Etiket arşivi: Numidya

Libya 28 Roma Şehri ve Sabratha 4 Tiyatro

Sabratha’da tiyatroya giden yollar, çeşitli geometrik desenler kullanılarak yapılmış mozaik döşeme ile süslenmiş. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Sabratha’da tiyatroya giden yollar, çeşitli geometrik desenler kullanılarak yapılmış mozaik döşeme ile süslenmiş.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Devlet kültü, vatandaşların zihninde bayramlar, halk eğlenceleri ve kurbanlar sayesinde gelişiyordu. Romalılar tiyatroyu MÖ 3. yüzyılda Yunanlardan almışlardır. Yunan tiyatrosu sırtını doğal bir yükseltiye dayar. Yunanlar tonoz bilmezler. Tonoz öğrenildikten sonra düzlükte tiyatro yapımı başlıyor. Roma, kemer biliyor, düz araziye tiyatro yapabiliyor. Yunan tiyatrosunda ilk sıra sahneye yakındır. Roma tiyatrosunda ise, hayvanlarla yapılan gösterilerden ötürü ilk sıra korunaklıdır. Yunan’da oyuncuların hepsinin erkek, Roma’da ise oyuncuların arasında kadın da olduğu düşünülüyor. Roma’da sahne binasının daimi olduğu bilinirken, Yunan’da kurulup kaldırıldığı düşünülüyor. MÖ 55 yılında Pompeius, Roma’daki tiyatro binası için sermaye sağladı. 20.000 kişilik bu bina sıra sütunlardan oluşan bir kompleksti. Böylece, herkesin keyifli vakit geçirmesi amacıyla tasarlanmış büyük ulusal anıtların inşa edilmesi için para sağlama uygulaması başlamış oldu. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Devlet kültü, vatandaşların zihninde bayramlar, halk eğlenceleri ve kurbanlar sayesinde gelişiyordu.
Romalılar tiyatroyu MÖ 3. yüzyılda Yunanlardan almışlardır.
Yunan tiyatrosu sırtını doğal bir yükseltiye dayar. Yunanlar tonoz bilmezler. Tonoz öğrenildikten sonra düzlükte tiyatro yapımı başlıyor. Roma, kemer biliyor, düz araziye tiyatro yapabiliyor.
Yunan tiyatrosunda ilk sıra sahneye yakındır. Roma tiyatrosunda ise, hayvanlarla yapılan gösterilerden ötürü ilk sıra korunaklıdır.
Yunan’da oyuncuların hepsinin erkek, Roma’da ise oyuncuların arasında kadın da olduğu düşünülüyor.
Roma’da sahne binasının daimi olduğu bilinirken, Yunan’da kurulup kaldırıldığı düşünülüyor.
MÖ 55 yılında Pompeius, Roma’daki tiyatro binası için sermaye sağladı. 20.000 kişilik bu bina sıra sütunlardan oluşan bir kompleksti. Böylece, herkesin keyifli vakit geçirmesi amacıyla tasarlanmış büyük ulusal anıtların inşa edilmesi için para sağlama uygulaması başlamış oldu.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Sabratha’nın tiyatrosunun beş bin kişilik olduğu ve 2. yüzyılda yapıldığı düşünülüyor. Sönmemiş kireç ısıtıldığında çok yoğun bir parlaklık yaydığından, sahne ışıklandırılmasında kullanılıyordu. (Limelight). Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Sabratha’nın tiyatrosunun beş bin kişilik olduğu ve 2. yüzyılda yapıldığı düşünülüyor.
Sönmemiş kireç ısıtıldığında çok yoğun bir parlaklık yaydığından, sahne ışıklandırılmasında kullanılıyordu. (Limelight).
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Sabratha tiyatrosunun orkestra ve sahnesi. Roma tiyatrosunda halk (commoners) ile aristokrasi ayrı yerlerde oturuyorlar (box of honor). İki bölüm bir parapet ile ayrılmış. Sahne ile seyirci arasında kalan, genelde yarım daire şeklinde olan çukur bölüm orkestra’dır. Sahne ile orkestra arasındaki parapete pulpitum (stage platform) denir. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Sabratha tiyatrosunun orkestra ve sahnesi.
Roma tiyatrosunda halk (commoners) ile aristokrasi ayrı yerlerde oturuyorlar (box of honor). İki bölüm bir parapet ile ayrılmış.
Sahne ile seyirci arasında kalan, genelde yarım daire şeklinde olan çukur bölüm orkestra’dır. Sahne ile orkestra arasındaki parapete pulpitum (stage platform) denir.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Pulpitum’daki süslemelerde güneş saati ve rulolar (scrolls). MÖ 39 yılında Jul Sezar Roma’nın ilk halk kütüphanesini yaptırmaya karar verdi. İmparatorlar kütüphanelere büyük para bağışında bulundular. MS 350 yılına gelindiğinde Roma’da 29 tane kütüphane bulunuyordu. Bir çoğu Romalıların uzun vakit geçirdiği hamamlarla bağlantılıydı. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Pulpitum’daki süslemelerde güneş saati ve rulolar (scrolls).
MÖ 39 yılında Jul Sezar Roma’nın ilk halk kütüphanesini yaptırmaya karar verdi. İmparatorlar kütüphanelere büyük para bağışında bulundular. MS 350 yılına gelindiğinde Roma’da 29 tane kütüphane bulunuyordu. Bir çoğu Romalıların uzun vakit geçirdiği hamamlarla bağlantılıydı.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Pulpitum’daki süslemeler. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Pulpitum’daki süslemeler.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Aristokrasinin oturduğu bölümün iki kenarı yunuslarla süslü. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Aristokrasinin oturduğu bölümün iki kenarı yunuslarla süslü.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Pulpitum’daki süslemeler. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Pulpitum’daki süslemeler.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  Pulpitum’da Üç Güzeller. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu


