Etiket arşivi: Şehir Planlaması

Çağdaş Sanata Varış 305|Şehir Planlaması ve Akıllı Şehirler

  • Permakültür kavramı günümüzde gıda üretimi, arazi kullanımı ve topluluk inşa etmede sürdürülebilir ve etik bir tasarım usulü kullanmak olarak tanımlanabilir. Endüstriyel ve tarımsal sistemler tarafından yaratılan toprak, hava ve su kirlenmesine, kaybolan bitki ve hayvan türlerine, doğal olarak yenilenemeyen kaynakları yok edici ekonomik sisteme tepki olarak geliştirilmiştir.
  • 1990’lardan itibaren mimarlık ve şehircilik arasında yeni ilişkiler gelişti. Mekan ve kent, çevre ve katılım, coğrafya ve yer değiştirme gibi sorunlar küresel bir çerçeve içinde yeniden ortaya konmaya başlandı.
  • Doğanın içinde, doğaya zarar vermeden ama yeni teknoloji ve malzemelerin tüm olanaklarından yararlanılan binalar ortaya koymak amaçlanıyor.
  • Tasarımlarda ağırlıklı olarak cam kullanılması, geleceğin binalarının şeffaf olması ve nefes alması gerektiği düşünülerek tercih ediliyor.

Sütunlar, Marwan Rechmaoui, 2015. 1964 doğumlu Lübnanlı sanatçının İstanbul Bienali kapsamında İstanbul Modern’de yer alan bu eserlerinde Beyrut’un coğrafyasından ve tarihinden ilham aldığı biliniyor.  Kentleşme, güncel toplumsal ve davranışsal demografi sanatçının temaları arasında.  2015 Bienali’nin küratörü Christov-Bakargiev, “Her şey politiktir,” diyordu. Sanatçı bir yandan çarpık şehirleşme olgusu üzerine düşünürken, bir yandan bölgenin savaş dolu tarihine gönderme yapıyor. Sanatçı, İstanbul Modern’in kütüphanesindeki rafların önünü pleksiglasla kapatarak bir nevi sansür uyguladı ve iki ay boyunca yalnızca kendisinin seçmiş olduğu 60 kitaba erişim hakkı tanıdı. Sütunlar, bombalandığı halde ayakta kalmayı başarmış ve yeşermiş olanla bir iyimserlik de barındırıyor. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Sütunlar, Marwan Rechmaoui, 2015.
1964 doğumlu Lübnanlı sanatçının İstanbul Bienali kapsamında İstanbul Modern’de yer alan bu eserlerinde Beyrut’un coğrafyasından ve tarihinden ilham aldığı biliniyor.
Kentleşme, güncel toplumsal ve davranışsal demografi sanatçının temaları arasında.
2015 Bienali’nin küratörü Christov-Bakargiev, “Her şey politiktir,” diyordu.
Sanatçı bir yandan çarpık şehirleşme olgusu üzerine düşünürken, bir yandan bölgenin savaş dolu tarihine gönderme yapıyor. Sanatçı, İstanbul Modern’in kütüphanesindeki rafların önünü pleksiglasla kapatarak bir nevi sansür uyguladı ve iki ay boyunca yalnızca kendisinin seçmiş olduğu 60 kitaba erişim hakkı tanıdı.
Sütunlar, bombalandığı halde ayakta kalmayı başarmış ve yeşermiş olanla bir iyimserlik de barındırıyor.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Çok fonksiyonlu, yüksek bir binanın nasıl ekolojik ve sosyal bir çözüm sunabileceğini ortaya koyan, Endonezya’nın başkenti Jakarta’da Hollandalı mimar Winy Maas (1959-) tarafından 2012’de projelendirilen Peruri 88’in çıkış noktası farklı biçime sahip, birçok apartman bloğunu üst üste yığarak yoğunluğu tek yerde toplayıp, sosyal, yeşil bir kent kurmak olmuş. Tasarımları birbirinden farklı, ama birbirinin üzerinde konumlanan yapıda; konut, ofis, otel, alışveriş, düğün, cami, tiyatro bölümleri yer alıyor. Proje, dikey bir kent olarak kurgulanmış. Fotoğraf:archinect.com

