Etiket arşivi: SoHo

Çağdaş Sanata Varış 309|Çağdaş Dönemde Sergileme 4

  • Küreselleşme ile birlikte müzeler, bienaller, festivaller, fuarlar metropoller arası rekabetin en önemli mecrası haline geldi. Galeri ve müzeler artık kentsel dönüşümdeki rantın örgütlenmesinde önemli. En erken örneklerden biri New York’ta Soho. Sanat merkezlerinin finansal, spekülatif hareketlerde çok önemli bir rolü, bir iletişim ve marka haline getirme gücü oldu.
  • Sanat üretiminin yaygın olarak tüketilmesi, sanatçıların ve galericilerin ekonomik açıdan kalkınmaları ve uluslararası saygınlık kazanmaları, ulusal sanat pazarının büyüyerek güçlenmesinin araçlarından biri sanat fuarlarıdır. Ancak, ticari olmayan, bağımsız sanat üretim alanları olan sanat kolektifleri, sanat inisiyatifleri, proje ve sanat mekanlarının sayısı da giderek artmakta ve önem kazanmaktadır.
  • Fuarlar, bienallerle yakından ilişkili. Bienallerin oluşturduğu entelektüel ortamda öne çıkan sanatçılar ve yapıtlar bu defa fuarlarda koleksiyonerlerle buluşuyor. Sanat yatırımcılığını iş edinen kitle büyüyor. Uluslararası ün kazanmaya çalışan galerilerin odak noktası fuarlar oluyor.
57. Venedik Bienali’nde Lorenzo Quinn’in Destek adlı dev Yerleştirmesi.  Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

57. Venedik Bienali’nde Lorenzo Quinn’in Destek adlı dev Yerleştirmesi.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • 1895 yılında başlayan Venedik Bienali büyük ulusal sergiler çağına aittir. Kalıcı ulusal pavyonları barındırır. Yüksek prestijli bir kültürel etkinliktir ve bir sanatçının ülkesini temsil etmek için seçilmesi, o sanatçı için son derece önemlidir. 1999 yılında Türkiye’nin resmi katılımı olmasa da Venedik Bienali küratörü Harold Szeeman uluslararası sergiye Kutluğ Ataman’ı davet etmiş ve burada sanatçının bir video çalışması yer almıştır.
  • 1955 yılından başlayarak Kassel’de her beş yılda bir yapılan Documenta sanat fuarı için, sanat fuarları içinde en küreselleşmiş ve kapsamlı olanıdır denebilir.
  • 1970’ten beri faaliyette olan Art Basel, 2002 yılından itibaren Florida’da aynı adda bir kardeş fuara sahip olmuştur.
  • 1990’larda küratörlük kategorisi sanata dahil oldu. SALT Araştırma ve Programlar Direktörü Vasıf Kortun küratörün, uzmanlaşmalar sağlamak ve finansör, ekonomist, psikolog, teorisyen, uzlaşmacı, sanatçının baş düşmanı, avukat, dost, sırdaş, üçüncü göz, kamuya karşı sorumlu, yazar, hamal gibi birçok kavramı bir arada bulundurması gerektiğini belirtir.
  • 2000’li yıllar fuarların sayısının arttığı bir dönem oldu. Dolayısıyla sanatın sermaye ile ilişkisi sıkılaştı. Fuarlar pek çok galeriyi, dolayısıyla pek çok yapıtı bir arada görme olanağı sunuyor.
  • 2003 yılından başlayarak her yıl düzenlenen Londra’daki Frieze sanat fuarı, Londra’da Çağdaş Sanat’a adanmış bir fuar oldu.

