Etiket arşivi: Özbekistan Gezisi

Özbekistan Gezisi 54 Taşkent

  • Taşkent büyük, yeşil bir kent. Geniş caddeleri, büyük parkları var. Kimse sokaklara izmarit atmıyor, herkes her sabah evinin önünü temizliyor, trafik kurallarına uyuyor.
  • Başkent Taşkent’te Lenin heykelinin yerini bir yerküre almış. Bugün bu meydanın adı Bağımsızlık Meydanı’dır. Özbekçe’de Müstakillik Meydanı.
Barak Han Medresesi, Taşkent. Medrese çeşitli dönemlerde yapılmış olan yapılardan oluşmaktadır. İlk kısım 15. yüzyılda, ikinci bölüm 1530 yılında yapılmış, üçüncü ilaveyi ise 16. yüzyıl ortasında Suyunic Han'ın oğlu Barak Han yapmıştır. Medrese, bir avlu etrafında toplanmış, 1955-1963 yılları arasında medrese restore edilmiştir. Metal kubbeler restorasyon sırasında eklenmiştir. Medresenin ölçüleri: 703 x 44 m, avlu ise 33 x 27,5 metredir.  Burası Özbekistan Müftüsünün İdari Merkezidir, diyanet işleri gibi çalışıyor, din adamı yetiştiriliyor (Muslim Board of Uzbekistan). Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Barak Han Medresesi, Taşkent.
Medrese çeşitli dönemlerde yapılmış olan yapılardan oluşmaktadır. İlk kısım 15. yüzyılda, ikinci bölüm 1530 yılında yapılmış, üçüncü ilaveyi ise 16. yüzyıl ortasında Suyunic Han‘ın oğlu Barak Han yapmıştır. Medrese, bir avlu etrafında toplanmış, 1955-1963 yılları arasında medrese restore edilmiştir. Metal kubbeler restorasyon sırasında eklenmiştir. Medresenin ölçüleri: 703 x 44 m, avlu ise 33 x 27,5 metredir.
Burası Özbekistan Müftüsünün İdari Merkezidir, diyanet işleri gibi çalışıyor, din adamı yetiştiriliyor (Muslim Board of Uzbekistan).
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Barak Han Medresesi’nin avlusu. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Barak Han Medresesi’nin avlusu.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Avlu içinde eski bir kütüphane vardır. Teleşayak Kütüphanesi, Barak Han külliyesinin bir bölümüdür. Buradaki en önemli eser Hz. Osman’ın Kuran’ıdır. Sergilenmekte olan Kuran’ın kopyasıdır. Hz. Osman’ın dört Kuran yazdığı; bunların Topkapı Sarayı Müzesi’nde,  Kahire’de, Londra’da ve burada olduğu söyleniyor. Bu nüshaları belki Hz. Osman kendisi yazmadı, yazdırdı, burası net değil ama orijinal oldukları biliniyor. Buradakinin Timur tarafından Bağdat’tan Semerkand’a getirildiği, Bibi Hanım’da olduğu; bu nüshanın General Kaufman tarafından St. Petersburg'a, Hermitage Müzesi’ne götürüldüğü; devrimden sonra Bolşevikler’in bunu Taşkent'e gönderdikleri/1989 yılında Taşkent’e geldiği bilgileri kaynaklarda yer alıyor. Bu elyazması nüshasının geyik derisi üzerine yazıldığı; Hz. Osman’ın bunu okurken öldürüldüğü, üzerinde kanı olduğu da öne sürülüyor. Hz. Osman döneminde bölge İslam’ı kabul ettiği için bölgede Hz. Osman bir başka kıymetli. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Avlu içinde eski bir kütüphane vardır. Teleşayak Kütüphanesi, Barak Han külliyesinin bir bölümüdür. Buradaki en önemli eser Hz. Osman’ın Kuran’ıdır. Sergilenmekte olan Kuran’ın kopyasıdır.
Hz. Osman’ın dört Kuran yazdığı; bunların Topkapı Sarayı Müzesi’nde, Kahire’de, Londra’da ve burada olduğu söyleniyor. Bu nüshaları belki Hz. Osman kendisi yazmadı, yazdırdı, burası net değil ama orijinal oldukları biliniyor.
Buradakinin Timur tarafından Bağdat’tan Semerkand’a getirildiği, Bibi Hanım’da olduğu; bu nüshanın General Kaufman tarafından St. Petersburg’a, Hermitage Müzesi’ne götürüldüğü; devrimden sonra Bolşevikler’in bunu Taşkent’e gönderdikleri/1989 yılında Taşkent’e geldiği bilgileri kaynaklarda yer alıyor. Bu elyazması nüshasının geyik derisi üzerine yazıldığı; Hz. Osman’ın bunu okurken öldürüldüğü, üzerinde kanı olduğu da öne sürülüyor.
Hz. Osman döneminde bölge İslam’ı kabul ettiği için bölgede Hz. Osman bir başka kıymetli.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Ebubekir Muhammed Keffal Şaşi Türbesi. Bu zat, yerel bir doktor, feylesof ve şair. 904-979 tarihleri arasında yaşamış, sorunlar için baş vurulan bir evliya olmuş. Türbe 16. yüzyıl yapımı. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Ebubekir Muhammed Keffal Şaşi Türbesi. Bu zat, yerel bir doktor, feylesof ve şair. 904-979 tarihleri arasında yaşamış, sorunlar için baş vurulan bir evliya olmuş. Türbe 16. yüzyıl yapımı.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Kükeldaş Medresesi bir başka 16. yüzyıl yapısı. Günümüzde Özbekistan’da ikisi kızlar için olmak üzere on medrese açık. Burası açık en büyük medrese; farklı ülkelerden 150 öğrencisi varmış. Medrese, Özbekistan Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Kükeldaş Medresesi bir başka 16. yüzyıl yapısı. Günümüzde Özbekistan’da ikisi kızlar için olmak üzere on medrese açık. Burası açık en büyük medrese; farklı ülkelerden 150 öğrencisi varmış. Medrese, Özbekistan Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Taşkent’te kapalı çarşı. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Taşkent’te kapalı çarşı.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Kükeldaş Medresesi yanında Cuma Camii. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Kükeldaş Medresesi yanında Cuma Camii.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Taşkent Opera Binası. Taşkent’teki Navoy Opera ve Bale Tiyatrosu uluslararası üne sahiptir. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Taşkent Opera Binası.
Taşkent’teki Navoy Opera ve Bale Tiyatrosu uluslararası üne sahiptir.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Sevgi Mavi.

