ 509’da Roma ile Kartaca arasında yapılan anlaşmaya göre Roma, Cape Bon’u (Tunus) geçmeyecekti. Bu bölge, geleneksel olarak Kartaca Afrikası ile Yunan etkili Cyrenaica arasında sınırdı. Bu şerit üzerinde beş antik Yunan şehri (Pentapolis) bulunur: Tokra, Barke (kalıntıları görülemiyor), Tulmeyse, Cyrene ve Apollonia.

Biz bu bölgede Bingazi’den yola çıkıp Tulmeyse, Kasr Libya, Vadi Kuf, Cyrene, Ras-el-Hilal’de L’Atrun, Apollonia’yı gezip Bingazi’ye döndük.

Bölgenin en eski halkı Berberilerdir. Bölge tarih sırasıyla Mısır, Yunan, Pers, Ptolemy Hanedanı, Roma, Arap, Osmanlı, İtalyan işgaline uğramıştır. İncil yazarı Marcus’un Pentapolis doğumlu olduğuna inanılır.

Cyrenaica 1927-1963 yılları arasında tüm doğu Libya’yı içine alan bir eyalettir. Başkenti Bingazi olan bölge, 2012 yılında yarı otonom, 2013’te tam bağımsız olduğunu ilan etmiştir. Fotoğraf:en.wikipedia.org

Cyrenaica 1927-1963 yılları arasında tüm doğu Libya’yı içine alan bir eyalettir. Başkenti Bingazi olan bölge, 2012 yılında yarı otonom, 2013’te tam bağımsız olduğunu ilan etmiştir.
Fotoğraf:en.wikipedia.org

BİNGAZİ

  • Libya’nın ikinci büyük kenti olan Bingazi, İkinci Dünya Savaşı sırasında birçok kere el değiştirmiş, bombalarla yıkıldığı için modern bir kent idi.
  • Libya’nın ilk üniversitesi El-Cami el-Libya Eski Katedral’in hemen yanında.
  • Çift kubbeli Eski Katedral, cami olarak kullanılmaya başlanmış. Katedral, yapıldığı dönemde Kuzey Afrika’nın en büyük kilisesi imiş.
  • Ufak bir meydanın etrafında 1920-30’larda yapılmış, bombalardan ayakta kalmayı başarmış İtalyanların yaptığı binalar vardı.
  • Özgürlük Meydanı’ndan başlayarak bir kilometre boyunca uzanan şehrin kapalı çarşısı yerel pazar yeri gibiydi.
Şehrin merkezindeki Ömer Muhtar Caddesi. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Şehrin merkezindeki Ömer Muhtar Caddesi.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Özgürlük Meydanı’nda yeni Morik tarzında yapılmış saatli ve mazgallı Eski Belediye Binası, biz gittiğimizde kullanılmıyordu. Ancak İtalyan tarzı ön cephesi, sütunları ve kemerli girişleri ile görkemli bulunmuş olacak ki, büyük balkonu Benito Mussolini, II. Dünya Savaşı sırasında Alman Afrika Kolordusu komutanlığı yapmış olan Mareşal Erwin Rommel "Çöl Tilkisi" ve Kral İdris tarafından nutuk atma yeri olarak kullanılmış. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Özgürlük Meydanı’nda yeni Morik tarzında yapılmış saatli ve mazgallı Eski Belediye Binası, biz gittiğimizde kullanılmıyordu. Ancak İtalyan tarzı ön cephesi, sütunları ve kemerli girişleri ile görkemli bulunmuş olacak ki, büyük balkonu Benito Mussolini, II. Dünya Savaşı sırasında Alman Afrika Kolordusu komutanlığı yapmış olan Mareşal Erwin Rommel “Çöl Tilkisi” ve Kral İdris tarafından nutuk atma yeri olarak kullanılmış.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Belediye Binası’nın yanında ilk yapım tarihi 15. yüzyıla uzanan Atik Camii veya Büyük Cami bulunuyor. Cami, Osmanlı döneminde genişletilmiş, İtalyanlar zamanında restore edilmiş. Kuzey Afrika camilerinin genel özelliğinin aksine avlusu yok. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Belediye Binası’nın yanında ilk yapım tarihi 15. yüzyıla uzanan Atik Camii veya Büyük Cami bulunuyor. Cami, Osmanlı döneminde genişletilmiş, İtalyanlar zamanında restore edilmiş. Kuzey Afrika camilerinin genel özelliğinin aksine avlusu yok.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