 

Çağdaş Sanata Varış 264|Heykeller ve Nesneler 3 Yayoi Kusama

Altın Ayakkabılar, Yayoi Kusama, 2000. Art International 2015 İstanbul. Japonya’nın ünlü Praemium Imperiale ödülünün verildiği tek kadın sanatçı olan Yayoi Kusama (1929-) da sanat skalası geniş olan sanatçılardan. Uzun yaşamı boyunca pek çok akımın içinde bulunmuş. 1959 yılında New York’ta açtığı ilk kişisel sergisi, Zero akımının, Pop Art’ın habercisi sayılıyor. Vücut Sanatı, Happening, Yerleştirme, Performans, şiir ve roman yazıyor, ödül alan filmler çekiyor, giysilerini daima kendisi tasarlıyor. Silinmişlik Odası adlı eseri yıllardır dünyayı geziyor. Balkabağı çok kullandığı motiflerden biri. 1972 yılında, tek uzun süreli romantik ilişki yaşadığı sanatçı Joseph Cornell ölünce Japonya’ya dönüp, kendi isteğiyle geceleri bir akıl hastanesinde kalmaya, gündüzleri atölyesinde çalışmaya devam ediyor. 1990’larda New York’a dönüyor.  “İşlerimin seks ile, cinsel özgürlükle bağdaştırıldığı zamanlarda bile benim için cinsellik hep sorunlu, hep travmatikti; seksin hiçbir biçimine ilgim yoktu” diyor. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Altın Ayakkabılar, Yayoi Kusama, 2000. Art International 2015 İstanbul.
Japonya’nın ünlü Praemium Imperiale ödülünün verildiği tek kadın sanatçı olan Yayoi Kusama (1929-) da sanat skalası geniş olan sanatçılardan. Uzun yaşamı boyunca pek çok akımın içinde bulunmuş. 1959 yılında New York’ta açtığı ilk kişisel sergisi, Zero akımının, Pop Art’ın habercisi sayılıyor. Vücut Sanatı, Happening, Yerleştirme, Performans, şiir ve roman yazıyor, ödül alan filmler çekiyor, giysilerini daima kendisi tasarlıyor. Silinmişlik Odası adlı eseri yıllardır dünyayı geziyor.
Balkabağı çok kullandığı motiflerden biri.
1972 yılında, tek uzun süreli romantik ilişki yaşadığı sanatçı Joseph Cornell ölünce Japonya’ya dönüp, kendi isteğiyle geceleri bir akıl hastanesinde kalmaya, gündüzleri atölyesinde çalışmaya devam ediyor. 1990’larda New York’a dönüyor. “İşlerimin seks ile, cinsel özgürlükle bağdaştırıldığı zamanlarda bile benim için cinsellik hep sorunlu, hep travmatikti; seksin hiçbir biçimine ilgim yoktu” diyor.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

1968 yılında New York’ta puantiyeleri bir moda çekiminin konseptini oluşturan Kusama, 2012 yılında Louis Vuitton ile işbirliği yapmış. Onu, Louis Vuitton için özel bir koleksiyon hazırlamaya ikna eden hayranı Marc Jacobs olmuş. Bu işbirliği için New York, SoHo mağazası yeniden tasarlanmış. Fifth Avenue’daki mağazanın vitrinine Kusama’nın gerçek boyutlarda balmumundan bir heykeli konmuş. Gerçeküstü bir dünya yaratılmış Louis Vuitton mağazalarında. Fotoğraf: blog.markafoni.com

1968 yılında New York’ta puantiyeleri bir moda çekiminin konseptini oluşturan Kusama, 2012 yılında Louis Vuitton ile işbirliği yapmış. Onu, Louis Vuitton için özel bir koleksiyon hazırlamaya ikna eden hayranı Marc Jacobs olmuş. Bu işbirliği için New York, SoHo mağazası yeniden tasarlanmış.
Fifth Avenue’daki mağazanın vitrinine Kusama’nın gerçek boyutlarda balmumundan bir heykeli konmuş. Gerçeküstü bir dünya yaratılmış Louis Vuitton mağazalarında.
Fotoğraf: blog.markafoni.com