Fotoğraf: Sevgi Mavi.

Taşkent opearasında Donizetti’nin Lucia di Lammemmor adlı eserini izledik. Soprano meşhur Muyesser Razakova idi. Fotoğraf: Sevgi Mavi

Taşkent opearasında Donizetti’nin Lucia di Lammemmor adlı eserini izledik. Soprano meşhur Muyesser Razakova idi.
Fotoğraf: Sevgi Mavi

Yalnızca yayaya açık Taşkent Broadway’ de dinlendik ve Özbekistan yolculuğumuzu keyifli bir şekilde tamamladık. Huş Kelipsiz diye karşılandığımız Özbekistan’dan Yolunuz ak bolsin diye uğurlandık. Fotoğraf: Şirin Paksoy

Yalnızca yayaya açık Taşkent Broadway’ de dinlendik ve Özbekistan yolculuğumuzu keyifli bir şekilde tamamladık. Huş Kelipsiz diye karşılandığımız Özbekistan’dan Yolunuz ak bolsin diye uğurlandık.
Fotoğraf: Şirin Paksoy

 

Özbekistan Gezisi 52 Özbekistan’a Dair

  • 20. yüzyıl Rus edebiyatının en önemli yazarlarından kabul edilen Anti-Sovyet  Andrei Platonov (1899-1951), Sel Yayıncılık’tan çıkan Can adlı eserinde, Üst Yurt ve Amu Derya deltası dolaylarında çeşitli uluslardan kimselerin oluşturduğu küçük ve yoksul bir göçebe topluluğunun aranması konusunu işlemiştir. Bu topluluğun içinde Türkmenler, Karakalpaklar, Özbekler, Kazaklar, İranlılar, Kürtler, Beluciler ve kimliği unutulmuşlar, yani Canlar, herkesin dışladığı insanlar vardır. Canlar, köleliğin öldürdüğü ruhlardır. İlk yayımlanışı 1938 yılında yapılan Can, çok severek okuduğum, Platonov’un Türkçe yayımlanmış diğer eserleri gibi, insanın içini titreten bir eserdir.
Çocukların okul yerine hasatta ırgat olarak çalıştırılması  Özbekistan’a özgü bir uygulama değil. Aradaki fark oradakinin devlet zoruyla yapılıyor olması. Fotoğraf:istanbulgazetesi.com.tr

Çocukların okul yerine hasatta ırgat olarak çalıştırılması Özbekistan’a özgü bir uygulama değil. Aradaki fark oradakinin devlet zoruyla yapılıyor olması.
Fotoğraf:istanbulgazetesi.com.tr

  • SSCB idaresindeyken Özbekistan’ın tüm ekilebilir alanları devlete ait 2.048 çiftliğin kontrolündeydi. Bağımsızlık sonrası, 1991’den sonra, bu çiftlikler dağıtıldı ve tüm arazi bölüştürüldü. Kerimov hükümeti, çiftçilerin ne ekebileceğini ve tam olarak kaça satabileceğini belirleyen düzenlemeler getirdi. Çiftçilere mahsulleri karşılığında dünya Pazar fiyatlarının çok altında bir ödeme yapılıyor, gerisini hükümet alıyordu. Özbek ekonomisi için pamuğun ne kadar değerli bir ihraç maddesi olduğunu, bu yüzden toprağın, suların nasıl hor kullanıldığını daha önce yazmıştık. Ama Kerimov düzenlemesinin getirdiği fiyata kimse pamuk ekmezdi, bu durumda hükümet onları buna mecbur etti. Her çiftçi arazisinin %35’ini pamuğa ayırmak zorundaydı.
  • Bağımsızlık öncesinde hasadın %40’ı biçerdöverle toplanıyordu. 1991’den sonra, Kerimov rejiminin çiftçilere getirdiği yük karşısında çiftçiler biçerdöver satın almak ya da ellerinde tutmak istemediler. Kerimov biçerdöverden daha ucuz bir seçenek buldu: Eylül başında toplanmaya başlanan pamuk kozalarını okul çocukları toplayacaktı. Kerimov tüm okullara teslim etmeleri gereken pamuk miktarını belirten kotalar göndermeleri için kaymakamlara emir verdi. Öğretmenler birer personel alım memuruna dönüştü. Ayrıca hasat sezonu boyunca, iki ay, çocuklar hafta sonu tatili yapmayacaktı. Her ne sebeple olursa olsun bir çocuk hasada gitmeyip evde kaldığında öğretmen ebeveyni ihbar etmeye mecburdu. 2006 yılı verilerine göre 2,7 milyon çocuk okul yerine tarlaya hasada gitmişti.
  • Kırsal kesimdeki çocukların yürüyerek ya da otobüsle gidebilecekleri tarlalara tahsis edilme şansı var. Şehirlerdeki çocukların baraka ya da ambarlarda makineler ve hayvanlar arasında uyumaları gerekiyor. Tuvaletleri ve mutfakları yok. Çocukların öğle yemeği için kendi yiyeceklerini getirmeleri gerekiyor!?
  • 2006’da pamuğun dünya fiyatı kilo başına 1.40 dolar civarında iken 20 ya da 60 kiloluk günlük kotalarına karşılık çocuklara yapılan ödeme yaklaşık 0,03 dolar idi. Pamuk hasadının %75’ini çocukların gerçekleştirdiği tahmin ediliyor. Dolayısıyla sonbaharda okullar mecburi çapalama, ayıklama ve dikim için kapatılıyor.
  • Doktorlar ve hemşireler, zorunlu olarak pamuk hasadında düşük ücretlerle çalıştırıldığı için ilçelerdeki hastaneler de kapanabiliyor.
  • Bu angaryadan çıkar sağlayan ise Kerimov liderliğindeki siyasi elit. Kerimov Ailesi ve eski komünist yoldaşlarının inanılmaz derecede zenginleştiğine inanılıyor.
Gülnara Kerimova Halit Ergenç’i, 6. yüzyılda geçen dönem dizisinde oynatmak için seçmiş, ülkesine davet etmişti. Fotoğraf:www.yurtmedya.com

