Etiket arşivi: Stalin Gotik

Şiddet 58| Devlet Şiddeti 4

Taklitçilik, John Heartfield, 1934. Alman sanatçı John Heartfield (1891-1968) politik çürümeyi fotomontajla anlatma yolunu seçmiş bu alanda öncü bir sanatçıdır. Birinci Dünya Savaşı sırasında Helmut Herzfeld olan adını milliyetçiliği protesto etmek için John Heartfield’a değiştirmiştir. Yine aşırı sağın zalim ve ikiyüzlü politikasını protesto için 1920 yılında Komünist Partiye katılmıştır. Eserleri sergilerin yanı sıra komünistlerin çıkarttıkları dergilerde de basılmıştır. Nazileri baş hedefi haline getirince Prag’a kaçmak zorunda kalmış, çalışmalarını daha sonra Birleşik Krallık’ta sürdürmüştür. Yukarıdaki fotomontajında, Goebbels’e bir tavsiyede bulunmaktadır: Goebbels Führer’ine, İşçi Bayramında emekçilere hitap ederken Marx’ın sakalını takmasını söylemelidir.  Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Tate Modern, 2017.

Taklitçilik, John Heartfield, 1934.
Alman sanatçı John Heartfield (1891-1968) politik çürümeyi fotomontajla anlatma yolunu seçmiş bu alanda öncü bir sanatçıdır. Birinci Dünya Savaşı sırasında Helmut Herzfeld olan adını milliyetçiliği protesto etmek için John Heartfield’a değiştirmiştir. Yine aşırı sağın zalim ve ikiyüzlü politikasını protesto için 1920 yılında Komünist Partiye katılmıştır. Eserleri sergilerin yanı sıra komünistlerin çıkarttıkları dergilerde de basılmıştır. Nazileri baş hedefi haline getirince Prag’a kaçmak zorunda kalmış, çalışmalarını daha sonra Birleşik Krallık’ta sürdürmüştür. Yukarıdaki fotomontajında, Goebbels’e bir tavsiyede bulunmaktadır: Goebbels Führer’ine, İşçi Bayramında emekçilere hitap ederken Marx’ın sakalını takmasını söylemelidir.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Tate Modern, 2017.

  • Nazilik, kesin olarak Hıristiyan karşıtı ve yeni-pagandı, tıpkı Stalin’in Sovyet Marksçılığının resmi şekli Diamat’ının açıkça maddeci ve ateist olduğu gibi. Totaliterlik, bireyin her eylemini devlete ve devletin ideolojine tabi kılan bir rejim ise, Nazizm de Stalincilik de totaliter rejimlerdi.
  • Wasili Grossmann (1905-1964), kurbanları insan olarak algılamayan totaliter sistemlerin kaba güç kullanımının, insanların aklını kötürümleştirme yeteneğine sahip olduğunu yazar.
Nasyonalizmin dönemin ruhu olduğu; Nazi ve Stalin yönetimlerinin aynı varlığın, parti devletinin biçimi oldukları söylenir. Hitler milyonlarca Yahudiyi sistematik bir şekilde yok etti. Stalin döneminde on milyonu İkinci Dünya Savaşı’nda olmak üzere toplam 40 milyon kişi öldü. Bu döneme Büyük Terör dendi. Fotoğraf: kitap alıntılarım - WordPress.com

Nasyonalizmin dönemin ruhu olduğu; Nazi ve Stalin yönetimlerinin aynı varlığın, parti devletinin biçimi oldukları söylenir. Hitler milyonlarca Yahudiyi sistematik bir şekilde yok etti. Stalin döneminde on milyonu İkinci Dünya Savaşı’nda olmak üzere toplam 40 milyon kişi öldü. Bu döneme Büyük Terör dendi.
Fotoğraf: kitap alıntılarım – WordPress.com

Büyük Temizlik kurbanları. Stalin, 1929-1933 arasında zorunlu kolektifleştirme, kıtlık, açlık nedeniyle milyonları; 1937 yılında başlattığı siyasi temizlik ile nicelerini öldürttü. 1930-1953 arasında SSCB’de Halk Düşmanı suçlamasıyla 786 bin kişi idam edildi; 3.800 bin kişi devlete karşı suç işlemekten hüküm giydi. Glasnost sonrası bu davalardan 850 bin tanesine yeniden bakıldı; sadece 12 bin davanın neticesi haklı bulundu. Fotoğraf: Akşam

Büyük Temizlik kurbanları.
Stalin, 1929-1933 arasında zorunlu kolektifleştirme, kıtlık, açlık nedeniyle milyonları; 1937 yılında başlattığı siyasi temizlik ile nicelerini öldürttü. 1930-1953 arasında SSCB’de Halk Düşmanı suçlamasıyla 786 bin kişi idam edildi; 3.800 bin kişi devlete karşı suç işlemekten hüküm giydi. Glasnost sonrası bu davalardan 850 bin tanesine yeniden bakıldı; sadece 12 bin davanın neticesi haklı bulundu.
Fotoğraf: Akşam

