Etiket arşivi: Slow Food International

Yavaş Hareketi 5 | Slow Food 4

  • 2002’de Slow Food Biyoçeşitlilik Vakfı kuruldu.
  • 2004 verilerine göre Slow logosu salyangozu kullanan üyelerin sayısı beş kıtada, 111 ülkede 83.000’e ulaştı. Bu yıl itibariyle Salyangoz 20 milyon Euro’nun üzerinde bir iş hacmi yarattı.
  • Carlo Petrini, beslenme ile gastronominin, açlık ile lezzetin, bilgi ile zevkin birbirinden ayrılamayacağını, üretildikleri malzemeyi tanımadan sadece lezzeti dikkate almanın mümkün olmadığını savundu.
  • 2004 yılında Savoy Hanedanı tarafından yaptırılmış bir 19. yüzyıl binasında dünyada kendine gıdayı ana çalışma konusu olarak seçmiş ilk Gastronomi Bilimleri Üniversitesi, Carlo Petrini’nin yönlendirmesi ile Agenzia di Pollenzo kompleksinde kuruldu. Üniversite her yıl yarısı İtalya’dan, yarısı diğer ülkelerden gelen 60 öğrenci alır. Üç yıllık lisans ve iki yıllık yüksek lisans eğitimi verir. Parma’dan başlayarak benzer okulların açılması devam etti.
  • Büyük şarapların arkalarında bir tarih olduğu ve büyük şarapların var olabilmesi için damağın bu malzemeyi algılayacak şekilde eğitilmesi gerektiği kabul gördüğü için Pollenzo’da ulusal bir hazine olarak kabul edilen İtalyan şarabı için bir Şarap Bankası da kuruldu. 2005 rakamlarına göre bankada, 227 farklı üreticinin 1997-2001 yılları arasında üretilmiş şaraplarından 60.000’e yakın şarap bulunuyordu.
Moldovya’da Mileştii Mici’nin mahzenlerindeki dehlizlerin uzunluğu 55 kilometre. Burası, Guiness Book of Records’a göre, dünyadaki en büyük şarap koleksiyonunu barındırıyor.

Moldovya’da Mileştii Mici’nin mahzenlerindeki dehlizlerin uzunluğu 55 kilometre. Burası, Guiness Book of Records’a göre, dünyadaki en büyük şarap koleksiyonunu barındırıyor.

  • Slow Food, zevki aramaktan vazgeçmemek ve seçme hakkını korumak gerektiğine inanır.
  • Zaman içinde “Slow” öneki kaliteye önem veren yaşam sistemlerini destekleyen hareketleri tanımlar oldu.
  • Slow Fish, sürdürülebilir ve sorumlu balıkçılığı destekler.
  • Slow Fish, ileri teknoloji ile balıkları takip edip bir balık sürüsünün tümünü avlamaya yarayan metodlara karşı çıkar.
  • Kıyılardaki mikroekonomileri ve ekosistemleri canlı tutan küçük balıkçılığı destekler.
  • Ürünün kalitesine ve tüketicilerin sağlığına önem veren balık yetiştirme pratiklerini savunur.
  • Slow Fish ekogastronomi ve yemek yeme zevkini kültür, eğitim ve bilgiyle buluşturacak bir ortam yaratmayı amaçlar.
  • 2004 yılında Hindistan ve Sri Lanka sahilleri tsunami ile yerle bir oldu. Deniz hareketlerini absorbe eden mangrov ormanları, sahil boylarına dev turistik işletmeler kurmak ve endüstriyel karides üretimi yapmak için kesilmişti. Bu projeler Dünya Bankası finansmanı ile gerçekleştirilmişti!
  • Tokyo belediyesinin dünyadaki en büyük balık pazarı olan Tokyo balık pazarını taşıma kararına Slow Food karşı çıkmış ve başarılı olmuştu.
Tropikal bölgelerde, deniz kenarlarında, acı ve tuzlu su kıyılarında, sık uzun ve kavisli topraküstü kökleriyle dip çamuruna tutunan bitkilerin meydana getirdiği mangrov ormanları antik ağaçlardan oluşur. Mangrovların flora durumu, Atlas Okyanusu, Büyük Okyanus ve Hint Okyanusları’ndan hangisinin kıyısında yer alıyorsa ona göre değişir. Fakat bitkilerin genel manzarası her yerde aynıdır. Çeşitli mangrov ağaçlarının kabuğunda, kırmızı veya gri, dericilik işinde kullanılabilecek kadar tanen bulunur. Costa Rica’da henüz yok edilmemiş mangrov ormanları ve su üstünde kalan köklerin yakından görünüşü.

