Etiket arşivi: oy hakkı

Şiddet 48| İran’da Kadının Konumu 1

  • 1967 ve 1973 yılında İran’da yürürlüğe giren aile korunması kanunları ile erkeğin İslam hukukuna göre üç kez boş ol diyerek eşinden ayrılması yerine, boşanmak için mahkemeye başvurması zorunlu kılınmıştı. Kadınlara da boşanma davası açma hakkı ve kocasının ikinci bir eş alması için kendisinin iznini gerekli kılan haklar tanınmıştı. Doğrudan babaya verilen çocuk velayeti için de aile koruma mahkemelerinin kararı öngörülmüş; kızların 1967’de 13 olan evlenme yaşı, 1975’te 18’e çıkarılmıştı. Humeyni rejimi ile erkekler karılarını yine sözle boşamaya başladılar. Boşanan çiftlerin çocukları babaya, dul annelerin çocukları en yakın erkek akrabaya verildi.
  • Erkekler Şii İslam’da uygun görülen geçici evlilik (Mut’a nikahı) yapma hakkına sahip oldular. Bu nikah birkaç dakika da sürebilir, 50 yıl da. Poligaminin bir uzantısı olan bu tür evlilik, Sünni Müslümanlar tarafından dışlanmıştır. Pehleviler döneminde de rağbet görmemişti, teokratik yönetimde yeniden canlandı. Geçici evlilikte erkek evli ya da bekar olabilir. Bir erkeğin dört kadına kadar evlilik yapması, ayrıca pek çok kadınla da geçici evlilik ilişkisi içinde olması mümkündür. Evli kadının geçici kocası olamaz. Mut’a nikahı sona erince, kadın hamile olmadığını kanıtlamak için üç kez adet gördükten sonra yeniden bu tür bir evlilik yapabilir. Erkek istediği an Mut’a nikahını sonlandırabilir ama kadının böyle bir hakkı yoktur. Nikah sonlanmadan erkek ölürse kadına miras hakkı doğmaz; bu beraberlikten doğan çocuğun miras hakkı olur.
  • Teokratik yönetim evlenme yaşını 9’a indirdi. 1986 yılında bir İranlı kadının ortalama yedi çocuğu vardı. Diğer Asya ülkelerinde ve Ortadoğu’da olduğu gibi, İran’da da geleneksel olarak erkek çocuk daha kıymetli sayılıyordu. 1979 yılında 34 milyon olan İran nüfusu, 1986 yılında 50 milyona çıkmıştı. Bunun üzerine kız ya da erkek, iki çocuk yeter kampanyası başlatıldı. Doğum kontrol programı 1988’de tek oy farkla kabul edildi. Doğum kontrol malzemesi bedelsiz dağıtılmaya, ücretsiz vasektomi yapılmaya başlandı. Din adamları da doğum kontrolünü ve vasektomiyi teşvik ettiler. Oysa Hindistan’da doğum kontrolü uygulamasının halkın kısırlaştırılması şeklinde anlaşılması sonucunda büyük tepkiler oluşmuş, 1977 yılında İndira Gandi erken seçime gitmek zorunda kalmış ve partisi seçimleri kaybetmişti. 1998 yılına gelindiğinde İran’da kadın başına doğan çocuk sayısı 7’den 2,7’ye düşmüştü. 1999’da Birleşmiş Milletler İran’ı nüfus planlamasının en büyük ödülüne layık gördü.
  • Monarşi döneminde 1963 yılında İranlı kadınlara oy hakkı tanındığında Humeyni, ülke genelinde protesto başlatmış, kadınlara oy hakkı verilmesine, ahlaksızlığı ve şehvet düşkünlüğünü teşvik edeceği nedeniyle karşı çıkmıştı. Ama sürgündeyken, İranlı kadınlardan ayaklanıp, şaha karşı yürümelerini; 1979 yılında ülkeye döndükten sonra referandumda İslam Cumhuriyeti’ni onaylamalarını; İran-Irak Savaşı’nda (1980-1988) kocalarını ve oğullarını savaş için yüreklendirmelerini, karneye bağlanmış yetersiz erzak ve yakıtla yetinmelerini, evden çıkıp çalışmalarını istedi, kadınlar da hepsini yaptı. Humeyni, bu süreçte kadınlara verilmiş oy hakkının geri alınamayacağını anladı. Oy verme yaşı 18’den 15’e indirildi.
Contemporary Istanbul 2015’in Focus bölümünde İranlı sanatçılara yer verildi. Sergilenen eserlerden biri Faramarz Pilaram’a (1937-1982) aitti. Kaligrafi ile soyutu bir araya getiren bu eserde tuval üzerine yağlı boya, rapido, altın yaprak ve tahta kalıplarla gerçekleştirilmiş, ksilografi denen teknik bir arada kullanılmış. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Contemporary Istanbul 2015’in Focus bölümünde İranlı sanatçılara yer verildi. Sergilenen eserlerden biri Faramarz Pilaram’a (1937-1982) aitti. Kaligrafi ile soyutu bir araya getiren bu eserde tuval üzerine yağlı boya, rapido, altın yaprak ve tahta kalıplarla gerçekleştirilmiş, ksilografi denen teknik bir arada kullanılmış.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu