Etiket arşivi: okasan

Japonya 7 | Aile

  • Aile kavramları Konfüçyüs’e çok yakındır. Konfüçyüs’ün klasiklerinden “Hayırlı Evlat”ın okunması adet olmuş, kitap 16. yüzyıldan beri  her evde yer almış, Konfüçyüs’ün görüşleri anayasanın da temelini oluşturmuştur.
  • Hane yönetiminin simgesi pirinç kaşığıdır. Erkeğin annesine, sonra büyük oğlun karısına aittir.
  • Ailenin her durumda önceliği vardır.
  • Ailenin adının devamı çok önemsenir.

  • Kadın, erkek ve çocuk giysisi kimononun kolu cep vazifesi görür. Kimononun altına giyilen pantolona hakama denir. Kimono ipek olur. Pamuklu olanına yukata denir. Japon kültürüne, “sarma kültürü” (wrapping culture) diyorlar: Sar, dola, katla, bağla ( Wrap, fold and tie). Kimono, origami vs.
  • Meici yasalarında aile töresine ayak uydurmayan aile kütüğünden silinebilirdi.
  • Geniş aile saygınlığın simgesidir.
  • 1947 Anayasası ile sınıf ve aile ayrıcalıkları kaldırılmış.
  •  İsimle hitap yoktur, hep soyadı ile hitap edilir ve sonuna bay ve bayan demek olan san eki konur. Çocuklar bile arkadaşlarına soyadı + san ile hitap ederler.
  • Otosan – baba, okasan anne. Eşler birbirine böyle hitap eder.
  • Erkeğin cinsel meselerle ciddi olarak  ilgilenmeden evlenmesi tercih edilir.
  •  Düğün töreni Budist, Şinto veya Hıristiyan usulune göre yapılabilir, dini inanç ile ilgili değildir. Gelin üç kıyafet giyer: Kimono, renkli tuvalet, gelinlik. Düğünde müzik olabilir ama dans yoktur. Önce dini tören sonra düğün yapılır. Yeni evlilere para hediye edilir, takı olayı yoktur. Para miktarı uğur için tek sayı olmalıdır. Misafirler ayrılırken hediye verilir. Davetliler beyaz giymez, erkekler gümüş veya beyaz kravat takar. Nikahtan yıllar sonra yapılan düğün de olur.
Kyoto’da Heian Cinca’da rastladığımız Japon gelin ile batılı damadın geleneksel tören sonrası fotoğraflarını çekmiştik.

Kyoto’da Heian Cinca’da rastladığımız Japon gelin ile batılı damadın geleneksel tören sonrası fotoğraflarını çekmiştik.

  • Cenazede siyah giyilir, takı olarak altını olmayan inci kolye takılır. Ölen kişinin ailesine para verilir. Cenaze iki gün sürer. Ölen ikinci gün yakılmak üzere gönderilir. Törene katılanlara hediye verilir (kuru yosun, kek vs.), hediye paketinde tuz olur. Eve girmeden omuzlarından bu tuzu döküp, arınıp eve girerler. Tuz Japonya’da kötülüklerden, kötü ruhlardan, negatif enerjiden korunmak için kullanılır. Tuzun en iyi temizleyici, arındırıcı olduğuna inanılır.
  • Küllerin mezara konulmasında sadece aile üyeleri bulunur.
  • Ceset kaldırınca odanın da kötü ruhlardan arındırılması gerekir. Çarşaflar, yatak, mobilyalar, tatamiler yakılır.
  • Japonlar  ölen kişilerin Tanrı seviyesine yükseldiğine inanır ve o nedenle  onlardan yardım talep ederler. Mezara küller konur. Ölen kişin boyun külü tapınakta saklanır, bu iş için tapınağa para ödenir. Kanunen ölülerin gömülmesi yasaktır.
  • Aile reisi önemli bir mesele olduğu zaman aile meclisini toplar.
  • Çin’de geleneksel olan ( ÇHC’den önce ) çok kadınla evlenme nizamı, ki bir Doğu adetidir, asla Japonlara ait bir nizam değildir. Onlar aile mükellefiyetini beşeri duygulardan ayırır.
  • Boşanma halinde erkeğin gelirinin yarısı kadar nafaka tahakkuk ediyor. Çok  boşanma olmuyor. İki taraf da boşanmak isterse mahkemeye gerek yok, iki şahit önünde belediyeden alınan boşanma kağıdını mühürlüyorlar dördü de, kağıt belediyeye bırakılıyor, bitti.
  • Japon kişilik yapısında güçlü bir libido ( yasaklanmış doyumsuzluklar) yerine güçlü bir üst- ben’e ( aileye, işyerine saygıya ) rastlanır.