Çok fonksiyonlu, yüksek bir binanın nasıl ekolojik ve sosyal bir çözüm sunabileceğini ortaya koyan, Endonezya’nın başkenti Jakarta’da Hollandalı mimar Winy Maas (1959-) tarafından 2012’de projelendirilen Peruri 88’in çıkış noktası farklı biçime sahip, birçok apartman bloğunu üst üste yığarak yoğunluğu tek yerde toplayıp, sosyal, yeşil bir kent kurmak olmuş. Tasarımları birbirinden farklı, ama birbirinin üzerinde konumlanan yapıda; konut, ofis, otel, alışveriş, düğün, cami, tiyatro bölümleri yer alıyor. Proje, dikey bir kent olarak kurgulanmış.
Fotoğraf:archinect.com

  • Büyük şehirlerde metro ağları kurulurken internet bağlantısına erişim, duraklara varış süresini gösteren ekranlar gibi ulaşıma teknolojinin dahil edilmesi de artık oldukça yaygın bir uygulama.
  • Son yıllarda birçok başkent son teknoloji ile yeniden düzenlenerek daha işlevsel hale getirildi.
  • Çevre dostu binaları barındıran akıllı şehirler, dış mekan alanları olabildiğince fazla, yeşil alanları geniş, bisiklet yolları olan, düşük karbon salınımlı ve sürdürülebilir yeşil büyüme ilkesini teşvik eden kentler.Enerji tüketimi ve atık yönetimi açısından çevresel standartlara uygun, mekanların ısısının cep telefonlarından ayarlanabildiği, daha az enerji tüketimi için binalarda yalıtım,yüksek teknolojili aydınlatma, ısıtma ve klima sistemleri kullanımı teşvik ediliyor.
  • Şehirler akıllı şehirlere dönüştürülmeye çalışılırken bir de sıfırdan sürdürülebilir nitelikler taşıyan şehirler kuruluyor. Yeni yerleşim birimleri konut-iş yeri -okul-sağlık tesisleri-turizm gibi hayatın pek çok alanını kapsamaya özen gösteriyor.
  • Güney Kore’nin başkenti Seul’un 65 km dışında kurulan Songdo, Abu Dabi’de kurulan Masdar sıfırdan kurulan akıllı şehirlerden.
  • Songdo’da tüm şehir sensörler ile denetlenirken, bu sensörler ile sıcaklık, enerji kullanımı ve trafik akışını denetlemek mümkün olabiliyor. Akıllı çöp öğütme sistemi ile her binanın çöpü binanın altındaki geri dönüşüm merkezine çekiliyor ve enerjiye dönüştürüyor. Binalarda kullanılan su da geri dönüşüm sistemine ulaştırılıyor. 2009 yılında yerleşime açılan, en büyük şehir planlama yatırımı olan, Asya’nın en akıllı şehri Songdo’da doluluk %20. Demek ki daha kat edilecek çok yol var.

 

 

Çağdaş Sanata Varış 162| Modern ve Postmodern Şehir Planlaması

Barcelona şehir planı. Fotoğraf:esaddere.wordpress.com

Barcelona şehir planı.
Fotoğraf:esaddere.wordpress.com

Kuzey Londra. Fotoğraf: www.skyscrapercity.com

Kuzey Londra.
Fotoğraf: www.skyscrapercity.com

  • Modernizm’e göre gerçek vardır ve insan aklını kullanarak bu gerçekliğe ulaşabilir. Bu kabul, dış gerçekliğin tek bir doğru temsil biçimi olacağı inancını doğurmuştur. Sanayileşme ve Aydınlanma, gerçeğin tek olduğuna inanırlar. Modernizm aslında bu temel üzerine inşa edilmiştir. Modern mimarlık da bir kez en akılcı ve en işlevsel yapı mimarisi bulunduğunda, artık bu biçim bozulmamalı ve her yapı için yeniden tekrar edilmelidir, görüşündedir. Zira tek bir gerçek vardır, onu bulmanın yolu akıldır ve aklın yolu da birdir. Bu nedenle Modernizm bir sosyal mühendislik projesi olmuştur. Bu açıdan modernist mimarlık seçkinci bir bakış açısına sahiptir.
  • Modernitenin bir başka önemli yönü, kent yaşamını merkeze koymasıdır. Kent planlaması modernist bir yaklaşımdır.
  • Kentlerin üretim merkezleri olmaktan çıkmasıyla birlikte, kentin hiyerarşisi, üretim biçimlerine ya da ekonomik sınıflara göre değil, kişilerin sahip oldukları nesnelere ve bu nesneler aracılığıyla inşa ettikleri imajlara, görüntülere göre oluşmaktadır.
  • Gelişmiş ülkelerde, 1970’lerden itibaren kentsel yaşamda, yıkmak yerine korumak eksenli bir anlayış hakim olmaya başlamıştır.
Uydu kentler, ana kente bağlantılı olarak kurulan ve onun yükünü azaltmak için çevresinde oluşturulan yerleşim yerleridir. Uydu kentlerin gecekondu bölgelerinden en büyük ayrımı, rastgele değil, alt ve üst yapılarıyla tasarlanarak yapılmış olmalarıdır. Uydu kentte yaşayanlar genellikle çalışmak için şehir merkezine giderler. İstanbul'daki Bahçeşehir, Ataşehir, Zekeriyaköy; Ankara'daki Batıkent uydu kentlere örnek verilebilir. Fotoğraf:haydiannegezmeye.com

Uydu kentler, ana kente bağlantılı olarak kurulan ve onun yükünü azaltmak için çevresinde oluşturulan yerleşim yerleridir.
Uydu kentlerin gecekondu bölgelerinden en büyük ayrımı, rastgele değil, alt ve üst yapılarıyla tasarlanarak yapılmış olmalarıdır. Uydu kentte yaşayanlar genellikle çalışmak için şehir merkezine giderler.
İstanbul’daki Bahçeşehir, Ataşehir, Zekeriyaköy; Ankara’daki Batıkent uydu kentlere örnek verilebilir.
Fotoğraf:haydiannegezmeye.com