 

 

Libya 34 Villa Silin 1

  • Leptis Magna gezimizi bitirdikten sonra Villa Silin’i gezdik. MS 2. yüzyıl yapısı olan bu villa gibi çevrede 50 Roma villasının kalıntısı varmış. O zamanlar Romalı zenginler burada ikinci bir ev yaptırırlarmış. Bu villayı özel izin ile gezmiştik.
20 odalı Villa Silin’in uzaktan görünümü. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

20 odalı Villa Silin’in uzaktan görünümü.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Deniz kenarındaki villanın terasları, bahçesindeki çiçek tarhlarının etrafı, odalarının yerleri ve bazı odaların duvarları mozaiklerle kaplıydı. Mozaik bezeme, Libya’da, Helenistik dönemden itibaren kullanılmış. Hadrianus ve Severus dönemlerinde kullanımı iyice yaygınlaşmış. Erken Hıristiyanlık ve Bizans dönemi mozaiklerinde Hıristiyanlık simgeleri ile pagan simge ve efsaneler birlikte betimlenmiş. Sabratha, Leptis Magna, Tulmeyse, Cyrene, Apollonia ören yerleri ve müzelerde; Kasr Libya, Cemahiriye Müzesi gibi Villa Silin’de de mozaik sanatından örnekler gördük. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Deniz kenarındaki villanın terasları, bahçesindeki çiçek tarhlarının etrafı, odalarının yerleri ve bazı odaların duvarları mozaiklerle kaplıydı.
Mozaik bezeme, Libya’da, Helenistik dönemden itibaren kullanılmış. Hadrianus ve Severus dönemlerinde kullanımı iyice yaygınlaşmış. Erken Hıristiyanlık ve Bizans dönemi mozaiklerinde Hıristiyanlık simgeleri ile pagan simge ve efsaneler birlikte betimlenmiş. Sabratha, Leptis Magna, Tulmeyse, Cyrene, Apollonia ören yerleri ve müzelerde; Kasr Libya, Cemahiriye Müzesi gibi Villa Silin’de de mozaik sanatından örnekler gördük.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu


Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Afrika mozaiklerinin belli özellikleri vardır.
  • Afrika mozaikleri  İtalya’daki, genellikle siyah beyaz tesseralardan oluşan, mozaik tablolardan MS 2. yüzyılın ikinci yarısından itibaren adım adım farklılaşmaya başladı. Çok renkli, konu ve stilde yaratıcı mozaikler üretildi. Çeşitli renklerde mermer, traverten, cam ve seramik tesseralar kullanıldı. Konuyu anlatma tarzı, perspektif, tasarım, geometrik formların mimariye uygulanışı Afrika’da farklılıklar gösterir. Afrika mozaiklerinin altın devrinin 4. yüzyıl olduğu kabul edilir.
  • Bazı temalar Roma Afrikası’nda çok sık tercih edilmiş, geometrik ve bitkisel motifler çok bol kullanılmıştır. Romalılar için Mısır verimli toprağın ülkesidir. Nil Nehri’nin ve kıyısındaki yerleşimlerin betimlemesi çok sık yapılmıştır.
  • Palmiye ağacının iki yanında resmedilmiş atlar sık işlenen konulardan biridir. Bu temanın tercih edilmesinde halkın at yarışlarına çok düşkün olmasının rol oynadığı düşünülüyor.
  • Hıristiyan Afrika’da mezar taşlarında da mozaik kullanılmıştır.
  • Mozaik tablolarda, Roma dönemi öncesi Afrika inançları ve günlük yaşamı da izler bırakmıştır.
  • Bazı uzmanlar, İslam ordularının kıtaya girmesi ile mozaik sanatçılarının Sicilya’ya geçtiğini, bu yüzden Afrika mozaik üretiminin 7. yüzyıldan sonra durduğunu öne sürerler. Oysa Tunus’taki Bardo Müzesi’nde İslam Dönemi mozaikleri bölümü vardır, Fatımi sarayında da geometrik desenli mozaik kullanılmış, Afrika’da mozaik üretimi 10. yüzyılda da devam etmiştir. Ancak bu üretimin sanatsal açıdan öncekilerle kıyaslanamayacağı düşünülüyor.
  • Afrika’daki mozaik üretimi Kartaca-İslam Ortaçağı arasındaki dönemde 15 asır devam etmiş, mozaik sanatçısı ve zanaatkarları en çok Kartaca şehrinden çıkmış, Afrikalı sanatçılar kendi stillerini tüm Akdeniz havzasına da yaymışlardır.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

