Etiket arşivi: Özgür Gökmen

Popülizm 7

  • Dünyada otoriter popülist sağ ve sol akımlar güçleniyor, sandıklardan popülist liderler çıkıyor. Liberal demokrasilerin popüler tehdit altında olduğu düşünülüyor.
  • Durum, bir ölçüde 1918 sonrası Avrupa’sına benzetiliyor: Birinci Dünya Savaşı’nın yol açtığı yıkım, sefalet ve öfkenin karşısında demokratik partiler yetersiz bulunmuş, sağ otoriterlik yükselmişti. Bolşeviklere göre burjuva demokrasileri çürümüştü. Mussolini ve Hitler de “ayak takımının demokrasisi ”ne hücum ediyordu.
  • Samuel Huntington Medeniyetler Çatışması ile 1999’da ırk ve din çatışmalarını körükleyen aşırı sağ hareketlerin yükselişe geçeceğini haber verdi.
  • Popülist akımlar şimdi de gelir dağılımı bozukluğu, işsizlik, yabancı aleyhtarlığı, moral değerlerin kaybı gibi sorunları sömürüyor.
  • Ülkelerde doğan güvensizlik, sisteme karşı olan popülist partilerin güçlenmesi şeklinde kendisini ortaya koyuyor. Bu partiler, toplumdaki memnuniyetsizliği etkili popülist bir dil kullanarak kendilerine yönlendiriyorlar. 2008-2013 krizi, demagoglara malzeme sağladı, tepki oylarını alan popülist partilere oy yağdı. Siyasetin unuttuğu adamlara sahip çıktığını öne süren aşırı sağ popülist partilerin demokrasi, insan hakları, hukuk devleti, refah devleti değerlerine sırt çevirmesi seçmenin gözünde önem taşımadı veya gözünden kaçtı.
  • Yapılan son seçimlerde popülizm bayrağının yükselmesi, liberal değerlerin ön planda olduğu çoğulcu Avrupa ideallerinden uzaklaşma güçlenmiş gözüküyor. 2017 yılında Hollanda, Fransa ve Almanya seçimlerinde esen popülizm fırtınasına 2018’de İtalya’da yapılan seçimler de ilave oldu.
  • İtalyan ekonomisi uzun yıllardır büyümedi ve genç nüfusun %40’ı işsiz. İtalya, Afrika ve Ortadoğu’dan gelen göç dalgaları ile Avrupa Birliği içinde en çok göç alan ülke. Üstelik Avrupa Birliği göçmenlerin İtalya’ya olan yükünü paylaşmaya gönüllü değil. Bu durum ülkede AB karşıtlığına da yol açıyor.
Fotoğraf: Sözcü Gazetesi

Fotoğraf: Sözcü Gazetesi

  • İtalya’nın küçük faşist partisi Fratelli d’Italia, adını ulusal marştan alan ve sağ ittifak içinde olan bir siyasi parti. Lideri Giorgia Meloni, popülist siyasetçi tanımına harfiyen uygun.
  • Ulusal marş ve bütün ulusun simgesi olması gereken bayrak ve benzerlerinin, tek bir parti tarafından sahiplenilerek kullanılması tam da popülizme yakışır bir tutum.
  • Meloni İtalyan bayrağını yabancıların yoğun bulunduğu semtlerde dolaştırarak bayrağı “onlara karşı biz” söyleminin aracı yapıyor: Popülizmin görsel ve açık bir tanımı.
  • Türkçeye genelde halkçılık olarak çevrilen popülizmi aslında halk dalkavukluğu, halk yardakçılığı diye çevirmek belki de daha doğru.
  • Artık dünya siyasetinde yer alan neredeyse tüm siyasi partiler popülist veya popülist olma yolunda diyebiliriz.
  • İtalya’da aşırı sağcı Matteo Salvini önceleri Kuzey İtalya’nın bağımsızlığını savunan Kuzey Birliği / Birlik partisini milliyetçilik çizgisine oturttu ve Milano mitingine elinde tespih ve İncil’le çıktı.
  • İtalya’da ekonomik, siyasi ve sosyal krizin sebep olduğu öfke seline bir yanıt olarak çıkan, popülist bir söylemle kurulan sistem karşıtı ve tamamen internette örgütlenen 5 Yıldız Hareketi popülizmin dijital türü diye anılıyor.
  • İtalya’da Forza Italia partisi ile Silvio Berlusconi; Fransa’da Le Pen ve Ulusal Cephe; Almanya’da Alternative für Deutschland; İngiltere’de Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi popülist siyasi parti deyince ilk akla gelenler. Nilgün Cerrahoğlu Avrupa’da bu popülist partilerin o ülkelerin siyasetinde istisna olduğunu, İtalya’da ise popülizmin kural haline geldiğini, İtalya’da popülist partilerin yükselişiyle yeni bir sayfa açıldığını söylüyor. Trump’ı Beyaz Saray’a çıkarmakla övünen Steve Bannon’un son seçimde İtalya’da olduğu ve yeni bir “enternasyonal popülizm inşasına giriştiğini” ilan ettiği de medyaya yansıyanlar arasında.
  • Siyaset bilimci Ilva Diamanti’nin İtalya’daki sisteme popolokrasi yani halk dalkavukluğu rejimi; popülizm artık ruhlara işlediği için yaşadığımız çağa da popolokrasiler çağı adını verdiği Nilgün Cerrahoğlu’nun yazısında yer alıyor.
  • BBC Türkçe’nin haberine göre, Avusturya’da bir mahkeme, vatandaşların siyasetçilere küfretme ve müstehcen hareketler yapma hakkı olduğuna hükmetti.