  • 1950’lerde sanayi mirasını inceleyen sanayi arkeolojisi disiplini ortaya çıkmıştır. Bu disiplin, mimarlık tarihi, teknoloji tarihi ve arkeoloji dallarından yardım alır.
  • Farklı nedenlerle zaman içerisinde eskimiş, köhnemiş, yıpranmış ya da kimi durumlarda terk edilmiş kentsel dokunun, günün sosyo-ekonomik ve fiziksel koşulları göz önünde tutularak değiştirilmesi, dönüştürülmesi, ıslah edilmesi ve yeniden canlandırılarak kente kazandırılması süreci başlamış ve bu sürece de kentsel dönüşüm adı verilmiş, yeniden işlevlendirme önemli hale gelmiştir. İşlevini yitiren binalara işe yaramaz bina stoku olarak değil, değerlendirilmesi, yeniden kullanılması, geleceğe aktarılması gereken bir kültür mirası olarak bakma anlayışının giderek güç kazanmasına yol açan nedenler arasında tarihsel ve kültürel nedenler, ekonomik nedenler ve çevresel faktörler sayılabilir.
  • Yapıların yeniden işlevlendirilmesinde, yapının ömrünü uzatmak, kentsel mekana katkıda bulunmak, tarihle iletişim kurmak gibi faydalar gözetilmektedir. Bu durum, Postmodernizm’in tarihsel kent dokusunun yaşatılması amacının yanı sıra, eklektizm, anlamların mutlak olmadığı tutumu ile örtüşür. Ayrıca işlevi dışında kullanılan ve kişiye özgü hale getirilen yeni bir mimarlık söz konusudur.
  • Çeşitli dönüşüm projesi yarışmaları düzenlenir. Londra Belediyesi, Don’t Move, Improve (Taşınma, Geliştir) sloganı ile kampanya açmıştır.
  • Fransa’da eski kiliseler, manastırlar, anıtlar dönüştürme uygulamasına alınmıştır.
  • Modernist kent planlamacıları, kent planlamasını bir bütünsellik çerçevesinde, bir kapalı biçim tasarımı olarak algılarken, Postmodernist kent planlamacıları kentlerin bütünsel bir tasarımın konusu olamayacağını, süreci bir anarşi ve kaotik bir yapılanma olarak gördüklerinden, denetlenemez bir olgu olarak algılamaktadır. Bu yüzden Postmodern mimarlık planlamayla değil, tasarımla uğraşır. Postmodernizm mekanın biçimlenmesinin toplumsal amaçlarla ilişkili olmadığını düşünür.
  • Postmodernizm’de kent, parçalı, geçmişin değişik formlarının üst üste geldiği, değişik kullanımların bir kolajından oluşan, birçok ögesinin de geçici olduğu bir oluşum olarak algılanmaktadır. Rasyonel ve kapsamlı planlama anlayışı yerine, değişik projelerden oluşan bir plan anlayışı ön plana çıkmaktadır. Kent artık üst üste yapışmış farklı tasarımlardan oluşan bir kolajdır. Amacı, müşteri zevkini ön planda tutan tasarımlar ortaya koymaktır. Çözümlerin, en iyi olduğuna dair bir kanaat geliştirmez.
İstanbul’un ekümenopolis, ucu olmayan şehir sendromuna tutulduğunu düşünen akademisyenlerimiz var. Fotoğraf:www.arkitera.com

İstanbul’un ekümenopolis, ucu olmayan şehir sendromuna tutulduğunu düşünen akademisyenlerimiz var.
Fotoğraf:www.arkitera.com

  • Özal’lı yıllarda, çeşitli alt kültürlerin farkına varılmış; gecekondu zevki, arabesk müzik, kebapçılar gibi olgular ikinci sınıf olmaktan çıkmaya başlamıştır.
  • Postmodernleşmekte olan Türkiye’de sayıları hızla artan beş yıldızlı oteller, süpermarketler, AVMler, iş merkezleri, ofis binaları, uluslararası zincirlere bağlı tatil köyleri yayılmıştır.
  • Modern mimarlık Cumhuriyet seçkinlerine hizmet ederken, Postmodern mimarlığın ana işvereni finans, iş ve sanayi dünyasının seçkinleri olmuştur.
  • Ülkenin en dışa açık kenti olan İstanbul’da 19. yüzyılın son çeyreğinde Haliç’in kuzey ve güney kıyıları, Beykoz-Kandilli arası, Üsküdar ve İstinye koyları, Yedikule-Zeytinburnu arasına inşa edilen sanayi yapıları 1980’li yıllarda çoğu belediye eliyle yıkılmıştır. Günümüze ulaşabilen eski sanayi binaları 43 tanedir. Kentin planlanmasında var olan kent dokusuna saygılı davranılmamış, işlevini yitiren binaların yıkılarak yerine yeni binaların inşa edilmesi tercih edilmiştir.
  • İstanbul’da konut üretimi 1980 yılı sonrasında Postmodern bir aşamaya doğru evrilmiştir. İnşa edilen her yeni konut projesi kente bir blok olarak katılmakta ve her blok birbirinden farklı mimari çizgiler taşımaktadır. Kente sürekli olarak yeni parçalar yapıştırılmaktadır.
  • Göstergelere yönelik bir tüketim nesnesi olan loft mimarisi kavramı da bağlamından koparılarak taklit edilmiştir. Loftun, Modernist eski sanayi binalarının dönüştürülmesiyle elde edilen Postmodern yeni konutlar olduğu dikkate alınmamıştır.