Etiket arşivi: Papa III. Innocentius

Şiddet 15 | Kutsal Şiddet 2

  • Kilise’nin temsil ettiği Hıristiyanlık anlayışına isyan eden; Eski Ahit Tanrısı ile Yeni Ahit Tanrısının farklı ve ilkinin kötü olduğuna inanan; Kilise’nin görkemli zenginliğine de karşı olan ve din dışı görülen mezhep, bölgelere göre değişen adlar alırdı; Kathar, Bogomil, Patarini gibi. Katharlar’a karşı Papa III. Innocentius 1208 yılında bir Haçlı Seferi başlattı. 30 yıl içinde yüz binlerce kişi kılıçtan geçirildi. Özellikle kadınlar yoğun bir vahşete maruz kaldı. Bir çukura atılıp ölünceye kadar taşlanan kadınlar oldu. Bunlar aynı zamanda Trubadur denen, din dışı şarkılar söyleyen ozanlardı. Katar Katliamı ve veba salgını ile nüfus çok azaldı, Trubadur geleneği de son buldu.
St. John’s Co-Cathedral, Valetta, Malta. Katedralde bir şövalyeye ait mezar taşı. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

St. John’s Co-Cathedral, Valetta, Malta.
Katedralde bir şövalyeye ait mezar taşı.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Haçlı Seferleri 1095 ve 1272 yılları arasında yapılan, Avrupalı Katolik Hıristiyanların Papanın talebi ve çeşitli vaatleri üzerine Müslümanların elindeki kutsal topraklar üzerinde askeri ve siyasi kontrol kurmak, oradaki zenginliği ele geçirmek için düzenlemiş oldukları seferlerdir. İslam dünyası ile Batı arasındaki husumetin başlangıç noktası Kudüs’ün yağmalanmasıdır denebilir. Doğu, Haçlı Seferlerinden beri Batı’yı doğal düşman; Batı ise Doğu’yu Öteki olarak görmüştür. Bu seferler Doğu ile Batı arasındaki kırılma noktası olmuştur. Doğu algısında İsrail, Yeni Haçlı Devleti’dir.
  • Bu süre zarfında pek çok şövalye tarikatı doğmuştur. Şövalyeler bir karar aldıklarında, bunun kral tarafından bile değiştirilemediği, iptal edilemediği durumlar yaşanmıştır. Daha sonra bu tarikatlardan kurtulmak da ancak şiddet kullanarak olabilmiştir.
  • Bir dinin mensupları, diğer bir dinin yayılmasını durdurmak için harekete geçtiğinde, sonuç bunun tamamen tersi olmuştur.
  • Din savaşları iki ayrı din arasında olabildiği gibi, aynı dinin farklı grupları arasında da gerçekleşmiştir. Her dinin kendi içinde heretik saydığı en az bir grup vardır.
  • Fransa’da 1562′de başlayan Din Savaşları 1598′e değin aralıklarla sürdü. Bu dönemdeki en önemli olay, 1572′de Paris’te başlayan ve bütün Fransa’ya yayılan Aziz Bartolomeus Yortusu Kıyımıydı. Fransa tarihinin en karanlık sayfalarından birisi olan Kıyımda, Paris’teki hemen bütün Huguenot, Fransız Protestanları önderleri yok edildi, bütün ülkede binlerce Protestan katledildi. Bundan sonra Din Savaşları yeniden alevlendi. 1574′te IX. Charles‘ın yerine tahta çıkan III. Henry döneminde kısa aralıklarla sürdü. III. Henry’nin 1589′da öldürülmesinden sonra tahta çıkan IV. Henry Protestan’dı, ama o da ancak Temmuz 1593′te Katolik olmayı kabul ederek ülkede barışı sağlayabildi. 1598′de Henry’nin yayımladığı Nantes Fermanı‘yla Huguenot’ya dinsel ve siyasal özgürlük tanındı. 1685′te XIV. Louis Nantes Fermanı’nı yürürlükten kaldırdı. Bunu izleyen birkaç yıl içinde 250 bini aşkın Fransız Protestan’ı İngiltere, Prusya, Felemenk ve Amerika’ya göç etti.
  • Avrupa’da Reform yanlıları ile Katolikler arasında yaşanan din savaşları 1648 yılında yapılan Westfalia Antlaşması’na kadar, neredeyse yüz yıl sürdü.
  • R. Smith, İskoç sosyal antropolog Sir James Frazer (1854-1941) ve Avusturyalı nörolog Sigmund Freud (1856-1943) dini, toplumu ve kültürü, primitif şiddetin farklı formları olarak görmüşlerdir.
  • Sadhu, Hinduizm inancında ermiş kişidir. Ona yakın olmak, tanrıya yakın olmak demektir. Savaşçı Sadhu’lar olan Naga’ların ortaya çıkışı Müslümanların Hindistan’a gelişi ile olmuştur. Kendi aralarında İslam propagandası ile savaşmak üzere ordular kurmuşlar, önce Mughal daha sonra Britanya İmparatorluklarına karşı savaşmışlardır. Başbakan Indira Gandhi (1966-1977 ve 1980-1984) büyük şehirlerden kutsal inekleri kaldırmak isteyince silahlanıp Parlamentoya yürümüşler ve tasarıya engel olmuşlardı. Hinduizm’in savaşçıları olan Naga’lar günümüzde de savaş oyunları ile eğitiliyorlar.
  • Babası Ku Klux Klan üyesi olan Vaiz Jim Jones (1931-1978) ABD’de People’s Temple (Halkın Tapınağı) adlı tarikatın kurucusuydu. 1978 yılında Guyana‘da Jonestown kasabasında 911 müridini aynı anda intihar etmeye ikna etmiş ve kendisi de müritleriyle birlikte ölmüştür.

 

 

Bizans İmparatorluğu 85 | Dördüncü Haçlı Seferi ve Konstantinopolis’te Latin Krallığı 1

  • 753 yılında Ravenna Lombardların eline geçince Roma’daki Papa Stefano savunmasız kalmış, Bizans İmparatoru V. Konstantin’den yardım istemişti. İmparator ordu göndermek yerine Papa’yı kendi adına arabuluculuk yapmakla görevlendirip, Lombardlar ile anlaşma zemini aramayı tercih etmişti. (Bu, Bizans Osmanlı karşısında zora düştüğünde Papa’nın yardım etmediği gerçeğinden önce yaşanan bir durum.)
  • Küçük toprak sahibi köylülerin aleyhine olacak şekilde toprak ağalarının aç gözlülüğü ve artan bağımsızlıkları Bizans toplumunun yapısını sarstı. Doğudaki Selçuk Türkleri de 11. yüzyıldan itibaren büyük bir tehlike oluşturmaya başlamıştı. Bizans İmparatoru Aleksios Komnenos, orduları Türklere yenilince, Batılı Hıristiyanlardan yardım alabilmek için 1081’de Papa’ya başvurdu. Oysa Komnenos, Batılı Hıristiyanlarla yollarını yirmi yıldan uzun bir süre önce ayırmıştı. Papa, İmparator’un yardım çağrısına karşılık vererek Doğu Kilisesi’ni tekrar ele geçirmek ve Doğu’yu fethetmek üzere Haçlı Seferleri’ni başlattı.
  • Din üzerinden yürütülen siyasi egemenlik mücadelesi olan, Haçlı Seferleri adıyla anılan, papaların fetvasıyla düzenlenen savaşlar için 1095-1270 yılları arasında sekiz sefere çıkıldı. Bu seferler için tarihteki ilk Avrupa ittifakı da denebilir.
  • İlk seferde, Alman Haçlılar güzergahları üzerindeki paganları ve 12.000 Yahudi’yi katletti; Doğu Roma tebaası ile çatıştı; Bizans köylerini yaktı. Haçlılar, Bizans imparatorunun yardımıyla Konstantinopolis üzerinden Anadolu’ya geçtiler, İznik’i Selçuklulardan alıp yeniden Bizans’a bağlanmasını sağladılar. Bu Haçlıların Bizans’a verip tuttukları ilk ve tek söz oldu.
Konstantinopolis’in Haçlılar Tarafından Talanı, Eugene Delacroix (1798-1863), 1840. Louvre Müzesi, Paris. Fotoğraf:www.friendsofart.net

