Etiket arşivi: Richard Estes

Çağdaş Sanata Varış 260|Fotogerçekçilik

Times Square, Richard Estes, 2004. Richard Estes (1936-), resimlerinin konusunu kent görünümlerinden seçmiştir. New York’lu bir sanatçı olan Estes, tablolarında vitrinlerin parlak yüzeylerini ve bu yüzeylerde yansıyan sayısız nesneyi betimlemeye Çağdaş Dönem’de de devam etmektedir. Fotoğraf:americanart.si.edu

Times Square, Richard Estes, 2004.
Richard Estes (1936-), resimlerinin konusunu kent görünümlerinden seçmiştir. New York’lu bir sanatçı olan Estes, tablolarında vitrinlerin parlak yüzeylerini ve bu yüzeylerde yansıyan sayısız nesneyi betimlemeye Çağdaş Dönem’de de devam etmektedir.
Fotoğraf:americanart.si.edu

1967 Almanya doğumlu, dünyaca tanınan Fotogerçekçi sanatçımız Taner Ceylan, Golden Age (Altın Çağ) serisindeki son çalışması Satyr II adlı eserini İstanbul’da 2015 ArtInternational fuarında sergiledi. Satyr II, Yunan mitolojisindeki yeniden doğuş ve dualite kavramlarını karşı karşıya getiriyor. Bu fuarda en yüksek paha biçilmiş eserlerden biri 135.000 USD ile Satyr II idi. Gazetelerde bu eserin satıldığı ve fuarın satılan en pahalı eseri olduğu yolunda haberler çıktı. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

1967 Almanya doğumlu, dünyaca tanınan Fotogerçekçi sanatçımız Taner Ceylan, Golden Age (Altın Çağ) serisindeki son çalışması Satyr II adlı eserini İstanbul’da 2015 ArtInternational fuarında sergiledi.
Satyr II, Yunan mitolojisindeki yeniden doğuş ve dualite kavramlarını karşı karşıya getiriyor.
Bu fuarda en yüksek paha biçilmiş eserlerden biri 135.000 USD ile Satyr II idi. Gazetelerde bu eserin satıldığı ve fuarın satılan en pahalı eseri olduğu yolunda haberler çıktı.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Çalışmalarında geleneksel ve teknolojik teknikleri bir arada kullanan ve daha önce kullandığı baskı resim teknikleriyle Bulgaristan’da, İspanya’da, Japonya’da ödüller kazanan Serkan Adın (1977-), hazırladığı görselleri önce dijital ortamda renk alanlarına göre ayırıyor, her bir görselin renk kartelasını çıkarıyor.  Kartelada eşleştirilen 6000 ila 9000 renk parçacığı, 150 ila 200 arası değişen renk ve tonları ile temsil ettiği renge göre insülin enjektörü yardımıyla boyanıyor. Sanatçı, izleyicinin de işe müdahalesine açık. Eserlerine interaktif bir boyut da katıyor. Yukarıdaki eseri, alüminyum kompozit panel üzerine akrilik ve rezin kullanılarak yapılmış. Fotoğraf:  www.artfulliving.com.tr

Çalışmalarında geleneksel ve teknolojik teknikleri bir arada kullanan ve daha önce kullandığı baskı resim teknikleriyle Bulgaristan’da, İspanya’da, Japonya’da ödüller kazanan Serkan Adın (1977-), hazırladığı görselleri önce dijital ortamda renk alanlarına göre ayırıyor, her bir görselin renk kartelasını çıkarıyor. Kartelada eşleştirilen 6000 ila 9000 renk parçacığı, 150 ila 200 arası değişen renk ve tonları ile temsil ettiği renge göre insülin enjektörü yardımıyla boyanıyor. Sanatçı, izleyicinin de işe müdahalesine açık. Eserlerine interaktif bir boyut da katıyor. Yukarıdaki eseri, alüminyum kompozit panel üzerine akrilik ve rezin kullanılarak yapılmış.
Fotoğraf: www.artfulliving.com.tr

 

Çağdaş Sanata Varış 205| Fotogerçekçilik / Hiperrealizm 2

Racetrack, Malcolm Morley, 1970. New York’ta yaşayan Londra doğumlu, Turner Ödülü sahibi Malcolm Morley (1931-), Hiperrealizm’in kurucularındandır. 1965’lerden başlayarak kartpostal ve afişlerin aynılarını kopya etmiştir. Yukarıda görülen, bir hipodromu betimleyen eserinin üzerine çizdiği iki kırmızı çizgi ile eserdeki gerçekçiliği yadsıdığını ifade etmiştir. Morley daha sonra Fotografik tarzı terk etmiş, kalın boyalarla ve belirgin fırça darbeleriyle çalışmalarını sürdürmüştür. Fotoğraf:www.pinterest.com

Racetrack, Malcolm Morley, 1970.
New York’ta yaşayan Londra doğumlu, Turner Ödülü sahibi Malcolm Morley (1931-), Hiperrealizm’in kurucularındandır. 1965’lerden başlayarak kartpostal ve afişlerin aynılarını kopya etmiştir.
Yukarıda görülen, bir hipodromu betimleyen eserinin üzerine çizdiği iki kırmızı çizgi ile eserdeki gerçekçiliği yadsıdığını ifade etmiştir.
Morley daha sonra Fotografik tarzı terk etmiş, kalın boyalarla ve belirgin fırça darbeleriyle çalışmalarını sürdürmüştür.
Fotoğraf:www.pinterest.com