Tropikal bölgelerde, deniz kenarlarında, acı ve tuzlu su kıyılarında, sık uzun ve kavisli topraküstü kökleriyle dip çamuruna tutunan bitkilerin meydana getirdiği mangrov ormanları antik ağaçlardan oluşur. Mangrovların flora durumu, Atlas Okyanusu, Büyük Okyanus ve Hint Okyanusları’ndan hangisinin kıyısında yer alıyorsa ona göre değişir. Fakat bitkilerin genel manzarası her yerde aynıdır. Çeşitli mangrov ağaçlarının kabuğunda, kırmızı veya gri, dericilik işinde kullanılabilecek kadar tanen bulunur.
Costa Rica’da henüz yok edilmemiş mangrov ormanları ve su üstünde kalan köklerin yakından görünüşü.

Mangrovların su yüzeyi üstündeki karmaşık kökleri ve hava almayı sağlayan özel gözenekleri, propagül (köksap) adı verilen puro biçimli uzun fideleri var. Propagüller cezir zamanı düşerlerse ana kaynağın yanında büyüyorlar, tuzlu bataklığa yayılıyorlar. Ama med zamanı kaynaktan uzağa sürükleniyor, sonra uygun bir ortamda olgunlaşıyorlar. İngilizler 1770 yılında Kalküta’nın güneyinde, bu suyla dolu ormanı açmış, oraya bir banliyö kurmuşlardı. Oysa mangrov ormanı anakaraya paralel bariyer oluşturuyor, kökleriyle kıyıyı sabitliyordu.

Mangrovların su yüzeyi üstündeki karmaşık kökleri ve hava almayı sağlayan özel gözenekleri, propagül (köksap) adı verilen puro biçimli uzun fideleri var. Propagüller cezir zamanı düşerlerse ana kaynağın yanında büyüyorlar, tuzlu bataklığa yayılıyorlar. Ama med zamanı kaynaktan uzağa sürükleniyor, sonra uygun bir ortamda olgunlaşıyorlar. İngilizler 1770 yılında Kalküta’nın güneyinde, bu suyla dolu ormanı açmış, oraya bir banliyö kurmuşlardı. Oysa mangrov ormanı anakaraya paralel bariyer oluşturuyor, kökleriyle kıyıyı sabitliyordu.

  • Slow Food, adil ticarete dayalı, sağlam bir toplum yaratmak için, sevgi, kardeşlik ve egoizmin reddi üzerine kurulmuş, köylü, balıkçı, hayvan yetiştirici ve göçebenin stratejik önemine inanır.
  • Slow Food, sanayileşmiş Batı ülkeleri ile hammadde üretiminin hala başlıca gelir kaynağı olduğu ülkelerin birlikte geliştirebileceği yeni bir tarım modeli bulmayı düşler.
  • İnsan, hayvan ya da tohum, canlıların lisanslanmasına karşı çıkar. Özellikle dünyanın güneyinde, çokuluslu şirketlerin patentler yoluyla genetiği değiştirilmiş tohumların satın alınmasını şart koşmaları ve geleneksel yöntemlerle ekim yapılmasını engellemesi bu karşı çıkışın temel nedenidir.
  • Slow Food International 2014 verilerine göre, Yavaş Hareketi’nin bir milyon destekçi, 100.000 üye, 1500 şube, 400 yönetim merkezine ilaveten 2000 gıda topluluğu ve Afrika’da 1000 bahçe gibi önemli sayılara ulaştığı anlaşılıyor.
  • Şubeleri gönüllüler tarafından yönetiliyor. Derneğin gelirlerinin %10’u siyasi amaçlarla, yani kalkınmakta olan ülkelere finansman sağlamak amacıyla kullanılıyor.
  • Slow Food’un en çok şubesi anavatanı İtalya’da.  Daha sonra ABD, Almanya, İsviçre, Fransa, Japonya, İngiltere ve Avustralya geliyor.
  • Türkiye’de Adapazarı, Ankara, Aydın, Balıkesir, Muğla, Çanakkale, Gaziantep, Iğdır, İstanbul, İzmir, Kars ve Samsun’da Slow Food şubeleri var.
  • Japon kültürünün içinde Slow Food felsefesinin nüveleri zaten mevcuttu. Çay töreni özünde, birlikte yaşama kültürü, daha uyumlu, daha sürdürülebilir ve daha yavaş bir yaşama ulaşma düşüncesidir. Ayrıca, Japonlar için yemek sadece iyi yenmesi gereken değil, aynı zamanda iyi düşünülmesi gereken bir olgudur.
  • Brezilya’da Lula hükümeti önceliğini Sıfır Açlık politikasına vermiş, Lula daha sonra Salyangoz’a doğrudan destek vermiştir.
  • Birleşik Krallığın Veliahtı Galler Prensi Charles bir Salyangoz üyesi.
  • Salyangoz’a Vittorio Sgarbi, Umberto Eco gibi İtalya’nın önemli figürleri destek vermiştir.
  • “Slow Food sadece bir hijyen kuralı değildir; aynı zamanda bir medeniyet göstergesidir.” Dario Fo.
  • “Fast Food, zevkin kısaltılmasıdır. Slow Food ise uzatılmasıdır.” Gianni Mura

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın televizyonlarda zorunlu yayın olarak yer alan “Topraklarımızın atalarımızın mirası değil, torunlarımızın emaneti olduğunu unutmayalım” deyişi hoşuma gidiyor.

Yavaş Hareketi 1

Yararlanılan Kaynaklar

  • Yavaş Şehirlerin Hızlı Başkanları Neden Kaybetti?, İsmail Metin, EKOIQ Ağustos 2014.
  • SYKonsept, Sayı 57, Kasım-Aralık 2014.
  • Slow Food Devrimi, Carlo Petrini ve Gigi Padovani, Sinek Sekiz Yayınları, 2012.
  • Slow Food International/www.slowfood.com
  • Slow Food Eylemi, Carlo Petrini ile Söyleşi, Tangör Tan, Yemek ve Kültür, Sayı 6, 2006.

 