Gülnara Kerimova Halit Ergenç’i, 6. yüzyılda geçen dönem dizisinde oynatmak için seçmiş, ülkesine davet etmişti.
Fotoğraf:www.yurtmedya.com

  • Kerimov Ailesi’nin ekonomik çıkarları, İslam Kerimov’un üç çocuğunun en büyüğü, kızı Gülnara (1972-)tarafından idare ediliyor.
  • Gülnara’nın babasının halefi olduğuna kesin gözüyle bakılıyor.
  • ABD şirketi Interspan Özbekistan’da çay yatırımına girdi. 2005 yılına gelindiğinde yerel pazarın %30’unu ele geçirmişti. Gülnara, çay sanayiinin ekonomik bakımdan umut verici olduğunu gördü. Çok geçmeden Interspan’in yerli personeli tutuklanmaya, dövülmeye, işkence görmeye başladı. Şirket 2006’da Özbekistan’dan çekilmek zorunda kaldı, pazarın %67’si Kerimov Ailesi’nin kontrolüne geçti.
  • Gülnara Taşkent Devlet Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden lisans derecesini aldı, Harvard Üniversitesi‘nde Master yaptı, Taşkent’te siyaset bilimi dalında doktora aldı. Afgan kökenli bir ABD’li işadamı ile on yıl evli kaldı, iki çocuğu oldu.
  • Gülnara Kerimova, 1998 yılında ve 2000 ile 2003 yılları arası New York’ta Birleşmiş Milletler’de; 2003-2005 yılları arasında Moskova’da Özbek elçiliğinde bakan danışmanı; 2005-2008 yılları arasında dışişleri bakanı danışmanı; 2008′de dışişleri bakan yardımcısı ve Birleşmiş Milletler ve Cenevre’deki uluslararası kuruluşlara Özbekistan Daimi Temsilcisi; 2009-2013 yılları arasında UNESCO’da çocukların eğitimiyle ilgili organizasyonun direktörü!; 2010-2012 yılları arasında Özbekistan’ın İspanya Büyükelçisi olarak görev yaptı.
  • Gülnara ayrıca ülkesinin pop divası. Buhara’nın tarihi mekanlarında çektiği klip ile; Gerard Depardieu ile söylediği, sözleri Gülnara’ya ait şarkı ile çok ses getirmişti.
  • Mücevher tasarımı yapıyor, mücevherleri Guli etiketiyle satılıyor.
  • Gülnara, WikiLeaks’te yayımlanan ABD belgelerinde de konu oldu. ABD’li diplomatlar onu “hırsız barones” olarak nitelendiriyorlardı.
  • Gülnara’ya “Özbekistan’ın en nefret edilen ünlüsü” deniyor.
  • Fransa ve ABD sosyetesinin önde gelen isimleri için Özbekistan’da bedava tatiller düzenliyor.
  • Twitter’da 22.000 takipçisi var. Twitter’da paylaştığı seksi pozları yüzünden babasından dayak yediği gazetelerde yer aldı.
  • Moda dünyası ile de ilişkileri var. 2011’de New York Moda Haftası’nda kendi tasarımlarını sergileyeceği defilesi, insan hakları örgütlerinin protestoları sonucu iptal edilmişti. Bunun üzerine kreasyonunu kendi imkanlarıyla New York Cipriani’de sergilemek istedi ancak eylemciler bu defa da protestolarını lokantanın önünde sürdürdüler.
  • Kerimova günümüzde İsviçre’nin Cenevre Kantonu’nda 2009 yılında 18,2 milyon İsviçre Frangı ödeyerek satın aldığı evde yaşamaktadır.
Özbekistan Devlet Televizyonu yönetimi, bünyesinde çalışan gazetecileri, katıldıkları basın toplantılarında kendi istedikleri soruları serbestçe sormamaları konusunda uyardı. Aralık 2014. Gazetecilerin sorularını basın toplantısından önce yönetime bildirmeleri gerekiyor. Fotoğraf:www.medyaloji.net

Özbekistan Devlet Televizyonu yönetimi, bünyesinde çalışan gazetecileri, katıldıkları basın toplantılarında kendi istedikleri soruları serbestçe sormamaları konusunda uyardı. Aralık 2014.
Gazetecilerin sorularını basın toplantısından önce yönetime bildirmeleri gerekiyor.
Fotoğraf:www.medyaloji.net

  • Rejim muhalifleri ya hapiste ya sürgünde. Özbekistan’da özgür basın yok, sivil toplum kuruluşlarına izin verilmiyor. İnternet sansürlü.
  • İslam Kerimov’un nüfus planlaması adına özellikle kırsal kesimdeki kadınlara, haberleri olmadan kısırlaşma operasyonları uygulattığı BBC’nin iddiası.
  • Özbekistan gazeteci ve aktivistleri sınır dışı etmesi, rejim aleyhine konuşan, ülkede işlenen suçları ortaya dökenlere işkence yapmasıyla biliniyor.
  • Özbekistan sömürücü siyasal ve ekonomik kurumlara sahip, dolayısıyla yoksul bir ülkedir. Nüfusun üçte biri yoksulluk içinde yaşar.
  • Ancak Özbekistan’ın kalkınma göstergelerinin hepsi kötü değil. Okula yazılma oranı %100 (hasat zamanı hariç!). Okuryazarlık da çok yüksek.
  • Özbekistan eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri ile pek çok ortak noktaya sahiptir ve günümüzün sömürücü kurumlar nedeniyle başarısızlığa uğrayan ülkelerden biridir.

