Etiket arşivi: Sahra Çölü

Şiddet 1

İsimsiz, Şenay Kazalova, 2007. Baksı Müzesi, 2016. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

İsimsiz, Şenay Kazalova, 2007.
Baksı Müzesi, 2016.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Kopenhag Konsensus Merkezi, şiddetin dünyaya faturasının, 2015 yılı dünya suç endeksine göre, yılda 9.5 trilyon dolar olduğunu açıklamıştı. Bu tutar, dünya milli gelirinin %11’ine denk geliyor. Bu faturayı oluşturan kalemlerin başında cinayetler, şiddet suçları, çocuk tacizleri, cinsel tacizler, aile içi şiddet olayları geliyor.

Dünyada her yıl kayıtlara geçen 450.000 adam öldürme vakası yaklaşık 20 ülkede meydana geliyor. Bu ülkelerin çoğu, Güney Amerika ve Sahra Çölü altındaki bölgede yer alıyor: Güney Sudan, Venezuela, Guatemala, Güney Afrika, Afganistan, Guyana, Nijerya, Trinidad, Honduras, Bahamalar. Buralarda dünya nüfusunun %10’u yaşıyor.

Şiddet ile mücadeleyi en başarılı şekilde yürüten ülkelerin başında ABD ve Avrupa ülkeleri geliyor.

Cambridge Üniversitesi Şiddet Araştırma Merkezi’nin 2013 yılı araştırmalarına göre, gelişmiş ekonomilerde şiddet suçları azalma eğilimi gösteriyor. Adam öldürme ve yaralama son 20 yıldır tüm gelişmiş ülkelerde büyük düşüş kaydediyor. Şiddet oranlarındaki düşüş, toplum olarak şiddete hoşgörü gösterilmemesi, okullarda kabadayılık olaylarının örtbas edilmemesi, ırkçı söylemlerden kaçınılması, liderlerin yasadışı eylemlerinin ve toplumu rencide edici davranışlarının üzerlerinin örtülmeyip cezalandırılması, kurumların şeffaflaşması, gelişmiş yönetişim, devlet hizmetlerinin herkesi kapsayacak şekilde yürütülmesi, sosyal düzeni bozma potansiyeli taşıyan kişiler üzerindeki kontrolün artmasına, saldırganların erken teşhis edilmesine, günlük yaşamda daha etkili güvenlik ve gözetim teknolojilerinin devreye girmesine, motorlu taşıtlardaki yeni kilit sistemlerine, daha fazla sayıda güvenlik kamerasına, ev koruma teknolojilerinin yaygınlaşmasına ve nakde dayalı ekonomilerden uzaklaşılmasına bağlanıyor.

Berlin Yahudi Müzesi’nden. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2004.

Berlin Yahudi Müzesi’nden.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2004.

Türkiye 2015 yılı dünya suç endeksinde 147 ülke içinde 100. sırada yer alıyor.

Türkiye’de 2011-2014 yılları arasında suç oranları %58 arttı.

Cinayet sıralamasında Türkiye 41 ülke arasında 13. sırada.

Suça sürüklenen çocuk sayısı 2013’ten 2014’e %6.2 arttı.

2004-2014 yılları arasında şiddet, taciz ve tecavüz suçları 14 kat arttı.

2005-2010 yılları arasında, 100 binin üzerinde kadın cinsel saldırıya uğradı.

Son 7 yılda kadın cinayetleri %1400 arttı.

Türkiye’de her 10 kadından 4’ü fiziksel şiddete uğruyor.

7-9 yaşları arasındaki her 4 kız çocuktan biri cinsel şiddete uğruyor. Tacize uğrayan 5-10 yaş çocuklarının %55’i; 10-16 yaş çocuklarının %40’ı ensest maduru.

2013 yılında yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’de çocukların %74’ü şiddetin en az bir biçimine (aç bırakma, odaya kilitleme, kulağını çekme, dayak atma) maruz kalıyor.

Dolayısıyla şiddet gerek dünya gerekse ülkemiz için çok büyük bir sorun.

Bu sorunu hem tarihsel açıdan, hem de güncel araştırmalar çerçevesinde incelemek gerekir diye düşündük.