YAVAŞ HAREKETİ  1

  • Herşey zamanla değişmek zorunda. Önceleri yalın darbe vardı, sonra postmodern darbe çıktı. Önceleri devrim vardı, kitleleri topla tüfekle ayağa kaldıran, sonra devrimler de değişti.
  • Olgunlaşma süreci devrim gibi evrimsel olan, bazı şeyleri değiştirmek isteyen ama klasik devrimin aksine, topla tüfekle yapılmayan, değişimi bir şeyi ortadan kaldırmak için değil, yok olan şeyleri yeniden kazanmak için yapılan, kitleler tarafından değil, entelektüel, küçük bir grup tarafından yapılan yavaş devrimler ortaya çıktı.
  • Yeni tür devrimlerde zaman içinde artan özgürlük talebinin, yalnız insanlar için değil, tüm canlılar için talep edilmesinin de büyük rolü oldu.
  • İlk tohumları 1982 yılında, İtalya’da, 1949 Bra doğumlu Carlo Petrini öncülüğünde atılan; kurulan dernekler, yazılan makaleler, yapılan kongreler, tarım mitingleri, kermesler, fuarlar, kurulan çiftçi pazarları, açılan Lezzet Salonları, tesis edilen ödüller, tadım seansları, lezzet laboratuvarları, düzenlenen akşam yemekleri, kurulan bağımsız radyolar ve web siteleri, çıkartılan dergiler, gazeteler ve Sloweb adında bütün dünyadan haberlerin yer aldığı sanal bir gazete, kurulan yayınevleri, televizyon programları ile önce ulusal, sonra uluslararası bir nitelik kazanan Yavaş Hareketi’nin öncüsü Slow Food hareketinden ve yol açtığı değişikliklerden, yarattığı farkındalıklardan bahsedeceğiz.
  • Yavaşlık, Fast Life’a zıt ritimlere dayalı bir yaşam tarzı; entelektüel, etik ve hedonistik bir varoluşçuluk anlayışına sahiptir.
  • O yıllarda İtalya’da hakim görüş olan sol düşünceden ötürü verilmiş bir örnek ile Mao Zedong’un dediği gibi, “devrim her ne kadar bir gala yemeği olmasa da”, solcuların da sofraya oturup keyif alma hakkını kullanmalarının artık mümkün olduğu vurgulandı.
  • Partisiz Carlo Petrini, çoğu zaman sadece tıkınıldığını, yemek yapma sanatının hak ettiği öneme tekrar kavuşabilmesi adına, bu eğilimi tersine çevirmek gerektiğini öne sürdü.
  • Slow Food’un kurucusu, ekolojinin gıda ile olan bağlantısının önemli olduğunu ilk fark eden, olağanüstü bir organizasyon yeteneğine sahip olan Carlo Petrini, ilk gerçek ekogastronom oldu.
  • Petrini ile aynı görüşte olan ideologlar, yemek sırasında biyolojik insan ile sosyal insanın birbirine çok yaklaştığına dikkat çekmişlerdir.
  • Petrini’nin hedefi, bilgi ve zevki bağdaştırabilen yeni bir tat felsefesinin yaygınlaştırılmasıydı.
  • Yemek yemenin değeri ve zevk alma hakkı ön plana çıkarılmış; tarım ve gıda mirasının korunması için maddi kültürün bilinirliğinin artırılmasına çalışılmış; tarihi, enogastronomik (enolog, şarapçılık uzmanı) bilgelik ve zevk mekanlarının korunması da hedeflenmiştir.
  • Fransız sosyolog Paul Ariés hamburgeri, kozmopolit bir kimliği olan, kültürü ve yaşı olmayan ilk yiyecek olarak tanımlamış; hamburgerin var olan bütün mutfak kültürlerinin inkar edilmesine dayandığını McDonald’s Çocukları adlı kitabında yazmıştır.
İlk mekanını 1955 yılında Illinois’da hizmete açan; hedefi, tüm bir öğünü bir dakikadan kısa bir sürede servis edebilmek olan; 119 ülkede, 34.000 restoran ile hizmet vermeye devam eden; her gün ortalama 69 milyon insana servis yapan; 2013 yılı verilerine göre dünyada 1.8 milyon kişi, Türkiye’de 4000 kişiye istihdam sağlayan; ABD’de nüfusun %98’inin yılda en az bir kez burada karnını doyurduğu, dünyanın en büyük fast food şirketi McDonald’s’ın mevcut olduğu yerlerin kırmızı ile gösterildiği harita. Fotoğraf: AFL67@yahoogroups.com

İlk mekanını 1955 yılında Illinois’da hizmete açan; hedefi, tüm bir öğünü bir dakikadan kısa bir sürede servis edebilmek olan; 119 ülkede, 34.000 restoran ile hizmet vermeye devam eden; her gün ortalama 69 milyon insana servis yapan; 2013 yılı verilerine göre dünyada 1.8 milyon kişi, Türkiye’de 4000 kişiye istihdam sağlayan; ABD’de nüfusun %98’inin yılda en az bir kez burada karnını doyurduğu, dünyanın en büyük fast food şirketi McDonald’s’ın mevcut olduğu yerlerin kırmızı ile gösterildiği harita.
Fotoğraf: AFL67@yahoogroups.com

