Etiket arşivi: parşömen

Kağıt

Fotoğraf: www.oyka.com.tr

Fotoğraf: www.oyka.com.tr

  • Kağıdın icat edilmesinden önce taş, tahta, ipek, bez, deri ve Eski Yunan’da cam üzerine yazı yazılmıştır. Roma imparatorlarına ait temel kayıtlar bronz üzerine kaydedilmiştir. Ortadoğu’da kurşun kağıt yerine kullanılmıştır. Fildişi bir başka malzeme olmuştur. Yanan Konstantinopolis Kütüphanesi’nde yılan bağırsağı üzerine yazılmış eserlerden bahsedilir.
  • Bulunan en eski yazılı metin, altı bin yıl öncesine aittir ve Mısır’da ahşap üzerine kakılmıştır.
  • Çin’in kuzeyinde, Urumçi’de, Avrupa’da kağıdın ortaya çıkmasından 9 yüzyıl önce yazılmış bir elyazması var.
  • Japonlar 600 yılında kağıt üretmeye başlamışlar.
  • Kağıdın Avrupa’ya gelişi Araplar vasıtasıyla oluyor.
  • Araplar, kelamın mekanı olarak düşündükleri kağıda büyük önem vermişler; her gittikleri yere kağıt üretimini götürmüşler.
  • 860 yılında kağıt Sicilya üzerinden Avrupa’ya girmiş.
  • Hıristiyanlık kağıda ilgi göstermiyor. Okuma yazma tamamen keşişlerin tekelinde. Kilise parşömeni yeterli görüyor. Ayrıca kağıdı getiren Araplar olduğu için kağıda dine aykırı ve şeytan işi olarak bakıyorlar.
  • 1221’de Kutsal Roma-Germen İmparatoru II. Frederic, kağıdı dine aykırı ilan edip idari faaliyetlerde kullanımını yasaklamış.
  • Fransisken Tarikatı‘nın kurucusu Aziz Francesco (1181-1230), İtalya’da Fabriano’da tutsak Arap korsanları kullanarak kağıt üretimini başlatıyor.
  • 14. yüzyılda Avrupa’da kağıt değirmenleri ile üretim endüstrileşmeye başlıyor.
  • Kağıdı hammaddesi olarak paçavra kullanılıyor. Çöp toplayıcıların çöplerden ayıkladıkları paçavraları sınırdan geçirmeleri yasak.
  • Hiçbir işçiye gerek kalmadan mekanik yollarla kağıt üretimini 1799’da Fransız Nicolas-Louis Robert bulmuş; ama icadına maddi destek bulamadığı için iflas etmiş.
  • Günümüzde Hindistan’da sadece çöp kullanarak kağıt üreten fabrikalar varmış. Bu yüksek teknolojili kağıt, sutyen yapımı, hoparlör imali gibi farklı alanlarda da kullanılıyormuş.
  • Dijitalleşmenin gelişmesi ile matbaalarda kullanılan kağıt miktarı azalırken, ambalaj ve temizlik malzemeleri alanında kağıt tüketimi artmış.
  • Kullanılmış her tür kağıttan yeniden kağıt üretilebiliyor. Mürekkebi kağıttan arındırma işlemi başarıldıktan sonra matbu kağıtta da geri kazanım oranı artmaya başlamış.

 

Yararlanılan Kaynaklar

  • Kağıt Yolunda, Metin Celal, Cumhuriyet Kitap, 30 Ocak 2014.
  • Kağıt Yolunda, Erik Orsenna, Metis Yayınları, 2013.
  • Bir Kitap Elifbası Denemesi VIII, Enis Batur, Cumhuriyet Kitap, 27 Nisan 2017.

 

 

Kitap

Contemporary İstanbul 2015’te eserleri sergilenen İtalyan sanatçı Massimo Giannoni’nin (1954-) favori konuları kitap evleri, tarihi kütüphaneler gibi sessiz alanlar ile dünya borsaları, şehir manzaraları gibi kaos, gürültü ve hareketi vurgulayan kompozisyonlardır. Kitaplar ve raflar ile kaosun içindeki sessizlik sanatçının ilgi alanıdır. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Contemporary İstanbul 2015’te eserleri sergilenen İtalyan sanatçı Massimo Giannoni’nin (1954-) favori konuları kitap evleri, tarihi kütüphaneler gibi sessiz alanlar ile dünya borsaları, şehir manzaraları gibi kaos, gürültü ve hareketi vurgulayan kompozisyonlardır. Kitaplar ve raflar ile kaosun içindeki sessizlik sanatçının ilgi alanıdır.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Yazının ilk maddi ortamları dikme taşlar, tabletler, kumaşlardır.
  • Eski Mısırlıların, Nil kıyılarında yetişen 2,5-3 m boyundaki otsu papirüs bitkisinden yaptıkları kağıda ve bu kağıtlara yazılmış elyazması metinlere papirüs dendi.
  • Yan yana yapıştırılmış ve bir çubuğun etrafına sarılmış elyazması sayfalara volumina/volumen dendi.
  • Romalı asillerin binlerce eserden oluşan zengin kütüphaneleri olduğu söylenir. Roma’da kütüphanelerin yanı sıra, kitapların rulo şeklinde satıldığı dükkanlar varmış. Bir kitap meraklısı, sipariş verir, kitapçı 15 gün sonra uğramasını söylermiş. Kitap sırf o kişi için özel olarak kopyalanırmış.
  • Barbarların defalarca Roma’ya gelişi ve şehri ateşe verme alışkanlıkları yüzünden, kitapları yerleştirecek güvenli bir yer bulmak istenince manastırlardan daha güvenli bir yer olmadığı düşünülmüş. Aynı zamanda, bazı kitapları kurtarmak, bazılarını ise kurtarmamak seçilmiş.
  • Roma İmparatorluğu’nda 1. ve 2. yüzyıllardan itibaren önce parşömen (tabaklanmış hayvan derisi), 13. yüzyıldan itibaren ise kağıttan yaprakların bir araya getirilmesiyle oluşan, kapağı olan, boyutu şimdiki kitaplara benzeyen elyazmasına kodeks dendi.
  • 15. yüzyılda, yani matbaanın başlangıç devrinde (beşikte) basılmış kitaplara incunabula (Latince beşik) dendi. 1450′de Johannes Gutenberg, ortağı Fust ile birlikte Almanya’nın Mainz şehrinde metal harflerle basım tekniğini buldu. Matbaanın icadından 31 Aralık 1500 gecesine kadar basılmış bütün kitaplara incunabula, 1501’den itibaren basılmış olanlara post-incunabula denir. Bilinen ilk incunabula, toplam 1282 sayfa olan, iki ciltten oluşan, her sayfasında 42 satırlık iki sütun bulunan, hiçbir tarih taşımayan, en muhtemel basım tarihi 1452-1455 olan Kitabı Mukaddes’tir.
  • Basılan ilk kitaplar ciltlenmiş olarak satın alınmıyordu. Yaprak yaprak satın alıp sonradan ciltletmek gerekiyordu. Cilt, aynı kitabın iki nüshası arasında kayda değer bir fark yaratabiliyordu. Ciltlenmiş olarak satılan ilk kitapların, 17.-18. yüzyıllar arasında ortaya çıktığı sanılıyor.
  • İlk kitaplar çok pahalı olduğu için yalnızca kralların, prenslerin, zengin bankacıların edinebildikleri şeylerdi. Ama 15. yüzyıldan itibaren, ciltlenmemiş, kötü kağıt kullanılmış, ucuza satılan işporta malı kitaplar da olduğu biliniyor. Bu kitaplar, işportacıların küfelerinde bütün Avrupa’yı dolaşırdı.
  • Bazı bilginler, son derece nadir ve acilen ihtiyaç duydukları bir kitabın bulunduğu manastıra gitmek için Alpler’i, Manş’ı aşarlardı.
  • 16. yüzyılda, Venedikli bir matbaacı, taşıması çok daha kolay olan cep kitabını yapmayı akıl etti.
  • 19. yüzyılın büyük Parisli ciltçileri, her kitabı ciltlemeyi kabul etmezdi. Bazı ciltçilerde beş yıl sıra beklemek gerekirdi.
  • Umberto Eco’ya göre kitap, tıpkı kaşık, çekiç, tekerlek veya makas gibidir. Bir kere icat ettikten sonra daha iyisini yapamazsınız. Bir kaşıktan daha iyi olacak bir kaşık yapamazsınız. E-kitap, basılı kitabın yerini alamaz.