 

Nar 4

  • Bütün tanrıların ve ölülerin adlarına içkinin ilk yudumunu yere dökmek, sonra içmek; yemeden önce gıdanın bir kısmını toprağa dökmek; mevsimin ilk ürünün daima tanrıya sunulması; Hindularda ilk ürünün Brahmanlara verilmesi gibi usuller atalara tapkı ve ana tanrıça kültü (toprak ana) ile yakından ilişkilidir. Narın tanelerinin etrafa saçılması veya narı yere atıp parçalamanın bu kültlerle ilgili olduğu düşünülebilir.
Poseidon Villası dinlenme odasının taban mozaiği olan Eros (aşk) ile Psykhe (ruh) tablosunda, merkezi panonun çevresi bitki desenli geniş bir bant ile çevrilmiştir. Bandın içinde kenger yaprakları ve zambakların arasında üzüm, incir, elma, armut, erik, çam kozalağı ve narlarla yapılmış bir düzenleme vardır. Alt ve üst sıranın ortasında bıyıklı ve sakallı Bereket Maskları yer almaktadır. Mozaik taban, MS 2. yüzyıl sonuna tarihlenmektedir. Zeugma Gaziantep Müzesi. Fotoğraf: Abdullah Kocapınar, twitter.com

Poseidon Villası dinlenme odasının taban mozaiği olan Eros (aşk) ile Psykhe (ruh) tablosunda, merkezi panonun çevresi bitki desenli geniş bir bant ile çevrilmiştir. Bandın içinde kenger yaprakları ve zambakların arasında üzüm, incir, elma, armut, erik, çam kozalağı ve narlarla yapılmış bir düzenleme vardır. Alt ve üst sıranın ortasında bıyıklı ve sakallı Bereket Maskları yer almaktadır. Mozaik taban, MS 2. yüzyıl sonuna tarihlenmektedir.
Zeugma Gaziantep Müzesi.
Fotoğraf: Abdullah Kocapınar, twitter.com

  • Öteki dünyada hayatı devam ettirecek sembolik yiyeceklerden biri ve bereketi simgeleyen bir süs eşyası olan nar, deniz ticareti ile adalara da ulaşmıştır. Kıbrıs’ta MÖ 13. ve 14. yüzyıllara ait camdan yapılmış narlara, narlarla süslü altın ziynet eşyasına rastlanmıştır. Girit’te de nar şeklindeki süs eşyaları bereket ve bolluğu simgelemiş.
  • Doğu Akdeniz ülkelerinde ve Yunanistan’da narın mezarlarda bulunması insanların ölümden sonra tekrar dirilmeye inandıklarına işaret sayılır. Ölen ve yeniden dirilen tanrılara ait mitolojik hikayeler pek çok yerde karşımıza çıkmaktadır. Tammuz-İnanna, Tammuz-İştar hikayesi Fenike’de Adonis-Astarte, Kıbrıs’ta Adonis-Afrodit veya Myrha-Adonis, Anadolu’da Attis-Kibele, Yunanistan’da ise Demeter/Persephone mitleri olarak karşımıza çıkar. Hades’ten ayrılırken hiçbir bitkiden, meyveden yememesi gereken Persephone’ye Hades nar ikram eder. Persephone tam ayrılırken birkaç tane nar tanesi yer. Bu yüzden yılın yarısını yeraltında yarısını yeryüzünde geçirmek zorunda kalır. Bu mitte ölüm ve yeniden diriliş, nar ile sembolize edilmiştir.
  • Diğer bir mitte evliliği, aşkı ve dul kadınları sembolize eden tanrıça Hera, sonbaharı, yani yılın sonunu, bir nevi ölümü sembolize etmek üzere, bir elinde nar tutarak tasvir etmiştir. Nar, burada mevsimsel değişimleri açıklamak için kullanılan mitolojik bir unsurdur.
  • Persofone’nin nar taneleri yiyerek kendini eşi Hades’e adadığını gösterdiği, bu hikâyede narın, evlilik bağının gücünün sembolü olduğu da söylenir.
  • Yine Antik Yunan’da gelin, güvey evinin eşiğinden ilk adımını bir narı dişleyerek atardı. Gelinin bu hareketi kocasının emrine ve koruması altına girdiğini gösterirdi. Zira, bereket tanrıçası Persofone de ölüler ülkesinin hakimi tanrı Hades’e kendisine verilen bir narı yiyerek bağlanmıştı.
  • Nar, antik kültürler için kadınlığı en güçlü temsil eden meyve olarak öne çıkar.
Lord Julius’un malikanesinin etrafında tarımsal faaliyeti gösteren mozaik tablo. Bu canlandırma ile mevsimlerin döngüsü, dolayısıyla ölümsüzlük betimleniyor. Sağ alt köşede narları görüyoruz. Kartaca, 5. yüzyıl sonu, Bardo Müzesi, Tunus. Fotoğraf:mickiekent.blogspot.com