Double Self-Portrait, Richard Estes, 1976. Fotoğraf:americanart.si.edu

Double Self-Portrait, Richard Estes, 1976.
Fotoğraf:americanart.si.edu

  • Bazı Hiperrealist sanatçılar Amerikan yaşantısını, reklam panolarının büyütülmüş ayrıntılarını, teknoloji ve makineleri, otomobilleri resmetmişlerdir. Bazılarının eserleri ise, büyük bölümü tuvalin dışında kalmış, tuvale sığmamış bir bütünün küçük bir parçası gibidir.
  • Eserleri için fotoğraftan yararlanan Alman sanatçı Gerhard Richter (1932-), çeşitli konuları ele almıştır. 1971 yılında bir seri halinde tarihteki büyük adamların portrelerini yapmaya başlamıştır. Eski siyah-beyaz ve silik fotoğraflardan elde edilmiş bu resimler, Hiperrealist yapıtların net görünümleri ile çelişir. Amaç, portrelerdeki bireysel nitelikleri silmektir.
  • Amerikalı Fotogerçekçi ressam Chuck Close (1940-), dev boyuttaki Fotogerçekçi portreleri ile ünlü. Resimlerini yaparken fotoğraflardan faydalanıyor. Bir matbaa gibi çalışıyor, karelere böldüğü küçük pikselleri dört matbaa rengine boyuyor. Bu tekniğe digital pigment prints deniyor. Bu yöntemle yapılan resme çok yakından baktığımızda resim parçalara ayrılmış gibi görünse de, uzaktan bakınca bir bütünlük oluşturuyor.  İlk kişisel sergisi, dev siyah-beyaz portrelerden oluşuyordu.
Philip Glass, Chuck Close, 1969. Fotoğraf:vasisdas.com

Philip Glass, Chuck Close, 1969.
Fotoğraf:vasisdas.com

Chuck Close 1988 yılında felç oluyor. Zaman içinde kısıtlı da olsa hareket edebilir hale geliyor ama ancak bileğine bağlı bir fırçayla resimlerini yapmaya devam ediyor. Kullandığı airbrush tekniği, inkjet yazıcıların geliştirilmesine esin kaynağı oluyor. Bu fotoğraf Hiperrealist tabloların yapılış tekniği hakkında da bir fikir vermektedir. Fotoğraf: tanaallen.weebly.com

Chuck Close 1988 yılında felç oluyor. Zaman içinde kısıtlı da olsa hareket edebilir hale geliyor ama ancak bileğine bağlı bir fırçayla resimlerini yapmaya devam ediyor. Kullandığı airbrush tekniği, inkjet yazıcıların geliştirilmesine esin kaynağı oluyor. Bu fotoğraf Hiperrealist tabloların yapılış tekniği hakkında da bir fikir vermektedir.
Fotoğraf: tanaallen.weebly.com

Nur Koçak'ın 1977'de yaptığı Vasarely'e Saygı isimli yağlıboya. Fotoğraf:tr.habervesaire.com

Nur Koçak’ın 1977′de yaptığı Vasarely’e Saygı isimli yağlıboya.
Fotoğraf:tr.habervesaire.com

  • Nur Koçak, kadınların nesneleştirilmesini bu kadar açık biçimde ifade eden ilk kadın sanatçımızdır. Kadın imgesinin belli organlara hapsolduğunu, soyut resmin optik yanılsama ustası Vasarely’e adamıştır. Nur Koçak, Fotogerçekçi teknik ile toplumsal gerçekliklerimizin nasıl kurgulandığını, aile portrelerinde kız çocuklarına yüklenen misyonu, kent vitrinlerindeki iç çamaşır düzenlemeleri ile bir toplumun mahrem ve namahrem algısının dönüşümünü kurgulamıştır.
  • Çıplak insan vücudu ve portresi Hiperrealist heykelcilerin konusu ise de, ressamlar da bu konuları ele almışlardır.
  • Hiperrealist heykel alanında ise çıplak heykelleri ile tanınan ABD’li John de Andrea (1941-) ve ABD’li Duane Hanson’dan (1925-1996) bahsetmemiz gerekir.
Supermarket Shopper, Duane Hanson, 1970. Hanson, Amerikan toplumunun tipik insanlarını gerçek büyüklükte çalışmıştır. Fotoğraf:theredlist.com

Supermarket Shopper, Duane Hanson, 1970.
Hanson, Amerikan toplumunun tipik insanlarını gerçek büyüklükte çalışmıştır.
Fotoğraf:theredlist.com

  • Pop Sanat Soyut Dışavurumculuk’a gösterilen tepkilerden biri olmuştur. Soyut Dışavurumculuk’un öznel yaklaşımını reddederek, daha nesnel bir bakış açısını vurgulamaya başlamış, 1960′larda boyutları genişlemiş ve ülkede yeniden Amerikan yaşamının gerçeklerine dönme eğilimi baş göstermiştir. 1960’ların ortasından sonra, Fotogerçekçilik ile birleşmiştir.