 

 

Özbekistan Gezisi 51 Afganistan’ın Ünlü Özbek Generali Raşid Dostum

Genelkurmay Başkanı Raşid Dostum, Devlet eski Başkanı Hamid Karzai ile. Fotoğraf:www.oguz-news.net

Genelkurmay Başkanı Raşid Dostum, Devlet eski Başkanı Hamid Karzai ile.
Fotoğraf:www.oguz-news.net

  • Afganistan’ın 1986-1992 yılları arasında görev yapan dördüncü cumhurbaşkanı, doktor, etnik olarak Peştun Necibullah’ın en güvendiği komutanlardan biri; Afganistan’daki son komünist rejimin devrilmesinde Ahmet Şah Mesut gibi kilit rol oynadığı söylenen Özbek General Abdürreşit Dostum idi. Dostum’un hükümet güçlerinin kazandığı başarılarda payı büyüktü. Komuta ettiği 40.000 kişilik milis kuvvetinde yer alanların çoğu da Özbek idi. Emrindeki milislerin kendisine değil Dostum’a daha bağlı olduğunu düşünen Necibullah, Dostum’a bağlı birkaç komutanı görevlerinden alarak yerlerine Peştun komutanlar atamaya karar verdi. Bunun üzerine Dostum, ünlü mücahit komutanı Ahmet Şah Mesut’a mücahitlerin safına geçmeye hazır olduğunu bildirdi ve birlikleri ile onlara katıldı. Mücahitler 1992 yılında Kabil’de havaalanı, radyo, TV binası gibi birçok kilit noktayı ele geçirdiler.  Necibullah istifa etti, yurtdışına çıkmak istedi, havaalanını kontrol altında tutan Dostum izin vermedi. Necibullah, Kabil’de BM Temsilciliği’ne sığındı ve dört yıl siyasi mülteci oldu. 1992 yılında Afganistan’da mücahitler iktidara gelmiş oldu.
  • General Dostum, Mezarı Şerif kentinde kendi yönetimini oluşturdu. Kuzeydeki Özbek ve Türkmen mücahitler de General Dostum’a destek verdiler. Afganistanlı Türkler, Afganistan Ulusal İslami Hareketi adıyla yeni bir örgüt kurdular, General Dostum hareketin lideri seçildi. Beş şehir, Belh, Şebergan, Faryab, Semengan ve Kunduz General Dostum’un yönetimi altındaydı ve artık o, Afganistan’ın en güçlü adamıydı.
  • Nisan 1992’de Ahmet Şah Mesut, Pakistan’da üslenen çeşitli mücahit grupları Afganistan’a davet ederek hükümet kurmalarını istedi. Kabil’e ilk gelen mücahit lideri Dostum’un da bağlı olduğu Cemiyeti İslami örgütünün önderi Tacik, Farsça konuşan, Sünni Prof. Burhanettin Rabbani oldu. konsey başkanlığına seçilen Sebgetullah Müceddedi iki ay süreyle devlet başkanlığı yaptı. Başkent Kabil’in önemli bölgeleri Ahmet Şah Mesut ile Abdürreşit Dostum’un kontrolü altındaydı. Müceddedi hükümeti kadınların başı açık gezmesini, içki satışını, eğlence yerlerini yasakladı. Eski rejimin yöneticileri öldürülmeye başladı.
  • Hizbi İslami örgütünün başı Peştun asıllı Gulbeddin Hikmetyar, yönetimi tanımadığını belirterek hükümete karşı saldırı başlattı ama Savunma Bakanı Ahmet Şah Mesut ve General Dostum’un milis güçleri kısa sürede Kabil’i temizlediler. Ama Hizbi İslami Kabil’i roket ateşine tutmaya başladı ve böylece günümüze kadar süren mücahitler arasındaki iktidar savaşı başlamış oldu.
  • Haziran 1992’de Burhaneddin Rabbani konsey tarafından devlet başkanı seçildi. Necibullah yönetiminin devrilmesinde kilit rol oynayan General Dostum’a mücahit yönetiminde bir makam verilmemişti. Müceddi hükümeti Dostum’u tuğgenerallikten tümgeneralliğe terfi ettirmişti. Rabbani yönetimi de Dostum’a herhangi bir makam veya yetki vermemişti. Oysa karargahı Mezarı Şerif’te olan Dostum, Kuzey Afganistan’da Özbekler ve Türkmenlerin çoğunlukta olduğu yedi ili kontrol etmekteydi. Mezarı Şerif’ten kalkan iki jet uçağı Kabil’de Cumhurbaşkanlığı Köşkü ile Savunma Bakanlığı binasını bombaladı, Dostum’a bağlı tanklar başkentin güneyindeki hükümet birliklerinin üslerini top ateşine tuttu. Böylece Rabbani ile Dostum’un yolları ayrıldı.
  • 1993 yılı sonunda General Dostum, Hikmetyar ve Hizbi Vahdet lideri Abdül Ali Mazari ittifak yaptılar. Topyekun savaş başladı. İki yıl içinde Kabil çöktü. İki kez görev süresi dolan Rabbani çekilmedi.
  • Devlet Başkanı Rabbani, 1994 yılında, Pakistan’da örgütlenen, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından finanse edilerek kurulan, ülkenin güneyinde doğan, Peştun tabanlı köktendinci Taliban’a hükümete katılmasını teklif etti, saf bir İslam devleti kurmak isteyen Taliban reddetti. Taliban 1995 yılında Hikmetyar’ı ve Mazari’yi Afgan politik tarihinden sildi. General Dostum Kabil’deki güçlerini geri çekti. Ahmet Şah Mesut, aynı yıl Taliban’ı ağır yenilgiye uğrattı. Ama Taliban Ekim 1996’da iktidara geldi. Dostum Türkiye’ye kaçtı.
  • Kabil’i terk edip kuzeye çekilen; Özbek, Türkmen, Tacik ve Şii güçler tarafından desteklenen ve Afganistan topraklarının %10-30’unu kontrol eden Taliban karşıtı askeri cephenin komutanı 1955 doğumlu Ahmet Şah Mesut  2001 yılında Duşanbe’de (Tacikistan) uğradığı suikast sonucu öldü.
  • Raşit Dostum, 1980’li yıllarda Afganistan’ı işgal eden SSCB ile işbirliği yapmıştı. 11 Eylül saldırılarının ardından ABD kuvvetlerinin Afganistan’a girmesiyle ABD’den askeri destek almış, Dostum’a bağlı güçler Kuzey İttifakı’na katılmıştı. ABD işgaliyle Taliban yönetiminin devrilmesinden sonra, Kasım 2001’de 2000 Taliban esirin topluca katledilmesinden sorumlu tutulmuş, Bush yönetiminin soruşturmaları engellediği yazılmıştı.
  • Dostum, ABD işgali ve Taliban sonrası ilk Devlet Başkanı, Peştun Hamid Karzai tarafından genelkurmay başkanı yapıldı.
  • Karzai ile arası açılınca ev hapsinde tutulan Dostum, Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın gönderdiği özel uçakla Türkiye’ye getirildi. Afganistan’da hakkında adam kaçırma, işkence, saldırı ve haneye tecavüz suçlamalarıyla dava açılan Dostum’un, hakkındaki soruşturmaya son verilmesi karşılığında Türkiye’ye gelmeyi kabul ettiği söylendi.
  • 2004′te gerçekleşen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday oldu ama seçilemedi.
  • Ağustos 2009’da Özbek oylarını Karzai’ye yönlendirmek üzere Türkiye’den Afganistan’a döndü.
  • 2014 yılı Afganistan devlet başkanlığı seçiminde Eşref Gani Ahmedzai‘yi destekledi ve onun Başkan seçilmesinden sonra Afganistan Birinci Başkan Yardımcısı oldu, halen görevini sürdürüyor.
Ağustos 2015’te intihar eylemcilerinin Birinci Başkan Yardımcısı Dostum'a suikast düzenlemek üzere özel eğitim gördükleri, yakalanmalarından sonra açıklandı. Yaklaşık bir aydır Taliban’a karşı yürütülen operasyonları yönetmek ve askerlere moral vermek için Faryab vilayetinde bulunan Raşid Dostum'un araç konvoyuna dört gün önce de saldırı düzenlenmiş, Dostum'un saldırıdan yara almadan kurtulduğu açıklanmıştı. Fotoğraf: haber.star.com.tr

Ağustos 2015’te intihar eylemcilerinin Birinci Başkan Yardımcısı Dostum’a suikast düzenlemek üzere özel eğitim gördükleri, yakalanmalarından sonra açıklandı.
Yaklaşık bir aydır Taliban’a karşı yürütülen operasyonları yönetmek ve askerlere moral vermek için Faryab vilayetinde bulunan Raşid Dostum’un araç konvoyuna dört gün önce de saldırı düzenlenmiş, Dostum’un saldırıdan yara almadan kurtulduğu açıklanmıştı.
Fotoğraf: haber.star.com.tr

 

 

Özbekistan Gezisi 50 Politik Gelişmeler 3 Andican Olayları

11 Mayıs 2005

  • Moskova ve Beijing’i endişeye sevk eden ABD-Özbekistan ilişkileri 2004 yılı itibariyle soğumaya başladı. Yine 2004’te Kerimov, Rusya’nın Orta Asya İşbirliği Örgütü’ne katılması gerektiğini belirtti, Şanghay İşbirliği Örgütü’nün (ŞİÖ) Taşkent’teki zirvesinde Özbekistan, Rusya ve Çin ile ikili anlaşmalar imzaladı.
  • ABD-Özbekistan yakınlığı, Taşkent’in Moskova ve Orta Asya başkentleri tarafından yalnızlaştırılmasıyla yanıtlandı. Amerikan kuvvetlerinin Afganistan’dan çekilmesiyle birlikte Rusya’nın Orta Asya’da etkisini arttırması, Taşkent’in Moskova nüfuzundan endişe duymasına yol açtı.
Andican Olayları sırasında biz de grup olarak Semerkand’da idik. BBC’de olayları izlediğimizde, yukarıdaki kareyi TV’de gördük. Aynı kare 24 Mayıs günü Hürriyet’te Uğur Ergan’ın haberinde yer aldı. Türkiye’nin Özbekistan’a hibe ettiği, üzerinde Türk bayrağı bulunan Land Rover marka askeri ciplerin Andican Olaylarında kullanılmasından TC rahatsız oldu, Türk bayrağının kaldırılması Özbekistan’dan resmen istendi.

Andican Olayları sırasında biz de grup olarak Semerkand’da idik. BBC’de olayları izlediğimizde, yukarıdaki kareyi TV’de gördük. Aynı kare 24 Mayıs günü Hürriyet’te Uğur Ergan’ın haberinde yer aldı.
Türkiye’nin Özbekistan’a hibe ettiği, üzerinde Türk bayrağı bulunan Land Rover marka askeri ciplerin Andican Olaylarında kullanılmasından TC rahatsız oldu, Türk bayrağının kaldırılması Özbekistan’dan resmen istendi.