Yararlanılan Kaynak

  • Kitaplardan Kurtulabileceğinizi Sanmayın, Umberto Eco ve Jean-Claude Carriére, Can Yayınları, 2010.

 

Kütüphane Geleneği 7| Pergamon / Bergama Kütüphanesi 2

  • MÖ 3.-2. yüzyıllarda Pergamon’da Attalos’lar hüküm sürerken, Mısır’da Ptolemaios’lar başta idi. Kısa zamanda 200.000 adet kitaba ulaşan Pergamon ile İskenderiye arasında kütüphane rekabeti başlamış,Mısır Kralı Ptoleme Epiphanes (MÖ 205-182) eser sayısının İskenderiye’yi geçeceği endişesine kapılıp İskenderiye’nin tekelinde olan papirüsündışarıya satışını durdurmuştu. Bunun üzerine Kral II. Eumenes’in, Pergamon’da papirüs yerine geçebilecek herhangi bir maddeyi getirene, büyük ödüller vereceği duyuruldu. Krates ve İrodikles,  krala, bazı kaynaklara göre buzağı, bazı kaynaklara göre oğlak derisinden özel bir biçimde hazırlanmış bir örnek getirdi. İstenilen kullanışa elverişliliği görülen bu kağıtlara  Pergamon Kağıdı (Pergaminae Chartae), parşömen  adı verildi. Dilbilim çalışmaları ile de ünlü olan Krates, Pergamon Kütüphanesi’nin yöneticisi oldu.
  • Pergamonlular, kuzu ve oğlak derilerini işleyerek, o dönem için papirüsten çok daha ileri, ince, kullanışlı ve dayanıklı parşömeni ürettiler. Parşömenden sonra Pergamon Kütüphanesi daha da büyüdü ve dünyanın ikinci büyük kütüphanesi ünvanını aldı. Pergamon, İskenderiye karşısında bilim ve sanat bakımından erişmek istediği varlığı sağlamıştı.  II. Eumenes çok sayıda kitabı parayla satın aldı; çevre şehirlere gönderdiği askerleri kitaplara zorla el koyup kütüphaneye getirdi. Bu yüzden Sardesliler’in kitapları toprağa gömüp, Pergamon Kralı’ndan kurtarma yolunu seçtiği söylenir.
  • Parşömenin yapraklar halinde kesilip, deri iplerle bağlanarak, bugün kullandığımız kitapların ilk örnekleri olan Codex’lerin de yolunu açtığı düşünülür. Roma döneminde, kodeks formundaki el yazmalarını ahşap sandıklarda sakladılar. MS 2.-4. yüzyıllar arasında kodeks, parşömen tomarının yerini aldı.
  • Pergamonlular, parşömen tomarlarını keten ya da deri şömizlerin içinde raflara koydular.
  • Hristiyanlığın ve İslam’ın ilk kutsal metinleri, Hipokrat Yemini, Manga Carta’nın orijinali ve Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi parşömene yazıldı. Papirüsten parşömene geçişte olduğu gibi, parşömenden kağıda geçiş de yavaş oldu. İngiliz Parlamentosu bugün hala kararlarını, iki nüsha halinde, parşömene yazmakta.
Pergamon Krallığı’nın koruyucusu ve zeka tanrıçası Athena’nın 3.5 m yüksekliğindeki heykeli kütüphanenin salonunun ortasında yer almaktaydı.  Bu heykel, ünlü heykeltraş Fidias’ın Athena Parthenos heykelinin Hellenistik anlamda bir kopyası idi. Bu heykel de MÖ 170 yılına tarihlenen Zeus Sunağı gibi Carl Humann tarafından Berlin’e götürüldü. Osmanlı İmparatorluğu’nun zor günlerinde, alınan sınırlı, küçük kazı izinlerine karşın büyük çaplı eserler kontrolsüz biçimde Berlin’e taşınmıştı. 1930 yılında ziyarete açılan Pergamonmuseum günümüzde Berlin’in en çok ziyaretçi çeken müzesi. Fotoğraf:www.flickr.com

