Etiket arşivi: Pol Pot

Şiddet 69| İç Savaş ve Devrim Şiddeti 5

1975-1979 yılları arasında Kızıl Kmerler’in gözaltı ve işkence merkezi Tuol Sleng (Güvenlik Hapishanesi) veya Security Office 21 veya kısaca S-21. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Phnom Penh, 1998.

1975-1979 yılları arasında Kızıl Kmerler’in gözaltı ve işkence merkezi Tuol Sleng (Güvenlik Hapishanesi) veya Security Office 21 veya kısaca S-21.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Phnom Penh, 1998.

  • Rus komünizmi acımasız, baskıcı ve kanlıydı fakat eşsiz değildi. Ekonomik sonuçlar ve çekilen acılar örneğin 1970’lerde Kızıl Kmerler’in idaresinde Kamboçya’da yaşananlara; Çin’de ve Kuzey Kore’dekilere benziyordu. Komünist ekonomik kurumlar tüm gücü komünist partilerin ellerinde yoğunlaştırıp bu gücün kullanımına hiçbir kısıtlama getirmeyen siyasal kurumlar tarafından destekleniyordu.
  • Kamboçya Komünist Partisinin silahlı kanadı olan Kızıl Kmerler adlı gerilla teşkilatının başı, 1976-1979 yıllarında Kamboçya başbakanı olan Pol Pot (1925-1998) ve rejimi, 3 yıl 8 ay içinde, ülke nüfusunun yaklaşık yarısını, 3 milyon kişiyi  katletti. Katledilenler arasında tek suçu gözlük kullanmak olanlar da vardı. Optik gözlük takanların okumuş kişiler olduğu varsayılıyordu ve bu rejimde elitlere yer yoktu. Böyle bir katliam gerçekleştiren Pol Pot rejiminin sonunu 1978’de Vietnam’la yaptıkları savaş getirdi. Yalnızca gerilla gücüne sahip olan Kızıl Kmerler Vietnam karşısında kısa sürede mağlup oldu ve Pol Pot rejimi yıkıldı.  Vietnam ordusu 100 bin kişilik bir askeri güçle Kamboçya’yı işgal etti. Pol Pot ve ekibi Tayland’a kaçmak zorunda kaldı. Vietnamlılar ise ülkede Kızıl Kmerler’den kaçanların da içinde bulunduğu yeni bir hükümet kurdular. Böylece Kamboçya halkı hiçbir zaman hatırlamak dahi istemediği bu kanlı rejimden kurtuldu.
Kırbaçlanırken veya elektrik verilirken bağırmanın yasak olması gibi Güvenlik Hapishanesi’nin kurallarının listesi. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Kırbaçlanırken veya elektrik verilirken bağırmanın yasak olması gibi Güvenlik Hapishanesi’nin kurallarının listesi.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Kızıl Kmer rejimi sırasında öldürülenlerden Choeung Ek (Ölüm Tarlaları - Killing Fields) oluşturulduğu biliniyordu. Rejimin devrilmesinden sonra buralar gün yüzüne çıkartıldı. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Kızıl Kmer rejimi sırasında öldürülenlerden Choeung Ek (Ölüm Tarlaları – Killing Fields) oluşturulduğu biliniyordu. Rejimin devrilmesinden sonra buralar gün yüzüne çıkartıldı.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Moncada Kışlası, Santiago de Cuba, Kuba. Fidel Castro ve yoldaşları tarafından 26 Temmuz 1953'te Moncada Kışlası'na yapılan baskın, 1959’un hemen başında gerçekleşecek olan Küba Devrimi için son derece önemli bir atak olmuştu. Adını bu baskının tarihinden alan 26 Temmuz Hareketi, José Martí’nin düşüncelerine dayanan ulusal, antiemperyalist ve demokratik ideolojiye sahipti. Hareket, Fulgencio Batista diktatörlüğüne karşı oluşturulmuş bir örgütlenmeydi. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 1997.

Moncada Kışlası, Santiago de Cuba, Kuba.
Fidel Castro ve yoldaşları tarafından 26 Temmuz 1953′te Moncada Kışlası’na yapılan baskın, 1959’un hemen başında gerçekleşecek olan Küba Devrimi için son derece önemli bir atak olmuştu.
Adını bu baskının tarihinden alan 26 Temmuz Hareketi, José Martí’nin düşüncelerine dayanan ulusal, antiemperyalist ve demokratik ideolojiye sahipti. Hareket, Fulgencio Batista diktatörlüğüne karşı oluşturulmuş bir örgütlenmeydi.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 1997.

  • Demokratik rejimlerin sonunun bir askeri darbe ile gelmesi de sık rastlanan bir şiddet türüdür.
  • Mısır’da ülkenin seçilmiş ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, 3 Temmuz 2013 günü Mısır Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı Abdulfettah El Sisi tarafından yapılan darbeyle görevden alındı ve tutuklandı. Mursi hakkında beş dava açıldı. Bir davadan 20 yıl, birinden müebbet hapis, birinden ise idam cezası aldı.
    Kasım 2012′de Mursi’nin bazı düzenlemeleri içeren anayasal bildiriyi yayımlamasıyla ülke çapında bazı protestolar başlamıştı. Ordunun sivil grupların da desteğiyle 3 Temmuz darbesini gerçekleştirdiği ifade ediliyor. Darbeden sonraki iki aylık süreçte binlerce kişinin katledildiği, 10 binden fazla kişinin yaralandığı haberleri basında yer aldı.