  • Yaklaşık 300.000 nüfusu olan Andican’daki olayların başlangıcı, Özbek makamlarının radikal dinci örgütlerle bağlantıda bulunduğunu iddia ettiği 23 kişiyi, ülkede bölücülük yaparak mevcut iktidarı devirmeye çalışmak suçuyla 3-7 yıl arası hapse mahkum etmesiyle başladı. Hapsedilenlerin suçsuz olduğunu ifade eden ve serbest bırakılmalarını talep eden yakınlarının başlattığı protesto gösterileri yaklaşık üç aydır sürmekteydi. Önceleri birkaç yüz kişinin katılımıyla yapılan protesto gösterileri, 11 Mayıs 2005 tarihinde, Özbekistan’da daha önce benzeri görülmemiş bir şekilde 4.000 kişinin katıldığı büyük bir gösteriye dönüştü. Eylem şiddetlenerek ikinci günün gecesinde Andican’da bulunan hapishane basılarak mahkumların çıkarılmasına ve güvenlik güçlerinin rehin alınmasına kadar vardı. İslam Kerimov da bölgeye geldi, güvenlik güçleri olaylara müdahil oldu.
  • Olaylarda, Kırgızistan topraklarında aktif olan, radikal dinci örgüt Hizbut Tahrir’in adı geçti. Başka bir görüşe göre ise, Özbekistan’da yaşanan her olayın radikal dinci teröre bağlanmasının bir klasik olduğu yönünde idi. Yönetim herhangi bir muhalif yapılanmaya izin vermediği için, siyasi muhalefetin de, radikal dincilerle birlikte ülkede şeriat düzeni kurma, ülkeyi bölme ile suçlandığı bilinmektedir.
  • Özbek halkının genel anlamda muhafazakar Müslümanlar olduğu ifade edilebilir. Bölgelere ve kentlere göre farklılık arz etse bile genel anlamda din konusunda hassas bir toplumdan bahsetmek mümkündür. Özbek tekkelerinin şeyhleri, kökenleri ya da aşiret ilişkileri önemli olmaksızın, yüzyıllar boyunca Orta Asyalı Müslümanların sözcüsü olmuşlardır. İstanbul’daki Orta Asyalı şeyhlerin neredeyse tamamı Nakşibendi tarikatındandı.
  • Orta Asya toplumunun kimliği, kişiliği ve kültürünün iki kültürel hat tarafından biçimlendirildiği düşünülür.
    Birinci hat büyük ölçüde Amu Derya vadisinde, Horasan, Fergana, Kaşgar gibi kentlerde odaklanan, kentli, okuryazar ve çok iyi örgütlenmiş yönetici grupları içerir.
    Siri Derya boyunca Aral ve Hazar denizlerinin çizdiği hattın kuzeydoğusunda uzanan ve Karakum Çölü’nü de içeren ikinci hat yarı kentli ve göçebe grupları içerir.
    Maveraünnehir, bu iki hat arasında bir geçiş hattıdır. İran-İslam etkileri birinci hatta baskın olmuştur.
  • Sosyo-ekonomik, tarihi, kültürel ve siyasi sebeplerden dolayı siyasi İslam hareketleri, 20. yüzyılın başından beri, Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan’ın paylaştığı Fergana Vadisi’nde daima taban bulmuştur. Suudi ve İranlı misyonerler, kendi İslam anlayışlarını yaymak amacıyla Fergana Vadisi’ni seçmişlerdir. Fergana’da binlerce medrese, cami ve Kuran kursu vardır. 1916 yılında Çar karşıtı isyan burada başlamış; Kızıl Ordu’ya karşı bağımsızlık savaşı veren Basmacılar buradan çıkmış; Enver Paşa burada öldürülmüştü. 1990 yılında SSCB’nin dağılması ile Fergana yine olayların merkezi oldu. 1991 yılında Suudi Arabistan’ın desteğini alan bölgede, 1994 yılına gelindiğinde 15.000 talebenin eğitim göreceği medreseler hazırdı.
  • Ülkede binlerle ifade edilen tutuklamaların, tutukluluk sırasında öldüğü iddia edilenlerin ve faili meçhul cinayetlerin kamu vicdanını zorladığı da bilinmektedir.
  • Andican olayları olduğunda, Afganistan, Özbekistan ve Kırgızistan’da ABD’nin; yine Kırgızistan’da ve Tacikistan’da Rusya’nın askeri üsleri bulunmaktaydı. Bu üslerin tümünün tahsis edilme nedeni aynıdır: “Uluslararası radikal dinci terörizm ile mücadele.”
  • Özbek yönetimi Andican Olaylarını, anayasal düzenin değiştirilerek İslami bir yönetim kurulması girişimi olarak değerlendirirken uluslararası kamuoyu aynı görüşü paylaşmadı. Olaylara müdahale biçimi, kullanılan silahlar, yaşamını yitirenlerin sayısındaki çelişik rakamlar, Kırgızistan’a sığınan muhalifler Batı’da çok eleştirilirken, Rusya ve Çin olayları Özbekistan’ın iç işi olarak nitelendirdi. BM, ABD ve AB, Kerimov yönetiminden, Andican olaylarının bağımsız bir komisyon tarafından soruşturulmasını istedi, olumsuz yanıt alınca, Batılı devletler ve NATO Kerimov’u kınadı.
  • Olaylardan bir gün sonra Rusya, olayların radikal dinci örgütler tarafından gerçekleştirildiğini bildirdi; Kerimov’un ölenlerin sivil halk değil, teröristler olduğu şeklindeki açıklamasına destek verdi.
  • Çin, Özbekistan Hükümeti’nin tavrını kuvvetle desteklediğini açıkladı.
  • Özbekistan yönetimi ABD ile herhangi bir pazarlık yapmadan keskin bir dönüş yaparak ABD’yi karşısına aldı; Kongre 23 milyon dolarlık yardımı askıya aldı; Güneşli Özbekistan Hareketi’nin başındaki Sancar Umarov’un Washington’a gitmesi ilişkileri iyice gerginleştirdi.
  • Üyeler arasında hedeflenen ekonomik ilerlemenin kaydedilememesi, kurulması hedeflenen Serbest Ekonomik Bölge’nin ve Barış Gücü’nün 1999 yılından beri kurulamamış olması nedeniyle Taşkent, GUUAM’dan 2005 yılında ayrıldı. Kerimov, 1999-2005 yılları arasında Özbekistan’da gerçekleşen bombalı eylemler karşısında GUUAM’dan güvenlik alanında da destek alamadığını düşündü. Ayrıca, örgüt içerisinde demokrasinin ve insan haklarının ilerlemesine yönelik hedeflerin gündeme gelmesi de Kerimov’u rahatsız etmişti.
  • ABD’nin sivil toplum kuruluşları ve büyükelçilikleriyle ülke halklarını cesaretlendirmesi, siyasi örgütlenmelerin açıkça teşvik etmesi ve maddi olarak desteklemesi Kerimov iktidarı için açık bir tehdit olarak değerlendirilmiştir.
  • Özbekistan, Andican Olaylarından 16 gün sonra, 29 Temmuz 2005’te, ABD’nin Özbekistan’daki askeri üssünü 6 ay içerisinde boşaltmasını istedi.
  • Oysa Özbekistan bağımsız olduğundan beri en Rusya karşıtı liderlerden biri olan, ABD’nin desteğini arayan, olabildiğince Rusya’dan uzaklaşmaya çalışan; 2004 yılından itibaren soğumaya başlayan ABD-Özbekistan ilişkilerinin kaderini büyük ölçüde Andican olayları belirlemiştir, işte bu yüzden Andican Olayları önemlidir, Andican Olayları dönüm noktası olmuştur.
  • Özbekistan, Ekim 2005’te Rusya, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan tarafından kurulan Avrasya Ekonomi Topluluğu’na üye oldu; Kasım 2008’de geçici olarak bu örgütü terk etti. Kasım 2009’da bazı konular üzerinde anlaşamadığı için Orta Asya Birleşik Enerji Sistemi Projesi’nden ayrıldı. Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) üyesi olan Özbekistan, bu teşkilatın ortak askerî tatbikatlarına iştirak etmeyip sadece gözlemci sıfatıyla faaliyetlerine katılıyor.
  • Bunların yanında Özbekistan, ciddi siyasal ve toplumsal sorunlarla da yüz yüze. Ekonomik kalkınmanın sürdürülebilirliği; Özbekistan İslami Hareketi, İslami Cihat Birliği ve Hizb ut-Tahrir gibi yönetim karşıtı örgütlerin tehdidi; yaklaşık 30 milyonluk nüfusunda 129 çeşit milletin bulunması ve bu etnik grupların çoğunun, komşu ülkelerin ana topluluğu ile aynı olmasının yarattığı sınır ötesi etnik sorunlar Özbekistan’ı ciddi şekilde zorlayabiliyor.
  • Orta Asya’daki Çin-Rusya rekabetinde bölge ülkelerinin kimi tercih edecekleri konusu da zorlu bir alan. Kazakistan ve Kırgızistan, Rusya’nın oluşturduğu Avrasya Birliği’ne üye olmak isteklerinden dolayı taraflarını belirttiler. Özbekistan ile Türkmenistan için ise taraf olmak zor bir seçenek.
  • Orta Asya devletleri ile Rusya arasındaki yüzyıldan daha uzun bir sürede gelişmiş olan ilişkiler derin ve çok yönlüdür. Orta Asyalılar Çin’i Rusya’dan çok daha büyük bir tehdit olarak görmektedir.
  • Özbekistan, Orta Asya’da Kazakistan ile liderlik yarışındadır. Kırgızistan üzerinde doğalgaz fiyatını arttırmakla baskı oluşturabilirken, Tacikistan’ı da doğalgazı kesmekle tehdit edebiliyor. Ayrıca Kazakistan-Özbekistan, Kırgızistan-Özbekistan ve Tacikistan-Özbekistan arasında ciddi bir su sorunu yaşanıyor. Sovyet döneminden kalma Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan arasındaki anklav sorunu (bir devletin topraklarının başka bir devlet tarafından kuşatılması) Taşkent’in diğer Orta Asya ülkeleriyle ilişkilerini gerebiliyor.
  • Kerimov yönetimi, diğer ülkelerin insan hakları, demokrasi, ekonomi ve güvenlik araçları ile söylemlerini kullanarak ona baskı yapılmasını önlemeyi amaçlıyor. Özbekistan’a yoğun yatırım yapan Çin, Japonya ve Güney Kore’nin bu hususta hassas davranmak suretiyle Özbekistan ile kesintisiz sıcak ilişkilerini devam ettirebildikleri de bir gerçek.

