Etiket arşivi: Post Empresyonizm

Çağdaş Sanata Varış 64 | Modern Resim

  • Fotoğraf makinesinin gelişimi ile resim sanatı da değişime girmiştir. Önceleri, gerçekliği taklit ederek çizilmiş (mimetik), fantastik veya mitolojik konular seçilmiş, daha sonraları ise resimlere kasıtlı olarak tamamlanmamış görünüm verilerek resmin fizikselliği vurgulanmış, bunların yanı sıra, görünmeyenin, hislerin yansıtılmasına çalışılmış, tüm bunlarla resim sanatı eserleri biricik kılınmaya çalışılmış, bu şekilde önce fotoğraf sonra da film makinesi ile hesaplaşılmıştır.
  • Yeni anlatım yöntemleri ortaya konmuştur: Absürd, Simgecilik, İzlenimcilik, Dışavurumculuk, Kübizm, Gerçeküstücülük, Soyut sanat gibi.
  • Modernist resmin gelişmesi başlıca 3 aşamada oldu:

1. Gerçekliğin temsilinin krizi:  Cezanne, Kübizm, Dadaizm, Gerçeküstücülük.
2. Sunulamayanın Sunulması (Soyutlama): Yücecilik, De Stijl, Konstrüktivizm, Soyut Dışavurumculuk, Minimalizm.
3. Sunuşun reddi, estetik sürecin terkedilmesi: Kavramsalcılık.

Adnan Çoker (1927), Retrospektif 3.

Adnan Çoker (1927), Retrospektif 3.

  • Yirminci yüzyıldan itibaren, konular artık bir resmin önemini ölçmek için kullanılmamıştır. Anlam, estetik etkide yatar.
  • En iyi ressamların eserlerinin konularıyla değil, form ve teknikleri ile kendilerini ortaya koyduğu savunulmuştur. Konunun çok az önem taşıdığı ya da hiçbir önem taşımadığı öne sürülür. Eserin hiçbir konusu olmayabilir, ama yine de bir anlam taşıyabilir. Konu ve anlam birbirine bağımlı değildir.
  • Konunun kendisinden ziyade, ifade ettiği imgesel anlamın değerli olduğu savunulmuştur. Mesaj ya da anlamın, asıl içerik olan araçta yattığı düşünülmüştür. Eserin anlamı renklerde, şekillerde, kompozisyonda, fırça darbelerinde, dokulardadır; eserin biçimsel niteliklerindedir.
  • Cezanne ile eserin temel özelliğinin konu, içerik olmaktan çıktığını, eserde çizgi, şekil, renk ve ton gibi biçimsel niteliklerin ağırlık kazanmaya başladığını görürüz.
  • Modern resmin davası ne görülebilir, ne de gösterilebilir bir şeyin var olduğunu göstermektir. Kant, gösterilemez olanı biçim yokluğu diye adlandırarak izlenecek yolu göstermiş, soyutlamanın sonsuzun bir gösterimi olduğunu söylemiştir. (“Hiç suretini yapmayacaksın….” Çıkış Bab 20). Figürasyon ve temsilden kaçınarak göstermek amaçlanır.
  • Bir Modernist, resmi önce bir resim olarak görür.
  • 1913 yılında New York şehrindeki askeri kışlada açılan sanat sergisi, Cephanelik Sergisi, Amerikan sanatı üzerinde derin bir etki bırakmıştır. Bu sergide, modern Avrupa sanatçılarının eserleri ilk defa Amerikan sanat dünyasına tanıtılmıştır. Kübizm, Fütürizm, Post Empresyonizm ve diğer avangard sanat tarzlarını temsil eden ressam ve heykeltraşlar ilk kez Amerikalı sanatseverlere sunulmuştur. Başkan Roosevelt de sergiyi gezmiştir. Sergi daha sonra Chicago’ya gitmiştir. Orada da aynı ölçüde, hayranlık ve şaşkınlık uyandırmış, aynı zamanda ilham kaynağı olmuştur. Cephanelik Sergisi’ndeki eserlerin etkisiyle Amerikan sanatı, daha soyut bir sanat anlayışına doğru ilerlemiştir. New York’ta 1999’dan beri her yıl Cephanelik Sergisi açılmaktadır.

 

 

Çağdaş Sanata Varış 60 | Modern Sanat Akımları

  • Modernizm              1860-1930
  • Geç Modernizm       1930-1960
  • Postmodernizm       1960-1980
  • Çağdaş Sanat         1980- günümüz
  • Tarihsel Avangard   İki dünya savaşı arası dönem 1918-1939
  • Neo Avangard         1945 sonrası

 

Edvard Munch’un 15 yaşındaki kız kardeşi tüberkülozdan ölmüştür. Munch, hayatı boyunca bu imajı tekrar tekrar çizmiştir. Burada üstte paylaştığımız, Munch’un bu konuyu işlediği dördüncü versiyondur. Eserin sol üst kısmında görülen, kız kardeşinin ölüm döşeğinde oturduğu koltuğu hayatı boyunca saklamıştır. Tablonun kompozisyonu merkezi ve düşeydir. Ölüm konusu İskandinav sanatında oldukça sık işlenir. Altta ise kardeşinin hastalığı ile ilgili yaptığı Hasta Çocuk adlı tablonun bir başka uyarlaması görülmektedir. Oslo Ulusal Müze.