Pulpitum’da Üç Güzeller.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Tiyatronun duvarları mermerle kaplıymış. Roma mimarisinde Numidya’dan sarısı, Anadolu’dan kırmızısı, Yunanistan’dan yeşili gelen mermerler çok kullanılmış. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Tiyatronun duvarları mermerle kaplıymış. Roma mimarisinde Numidya’dan sarısı, Anadolu’dan kırmızısı, Yunanistan’dan yeşili gelen mermerler çok kullanılmış.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  •  Sabratha’da ayrıca 2. yüzyıla tarihlenen konut alanı; Roma döneminden tapınaklar, çeşmeler; Bizans’tan döneminden bir katakomb ve dört kilise var.

 

 

Libya 24 Tripolitanae / Üç Kent

Sabratha’ya girerken ilk tiyatro binasını gördük. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Sabratha’ya girerken ilk tiyatro binasını gördük.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Trablus, Romalıların Tripolitanae (Üç Kent) adını verdiği bölgenin odak noktasıdır. Bu üç kent Oea, Leptis Magna ve Sabratha’dır. Bunlar,MÖ 7. yüzyılda kurulmuş üç Fenike kolonisidir.
  • Romalı yazarlar bu üç yerleşimden Fenike şehri diye bahsediyorlar ama Fenike dönemine ait ele geçmiş bir çömlek parçası bile bulunamamış.
  • Romalı yazarlar, Tyre’den (Sur, Tunus) kolonicilerin Sabratha’ya; Sicilya ve Afrika’daki Fenikelilerin ise Oea’ya yerleştiğini yazmışlar. (Fenikelilere İncil’de Kenanlılar denir. Onlar, Sur, Sidon, Biblos halkıdır. Yeni bir şehir bulmak için düzenlenen sefere Kraliçe Dido/Elissa öncülük etmişti. Kartacalılar sofistike ve kültürlü bir halktı. Bir Kartaca gemisi karaya oturarak Romalıların eline düşmüş, Romalılar da bu gemiyi model olarak kullanmıştı. Yaşlı Cato (MÖ 234-149), MÖ 153’te Kartaca’yı ziyaret ettiğinde, Roma’nın burayı mutlaka yok etmesi gerektiği sonucuna varmıştı.)
  • Bu kentler daha sonra Kartaca’nın doğu eyaletini oluşturmuş. Kartaca döneminde Lepsis, üç kentin merkezi imiş.
  • MÖ 810, Kartaca’nın geleneksel olarak kabul edilen kuruluş tarihidir. Kuzey Afrika sahilinde yer alan denizci devlet Kartaca güçlü bir devletti ve tahıl zenginiydi.
  • Bu üç kentin en yüksek yönetici suffecti idi. Kartaca’dan sonra da aristokrasinin ve halkın temsilcilerinden oluşan iki meclis vardı ve yılda bir kere toplanarak temsilcilerini seçerlerdi.
  • Kartaca ile Roma Cumhuriyeti arasında Akdeniz ticaretini ele geçirmek amacıyla üç evrede yapılan savaşlara (MÖ 264-146) verilen Pön Savaşları (Punic Wars) adı, Kartacalıların Fenike kökenini belirtir.
  • Kartaca’nın MÖ 146 yılında yıkılmasıyla kentler, yüz yıl Numidya egemenliğinde kalmış. Başkenti Cirta olan Berberi Krallığı Numidya (MÖ 202-46), Sahra’nın kuzeyinde, günümüzde Cezayir ve Batı Tunus topraklarında yer alır. Numidyalılar, MÖ 6. yüzyıldan başlayarak kıyı bölgelerini işgal eden Kartaca ordularına katılmıştır, Romalılar tarafından tarih sahnesinden silinmiştir.
