Etiket arşivi: Müslüman Kardeşler

Libya 9 Kaddafi 2

  • Tüm Araplar Filistin için savaşa katılmalıydı.
  • 1970’de ABD ve İngiliz askeri üsleri kapatıldı.
  • Libyalı gönüllüler Filistin davasına destek için Ürdün’e gitmek istediler, talep reddedildi. Eylül 1970’de Libya, FKÖ (Filistin Kurtuluş Ö ile kötü ilişkiler içine giren Ürdün’e önce mali desteğini, sonra da siyasi bağlantısını kesti.
  • Yahudi ve İtalyan azınlığın mülklerine el kondu, çoğu sınır dışı edildi.
  • Elçilikler ve yabancı şirketler kapatıldı.
  • Komünistlik, Marksizm ve dinsizlik propagandası yapanların sürüleceği veya hapsedileceği; Müslüman Kardeşler veya Hizbuttahrir’ül İslami mensuplarından birinin gizli bir harekette bulunduğu tespit edilecek olursa bunun, ihtilale karşı düşmanca bir davranış olarak kabul edileceği ve sorumluların hapsedileceği duyurulmuştur. Kaddafi, Müslüman Kardeşler’i ve Hizbuttahrir’ül İslami’yi Arap birliğinin ve Arap milliyetçiliğinin düşmanı ve emperyalizmin iş birlikçileri olarak gördüğünü açıkça ifade etmiştir. CIA’in Müslüman Kardeşler’e mali yardımda bulunduğunu söylemiştir.
Fotoğraf:www.internetajans.com

Fotoğraf:www.internetajans.com

  • Aralık 1969’da Libya, Mısır ve Sudan devlet başkanları sıkı bir iş birliği anlaşması yaptılar. Kasım 1970’de Suriye de bu birliğe girdi. Nisan 1971’de, Eylül 1971’de yürürlüğe girmek üzere Libya, Mısır ve Suriye’yi içine alan bir Arap Cumhuriyetleri Birliği’nin kurulduğu ilan edildi. Yapılan bu antlaşmaya göre, üç cumhuriyetten herhangi birinin ülkesinde çıkacak iç karışıklıklara karşı diğer iki devletin doğrudan doğruya ve hiçbir talep olmaksızın sulh ve sükunu temin etmek üzere müdahale etmeleri hem bir hak, hem de bir vazife oluyordu. Sudan’ın da birliğe girmesi istendi ama Sudan çekimser kaldı. Ağustos 1972’de Enver Sedat ve Kaddafi, Mısır ve Libya’nın her iki ülkede yapılacak halk oylamasından sonra ve Eylül 1973’te yürürlüğe girmek üzere tek devlet halinde birleşeceğini ilan ettiler. Mısır ile Libya arasında kurulmasına karar verilip ilan olunan tek devlet projesine de Suriye katılmama kararı aldı. Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat da çıkan görüş ayrılıkları nedeniyle birliğin kurulmasını tümüyle reddetti.
  • Kaddafi’nin Sudan ile ilişkileri inişli çıkışlı oldu. Sudan Devlet Başkanı Numeyri’ye karşı yapılan askeri ayaklanma olaylarında Kaddafi ona yardımcı oldu ve yeniden iktidara gelmesini sağladı. Uganda Devlet Başkanı İdi Amin’e silah götüren iki Libya uçağı, izinsiz olarak Sudan hava sahasını ihlal edince Kaddafi ile Numeyri’nin arası bozuldu.
  • Mısır ile Libya arasında tek devlet projesi görüşülürken Kaddafi’nin, Tunus Devlet Başkanı Habip Burgiba’ya da Libya ile Tunus’un birleşmesi ve Burgiba’nın devlet başkanlığını kabul etmesini teklif ettiği biliniyor. Kaddafi, Libya ile Tunus arasındaki sınırın sömürgecilerin eseri olduğunu, coğrafyanın her iki ülkeyi birbirine fiilen bağladığını öne sürmekteydi.
  • Haziran 1971’de Kaddafi’ye dünya barışı yolundaki çabalarından dolayı Lenin Nişanı verildi. Bu nişan, üstün başarı gösteren, barışı koruyan, anavatanı savunan kişilere, üstün performans gösteren işçilere verilirdi. (Bu nişan, Nazım Hikmet‘e de verilmiştir.)

 

Fotoğraflarla Suriye Gezisi 9 / Hama-Apamea

Hama yolu üzerinde Harran tipi evler gördük. Bunların farkı, tepelerinin kapalı olması.

Hama yolu üzerinde Harran tipi evler gördük. Bunların farkı, tepelerinin kapalı olması.