 

Özbekistan Gezisi 49 Politik Gelişmeler 2

  • Eski Özbekistan Komünist Partisi’nin devamı olan, İslam Kerimov’un (1938-) Demokratik Halk Partisi siyasal yaşama egemendir. Kerimov, siyasal kariyerine SSCB’nin Komünist Partisi’nde başlamıştı. Özbekistan’da toplam beş siyasal parti vardır ama muhalefet partileri yasaklar ve baskıcı önlemler nedeniyle siyasal yaşamda etkisizdir.
  • Tacikistan’da İslamcı söylemi benimseyen Tacik muhalefetini tehdit olarak gören Rusya ve Özbekistan Tacikistan iç savaşına aktif olarak müdahale etmiştir.
  • 1992 yılında komşu Tacikistan’da yaşanan iç savaşı Kerimov, ülke içindeki muhalefeti sert yöntemlerle sindirmek için kullandı.
  • 1993 yılında Orta Asya devletleri rubleden ayrılarak kendi para birimlerini oluşturdular; Özbekistan’ın para birimi sum oldu.
  • 1994 yılında yapılan parlamento seçimlerinde Kerimov yanlıları büyük çoğunluk elde etti.
  • 1994’te serbest piyasa ekonomisine geçiş yönündeki adımlar hızlandırıldı. Özbekistan’ın İran ve Rusya’ya karşı mesafeli duruşu, Batı ülkelerinden geniş çaplı yardım almasını sağladı. Aynı yıl Özbekistan ve Kazakistan, Rusya’dan yapılan ithalatı kısma kararı aldı.
İslam Kerimov. Fotoğraf: www.dunyabulteni.net