  • Cumhuriyet devrinde Roma (MÖ 509-27), önce İtalya’da, sonra Akdeniz’de hakimiyet kurmuştur.
  • Antik dünyada deniz, ağır yüklerin uzak mesafelere nakledilmesinin en ucuz yoluydu. Özellikle geçiş ücretinden, fidyeden ve köle pazarlarından çok para kazanan korsanlar ise daima bir tehdit unsuruydu. Kıyı toplumları, kendi korsan filolarını kurmuşlardı. MÖ 67 yılında Roma, korsanları durdurma kararı aldı ve görevlendirilen Pompeius, uluslararası korsan halkasını üç ayda kırınca Roma, Akdeniz’de egemenliğini sağladı.
  • Kentler, MÖ 46’da Roma eyaleti Yeni Afrika’ya bağlanmış. MÖ 46 yılında yapılan Thapsus Savaşı’nda bu üç şehir Numidia Kralı Juba’yasilah, para ve asker yardımı yaptıkları için Jul Sezar tarafındanbir milyon litre zeytinyağı ödemecezasına çarptırılmış.
Sabratha’da eski limanın kalıntıları. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Sabratha’da eski limanın kalıntıları.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Augustus döneminde (MÖ 27- MS 19) bu üç şehir otonomdular. MÖ 1. yüzyılda üç şehir de kendi bronz parasını bastırdı. Lepsis’in gümüş parası da vardı.
  • Geç Roma döneminde bölgeye Tripolitanae/Tripolitanian Emporia (Üç Kent) adı verilmiş.
  • MS 4. yüzyılda Leptis ve Sabratha’yı yıkan bir deprem olmuş.
  • Bir Cermen halkı olan Vandalların ve Alanların Kralı Gaiseric 439 yılında inanılmaz derecede zengin bir bölge olan Kuzey Afrika’yı Roma İmparatorluğu’nun elinden almıştır.
  • Üç Kent, 534’te Bizans’ın eline geçmiş.
  • 643’te Araplar Oea’yı ele geçirip, Leptis Magna ve Sabratha’yı yağmalamışlar.
  • Bölge Emevi ve Abbasilerden sonra 1146-58 arasında Sicilyalı Normanların, 16. yüzyıl başlarında St. Jean Şövalyeleri’nin, 1551’de de Osmanlıların eline geçti ve 1912’ye kadar Osmanlı egemenliğinde kaldı.
  • Bölgede İtalyan hakimiyeti sürerken, 1942 yılında Alman ve İngiliz zırhlı birlikleri arasındaki şiddetli çatışmalara sahne oldu. Şehirdeki İtalyan hakimiyeti 1943’te İngiliz müdahalesiyle sona erdi ve şehir, Libya’nın bağımsızlığa kavuştuğu 1951 yılına kadar İngiliz işgali altındaydı.
  • Afrika’daki yaygın inşa tekniği mermerlerin arkasının taş ve molozla doldurulmasıdır. Arkeologlar bu tekniğe opus africanum derler.
  • Leptis ve Sabratha’da kullanılmış mermerlerin Roma döneminde ithal edildiği düşünülüyor.
  • Bu üç şehrin dışında zengin Helenistik mezarlar bulunmuş.
  • Bugünkü Trablus şehrinin yerine kurulu olan Oea, diğer iki şehirden farklı olarak tarih boyunca sürekli olarak işgal edilmiş, Fenike şehrinden hiçbir yapı günümüze ulaşmamış, antik Roma şehrinden günümüze ulaşan tek yapı Marcus Aurelius Takı olmuştur. Oea’nın diğer yapıları Ortaçağ ve modern dönem binalarının altında kalmıştır.