Hama- Yavuz Sultan Selim tarafından 1516 yılında Osmanlı topraklarına katılmış, 1918’de İngilizler tarafından işgal edilip Fransa’ya terk edilmiş, 1946 yılında Suriye Fransa’dan bağımsızlığını kazanmıştır. Suriye’nin üçüncü büyük kenti muhafazakâr Sünni  Hama, Suriye’deki rejimin en çok problem yaşadığı şehir. 1982'de Hama'da başlayan bir genel ayaklanma oldu. İslamcılar ve diğer rejim muhalifi militanlar Hama'yı "kurtarılmış şehir" ilan ederek, Suriyelileri “kâfir” olarak adlandırdıkları hükümet güçlerine karşı (Esad ailesi Nusayri) ayaklanmaya çağırdılar. Müslüman Kardeşler militanları Baas Partisi üyelerinin ve rejim destekçilerinin evlerini basarak yaklaşık elli kişiyi öldürdüler. Suriye Hükümeti  Müslüman Kardeşler'in Hama şehrinde başlattığı ayaklanmayı bastırmak için Suriye ordusunu ve zamanın devlet başkanı Hafız Esad’ın kardeşi Rıfat Esad’ın özel kuvvetlerini Hama’ya gönderdi. Ölenlerin sayısı hakkında 7.000-40.000 kişi arasında değişen iddialar var. Hama'daki katliamdan sonra Suriye'deki isyan sona erdi, Müslüman Kardeşler'in üyeleri ve sempatizanları ya sürgüne gitti ya da yeraltına çekildi. Günümüzde devam etmekte olan iç savaşta da Hama en çok kayıp veren şehirlerden biri.

Hama- Yavuz Sultan Selim tarafından 1516 yılında Osmanlı topraklarına katılmış, 1918’de İngilizler tarafından işgal edilip Fransa’ya terk edilmiş, 1946 yılında Suriye Fransa’dan bağımsızlığını kazanmıştır.
Suriye’nin üçüncü büyük kenti muhafazakâr Sünni Hama, Suriye’deki rejimin en çok problem yaşadığı şehir. 1982′de Hama’da başlayan bir genel ayaklanma oldu. İslamcılar ve diğer rejim muhalifi militanlar Hama’yı “kurtarılmış şehir” ilan ederek, Suriyelileri “kâfir” olarak adlandırdıkları hükümet güçlerine karşı (Esad ailesi Nusayri) ayaklanmaya çağırdılar. Müslüman Kardeşler militanları Baas Partisi üyelerinin ve rejim destekçilerinin evlerini basarak yaklaşık elli kişiyi öldürdüler. Suriye Hükümeti Müslüman Kardeşler’in Hama şehrinde başlattığı ayaklanmayı bastırmak için Suriye ordusunu ve zamanın devlet başkanı Hafız Esad’ın kardeşi Rıfat Esad’ın özel kuvvetlerini Hama’ya gönderdi. Ölenlerin sayısı hakkında 7.000-40.000 kişi arasında değişen iddialar var. Hama’daki katliamdan sonra Suriye’deki isyan sona erdi, Müslüman Kardeşler’in üyeleri ve sempatizanları ya sürgüne gitti ya da yeraltına çekildi. Günümüzde devam etmekte olan iç savaşta da Hama en çok kayıp veren şehirlerden biri.

Noria (su dolabı)- Asi Nehri üzerinde kurulu olan Hama, günümüzde benzerine rastlanmayan ve türünde dünyanın en eskisi olarak kabul edilen su değirmenlerinden ötürü “su dolabı şehri" olarak da adlandırılır. Yunus Emre'nin yazdığı Dertli Dolap bu şehir içindir. İlk norialar Eyyubiler döneminde yapılmış. Günümüze kalanlar Memluk ve Osmanlı dönemlerinde yapılmış olanlar. Bazılarının çapı 20m. Ben 2003 yılında Hama’ya gittiğimde 17 tanesi kullanılır vaziyetteydi. Norialar Asi Nehri’nin sularını su yollarına boşaltarak yaz aylarında tarlaların sulanmasında kullanılıyorlar. Diğer mevsimlerde daha modern yöntemler kullanılıyormuş. Geceleri aydınlatılarak şehrin bu özelliği vurgulanıyor.