  • Fast Food ile, beslenme alışkanlıklarına daha önce varolmayan, kökenlerini sanayiden alan, yeni bir kavram, standart, girdi: Daha önce varolmayan ve küresel boyutta geçerli olan tek bir damak tadı.
  • Fast Life yaşamın her boyutundaki ana özellik olarak empoze edilmeye başlanmış; insanın yeniden yapılandırılmasında kullanılmış; Fast Life, Fast Food ile beslenmeye başlamıştır.
  • Fast Food hızlı, ucuz ve kolay gibi kavramları öğretir. Bu da hayatta yapılan her şeyin hızlı, ucuz ve kolay olması gerektiğini düşündürür. Fast Food, kültürü değiştirir.
  • Slow Life ile beraber özümsenmesi gereken Slow Food kavramı pekiştirilmeye çalışıldı.
  • Yüzyılın başında ve daha sonraları, hızın hükmeden ideoloji olarak kabul edilmesine; hedefi sadece yiyecek ve içecekler olmayan, hayatın ve bireylerin yavaşlığına yeniden değer kazandırmak isteyen ilk Slow Food Manifestosu 1987’de yayımlandı.
  • “İnsanoğlu hızın etkilerinden kurtulmalıdır.”
  • Bu manifesto, fast virüsüne ve yan etkilerine karşı önlem almak isteyen; dinamik yaşam yerine rahat yaşamı öneren; bütün fast food’ların yerini Slow Food’ların almasını hedefleyen; yemek masasını damak zevkine iade etmeyi hayal eden bir manifesto idi. Hayatın yeniden yaşanabilir hale gelmesi için insanın geri kazanılmasını hedefleyen bir başkaldırı örgütlenmekte; hızlı tempoda yaşayanların genelde üzgün olduğunu öne süren, Slow Food’un neşeli olduğunu iddia eden; kendilerini salyangoz ile özdeşleştiren bir hareket başladı.
  • Fast food’un standartlığının karşısına yerel mutfakların zenginliğini koymak gerekir; kalkınmanın kaynağı olacak gerçek kültür lezzetin fakirleştirilmesiyle ortaya çıkamaz. Kültür, bütün dünyanın bilgisini, tarihini ve projelerini birbiriyle paylaşmasıyla ortaya çıkar. Dolayısıyla Slow Food daha iyi bir geleceği garanti altına alır.
  • Fast Food’un ucuz olduğu aslında bir yanılsamadır. Yapılan hesaba sosyal ve çevresel maliyetler olan yemlerde kullanılan kimyasallar sebebiyle antibiyotiklere direnç gösteren patojenler, yoğun endüstriyel tarım yapılan bölgelerdeki su kaynaklarındaki kirlilik dahil edilmiyor.
  • Böcek ilaçları veya kimyasallardan zehirlenmemek, bozulmayan ve şiddet görmeyen bir doğada yaşayabilmek için çok yüksek sosyal maliyeti olan sert kalite örneklerinden (golf sahası, İran havyarı, gereksiz dört çeker araçlar, kirletici ve gürültülü tekneler), yumuşak kalite örneklerine (yağmalanacak bir doğa gerektirmeyen tatiller, yaşanabilen tarihi şehir merkezleri, otomobillerin zehirlemediği kafeler) geçilmeliydi.
  • Yavaş yaşamak ve yeni bir yemek kültürü oluşturmak için mücadele eden bu uluslararası hareketin merkezi Bra şehri oldu.
  • Slow Hareketi farkındalık yaratarak, kalkınma ile büyümenin, yaşam kalitesi ile maddi birikimin karıştırılmasını önlemeye çalışır.
  • Fast Food tüm dünyada İngilizce ile yerleşmiş bir terim olduğu için, karşıtı için de, karşıtlığı vurgulamak adına, aynı dil tercih edilmiş.