Etiket arşivi: napalm

Zaman Dışı

Fotoğraf:en.wikipedia.org.

Fotoğraf:en.wikipedia.org.

  • Susan Sontag, ikonik değerdeki haber fotoğraflarının önemli bir kısmının düzmece olduğunu; Vietnam Savaşı’ndan itibaren ise, ünlü fotoğrafların hiç birinin düzmece olmadığının hemen hemen kesin olduğunu yazmış. Televizyonun savaş görüntülerini aktarmaya başlaması ile durumun değiştiğine vurgu yapmış.
  • Yukarıda Vietnam Savaşı’nda 1972’de Associated Press fotoğrafçısı Huynh Cong Ut’un (Nick Ut, 1951) çektiği ve ana yola atılan Amerikan napalm bombalarından kaçan bir köyün çocuklarını gösteren ve Ut’a 1973 Pulitzer Haber Fotoğrafı Ödülü’nü kazandıran Savaşın Terörü adlı karenin, poz verdirilerek çekilmesi mümkün olmayan fotoğraflar kategorisine ait olduğunu belirtiyor. Aynı, Eddie Adams’ın 1968’de çektiği, Güney Vietnam polis teşkilatı şefinin Saygon’daki bir sokakta, Vietkong’lu bir zanlıyı başından vurduğu fotoğraf gibi.
Feryat, Adel Abdessemed, 2013. Yukarıda adı geçen fotoğraftan yararlanan, fotoğraftaki çıplak kız çocuğunu model olarak seçen sanatçı, onu bağlamından kopararak fildişinden yeniden yaratmıştır. 15. İstanbul Bienali kapsamında yer alan yapıt bize acı ve şiddetin zaman dışılığını gösteriyor. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Feryat, Adel Abdessemed, 2013.
Yukarıda adı geçen fotoğraftan yararlanan, fotoğraftaki çıplak kız çocuğunu model olarak seçen sanatçı, onu bağlamından kopararak fildişinden yeniden yaratmıştır. 15. İstanbul Bienali kapsamında yer alan yapıt bize acı ve şiddetin zaman dışılığını gösteriyor.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

 

Yararlanılan Kaynak

  • Başkalarının Acısına Bakmak, Susan Sontag, Agora Kitaplığı, 2004.

 

Banksy İstanbul’da 2

Get Out While You Can, 2004; Because I’m Worthless, 2004 ve Gangsta Rat adlı 2004 tarihli eserler. Şablon sanatçıları belli bir imgeyi tekrarlayabiliyorlar. Banksy’nin elinde pankart taşıyan fareleri buna iyi bir örnektir. Banksy daha sonraki yıllarda bu tekrarları yapmaktan vazgeçmiştir. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Get Out While You Can, 2004; Because I’m Worthless, 2004 ve Gangsta Rat adlı 2004 tarihli eserler.
Şablon sanatçıları belli bir imgeyi tekrarlayabiliyorlar. Banksy’nin elinde pankart taşıyan fareleri buna iyi bir örnektir. Banksy daha sonraki yıllarda bu tekrarları yapmaktan vazgeçmiştir.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Monkey Queen, 2003. Kraliçe Victoria’ya oral seks yapan kadın resmi 2008 yılında Sotheby’s’de 277.000 sterline satılmıştı. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Monkey Queen, 2003.
Kraliçe Victoria’ya oral seks yapan kadın resmi 2008 yılında Sotheby’s’de 277.000 sterline satılmıştı.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Christ with Shopping, 2004. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Christ with Shopping, 2004.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Rude Copper, 2002. Bu, Banksy’nin düzgün bir şekilde organize edilip basılmış ilk resmi. Elli tanesi imzalı olmak üzere 250 adet basılmıştı. Bu baskılar o zaman 40 Pound’a satıldı, şimdi müzayedede 8 bin pound. Fonunda elle yapılmış grafiti bulunan birkaç tanesi ise 13 bin. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Rude Copper, 2002.
Bu, Banksy’nin düzgün bir şekilde organize edilip basılmış ilk resmi. Elli tanesi imzalı olmak üzere 250 adet basılmıştı. Bu baskılar o zaman 40 Pound’a satıldı, şimdi müzayedede 8 bin pound. Fonunda elle yapılmış grafiti bulunan birkaç tanesi ise 13 bin.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Turf War, 2003. Mohikan Churchill’den başka üzerine Warhol’un yüzünün boyandığı inek, polis renklerine boyanmış domuzlar, toplama kampı çizgilerine boyanmış koyunlar resmedilmiş Banksy eserleri de var. 2011 yılında Günah Kardinali adlı Liverpool’da bir galeriye verdiği çalışmada, Katolik rahipler tarafından istismar edilen çocuklar meselesini yansıtmak için, bir din adamına ait büstün yüzünü küçük banyo seramikleri ile mozaiklediği replikasını verdi. Mikelanj’ın Davut heykeline de intihar yeleği giydirmişti. Zeytin ağacından yapılmış, üzerine 284 asker ve bir terörist yerleştirilmiş Kudüs maketini Bristol Şehir Müzesi’ne hediye etti. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Turf War, 2003.
Mohikan Churchill’den başka üzerine Warhol’un yüzünün boyandığı inek, polis renklerine boyanmış domuzlar, toplama kampı çizgilerine boyanmış koyunlar resmedilmiş Banksy eserleri de var.
2011 yılında Günah Kardinali adlı Liverpool’da bir galeriye verdiği çalışmada, Katolik rahipler tarafından istismar edilen çocuklar meselesini yansıtmak için, bir din adamına ait büstün yüzünü küçük banyo seramikleri ile mozaiklediği replikasını verdi.
Mikelanj’ın Davut heykeline de intihar yeleği giydirmişti.
Zeytin ağacından yapılmış, üzerine 284 asker ve bir terörist yerleştirilmiş Kudüs maketini Bristol Şehir Müzesi’ne hediye etti.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Napalm (Can’t Beat That Feeling), tuval üzerine yağlıboya ve emülsiyon, 2004. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Napalm (Can’t Beat That Feeling), tuval üzerine yağlıboya ve emülsiyon, 2004.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