İslam Kerimov.
Fotoğraf: www.dunyabulteni.net

  • Kerimov, sınırlı miktarda özelleştirmeye izin verirken, devletçi ekonomik yapıyı koruma kararı aldı. Bazıları bunu Çin ya da Şili (Pinochet) modeli olarak tanımlar.
  • 1995 yılında yapılan referandumla Kerimov’un görev süresi 5 yıl uzatıldı.
  • 1995 yılında Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan bir devletler arası konsey, bir dışişleri bakanları konseyi ve Orta Asya İşbirliği Bankası kurdular.
  • 1996 yılında başlayan siyasal yumuşama, 1998’de özellikle İslamcı muhalefeti hedef alan yasaklayıcı düzenlemelerle sona erdi.
  • ABD’nin açık  desteğinde, 1997 yılında Gürcistan, Ukrayna, Azerbaycan ve Moldova tarafından kurulan, adını kurucu ülkelerin baş harflerinden alan çok uluslu örgüte 1999 yılında Özbekistan da katıldı ve örgütün adı GUUAM oldu. Aynı zamanda, Sovyetlerin dağılmasından sonra bağımsızlıklarını ilan eden devletlerin Rusya ekseninden fazla uzaklaşmaması için kurulan Bağımsız Devletler Topluluğu’na (BDT) da üye olan bu beş devletin çalışmalarını ayrı bir platformda sürdürme istekleri Rusya’yı rahatsız etti. Rusya ile sorunları olan ülkelerin Birlik’te yer alması, örgütün BDT’nin içindeki Batı Bloğu diye anılmasına yol açtı.
  • Kerimov yönetimi 1998 yılında Yabancı Yatırımlar Kanununu kabul etmiş, yabancı sermayeli şirketlere vergi istisnaları, sermaye mallarına gümrük vergisi muafiyeti sağlamıştır.
  • 1999 yılında yapılan parlamento seçimlerini Kerimov yanlıları kazandı; kendisi de 2000 yılında %92 oy oranı ile yeniden cumhurbaşkanı seçildi. 2007’deki seçimde ise oyların %88’ini aldı.
  • Taşkent, 1999’da Moskova’nın önderliğindeki Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) bünyesindeki Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nden ayrılmıştı. Nedeni de söz konusu örgütün üye ülkelere askeri müdahale yapabilmesi ve bunun da Özbekistan’ın anayasasına aykırı olmasıydı. Taşkent, 2006’da bu örgüte tekrar üye olurken, 2012’de bir kez daha bu örgütten ayrıldı. Aralık 2013’te ise BDT Serbest Ticaret Bölgesi’ne üye olacağını beyan etti.
  • 1999’da bombalamalar sonrasında yapılan tutuklama ve yargılama süreçleri, istihbarat ve güvenlik güçlerinin uyguladığı baskıcı yöntemler Batı’da tartışılmaya başlandı. Bombalamalardan, o sırada Norveç’te bulunan, 1991’deki ilk cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kerimov’un rakibi olan Muhammed Salih ile Özbekistan İslami Hareketi liderleri Tahir Yoldaşev ve eski bir tren soyguncusu olan Cuma Namangani’nin sorumlu tutulması Azimcan Askarov’un ifadesine dayandırılmıştı. Ancak daha sonra Askarov’un Batılı gazetecilerle görüşürken Muhammed Salih’in sorumluluğuna ilişkin tüm suçlamaların düzmece olduğunu açıklaması bir skandala neden olmuştu.
  • Taliban’ın, Orta Asya yönetimlerini devirmeye hazırlanan radikal hareketleri beslediği biliniyordu.
  • 2001 Haziran ayında Özbekistan Şanghay İşbirliği Örgütü’ne katıldı.
  • 11 Eylül sonrası, 2001 Eylül ayında ABD’nin bölgeye gelerek Afganistan, Özbekistan ve Kırgızistan’a yerleşmesiyle yeni bir jeopolitik oluşum ortaya çıktı.
  • 11 Eylül sonrası Afganistan harekatına destek veren ve Batı müttefiki olan Özbekistan, Ekim 2001’de ABD’ye Hanabad askeri üssünü kurma izni verdi.
  • ABD’nin Afganistan operasyonunun başlamasından sonra, Afganistan’da kamplar kuran ve 1999 yazında Kırgızistan ve Özbekistan’a saldırılar düzenleyen Özbekistan İslami Hareketi dağıtıldı, hareketin kalıntıları Afganistan’dan çekilmek zorunda kaldı. Bu örgüt, Başkan George Bush’un New York ve Washington’daki terör eylemlerinin sorumlusu olarak saydığı üç örgütten biri idi (diğer ikisi El Kaide ile İslami Cihad).
  • Kerimov’un görev süresi 2003 yılında yapılan bir referandum ile beş yıldan yedi yıla çıkarıldı. 2007 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yeniden aday olabilmesi için gerekli olan yasal düzenleme de yapıldı.
  • 2003 Kasım ayından itibaren önce Tiflis’te sonra Kiev ve Bişkek’te gerçekleşen iktidar değişiklikleri Rusya ve Orta Asya liderlerini rahatsız etti.
  • Kerimov, 2004’te yapılacak parlamento seçimleri öncesi, başta Andican olmak üzere, vilayet yönetimlerinde değişiklikler yaptı. Kendisinin atamış olduğu bu yöneticileri görevden alırken yapılan suçlamalar hakkında hukuki işlem yapılmadı.
  • 2004 yılında ABD ve İsrail Büyükelçiliklerine intihar eylemleri düzenlendi. Teröristlerin başka ülke vatandaşları (Kazakistan) olduğu iddia edildi. Tiflis olaylarının ardından Soros Vakfı’nın ülke içindeki faaliyetlerine son verildi; üniversitelerdeki yabancı görevlilerin ayrılması sağlandı; diğer uluslararası kuruluşlara sıkı denetim getirildi.
  • Anayasada yapılan değişikliklerle parlamento, Alt Kanat ve Senato olarak ikili yapıya dönüştürüldü; cumhurbaşkanının yetkilerinde görünürde kısıtlamalara gidildi.