2013 yılında Marsilya Avrupa Kültür Başkenti olduğunda, şehirdeki ağaçların gövdeleri bir Çağdaş Sanat sergisi kapsamında Kusama tarafından beneklerle donatılmış. Kusama 2016 yılında Airbnb ve Tate Modern’in birlikte düzenledikleri yarışmanın ödülünü yapan kişi olacak. Kazananın bir odasını sanat eserine dönüştürecek. Fotoğraf:universotokyo.com

2013 yılında Marsilya Avrupa Kültür Başkenti olduğunda, şehirdeki ağaçların gövdeleri bir Çağdaş Sanat sergisi kapsamında Kusama tarafından beneklerle donatılmış.
Kusama 2016 yılında Airbnb ve Tate Modern’in birlikte düzenledikleri yarışmanın ödülünü yapan kişi olacak. Kazananın bir odasını sanat eserine dönüştürecek.
Fotoğraf:universotokyo.com

 

 

Çağdaş Sanata Varış 180| Kavramsal Sanat 4

  • Kavramsal Sanatta bir düşünceyi belirtmenin en açık yollarından birinin yazı olduğu düşünülür. Yazı, bir düşünceyi belirttiği gibi, estetik bir kalite de içerir. Yani linguistik mesajları kadar, biçimleri de önemlidir. Bu yapıtlar eş zamanlı olarak bilincin çeşitli düzeylerinde etkili olmaktadır. Ancak bir tabloda kompozisyon aracı olarak yazının kullanılması her zaman kavramsal bir anlam taşımayabilir.
Japon sanatçı ve mimar Shusaku Arakawa (1936-2010), ülkesinde Neo Dada Hareketinin ve savaş sonrası Japon avangard sanatının öncülerinden olmuş, New York’a cebinde Marcel Duchamp’ın telefon numarası ile gelmiştir. Lyotard, Arakawa’nın eserlerinin bizi gözlerimizle düşünmeye sevk ettiğini söylemiştir. Arakawa’nın Out of distance / Out of texture /Distance of point blank B adlı eseri. Fotoğraf:nga.gov.au

Japon sanatçı ve mimar Shusaku Arakawa (1936-2010), ülkesinde Neo Dada Hareketinin ve savaş sonrası Japon avangard sanatının öncülerinden olmuş, New York’a cebinde Marcel Duchamp’ın telefon numarası ile gelmiştir. Lyotard, Arakawa’nın eserlerinin bizi gözlerimizle düşünmeye sevk ettiğini söylemiştir. Arakawa’nın Out of distance / Out of texture /Distance of point blank B adlı eseri.
Fotoğraf:nga.gov.au

Asılı Adam, Ai Weiwei, 1985. Eser, bükülmüş bir elbise askısından yapılmış. Asılı Adam, çığır açan bir eser olarak tanımlanıyor. Ai Weiwei New York’ta yaşarken malzeme alacak parası olmadığından bir askıyı bükerek Marcel Duchamp’ın profilinin şeklini vermiş ve bunu dairesinin banyo aynasına asmıştı. Fotoğraf:arttattler.com

Asılı Adam, Ai Weiwei, 1985.
Eser, bükülmüş bir elbise askısından yapılmış. Asılı Adam, çığır açan bir eser olarak tanımlanıyor.
Ai Weiwei New York’ta yaşarken malzeme alacak parası olmadığından bir askıyı bükerek Marcel Duchamp’ın profilinin şeklini vermiş ve bunu dairesinin banyo aynasına asmıştı.
Fotoğraf:arttattler.com