CND Soldiers, 2005. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

CND Soldiers, 2005.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

 

Başkalarının Acısına Bakmak

Susan Sontag (1933) 2003 yılında, Alman Yayıncılar Birliği’nin verdiği Frankfurt Barış Ödülü’nü alırken yaptığı konuşmada edebiyat için şunları söylemiş:

“Edebiyat diyalogdur; bir şeye tepki vermek, karşılık vermektir. Edebiyat, kültürler evrim geçirip birbirleriyle etkileşim içine girdikçe, insanın canlı olan şeylerle ölmeye yüz tutan şeylere verdiği karşılıkların, tepkilerin bir tarihi olarak tarif edilebilir.

Benim için çocukluğumda dünya edebiyatına ulaşmak, ulusal kibrin, dargörüşlülüğün, zoraki taşralılığın, anlamsız müfredat eğitiminin, tamamlanmayan kaderlerin ve kötü şansın meydana getirdiği hapishaneden kaçmaktı. Edebiyat, daha büyük bir hayata, yani özgürlük alanına giriş pasaportuydu.

Edebiyat özgürlüktür. Özellikle de birer değer olarak okumanın ve içedönüklüğün ayaklar altına alındığı bir çağda edebiyat, özgürlüğün ta kendisidir!”

Agorakitaplığı’ndan çıkan Başkalarının Acısına Bakmak adlı kitapta Susan Sontag, savaştan, iç savaştan, fotoğrafçılıktan, savaş fotoğrafçılığından, politikadan, Virginia Woolf’tan, savaşta yer bulan kameradan, fotoğrafın ve kameranın etkilerinden, sansürden, teşhirden bahsederken belki de hiç düşünmeden kabullendiğimiz bir çok noktaya temas ediyor.

Günümüzü ve bu noktaya nasıl gelindiğini anlamak için önemli bir kitap.