 

 

 

Yararlanılan Kaynaklar

Popülizm Nedir?, Jan-Werner Müller, İletişim Yayınları, 2017.

Duvar, Deniz Ülke Arıboğan, İnkılap Kitabevi, 2017.

Siyasi Bir Klişe, Özgür Gökmen, Cumhuriyet Kitap, 28 Eylül 2017.

Çizmede Popülizmlerin Seçimi, Nilgün Cerrahoğlu, Cumhuriyet Gazetesi, 3.3.2018.

İtalya’da Sağın Yeni Profili: Bir Elde Tespih, Diğerinde İncil…, Nilgün Cerrahoğlu, Cumhuriyet Gazetesi, 27.2.2018.

İtalya Seçimlerinden Türkiye’ye, Sedat Ergin, Hürriyet Gazetesi, 6 Mart 2018.

İtalya’da “Y-Kuşağı”nın Seçimi, Nilgün Cerrahoğlu, Cumhuriyet Gazetesi, 1 Mart 2018.

Otorite Çağı, Taha Akyol, Hürriyet Gazetesi, 6 Mart 2018.

İtalya’da Sol Silindi, Nilgün Cerrahoğlu, Cumhuriyet, 8 Mart 2018.

 

 

Popülizm 6

  •  Yeterli güce sahip olan popülistler yeni bir anayasa yazmak ister. Halkoyuna sunulmamış, ulusal istişare ile hazırlandığı öne sürülen, 2012 yılında yürürlüğe girmiş Macar anayasası için Victor Orban “Halk Macar Parlamentosu’na bir emir verdi ve parlamento bunu yerine getirdi. Macar anayasası eleştirildiğinde Macar hükumeti değil, Macar halkı eleştirilmektedir. Her kim Macar hükumetini eleştiriyorsa, Macar halkına saldırıyordur” diyerek popülist mantığını sergilemiştir. Popülist anayasalar, iktidara gelmeleri halinde popülist olmayanların gücünü sınırlamak için tasarlanır. Partizanca hazırlanmış bu anayasalar dışlayıcı olur ve bunları yapanlar, seçimleri kaybetseler bile iktidarlarını sürdürürler.
  • Medya yetkilileri ele geçirilir; gazetecilere ulusal çıkarlara zarar verecek haberler yapmamaları için net mesajlar gönderilir; gizli servisler kontrol altına alınır (Jaroslaw Kaczynski).
  • Eleştirenler doğrudan hain olarak damgalanır. Böyle bir strateji elbette popülistlere mahsus değildir; popülistlere mahsus olan, bunu açıktan ve halkın temsiline dair iddialarından destek alarak yapmalarıdır.
  • Muhalif sivil toplum örgütlerini dış güçler tarafından kullanılıyor göstererek, onları yabancı ajan ilan ederek itibarsızlaştırırlar.
  • Popülist çağrının demokrasinin tutulmamış vaatleri üzerinde yükseldiği söylenir.
  • Araştırmalar, popülizmin, parti sisteminin zayıf olduğu yerlerde daha fazla güçlendiğini gösteriyor. 1990’ların ilk yarısında İtalya’da parti sisteminin çöküşünün, Silvio Berlusconi’yi üretmesi gibi.
  • Yakın zamanda popülizm pratikleşti de: Devleti şirketlerinden birisi gibi yönetmeyi vaat edenler oldu, Silvio Berlusconi ve Kasım 2017 itibarıyla Çekya’da başbakanlık makamına seçilmiş Andrej Babiš gibi.
Fotoğraf: Diken

Fotoğraf: Diken

  • Günümüzde Batı demokrasileri yapılan seçimlerde popülist partilerin zaferlerine şahit olmakta, liberal durum karşıtları iktidara gelmekte. Popülist partiler Batılı toplumların kültürel modernleşmesine karşı çıkıyor, uluslarına tehdit olarak gördükleri göç hareketlerinden küresel elitlere ve uluslararası kurumlara başkaldırıyorlardı. Liberal demokrasilerin ön şartı olan özgürlükçülük ve çoğulculuk fikirleri reddediliyor; Popülistler, Batı dünyasında bir korku ekseni oluşturarak politik kışkırtma yoluyla seçmenlerin hoşnutsuzluklarını ve güvensizliğini istismar edebiliyorlar.
  • Her yıl dünya üzerindeki demokrasi eğilimlerini inceleyen Freedom House 2017 raporuna “Popülistler ve Otokratlar: Küresel Demokrasiye Yönelik Çifte Tehdit” başlığını koymuştu. Rapora göre demokratik ülkelerde popülist ve milliyetçi hareketlerin güç kazanmasıyla küresel özgürlüğün iniş yaşadığı ardışık on birinci yıla girilmişti. Özgür olarak tanımlanan ülkelerde bile siyasal ve sivil haklar konusunda ciddi bir gerileme tespit edilmekteydi. Tabanda popülizm, tavanda ise anti-demokratik eğilimler yaygındı.
  • Mart 2016’da Le Monde Diplomatique, popülist devrimler çağında yaşadığımızı ilan etmişti.
  • Tehlike, demokratik dünyanın bizzat kendisinden kaynaklanıyordu ve popülizm demokrasinin karabasanıydı.
  • Herhangi bir iddia, doğruluktan çok, takipçilerinin sayısı ve coşkusu üzerinden değer kazanır. Bu, popülizmin vereceği en ciddi hasardır.
  • Popülistler demokrasiye zarar veriyor. Seçim kazanmış olmaları, siyasal projelerine otomatik olarak demokratik meşruiyet kazandırmaz. Onların dile getirdikleri problemler, onların formüle ettiği biçimde olmadan ele alınmalıdır.