Edvard Munch’un 15 yaşındaki kız kardeşi tüberkülozdan ölmüştür. Munch, hayatı boyunca bu imajı tekrar tekrar çizmiştir. Burada üstte paylaştığımız, Munch’un bu konuyu işlediği dördüncü versiyondur. Eserin sol üst kısmında görülen, kız kardeşinin ölüm döşeğinde oturduğu koltuğu hayatı boyunca saklamıştır. Tablonun kompozisyonu merkezi ve düşeydir. Ölüm konusu İskandinav sanatında oldukça sık işlenir.
Altta ise kardeşinin hastalığı ile ilgili yaptığı Hasta Çocuk adlı tablonun bir başka uyarlaması görülmektedir.
Oslo Ulusal Müze.

 

  • Tarihsel, toplumsal, ekonomik ve felsefi bağlamlar sanatın ortaya çıkışını, gelişimini ve yorumlanmasını etkiler.

 

  • Kimi uzmanlara göre Modernizm 1750-1960 arasında neredeyse iki yüz yıl sürmüştür.
  • 1980 sonrası için Geç Modernizm ve Postmodernizm dönemi diyenler de vardır.
  • Çoğu sanat tarihçisi 1950-1970’lerin sonları arasında geliştirilen sanat felsefesinin bugün Çağdaş Sanat olarak gördüğümüz şeye temel oluşturduğunu savunurlar.
  • Bazı yorumcular bu dönemi, Modernizm’in sonu ve Postmodernizm’in başı olarak niteler.
  • Bazıları, 1950’lerden bu yana yapılan sanatı, modernist avangard çalışmaların devamı olarak görür ve Geç Modernizm olarak adlandırır. Bu eleştirmenlerden bazıları, Postmodernizm’i tanımlanabilir bir dönem olarak ele almaktan kaçınır.
  • Bazı eleştirmenler ise, Postmodernizm’in Modernizm’in değerlerine bilinçli bir karşı çıkış olduğunu savunur.
  • Bazıları tarafından Postmodern bulunan şeyler diğerlerine göre yeni bile değil, 20. yüzyıl modern sanatının devamıdır.
  • Çağdaş Sanat’ın başlangıç tarihini Berlin Duvarı’nın yıkıldığı; Tiananmen Meydanı’ndaki gösterilerin bastırıldığı ve Sovyet kömünizminden sapan Çin’in kapitalizmin oyununa katıldığı yıl olan 1989 olarak tespit eden, Çağdaş Sanat’ı Soğuk Savaş sonrasının sanatı olarak tanımlayan uzmanlar vardır.

 

Dosyamızda, Modernizm       1860-1960
Postmodernizm 1960-1989
Çağdaş Sanat   1989-Günümüz olarak kabul edilmiştir.

 

Birbirinden çok farklı bu yorumların gösterdiği gibi, Modernizm, Postmodernizm, Geç Modernizm ve Avangard gibi terimlerin kesin ve güvenilir tanımlarının olmadığını söyleyebiliriz. Terimler, kullanıldıkları bağlama ve kullananların görüşlerine bağlıdır.

Alberto Giacometti, çağlar boyunca insan imgesini dile getirirken kullandığı ince uzun figürleri, yarınlarından emin olamayan insanların hem güçsüzlüğünü, hem de dayanıklılığını mükemmel bir biçimde ifade ederler.  Helsingor, Louisiana Açık Hava Müzesi, Danimarka.

Alberto Giacometti, çağlar boyunca insan imgesini dile getirirken kullandığı ince uzun figürleri, yarınlarından emin olamayan insanların hem güçsüzlüğünü, hem de dayanıklılığını mükemmel bir biçimde ifade ederler.
Helsingor, Louisiana Açık Hava Müzesi, Danimarka.

MODERN SANAT AKIMLARI

Şu ana kadar değindiğimiz akımların kesin çizgilerle birbirinden ayrılmadığını, akımların başlangıç ve bitiş tarihlerinin de bulanık olduğunu hatırlatmak isteriz. Örneğin Art Nouveau’nun başlangıç tarihi olarak bazı kaynaklar 1880, bazı kaynaklar 1905 yılını kabul ederken; aynı akımın bitiş tarihi olarak ise 1910 ve 1939 yılları zikredilmektedir.