 

Susan Sontag’a göre, fotoğrafın henüz icad edilmediği dönemde, savaşın dehşetengiz korkunçluğuna yoğunlaşan en iyi eserler, 1810-1820 yılları arasında İspanyol ressam Francisco Goya tarafından yapılan, 1808-1815 yılları arasında İspanya’da gerçekleşen İspanyol Bağımsızlık Savaşı’ndaki olayların anlatıldığı, sanatçının Savaşın Felaketleri adını verdiği 82 gravürden oluşan dizisidir. Dizi, 1808 yılında İspanya’yı işgal eden Napoléon’un askerlerinin işledikleri gaddarlıkları betimleyen bir şaheserdir. Goya, dizinin evrenselliğini sağlamak ve geleneksel kahramanca ölüm temasını dışarda bırakmaya özen göstermiştir. Dizide savaş kadar mutlakiyet de eleştirilmiştir. Susan Sontag, Goya’yla birlikte sanata, acıya duyarlılık açısından yeni bir standart geldiğini düşünüyor. Yukarıdaki gravür, Savaşın Felaketleri dizisinin ikinci tablosudur. Tablonun adı “Haklı mı, Haksız mı?”dır. Fotoğraf:tr.vikipedia.org.Arno Schmidt Reference Library.

Susan Sontag’a göre, fotoğrafın henüz icad edilmediği dönemde, savaşın dehşetengiz korkunçluğuna yoğunlaşan en iyi eserler, 1810-1820 yılları arasında İspanyol ressam Francisco Goya tarafından yapılan, 1808-1815 yılları arasında İspanya’da gerçekleşen İspanyol Bağımsızlık Savaşı’ndaki olayların anlatıldığı, sanatçının Savaşın Felaketleri adını verdiği 82 gravürden oluşan dizisidir. Dizi, 1808 yılında İspanya’yı işgal eden Napoléon’un askerlerinin işledikleri gaddarlıkları betimleyen bir şaheserdir. Goya, dizinin evrenselliğini sağlamak ve geleneksel kahramanca ölüm temasını dışarda bırakmaya özen göstermiştir. Dizide savaş kadar mutlakiyet de eleştirilmiştir.
Susan Sontag, Goya’yla birlikte sanata, acıya duyarlılık açısından yeni bir standart geldiğini düşünüyor.
Yukarıdaki gravür, Savaşın Felaketleri dizisinin ikinci tablosudur. Tablonun adı “Haklı mı, Haksız mı?”dır.
Fotoğraf:tr.vikipedia.org.Arno Schmidt Reference Library.

 

Sontag, ikonik değerdeki haber fotoğraflarının önemli bir kısmının düzmece olduğunu; Vietnam Savaşı’ndan itibaren ise, ünlü fotoğrafların hiç birinin düzmece olmadığının hemen hemen kesin olduğunu yazmış. Televizyonun savaş görüntülerini aktarmaya başlaması ile durumun değiştiğine vurgu yapmış. Yukarıda Vietnam Savaşı’nda 1972’de Associated Press fotoğrafçısı Huynh Cong Ut’un (Nick Ut, 1951) çektiği ve ana yola atılan Amerikan napalm bombalarından kaçan bir köyün çocuklarını gösteren ve Ut’a 1973 Pulitzer Haber Fotoğrafı Ödülü’nü kazandıran Savaşın Terörü adlı karenin, poz verdirilerek çekilmesi mümkün olmayan fotoğraflar kategorisine ait olduğunu belirtiyor. Aynı, Eddie Adams’ın 1968’de çektiği, Güney Vietnam polis teşkilatı şefinin Saygon’daki bir sokakta, Vietkong’lu bir zanlıyı başından vurduğu fotoğraf gibi. Fotoğraf:en.wikipedia.org.

Sontag, ikonik değerdeki haber fotoğraflarının önemli bir kısmının düzmece olduğunu; Vietnam Savaşı’ndan itibaren ise, ünlü fotoğrafların hiç birinin düzmece olmadığının hemen hemen kesin olduğunu yazmış. Televizyonun savaş görüntülerini aktarmaya başlaması ile durumun değiştiğine vurgu yapmış.
Yukarıda Vietnam Savaşı’nda 1972’de Associated Press fotoğrafçısı Huynh Cong Ut’un (Nick Ut, 1951) çektiği ve ana yola atılan Amerikan napalm bombalarından kaçan bir köyün çocuklarını gösteren ve Ut’a 1973 Pulitzer Haber Fotoğrafı Ödülü’nü kazandıran Savaşın Terörü adlı karenin, poz verdirilerek çekilmesi mümkün olmayan fotoğraflar kategorisine ait olduğunu belirtiyor. Aynı, Eddie Adams’ın 1968’de çektiği, Güney Vietnam polis teşkilatı şefinin Saygon’daki bir sokakta, Vietkong’lu bir zanlıyı başından vurduğu fotoğraf gibi.
Fotoğraf:en.wikipedia.org.