  • 1932–1933 arasında Sovyetler Birliği’nde, şimdiki Ukrayna ve Rusya’nın Kuban bölgesinde suni olarak yaratılan kıtlık sebebiyle yaklaşık olarak 8 milyon insanın öldüğü olaylar Ukrayna Kırımı ya da Holodomor olarak anılır. Sovyet arşivlerinin açılmaması yüzünden ölü sayısı kesin olarak bilinememektedir.
Varşova Ayaklanması Anıtı’ndan bir bölüm, Varşova, Polonya. 1944’de 63 gün süren ayaklanmayı bastıran Naziler üç ay boyunca şehri yakıp yıktılar. Ayaklanma esnasında Kızıl Ordu, Vistula Nehri’nin karşı kıyısındaydı ama Polonyalılara yardıma gelmedi. 1945’te Ruslar “şehri kurtarmaya” geldi. O zamana kadar şehirde binaların %85’i yıkılmış, 700.000 kişi ölmüştü. Ruslar, Ayaklanma’dan bahsetmeyi yasakladılar. Fotoğrafta bir bölümü görülen anıt, 1989 yılında, Ayaklanma’nın 45. yıl dönümünde açıldı. Anıtın bu bölümünde, kanallardan kaçarak kurtulmayı başaran 5.000 kişi temsil ediliyor. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Varşova Ayaklanması Anıtı’ndan bir bölüm, Varşova, Polonya.
1944’de 63 gün süren ayaklanmayı bastıran Naziler üç ay boyunca şehri yakıp yıktılar. Ayaklanma esnasında Kızıl Ordu, Vistula Nehri’nin karşı kıyısındaydı ama Polonyalılara yardıma gelmedi. 1945’te Ruslar “şehri kurtarmaya” geldi. O zamana kadar şehirde binaların %85’i yıkılmış, 700.000 kişi ölmüştü. Ruslar, Ayaklanma’dan bahsetmeyi yasakladılar. Fotoğrafta bir bölümü görülen anıt, 1989 yılında, Ayaklanma’nın 45. yıl dönümünde açıldı. Anıtın bu bölümünde, kanallardan kaçarak kurtulmayı başaran 5.000 kişi temsil ediliyor.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Ortaçağ şatosu, halkı tehdit eder gibi yükselir. Solda, Moskova’da inşa edilmiş, Stalin Gotik yedi binadan biri. Bunlardan biri Dışişleri Bakanlığı, biri Moskova Devlet Üniversitesi tarafından kullanılıyor. Üniversitenin binası 40 bin odalı. Sağdaki fotoğrafta ise Çin’in Xian kentindeki bir heykel. Devlet baskısı, aynı Asur rölyeflerinde olduğu gibi, mimari ve heykel ile de kendini empoze eder. Baskıcı zihniyet çağlara göre değişmez. Bir başka yöntem ise tüm devlet dairelerine asılan resimlerdir. Stalin’in her şeyi denetleyen bakışları altında çalışmak ve o bakışa katlanmak zorunda kalmak pek çok eserde anlatılmıştır. Sürekli göz hapsinde tutulan halk, politik şiddetin nesnesi olur.  Fotoğraflar: Füsun Kavrakoğlu

Ortaçağ şatosu, halkı tehdit eder gibi yükselir. Solda, Moskova’da inşa edilmiş, Stalin Gotik yedi binadan biri. Bunlardan biri Dışişleri Bakanlığı, biri Moskova Devlet Üniversitesi tarafından kullanılıyor. Üniversitenin binası 40 bin odalı.
Sağdaki fotoğrafta ise Çin’in Xian kentindeki bir heykel.
Devlet baskısı, aynı Asur rölyeflerinde olduğu gibi, mimari ve heykel ile de kendini empoze eder. Baskıcı zihniyet çağlara göre değişmez.
Bir başka yöntem ise tüm devlet dairelerine asılan resimlerdir. Stalin’in her şeyi denetleyen bakışları altında çalışmak ve o bakışa katlanmak zorunda kalmak pek çok eserde anlatılmıştır. Sürekli göz hapsinde tutulan halk, politik şiddetin nesnesi olur.
Fotoğraflar: Füsun Kavrakoğlu

  • Komünist idare zamanında insanların seçim imkanlarının sosyal bakımdan baskıcı şartlarla çok sert kısıtlandığı günümüzde artık net bir biçimde biliniyor.
  • Nazizim, Stalinizm, faşizm ve diğer bütün totaliter rejimler ve onların artçıları şiddet politikası uygulamışlardır.
  • Bertolt Brecht sorar “ Tüm yetki halktan gelir. Fakat nereye gider?”