Pergamon Krallığı’nın koruyucusu ve zeka tanrıçası Athena’nın 3.5 m yüksekliğindeki heykeli kütüphanenin salonunun ortasında yer almaktaydı.
Bu heykel, ünlü heykeltraş Fidias’ın Athena Parthenos heykelinin Hellenistik anlamda bir kopyası idi.
Bu heykel de MÖ 170 yılına tarihlenen Zeus Sunağı gibi Carl Humann tarafından Berlin’e götürüldü. Osmanlı İmparatorluğu’nun zor günlerinde, alınan sınırlı, küçük kazı izinlerine karşın büyük çaplı eserler kontrolsüz biçimde Berlin’e taşınmıştı. 1930 yılında ziyarete açılan Pergamonmuseum günümüzde Berlin’in en çok ziyaretçi çeken müzesi.
Fotoğraf:www.flickr.com

  • Pergamon Kütüphanesi’nde pek çok heykel bulunuyordu. Kütüphaneleri heykellerle süslemek, kitapları raflara dikine koymak ve kitapları nemden korumak için duvardan uzak tutma fikri ilk burada uygulanmıştı, denir.
  • Kütüphanede, destan ozanı Homeros‘un, Helen dünyasının en büyük kadın lirik ozanı Lesbos’lu Sapho‘nun, parşömenin mucidi filozof Krates ve İrodikos’un, Halikarnassos’lu tarihçi Herodot’un, Miletos’lu lirik müzisyen Timotheos’un, tarih yazarları Meleagros‘un oğlu Balakros’un, Philotas‘ın oğlu Apollonios gibi bilginlerin heykel ve büstleri bulunuyordu.
  •  İskenderiye Kütüphanesi’nin yazmalarının büyük bölümü MÖ 47 yılında Julius Caesar’ın İskenderiye’yi işgali sırasında yanarak yok oldu. Bu duruma çok üzülen Mısır Kraliçesi Kleopatra’yı etkilemek isteyen Marcus Antonius’un, MÖ 41 yılında Kleopatra’ya hediye ettikleri arasında bu kütüphanedeki tüm yapıtların da bulunduğu söyleniyor. Bunu, Plutarch’ın bahsettiği Kalvizius’un kayıtlarından biliyoruz. Daha sonra İskenderiye Kütüphanesi yanınca bu yapıtlar da yok oldu.
  • Pergamon Kütüphanesi de, İskenderiye Kütüphanesi gibi çok sayıda bilim adamı yetiştirmişti. Bu maaşlı bilim adamlarından en ünlüsü dünyanın tek devlet olmasını savunan, her şeyin insanda olduğuna inanan Stoacı akımın önde gelenlerinden Kratesli Mallos’tu.
  • İskenderiye Kütüphanesi’nden sonra antik dünyanın en büyük kütüphanesi Pergamon Kütüphanesi’dir.
  • Anadolu’da, antik devrin en eski kütüphanesi de Pergamon Kütüphanesi’dir.
  • Anadolu’da yer alan, antik devrin diğer iki önemli kütüphanesi Ephesos ve Hierapolis Kütüphaneleridir.
  • Bergama Müzesi, Türkiye’nin ilk arkeoloji müzelerinden biridir.
  • Pergamon Krallığı’nın başkenti, kütüphanesine ilaveten, Akropol’ü, Traianus Tapınağı, dünyanın en dik tiyatrolarından biri olan 10 bin kişilik tiyatrosu, Dionysos ve Demeter Tapınakları, geniş agoraları, 19. yüzyılda başka birçok eser gibi Alman arkeologlar tarafından Almanya’ya götürülen ve Berlin’deki Bergama Müzesi’nde sergilenmekte olan Zeus Sunağı ile Ege’nin kadim uygarlıklarından biri idi.
  • Pergamon Kralı III. Attalos, bilmediğimiz nedenlerle, topraklarını Roma’ya bırakarak Pergamon’un bağımsız siyasal varlığını MÖ 133’te sona erdirdi. Böylece Romalı bilginler Hellen kültürünü incelemek için aradıkları eşsiz eserleri Pergamon Kütüphanesi’nde buldular.
  • Bergama, Haziran 2014’te UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde 999. sırada yerini aldı.