Noria (su dolabı)- Asi Nehri üzerinde kurulu olan Hama, günümüzde benzerine rastlanmayan ve türünde dünyanın en eskisi olarak kabul edilen su değirmenlerinden ötürü “su dolabı şehri” olarak da adlandırılır. Yunus Emre’nin yazdığı Dertli Dolap bu şehir içindir. İlk norialar Eyyubiler döneminde yapılmış. Günümüze kalanlar Memluk ve Osmanlı dönemlerinde yapılmış olanlar. Bazılarının çapı 20m. Ben 2003 yılında Hama’ya gittiğimde 17 tanesi kullanılır vaziyetteydi. Norialar Asi Nehri’nin sularını su yollarına boşaltarak yaz aylarında tarlaların sulanmasında kullanılıyorlar. Diğer mevsimlerde daha modern yöntemler kullanılıyormuş. Geceleri aydınlatılarak şehrin bu özelliği vurgulanıyor.

Osmanlı hamamı.

Osmanlı hamamı.

Apamea- Şehri, MÖ 3. yüzyılda I. Selevkos kurmuş ve şehre bir Pers olan karısının adını vermiş. Buranın liman şehrini de kurunca oraya da annesinin adını vermiş: Laodicea, günümüzde Lazkiye. Bölge, atları ile meşhur, önemli bir ticaret merkeziymiş. Şimdi, bölgenin en büyük şarap merkezi. Apamea MÖ 1. Yüzyılda Roma’nın eline geçmiş. MS 2. Yüzyılda deprem olunca şehir yeniden inşa edilmiş. Biz, günümüzde bu dönemin yeniden yapımını görüyoruz. Kleopatra ve Marcus Antonius Apamea’yı bizden önce gezmişler. Şehir, Bizans ve iki kez de Pers saldırısına uğramış. 7. yüzyılda Müslümanlar şehri ele geçirmiş. 12. yüzyılda Haçlılar şehri zaptetmiş. Şehir 43 yıl sonra Nurettin Zengi tarafından Haçlılardan geri alınmış. Apamea, pek çok savaş görmüş, üç de büyük deprem geçirmiş: MS 2., 6. ve 12. yüzyıllarda. Apamea’nın ana caddesi (cardo) 2km. Palmira’nın ana caddesinden ve Şam’daki Via Recta’dan daha uzun. İlerde ortada gözüken tek sütun, kavşağı işaret etmek için dikilmiş.

Apamea- Şehri, MÖ 3. yüzyılda I. Selevkos kurmuş ve şehre bir Pers olan karısının adını vermiş. Buranın liman şehrini de kurunca oraya da annesinin adını vermiş: Laodicea, günümüzde Lazkiye. Bölge, atları ile meşhur, önemli bir ticaret merkeziymiş. Şimdi, bölgenin en büyük şarap merkezi. Apamea MÖ 1. Yüzyılda Roma’nın eline geçmiş. MS 2. Yüzyılda deprem olunca şehir yeniden inşa edilmiş. Biz, günümüzde bu dönemin yeniden yapımını görüyoruz. Kleopatra ve Marcus Antonius Apamea’yı bizden önce gezmişler. Şehir, Bizans ve iki kez de Pers saldırısına uğramış. 7. yüzyılda Müslümanlar şehri ele geçirmiş. 12. yüzyılda Haçlılar şehri zaptetmiş. Şehir 43 yıl sonra Nurettin Zengi tarafından Haçlılardan geri alınmış. Apamea, pek çok savaş görmüş, üç de büyük deprem geçirmiş: MS 2., 6. ve 12. yüzyıllarda.
Apamea’nın ana caddesi (cardo) 2km. Palmira’nın ana caddesinden ve Şam’daki Via Recta’dan daha uzun. İlerde ortada gözüken tek sütun, kavşağı işaret etmek için dikilmiş.

Apamea’nın su yolları ve su yollarının bağlantı parçası.

Apamea’nın su yolları ve su yollarının bağlantı parçası.

Sütunlar MS 2. yüzyıldan. Sütun yüksekliği arşitravla beraber 12m. Sütunlar, 1930’lardan başlayarak Belçikalılar tarafından ayağa kaldırılmış.

Sütunlar MS 2. yüzyıldan. Sütun yüksekliği arşitravla beraber 12m. Sütunlar, 1930’lardan başlayarak Belçikalılar tarafından ayağa kaldırılmış.

Üçgen alınlıklı, Tike Şans Tanrıçası’na adanmış tapınağın girişi.

Üçgen alınlıklı, Tike Şans Tanrıçası’na adanmış tapınağın girişi.

Apamea’ya özgü burgulu sütunlar

Apamea’ya özgü burgulu sütunlar

Agoradaki bu sütunların kaidesindeki süslemeler Nebati etkisi.

Agoradaki bu sütunların kaidesindeki süslemeler Nebati etkisi.