Lord Juliusun malikanesinin etrafında tarımsal faaliyeti gösteren mozaik tablo. Bu canlandırma ile mevsimlerin döngüsü, dolayısıyla ölümsüzlük betimleniyor. Sağ alt köşede narları görüyoruz.
Kartaca, 5. yüzyıl sonu, Bardo Müzesi, Tunus.
Fotoğraf:mickiekent.blogspot.com

  • Tanrıça Afrodit’in de kutsal meyvesi nardır. Söylenceye göre, aşk ve şehvet tanrıçası Afrodit kutsal nar ağacını Kıbrıs adasına kendi eliyle dikmiştir.
  • Efsaneye göre, şarap tanrısı Dionysos aynı zamanda bir ağaç tanrısıdır. Dionysos, üvey annesi Hera/Juno’nun kışkırtmaları sonucu parçalanarak öldürüldüğünde, bedeninden akan kanlardan nar ağacı bitmiştir. Anemonlar Adonis’in, menekşeler Attis’in, narlar Dionysos’un kanından ürer.
  • Homeros‘un Odysseia destanında adı geçen Kalypso’nun yaşadığı adanın güzelliğini oluşturan meyve bahçeleri içerisinde nar ağaçları da vardır.
  • Tanrıça Demeter elinde sık sık haşhaş ve nar tutar. Kadınların doğurganlığına adanmış Demeter festivallerinin üçüncü gününde kadınlar nar yerlerdi. Yunanistan’da günümüzde sonbaharda kapıları süsleyen çelenklerde buğday ve nar kullanılır. Eski çağlarda yeni yıl sonbaharda başlardı. Bugün de nar bazı yerlerde yeni yılın sembolü olarak kabul edilmektedir.
  • Yunan asıllı Romalı hekim ve farmakoloji bilgini Dioscorides (MS 40-90), narın ilaç ve parfüm elde etmekte kullanıldığını belirtir ve dizanteri, ishal hastalıklarının tedavisinde kullanıldığını, diüretik  özelliği olduğunu yazar. Güneşte kurutulmuş nar çekirdeğinin toz haline getirilerek etle kaynatıldığında, hem mideyi rahatlattığı, hem de ishali durdurduğu; ayrıca çekirdeğinin iyice ezilerek kaynatılması ve bal ile karıştırılmasının ağızdaki ülserlere, parmak arasındaki deri ülserlerine, burun uçuklarına, kulak ağrılarına iyi geldiği yazılmıştır.
  • Bugün de Yunanistan’da evliliklerin bolluk ve refah içinde geçmesi ve evlerin çocuklarla dolması için gelinler yeni evlerinin kapısından içeri girerken nar taneleri serperler.
  • Benzer bir gelenek Çin’de de bulunmaktadır. Orada da nar bereketin sembolüdür. Düğünlerde evlenen çifte, nardaki taneler kadar oğulları olması için ortasından bölünmüş bir nar resmi hediye edilir.
  • Yunanistan’da ölülerin arkasından buğday, üzüm, ceviz, badem ve narla yapılan koliva hazırlanır. Bu geleneğin benzeri, Muharrem ayının onunda yapılan aşure ile İslam dünyasında ve Türkiye’de de vardır. Muharrem ayının onunda yapılmasının arkasında (aşere on anlamındadır), Nuh Tufanı’nda gemidekilerin on Muharremde gemiden karaya çıktıklarına, yine Muharremin onuncu gününde Hz. Hüseyin’in Kerbela’da şehit edildiğine dair inançlar vardır. Nuh Peygamber ile ilgili dini hikaye, bizi aşurenin sembolik anlamı ile ölüm ve yeniden doğuşla Tammuz mitolojisine götürmektedir. Bu yüzden aşure, hem mitik hem dini anlamı olan bir tatlıdır.