 

Rusya’da Üniversite 2

1953 yılında kurulan, Serçe Tepeleri’ndeki Moskova Devlet Üniversitesi, şehirde “Stalin Gotik” tarzı denen yedi binadan biri. Ortadaki kulesi 36 kat. Binada, inanması zor ama, kırk bin oda olduğu söyleniyor. Üniversitede otuz bin öğrenci okuyor. Rusya Federasyonu - Moskova

1953 yılında kurulan, Serçe Tepeleri’ndeki Moskova Devlet Üniversitesi, şehirde “Stalin Gotik” tarzı denen yedi binadan biri. Ortadaki kulesi 36 kat. Binada, inanması zor ama, kırk bin oda olduğu söyleniyor. Üniversitede otuz bin öğrenci okuyor.
Rusya Federasyonu – Moskova

Sovyet Dönemi

1917 – 1922 iç savaş yıllarıdır.

Sovyetler Birliği döneminde tüm özel okullar millileştirilmiş, müfredattan din dersleri çıkartılmış, sınavlar kaldırılmış, 16 yaş üstü tüm yurttaşlara yüksek öğrenim kuruluşlarına giriş hakkı tanınmıştır.

1923 yılında, Komünist Parti, eğitimde de Marksist politikaları yürürlüğe koymuş, eğitimin daha gerçekçi ve faydaya yönelik olmasını sağlamaya çalışmıştır. 1928’den sonra teknik okullar öncelik kazanmıştır. Üniversitelerdeki felsefe ve tarih fakülteleri kapatılmıştır. Yükseköğretim kurumlarının yönetimi 1933’ te daha merkezi hale getirilmiştir. 1943’ te ordu ve donanmaya kalifiye eleman temini  için askeri okullar açılmıştır. İkinci Dünya Savaşı sonrası , ortaöğretimin üst sınıflarında ödenen ücretler kaldırılınca eğitime devam eden öğrenci sayısında büyük artış olmuştur. 1958’ de Kruşçev’ in “hayat ile eğitim arasındaki bağı güçlendirmeye” yönelik kararları uyarınca ilköğretim bir yıl uzatılıp , 8 yıla çıkartıldı , genel , teknik ve mesleki okulları kapsayan ortaöğretimin 3 yıl olması karara bağlandı. Tarım ve endüstride çalışanlara gece okulları açıldı, meslek yüksek okulları güçlendirildi, meslek liseleri ve özel amaçlı okullar artırıldı, 11 yıllık yatılı okullar açıldı, yüksek öğretime giriş ortaöğretimden mezun olanlara uygulanan ağır bir sınavı geçenlere mümkün hale getirildi. Üniversiteye girmek isteyen adaylar arasından iş tecrübesi olanlar tercih edilmeye başlandı.

Sovyetler Dönemi başladığında yeni kurulan cumhuriyetler üniversiteler açtılar ve Çarlık dönemi üniversitelerini yeni ideoloji çerçevesinde düzenlediler. Kiev ve Kharkov Üniversiteleri  Ukrayna’ nın, Dorgut (Tartu) Estonya’ nın üniversiteleri oldular. Önce yükseköğretim fen bilimleri ile sınırlı tutuldu, 1932 – 1948 arasında sosyal bilimler de ilgi görür oldular. İkinci Dünya Savaşı’ nda yıkılan veya tahrip olan ülkenin batısında bulunan üniversiteler Alman işgali kalkınca yeniden yapıldı veya onarılarak tekrar hizmete sokuldu.

Rusya Federasyonu

Sovyetler Birliği’ nin dağılmasından sonra Nisan 1992’ de kurulan Rusya Federasyonu’nda  da 7 – 17 yaşlar arasında eğitim parasız ve zorunlu. Okuryazar oranı %100‘e yakındır.

En saygın yükseköğretim kurumları Moskova ve St.Petersburg Üniversiteleridir. Rusya özellikle temel bilim, mühendislik (nükleer, uçak, makina, kimya, genetik, inşaat), tıp ve sosyal branşlarda (tarih, siyaset, uluslararası ilişkiler, sosyoloji) eğitim almak isteyen öğrenciler için cazip bir ülkedir. NOBEL ödüllü birçok bilimadamı Rusya üniversitelerinde öğrenci yetiştirmektedir. Birçok üniversite ve enstitü dünya çapında üne sahiptir. Her yıl GSMH’nın % 5.4’ü eğitime aktarılmaktadır. 110.000 yabancı öğrenci Rusya’da tahsil görmektedir. Rusya’da 3000 üniversite vardır.