  • Marcel Duchamp insanların “Sanat nedir?” diye sormasına yol açmıştı. Mao sonrası sanatçıların ilk kuşağından olan, siyasi aktivist, kitap yazarı, blog yazarı, mimar, yanında 1500 kişi çalıştırdığı dönemler olan  Ai Weiwei (1957-) ise insanların “Gerçek nedir?” diye sormasına yol açar. Dünyaca ünlü Çinli sanatçı Ai Weiwei, 1985 yılında yaptığı üç Mao portresiyle resme veda etti. Asılı Adam adlı eserinden başka 1985’te bir keman ve kürek sapından ürettiği Keman adlı eseri Çin’de büyük yankı uyandırmıştı. Eser, Mao’nun Kültür Devriminin bir eleştirisiydi. Çünkü o dönemde Çin’de keman sahibi olmak çok tehlikeliydi, kişinin burjuva eğilimli damgası yemesi ile dayak  ya da daha kötü şeylere neden olabiliyordu. Ai Weiwei 1987 yılında İki Ayağa Bir Pabuç adlı eserini üretti. Eserdeki zanaatkarlık, yalnızca Dada’ya geri dönüş değildi. Sanatçının babası Mao tarafından Gobi Çölü’ne sürülmüştü ve Ai Weiwei Gobi’de büyürken ayakkabı imal ediyordu. Çin, sanatçının sürekli işlediği temalardandır. Eser, iki ayağa birden giyilebilir. Çin’in imalat becerisindeki insanlık dışı yönü işaret eder. Ai Weiwei ayrıca bu eserini, verimli üretim biçimleri arayışının mantıki bir sonucu olarak izah etmiştir. 1987 yılında ABD’deki ilk ve şu ana kadar tek sergisini New York, SoHo’da açtı. Asılı Adam ve İki Ayağa Bir Pabuç adlı eserlerini koyduğu serginin adı Eski Pabuçlar ve Güvenli Seks idi. Serginin adında geçen Güvenli Seks, kasık hizasına uygun bir şekilde yerleştirilmiş bir prezervatif, dize kadar inen kauçuk bir yağmurluğa atıfta bulunuyordu. AIDS o sıralarda başlıca korku kaynağı idi.
  • Ai Weiwei, Çin hükümetini açıkça eleştirmeye cesaret eden birkaç kişiden biriydi. Bir ara çok kötü dövülmüş, beyin kanaması geçirmiş, ameliyat olmuştu. Uzun süre göz altında kalmış, 2011 yılında ev hapsinde tutulmaya başlanmış, kendi ülkesinden çıkması yasaklanmış, pasaportu beş yıllık aradan sonra Temmuz 2015’te iade edilmiş bir sanatçıdır. Asıl amacının Çin’i değiştirmek olduğunu söyler.
  • Kavramsal Sanat, akımlar, eğilimler, oluşumlar halinde günümüze kadar uzanmış, günümüzde resim, heykel gibi daha geleneksel türlerin de kavramsallaşmasında rol oynamıştır.

 

Çağdaş Sanata Varış 164| Soylulaştırma

SOYLULAŞTIRMA/MUTENALAŞTIRMA
GENTRIFICATION

Soylulaştırma projeleri bazen çok tartışma yaratıyor. İstanbul’da Sulukule’de olduğu gibi. Fotoğraf:tetragunluk.wordpress.com

Soylulaştırma projeleri bazen çok tartışma yaratıyor. İstanbul’da Sulukule’de olduğu gibi.
Fotoğraf:tetragunluk.wordpress.com