 

 

Libya 10 Kaddafi 3

  • Temmuz 1971’de Fas Kralı Hasan’ı devirme teşebbüslerine Libya destek verince iki ülke arasında siyasi ilişkiler kesildi.
  • Libya, 1972 yılında SSCB ile dostluk antlaşması imzalayan Irak ile siyasi ilişkisini kesti, Bağdat’taki elçisini çekti.
  • Kaddafi, Arap birliğinin gerçekleşmesi için Arap-İsrail anlaşmazlığının çözümünü bir şart olarak görmüyor, İsrail meselesinin halli için Arap birliğinin şart olduğunu düşünüyordu.
  • Kasım 1972’de Kaddafi kuzey ve güney Yemen devlet başkanlarını aralarındaki anlaşmazlığa son verip tek devlet halinde birleşmek üzere Trablus’a davet etti.
  • Kaddafi, yılın aylarına yeni isimler verdi.
  • Ordu mensubu olmayan halka da silah dağıtımı yapıldı.
  • Libyalı gönüllüler Suriye’ye gittiler, bir buçuk yıl kaldılar, kendilerine İsrail dahilinde harekette bulunma yetkisi verilmedi, ülkelerine geri döndüler.
  • Dışarıdan bakanlar için ülke, petrol, çöl ve tek bir adamdan ibaretti.
Fotoğraf: www.milliyet.com.tr

Fotoğraf: www.milliyet.com.tr

  • Ocak 1973’te Cezayir’de toplanan  dördüncü Tarafsız Ülkeler Konferansı’nda Libya, Akdeniz’de bulunan yabancı devlet donanmalarının hemen bu denizi terk etmelerini ve bu denize kıyısı olan ülkelerin topraklarındaki yabancı askeri üslerin tasfiye edilmesini istemiştir.
  • Haziran ve Eylül 1973’te Libya’da faaliyet gösteren petrol şirketlerinin hisse senetlerinin devletleştirildiği ilan edildi. Ekim 1973’te Libya, ilan edilmiş ham petrol fiyatlarını iki katına çıkarmaya karar verdi.
  • Kaddafi, Filistin davasının en büyük sorumlusu olarak gördüğü İngiltere’ye karşı İrlanda Kurtuluş Ordusu’na yardım ettiğini gizlememiştir.
  • Latin Amerika’ya, ABD’deki Hıristiyan ve Müslüman zencilere, Gana’ya, Eritre Kurtuluş Hareketi’ne Kaddafi’nin yardım gönderdiği biliniyor. Kaddafi, İslam’ın zayıfların korunmasını emrettiğini; yalnız Müslümanlara yardım edip diğerlerini reddetmenin Libya’yı Müslüman değil, fanatik yapacağını söylemiştir. Libya’nın Angola’daki ırkçı ve sömürgeci tutumları sebebiyle Portekizlilerle, ırkçı ve işkenceci tutumları nedeniyle Güney Afrika Cumhuriyeti ile ilişkisini kestiği biliniyor.
  • Kaddafi 1973 yılında bürokrasiye karşı mücadele; toplumsal ve siyasal alanda yeni bir örgütlenme; İslam düşüncesini benimsetmek amacıyla “kültür devrimi” başlattı.
  • Libya’nın kendine özgü bir sosyalist yönetim biçimi vardı. İç savaş öncesi tek siyasi parti Arap Sosyalist Birliği idi. Yetişkin yurttaşların hemen hepsi parti üyesi idi.
  • Ocak 1974’de Tunus ve Libya tek devlet halinde birleşmeye karar verdi. Tunus-Libya antlaşmasından 48 saat sonra Tunus Başbakanı Masmudi görevden alındı.