Bizans İmparatorluğu 38 | El Yazmaları ve Eğitim 1

13. yüzyıla ait Kod 545.

13. yüzyıla ait Kod 545.

  • Mısır’dan gelmekte olan papirüs, Mısır Bizans toprakları dışında kalınca, 7. yüzyıldan itibaren yerini parşömene bırakmıştı.
  • Yuvarlak, geniş büyük harflerden küçük harflere geçiş yapılmış, küçük harf kullanımının yaygınlaşması 8. yüzyıl sonunu bulmuştu.
  • Mektup çok sevilen bir yazın türü idi. Bizans’dan günümüze 15000 mektup kalmış. Mektup hatır sorarak başlar, sitem eder, günlük hayatın ayrıntılarını içerir, selamlar yollanırdı. Kalabalıklarda, şölenlerde de mektuplar okunurdu. Gizli şeyler bir ulağa ezberletilirdi.
  • Hükümdarların çok azı edebiyat ile ilgilenmiş. Eski Yunan’da din dışı, erotik şiirler, aşk şiirleri, Yunan tanrılarından bahseden şiirler vardı.
  • 9. yüzyıla kadar yazımı devam ettirilen Aziz Menakıpnameleri halkın anlayacağı dille yazılmıştı. Sonraları tek tek azizlerle ilgili metinler başladı. Romalıların öldürdüğü azizlerin, azizelerin hayatları, azizlerin ayin gününde okunurdu. Bizde de dervişlerle ilgili menakıphaneler vardır.
  • Bizans’ta halkın çoğu okuma yazma bilmiyordu. Hatta bazı İmparatorlar bile bilmezdi.
  • Bizans kilisesi eğitimli bir cemaatti ama keşişlerden okuma yazma bilmeyen de vardı. Kilise içinde öğrenen öğrenirdi.
  • Eserlere ilk ulaşanlar rahipler ve papazlar olduğundan, zamanın bilginleri de onlar arasından çıkıyordu.
  • İmparatorlardan kitap toplayanlar, kitap yazanlar da olmuştu. VII. Konstantin Porfirogenetos serenomiler kitabını yazmıştı. Saray törenlerinin anlatıldığı bu kitap, Hollanda’da bir okulda bulundu.
  • Gruplar halinde yazmalardan pasajlar okunurdu. Keşişler kitapları yazarak kopyalardı. Patrik Hotios’un 35 el yazması kitabı vardı.
  • Kitap çok pahalı bir nesne olduğu için ancak soyluların ve zengin din adamlarının kitabı olabilirdi.
  • Ortodoks Kiliselerin hemen her duvarının, her girintisinin yüzeyinin İncil’deki olaylar ve kişilerle dolu olması, kiliseleri de kitap haline getirmişti: İncil, okuma bilmeyenlere bile kendini duvarlardan okutuyordu.
  • Tarih önemli konulardandı. Dünyanın yaratılışı ile başlardı. Konstantinopolis ve Selanik önemli tarih yazımı merkezleriydi.
  • Tarih yazımında eleştiri de vardı. Konstantinopolis Valisi ve General Belisarius’un yazmanı, hukuk danışmanı Prokopius, 550 yılında yazdığı eserinde İmparatoriçe Zoe ve Theodora’nın garip bulduğu hayatlarını, Zoe’nin evliliklerini alaycı, gözlemci, tarafsızmış gibi yazmıştı.
10. yüzyıl sonu-11. yüzyıl başında ahşap üzerine yaldızlı gümüş, altın, mine, inci, değerli taşlarla yapılmış kitap cildi. Biblioteca Nazionale Marciana, Venedik. Fotoğraf: Byzantium, Robin Cormack ve Maria Vasilaki, Royal Academy of Arts, 2008.

10. yüzyıl sonu-11. yüzyıl başında ahşap üzerine yaldızlı gümüş, altın, mine, inci, değerli taşlarla yapılmış kitap cildi.
Biblioteca Nazionale Marciana, Venedik.
Fotoğraf: Byzantium, Robin Cormack ve Maria Vasilaki, Royal Academy of Arts, 2008.