  • Kent merkezlerinde olmalarına karşın çeşitli nedenlerden ötürü metruklaşmış alanların, buralara göçen yeni bir toplumsal sınıf tarafından yeniden tanımlanması ve söz konusu yerlerin yeniden yaşanır hale getirilmesi, bölgenin bir anlamda ekonomik, toplumsal ve kültürel olarak sınıf atlaması literatürde soylulaştırma olarak adlandırılır.
  • Soylulaştırma, en basit tanımıyla, dar gelirlilerin yaşadığı, kent içerisindeki köhneleşmekte olan alanlara, daha üst sınıfların yerleşmeye başlaması sürecidir. O bölgenin rehabilite edilmesidir.
  • Soylulaştırma terimi ilk kez 1964 yılında sosyolog Ruth Glass tarafından, Londra’nın işçi mahallelerindeki konutları orta ve üst sınıfların satın alması ve yerlerine şık ve lüks konutlar yaparak bölgenin karakterini değiştirmesiyle ilgili olarak kullanılmıştır. Terim, aristokrat olmayan ama arazi sahibi olan üst ve orta sınıfı niteleyen İngilizce gentry sözcüğünden türemiştir. Ancak soylulaşma, büyük ABD kentlerindeki örnekleriyle uluslararası bir kavrama dönüşmüştür.
  • Soylulaşma, geçmişi ancak 1950’lere uzanan yeni bir olgudur ve bölgeyi yeniden yaşanmak istenilen bir alana dönüştürme girişimidir.
  • Soylulaştırma, sosyo-kültürel açıdan bozulmuş, çöküntüye uğramış, fiziksel çevresi harap olmuş alanlarda, özellikle tarihi kent parçalarında sosyal yapının ıslah edilmesi olarak da tanımlanabilir.
  • Piyasa ekonomisi çerçevesinde, eskiden arzu edilmeyen mahalleleri arzu edilir hale getirmektir. Bu durum, taşınmaz varlıkların değerinde hızlı bir artışa neden olmaktadır.
  • Soylulaştırma, kapitalizmin kentsel arazi piyasası ve siyaseti yoluyla yarattığı sınıfsal eşitsizlikleri ve adaletsizlikleri yansıtır. Soylulaştırmaya uğrayan bölgenin önceki sakinleri, artan mülk ve vergi artışlarıyla baş edemeyerek mahallelerinden çıkmak zorunda kalırlar. Soylulaştırma süreci tamamen onların rızası dışında gerçekleşir. Rant sağlayacak grup, çekici bir konumu ve geliştirmeye uygun, genelde bakımsız ama tarihsel ya da mimari olarak çekici bir yapı dokusu olan bir bölgeye yerleşmek için hevesli, ekonomik ve / veya siyasi gücü olan bir sınıftır. Soylulaştırma, etnik/sınıfsal ayrıştırma ve ırkçı söylemlere neden olabilmektedir.
  • Soylulaştırma süreci sonucunda fiziksel iyileştirmeler yaşanır. Kentsel alanların, çeşitli müdahale biçimleriyle, gerek işlevlerini koruyarak gerekse yeniden işlevlendirilerek kente yeniden kazandırılmasını ifade eder.
  • Öncü soylulaştırıcılar genellikle sanatçılar olur. Sanatçılar, yüksek sayılmayan gelirleri ve bohem yaşam tarzları ile bu role uygundurlar. Sanatçılar, bu bölgelerde yaşayan düşük gelir, düşük eğitim ve kültür grubu ile birlikte yaşarken bu farklılıkları kompanse edebilmekte, semte uyum sağlayabilmekte, semtin alışkanlıklarını kırabilmektedirler. Yüksek gelir grubu bu esnekliğe sahip değildir.
  • Sanatçılar aracılığıyla soylulaştırma ilk olarak 50’li ve 60’lı yıllarda Londra ve New York’ta yaşanmıştır. Bu süreçte sanatçılar, mimarlar ve akademisyenlerden oluşan bir grup, New York’ta özellikle SoHo bölgesinde işlevini yitiren sınai ve ticari yapılara, maksimum alan-minimum fiyat fikrinin cazip gelmesi sonucu yerleşmişler, bu binaları çalışma ve yaşam alanı olarak kullanmaya başlamışlardır. Böylece soylulaştırma sürecine bağlı loft yaşamı başlamıştır.
New York, SoHo. Fotoğraf:www.nycgo.com

New York, SoHo.
Fotoğraf:www.nycgo.com

  • Batı Berlin’e işçi olarak giden Türkler, şehrin yerlileri tarafından tercih edilmeyen, dolayısıyla ucuz olan, şehrin Duvar’a yakın kenar mahallesi Kreuzberg’e yerleşmişler, buraya Küçük İstanbul adını vermişlerdir. Duvar’ın yıkılmasından ve Doğu ve Batı Berlin’in birleşmesinden sonra Kreuzberg şehrin ortasında kalmış, soylulaştırma projesine dahil edilmiştir. Bizim Bakkal adlı iş yerinin terki talebi ile başlayan protestolar çok günceldir.