 

 

Libya 3

  • Libya, yıl boyunca akan ırmaklardan yoksundur. Sayısız ırmak yatağı, yağışlar sırasında taşkın sularıyla dolar, kısa sürede kurur ama zengin yeraltı su kaynakları vardır.
  • Vahalarda ve su kaynakları çevresinde engerek gibi zehirli yılanlar yaşar.
  • Kıyı şeridi boyunca sebha denen tuzlu göller vardır. Batı kıyısındaki topraklar da çok tuzludur.
  • Her 5-6 yılda bir yaşanan kuraklık bir ya da iki yıl sürer.
  • Kabile düzeni hakimdir.
  • Arapça resmi dildir.
Kasr el Hac’da yaşayan bir kadın. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Kasr el Hac’da yaşayan bir kadın.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Nüfusun %97’si Sünni Müslümandır.
  • Eski kölelerin soyundan gelen Siyahlar özellikle ülkenin Batı kıyısında yaşar.
  • İç savaş öncesi önemli bir azınlık olan Mısırlı ve Tunuslu Araplar, geçmişte önemli bir azınlık grubu olan  İtalyanlar ve Yahudilerin yerini almıştı.
  • İç savaş öncesi bebek ölüm oranı yüksek olmakla birlikte, genel ölüm oranı, dünya ortalamasının altında idi.
  • Kişi başına elektrik tüketimi çoğu Afrika ülkesinden daha yüksekti.
  • Nükleer enerji tesisleri kurma çalışmaları vardı.
  • Balık ve sünger avcılığını daha çok Yunan, İtalyan ve Malta balıkçı tekneleri yürütmekteydi.
  • 1980’lerde yapılan büyük yatırımlarla ülkenin hemen her yanına hastane, klinik ve sağlık merkezleri kurulmuştu. Buralarda parasız bakım ve tedavi hizmeti veriliyordu. Avrupa’dan ve Arap ülkelerinden sağlık personeli getirtilmişti.
  • Eğitim bütün kademelerde parasız, altı yıllık ilköğretim zorunluydu. Okuryazarlık oranı 1995 yılında %76,2 idi.
  Sahra Çölü’nün kuzeyi Ubari Kum Denizi, güneyi Marzuk Kum Denizi olarak adlandırılıyor. Marzuk daha küçük. Biz onu uzaktan gördük. Grubumuz, Ubari (Awbari) üzerinde yol aldı. Ubari, İsviçre büyüklüğünde. Burada 11 adet göl varmış, bir kısmı kurumuş. Kuruyanlardan tuz elde ediliyormuş. Suları kullanıldığı için göllerin olduğu yerde kamp yaptırmıyorlardı. Kuruyan gölün tuzu ile kum karılarak briket yapılıyordu. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu


Sahra Çölü’nün kuzeyi Ubari Kum Denizi, güneyi Marzuk Kum Denizi olarak adlandırılıyor. Marzuk daha küçük. Biz onu uzaktan gördük.
Grubumuz, Ubari (Awbari) üzerinde yol aldı. Ubari, İsviçre büyüklüğünde. Burada 11 adet göl varmış, bir kısmı kurumuş. Kuruyanlardan tuz elde ediliyormuş. Suları kullanıldığı için göllerin olduğu yerde kamp yaptırmıyorlardı. Kuruyan gölün tuzu ile kum karılarak briket yapılıyordu.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Ovalarda kumullar ve tuzlu bataklıklar bulunur.
  • Fransa’nın üç misli, Türkiye’nin iki mislinden fazla yüzölçümü olan ülkenin %90’ı Sahra içinde kalır. Burası geniş bir alana dağılmış az sayıda vaha dışında çıplak kayaçlardan ve rüzgarla sürüklenen kum örtülerinden oluşur. Kumluk ve taşlık çöller ülkenin esas yüzey örtüsüdür. Kıyı bölgesinin güneyi de yarı çöl görünümlü çayırlarla kaplıdır. Ülkenin güneybatısındaki Fizan bölgesinde kumulların oluşturduğu yükseltiler yaklaşık 160 km uzunluğunda bir sıra biçimini almıştır.
  • Gündüz ve gece arasındaki sıcaklık farklılığı özellikle Sahra’da çarpıcı boyutlardadır. Cifare Ovası’nda el-Aziziye’de, dünyanın gölgedeki en yüksek sıcaklığı (58 derece) ölçülmüştür. Sahra’nın bazı yerlerinde yılın yaklaşık üçte ikilik kısmında hiç yağış olmaz. Fizan bölgesindeki sebha dünyanın en kurak yerleri arasındadır. Güneyden esen ve büyük miktarda kum tozu taşıyan sıcak gıbli (fön) rüzgarı kuraklığı daha da artırır.
  • Ülkenin orta kesimi bir dizi volkanik dorukla kaplıdır.