 

 

Şiddet 64| Devlet Şiddeti 10

Olağan Şüpheliler

  • Halk düşmanı kimdir, hangi gruptur?
  • Kara Liste’de kimler vardır?
Ne Kadar?, Nancy Atakan, Fotoğraf, 2003. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Baksı Müzesi, 2016.

Ne Kadar?, Nancy Atakan, Fotoğraf, 2003.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Baksı Müzesi, 2016.

  • Politik sorumlular, korkunun, yönettikleri kişilerin kaygılarını yansıtmasından faydalanabilirler. Ayrıca, sükunet ve tehlike yokluğu, hareketlenmeye elverişli değildir. Korku, grubu dinamik bir hale sokar.
  • İktidar güçsüz düştüğünde veya baskı uyguladığında kitle içinde kaygılar belirir. Kaygı, krizin belirtisidir. Bireyler çare aramaya başlarlar. Bazen körü körüne boyun eğdikleri ikame çözümler de korkunun oğullarıdır ve böylece korkuyu ertelerler ve çoğaltırlar.
  • Korkunun bir topluma sunduğu ikinci hizmet, toplumun kendi bilincine varmasını sağlamaktır. Aynı anda aynı endişenin paylaşılması, ortak olarak yaşanan durumun algılanmasını kolaylaştırabilir. Normalde rakip olarak görülen Öteki, zor dönemi atlatmak için güvenilebilecek potansiyel bir müttefik olarak görülmeye başlanır.
  • Şenlikle birleşen ayaklanma, korkunun eyleme dökülmesidir.
  • 1949 Devrimi ile başlamış ve günümüzde bile terk edilmemiş dosya sisteminde her Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşının bireysel siyasi sicili tutulmaktadır.
  • Kolektif psikozların ortaya çıkışları toplumsal bünyenin bütün üyelerindeki ortak heyecan faktörlerine dayanır. Ordulardaki panikler, toplu göçler gibi. Muhtemel tehditler gerçek tehlikeler boyutunda büyütülerek, çarpıtılırlar ve abartılırlar. Baskın fikir, mantıklı ve kabul edilebilir gibi görünebilir. Güçlü kitle iletişim araçları ve modern bilgi dağıtım araçları kontrolden çıkmış haberlerin dolaşıma sokulmasında belirleyici bir rol oynar. Bu algıyı örgütleyen heyecanlar insanlığın bütün çağlarında vardır.
  • Kolektif kaygının giderilmesi genellikle bir suçlunun belirlenmesiyle gerçekleşir. Hemen her devletin olağan şüpheliler’i vardır.
  • Önce devletin, sonra toplumun günah keçisi olan ve en çok şiddete maruz kalan olağan şüpheliler, korkunun asıl kaynağının aradan sıyrılmasına yararlar.
  • 6-7 Eylül 1955 olaylarında hükumetin ilk tepkisi yağmanın sorumluluğunu komünistlere yıkmak olmuştu. 7 Eylül 1955’te 45 ‘tescilli’ komünist adliyeye getirildi, bunlardan 19’u tutuklandı. Tutuklananlar arasında ünlü isimler vardı. Aralık ayına gelindiğinde, hükümet suçlamalardan vazgeçmek ve tutukluları salıvermek zorunda kalacaktı. Türkiye’nin olağan şüphelileri hep komünistler, ABD’ninki ise zenciler olmuştur.
Kızıl Lenin, Banksy, 2003. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Global Karaköy, 2016.

Kızıl Lenin, Banksy, 2003.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Global Karaköy, 2016.

  • 2017 yılında ABD’de siyahilere yönelik artan şiddet olaylarına karşı Ulusal Futbol Ligi oyuncularının milli marşta diz çökme protestosu yaptığı basında yer almıştı.
  • Olağan şüpheliler genellikle ülkelere ve zamana göre değişkenlik gösterir: Keşmir’de kaliteli bot giyenlerin militan diye gözaltına alındığı; Pol Pot döneminde Kamboçya’da gözlük takanların entelektüel sayılıp öldürüldüğü; saç-sakal-bıyık kombinasyonunun, kot pantolon giymenin politik görüşe işaret ettiğinin düşünüldüğü görülmüştür.

 

 

 

Umberto Eco’ya Göre Faşizm

Pol Pot rejiminin Ölüm Tarlaları, Choeung Ek, Kamboçya. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Pol Pot rejiminin Ölüm Tarlaları, Choeung Ek, Kamboçya.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Umberto Eco’ya göre faşizm:

  • Gelenek tapınmasıdır.
  • Modernizmin reddidir.
  • Eylem için eylem tapınmasıdır.
  • Evrensel faşizm için hayat savaşmak için yaşanır.
  • Eleştirel bakışa tepkidir.
  • Irkçılık kuramının ilk adımıdır.
  • Bireysel ve toplumsal hüsrandan doğar.
  • Daha ziyade orta sınıfta gelişir.
  • Toplumsal kimlik sıkıntısı çekenlere “ulusun düşmanları” aracılığıyla kimlik verme girişimidir.
  • Popüler bir elitizmdir.
  • Bireylerin değil, kitlelerin hakları öndedir.
  • “Erkeklik” yüceltilir.
  • Herkesin bir kahraman olarak eğitilmesi hedeflenir.
  • Yeni bir dil üretir. Bu dil, sadeleştirilmiş ve mekanikleştirilmiş bir dildir.

 

Yararlanılan Kaynak, Yengeç Adımlarıyla, Doğan Kitap, 2012.