 

  • Romantizm 1800-1850
  • Barbizon Ekolü 1830-1870
  • Ön Rafaelciler 1848
  • Realizm 19. yüzyılın ikinci yarısı
  • Empresyonizm 1874
  • Post Empresyonizm (Geç İzlenimcilik) – 1886 – 1905
  • Neo Empresyonizm (Yeni İzlenimcilik)- 1886 – 1906
  • Art Nouveau – 1905 – 1939 veya 1880-1910
  • Sembolizm – 1880 – 1900′ların başı veya 1886-1910
  • La Belle Epoque ve Nabiler   1888-1900
  • Ekspresyonizm (Dışavurumculuk) – 1890 – 1939
  • Fovizm – 1898 – 1906 veya 1898-1908
  • Die Brucke 1905-1913
  • Kübizm – 1908 – 1939 veya 1907-1939
  • Orfik Kübizm 1912
  • Kübo Fütürizm 1913
  • Neoplastisizm ve De Stijl 1912-1917
  • Süprematizm – 1913 veya 1915-1920’ler
  • Fütürizm – 1909 – 1939 veya 1909-1920’ler
  • Der Blaue Reiter 1911
  • Konstrüktivizm 1916 veya 1920’ler ve sonrası
  • Dadaizm – 1916 – 1923 veya 1916-1922
  • Sürrealizm 1924 veya 1922-1939
  • Art Deco 1920’ler-1930’lar

Modern sanatın 1930’ların sonuna kadar gelen akımlarını sizlerle paylaştık. Modern sanat akımlarına devam etmeden önce bir gözden geçirme yapmak istedik. Modernizm denen dönemi meydana getiren temel noktaları toplu halde gördükten sonra Modernizm akımlarına devam edip, Postmodernizm’e, daha sonra ise Çağdaş Sanat’a  geçmeyi planlıyoruz.

 

 

 

Çağdaş Sanata Varış 20 | Post Empresyonizm

Post Empresyonizm-Art İzlenimcilik

  • Fransa’da, İzlenimci akımın bazı temsilcileri arasında  19.yüzyılın sonlarına doğru İzlenimciliğin kurallarına tepki doğdu.
  • İzlenimciliğin kimi sınırlarını aşmak, resimlerine kişiselliklerini katmak istediler.
  • İzlenimciliğin canlı ve parlak renkleri, gelenekselin dışına çıkan konu anlayışı korundu.
  • Bilimsel bulgular, ren­gin nesneye ait bir şey olmadığını, ancak ondan yansıyan ışığın bir özelliği olduğunu ortaya çıkarmıştı.
  • Ard İzlenimci olarak adlandırılan ressamlar aslında bir grup oluşturmazlar.
  • Yirminci yüzyıl sanatı için hem kuramsal düzeyde, hem de uygulamada birçok başlangıç noktaları sağladılar.

PAUL GAUGIN (1848-1903)

Gaugin, Üç Tahitili.

Gaugin, Üç Tahitili.

  • Empresyonistlere düşünceye yer vermedikleri için karşı çıkar.
  • Doğanın değil, kendi gerçeğini yapar.
  • İçe dönüktür.
  • Sanatında renk ve form çok önemlidir.
  • Satıhta renkler.
  • Renklerde geçiş yok.
  • Kullandığı renkler doğal renkler değil.
  • Hislerini yansıtan renkler kullanıyor (ekspresyonist).
  • Geniş lekeler.
  • Öğüdü, “işinize yaramıyorsa gölge kullanmayın”.
  • Gölgeyi de form olarak yapar.
  • Perspektif yok.
  • Soyut motifler kullanır.
  • Dekoratif.
  • Yalın, ayrıntısız.
  • Felsefi.
  • Japon resim sanatından etkileniyor.
  • Parçalardan bütüne gider.
  • Yumuşak kıvrımlı formlar kullanır.
  • Sembolik karakterleri renkleriyle vurgular.
  • İlkel sanatı resme sokuyor.
  • Önce Empresyonist, sonra Sembolist ve Ekspresyonist.
  • Gaugin’in ilk müşterisi Degas olmuş.

 

PAUL CEZANNE (1839-1906)

Cezanne, Mont Sainte-Victoire, 1904.

Cezanne, Mont Sainte-Victoire, 1904.

  • Akademik sanatın kurallarının doğaya aykırı olduğu konusunda Empresyonistlerle aynı görüşte.
  • Empresyonistlerin aksine, değişmeyeni yakalamak istiyor.
  • Amacı, gözün gördüğü, görmediği doğanın arkasında yatan değişmeyen dengeye ulaşmak.
  • Felsefesi Klasik, resimlerin yapılışı Modern.
  • Dengeli.
  • Perspektif ve hacim olmadan renk ile uzaklık yakınlık veriyor.
  • Renkleri birbiri üstüne getirerek bambaşka bir perspektif yaratıyor.
  • Ama, resminde renkten çok form önemli.
  • Konstrüktif.
  • Çok uzun zamanda bitiriyor resimlerini.
  • Kompozisyona uygunluk için deformasyon kullanıyor.
  • Titiz hesaplarla koyuyor lekeleri.
  • Derinlik duygusunu geleneksel olmayan yöntemlerle vermek istiyor.
  • Dengenin geometri ile sağlanabileceğini düşünüyor.
  • Doğayı, koni, prizma ve silindire indirebilmenin gerekli olduğuna inanıyor.
  • Modern sanatın babası.
  • Kübizm akımının öncüsü.