Etiket arşivi: parya

Gandhi ve Haricanlar

Hindistan’da kast sistemi ilk başlarda sosyal sınıflar arasında rekabetin neden olduğu saldırıları ortadan kaldırmayı hedeflemişti, denir.

Ancak zaman içinde sistem katılaştı ve baskılara yol açtı.

Mevcut Hindistan Anayasası’nda herkesin eşit olduğu yazılıdır ama kast sistemi ortadan kalkmış değildir.

Her kast ayrıca cati denen pek çok alt kasta ayrılır.

Bir de kast dışı olanlar vardır: En altta paryalar, toplumdaki en pis işleri yapan dokunulmazlar vardır.

Dokunulmazlar  ise kendilerine dalit’ler, yani “kırılmış insanlar” demeyi yeğlerler.

Mahatma Gandhi onlara sevecenlikle harican’lar, yani “Tanrı’nın Çocukları” adını vermiştir.

Gandhi’ci aktivist ve özel sekreteri gibi çalışan Mahadev Desai, Gandhi’nin Harijan ismindeki haftalık gazetesini çıkarmaktan da sorumluydu. Fotoğraf:en.wikipedia.org

Gandhi’ci aktivist ve özel sekreteri gibi çalışan Mahadev Desai, Gandhi’nin Harijan ismindeki haftalık gazetesini çıkarmaktan da sorumluydu.
Fotoğraf:en.wikipedia.org

Hindistan’ı Ariler istila ettiği zaman tenleri koyu renkli yerli halkı kendilerinden uzak tutmak istemişlerdir. Sanskritçe kast anlamına gelen varna, aynı zamanda renk demektir.

Hindu dininin önemli bir özelliği olan kast sistemi, insanları doğumlarına göre sınıflandıran önemli bir toplumsal sistemdir.

Hindular dört kast, brahman, asker, tüccar ve köylü diye dört bölümlü bir cemiyettir. Hinduizm’e göre, kast sistemi kutsal bir kurumdur.

Brahmanlar ruhaniyeti temsil ederler ve ruhaniyeti korumak için temas ettikleri insanlara ve gıdalarına çok dikkat ederler, et yemezler.

Hayvan öldürmek ve hayvana ilişkin bütün iş ve sanayi en aşağı meslekler olarak kabul edilir. Deri sanayii, avcılık, kasaplık, balıkçılık gibi.

Bu mesleklerden daha aşağıda sayılan bir iş daha vardır. Hindistan’ın büyük kısmında kanalizasyon sistemi kurulmamıştır. Doğal ihtiyaçların def edildiği malzemeyi temizlemek de, ölü yakma gibi dokunulmazların işidir.

Haricanlar et yerler. Oysa kast Hinduları için bu, kabul edilemez bir durumdur.

İçtimai ve iktisadi bakımdan haricanların durumları zordur.

Kast dahili Hinduların kullandığı yol, okul, hastane, kuyu dokunulmazlara kapalıdır.

Kast doktorları ve avukatları onları tedavi etmez ve mahkemede savunmalarını üzerlerine almaz.

Dokunulmazlar, Müslüman veya Hıristiyan dinini seçseler, bu zulümden kurtulacaklar ama, Hindistan’ın din realitesi buna izin vermez. Atalarından kalma dinlerini bırakmak istemezler.

Mahatma’ya göre harican teşkilatı Hinduizm’in en büyük günahıdır ve bunu kaldırmak Hinduizm’in vazifesidir.

Ona göre, haricanlık devam ederse Hinduizm ölüme mahkumdur.

Ayrıca, ülkedeki “bana yaklaşma” tavrı, bir Hint milleti oluşmasına engeldir.  Bu tavırdan vaz geçilirse, ayrı dinlere mensup cemaatler de aralarındaki birliği hissedeceklerdir. Bu birlik hissedilmeden, bir Hint milleti oluşmadan İngilizlerden kurtulup, özgür ve bağımsız Hindistan’ı kurmak mümkün değildir.

Gandhi ilk defa kastsız bir Hint milleti düşünen kişidir.

Haricanlığın ortadan kaldırılması için çok uğraş verir.

Bu uğurda 1930’larda gençler köylere yerleştirilmiş, okullar açılmış, elişleri, sanayi atölyeleri kurulmuştu. Bazı kuyular haricanlara açılmış, harican çocuklar okutulmuştu. Ama çözülmesi en zor konu mabet konusuydu. Kanun, kast Hindularına bu konuda büyük yetki veriyor, bir köyde bir tek kişi itiraz ederse mabet haricanlara kapatılıyordu.

Mahatma Gandhi, senede bir defa Delhi’ye gelir, haricanlara ait bir evde misafir olurdu.

Gandhi, dokunulmazlar sınıfının hakları tanınmazsa yemek yemeyeceğini bildirdiğinde, söz konusu olan oruç değil, açlıktan ölmekti. Hindistan’ın en güçlü tabusuna kafa tutan bu çilekeşin amacı Hindistan’ın arınmasıydı. Bu uğurda yaşamını kaybetti.

Hindistan Anayasası’nın mimarı Dr. Bhimrao Ramji Ambedkar bir haricandır. Anayasada herkesin eşit olduğu yazılıdır ama kastların kalktığına dair bir ibare yoktur. Yine  anayasayla okullarda, yasama organında ve işyerlerinde kotalarla haricanlara (nüfusun % 15 kadarı) ve kabile topluluklarına (% 7) yer ayrılmıştır.

Hatta bir harican, önce Ankara’da Hindistan büyükelçisi olarak görev yapmış, sonra cumhurbaşkanı olmuş, Koçeril Raman Narayanan’dır.

Bütün yasaklara karşın, kast bilinci önemini korumaktadır.