Konstantinopolis’in Haçlılar Tarafından Talanı, Eugene Delacroix (1798-1863), 1840. Louvre Müzesi, Paris.
Fotoğraf:www.friendsofart.net

  • Dördüncü Haçlı Seferi donanması 1202’de Venedik’ten yola çıktı, bir hafta sonra Dalmaçya’nın başkenti Zara’yı işgal edip yağmaladılar. Bunun üzerine Papa III. Innocentius sefere çıkanların tümünü aforoz etti. Papa tarafından aforoz edilmek, ölümden sonra cehennemde sonsuza kadar yanmak mahkumiyetiydi.
  • Haçlı Seferleri ile Venedik – En Huzurlu Cumhuriyet (Serenissima), Batı ile Doğu arasında ayrıcalıklı aracı olarak Konstantinopolis’in yerini almıştır. Bundan böyle Batı’nın tükettiği baharat, ipek ve pamuğun büyük bölümü Venedik üzerinden Batı’ya varmıştır. Venedik bu ürünleri, Flandre kumaşları ve Nürnberg madenlerinden çıkartılan gümüşle takas eder.
  • Bizanslılar için Dördüncü Haçlı Seferi (1200-1204) tam bir yıkım oldu. Haçlı ordusunun Konstantinopolis’e saldırısı Papa’nın ikinci topyekun aforozuna yol açtı, ama caydırıcılığı olmadı. Haçlı ordusu, Mısır’a giderken uğradığı Konstantinopolis’te on ay oyalandı. Bizans’ın zayıf olduğunu anladı. Haçlıların Ege ve Akdeniz’den geçiş için Venediklilere geçiş ücreti ödemeleri gerekiyordu, ama paraları yoktu. Bunun üzerine Venedik Cumhuriyeti’nin Doçu Enrico Dandolo Haçlılara, Bizans’taki imparatoru kendi hesabına devirmelerini teklif etti. Dandolo için Kudüs’e gitmek ya da Venedik’e olan nakliye borçlarını tahsil etmek değil, Bizans’ı ortadan kaldırmak önemliydi. 1204’te birleşik Haçlı ordusu, önce Galata’ya yerleşti. Buradan karşıya geçerek şehri işgal etti. Bahçekapı Sinagogu’nu yakan Haçlılar, Aya Sofya’ya kadar bütün bölgenin yanmasına neden oldular. Musevi mahallelerini yıkarak halkını katlettiler.
  • Latinler, Haliç surlarında iki kuleyi zapt edip, bir sur kapısını açarak şehre girdiler. Sefere katılan komutanlardan biri olan Dandolo’nun kör (bazı kaynaklarda başından yaralanma sonucu tamamen kör) ve bazı kaynaklara göre 70, bazı kaynaklara göre 90 yaşında olduğu, hatta 1205’te Konstantinopolis’te öldüğü ve mezarının Aya Sofya’da olduğu söyleniyorsa da Müze’nin kendi yayınlarında bu yadsınmaktadır. Bu Haçlı Seferi, Venediklilere ve Cenevizlilere Karadeniz’de acenteler kurma yolunu açmıştı. Konstantinopolis bu işgalde büyük bir soyguna ve yıkıma da uğradı. Bu işgal ile Konstantinopolis yenilmezlik sıfatından vazgeçmek zorunda kaldı, hazinesi dağıldı, yangınlardan zarar gördü ve Latin yönetimi süresince yatırımları ihmal edildi. Çok sayıda yazma barındıran Konstantinopolis Kütüphanesi yağmalandı, eserler kayboldu. Kutsal Havariler Kilisesi’ndeki imparator ve imparatoriçe mezarları da açılarak yağmalandı. Büyük Saray yerle bir edildi. Konstantinopolis’te Latin İmparatorluğu adı verilen yönetimin başına Fransız soylular geçti.