Etiket arşivi: mermer

Libya 34 Villa Silin 1

  • Leptis Magna gezimizi bitirdikten sonra Villa Silin’i gezdik. MS 2. yüzyıl yapısı olan bu villa gibi çevrede 50 Roma villasının kalıntısı varmış. O zamanlar Romalı zenginler burada ikinci bir ev yaptırırlarmış. Bu villayı özel izin ile gezmiştik.
20 odalı Villa Silin’in uzaktan görünümü. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

20 odalı Villa Silin’in uzaktan görünümü.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Deniz kenarındaki villanın terasları, bahçesindeki çiçek tarhlarının etrafı, odalarının yerleri ve bazı odaların duvarları mozaiklerle kaplıydı. Mozaik bezeme, Libya’da, Helenistik dönemden itibaren kullanılmış. Hadrianus ve Severus dönemlerinde kullanımı iyice yaygınlaşmış. Erken Hıristiyanlık ve Bizans dönemi mozaiklerinde Hıristiyanlık simgeleri ile pagan simge ve efsaneler birlikte betimlenmiş. Sabratha, Leptis Magna, Tulmeyse, Cyrene, Apollonia ören yerleri ve müzelerde; Kasr Libya, Cemahiriye Müzesi gibi Villa Silin’de de mozaik sanatından örnekler gördük. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Deniz kenarındaki villanın terasları, bahçesindeki çiçek tarhlarının etrafı, odalarının yerleri ve bazı odaların duvarları mozaiklerle kaplıydı.
Mozaik bezeme, Libya’da, Helenistik dönemden itibaren kullanılmış. Hadrianus ve Severus dönemlerinde kullanımı iyice yaygınlaşmış. Erken Hıristiyanlık ve Bizans dönemi mozaiklerinde Hıristiyanlık simgeleri ile pagan simge ve efsaneler birlikte betimlenmiş. Sabratha, Leptis Magna, Tulmeyse, Cyrene, Apollonia ören yerleri ve müzelerde; Kasr Libya, Cemahiriye Müzesi gibi Villa Silin’de de mozaik sanatından örnekler gördük.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu


Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Afrika mozaiklerinin belli özellikleri vardır.
  • Afrika mozaikleri  İtalya’daki, genellikle siyah beyaz tesseralardan oluşan, mozaik tablolardan MS 2. yüzyılın ikinci yarısından itibaren adım adım farklılaşmaya başladı. Çok renkli, konu ve stilde yaratıcı mozaikler üretildi. Çeşitli renklerde mermer, traverten, cam ve seramik tesseralar kullanıldı. Konuyu anlatma tarzı, perspektif, tasarım, geometrik formların mimariye uygulanışı Afrika’da farklılıklar gösterir. Afrika mozaiklerinin altın devrinin 4. yüzyıl olduğu kabul edilir.
  • Bazı temalar Roma Afrikası’nda çok sık tercih edilmiş, geometrik ve bitkisel motifler çok bol kullanılmıştır. Romalılar için Mısır verimli toprağın ülkesidir. Nil Nehri’nin ve kıyısındaki yerleşimlerin betimlemesi çok sık yapılmıştır.
  • Palmiye ağacının iki yanında resmedilmiş atlar sık işlenen konulardan biridir. Bu temanın tercih edilmesinde halkın at yarışlarına çok düşkün olmasının rol oynadığı düşünülüyor.
  • Hıristiyan Afrika’da mezar taşlarında da mozaik kullanılmıştır.
  • Mozaik tablolarda, Roma dönemi öncesi Afrika inançları ve günlük yaşamı da izler bırakmıştır.
  • Bazı uzmanlar, İslam ordularının kıtaya girmesi ile mozaik sanatçılarının Sicilya’ya geçtiğini, bu yüzden Afrika mozaik üretiminin 7. yüzyıldan sonra durduğunu öne sürerler. Oysa Tunus’taki Bardo Müzesi’nde İslam Dönemi mozaikleri bölümü vardır, Fatımi sarayında da geometrik desenli mozaik kullanılmış, Afrika’da mozaik üretimi 10. yüzyılda da devam etmiştir. Ancak bu üretimin sanatsal açıdan öncekilerle kıyaslanamayacağı düşünülüyor.
  • Afrika’daki mozaik üretimi Kartaca-İslam Ortaçağı arasındaki dönemde 15 asır devam etmiş, mozaik sanatçısı ve zanaatkarları en çok Kartaca şehrinden çıkmış, Afrikalı sanatçılar kendi stillerini tüm Akdeniz havzasına da yaymışlardır.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

 

Libya 28 Roma Şehri ve Sabratha 4 Tiyatro

Sabratha’da tiyatroya giden yollar, çeşitli geometrik desenler kullanılarak yapılmış mozaik döşeme ile süslenmiş. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Sabratha’da tiyatroya giden yollar, çeşitli geometrik desenler kullanılarak yapılmış mozaik döşeme ile süslenmiş.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Devlet kültü, vatandaşların zihninde bayramlar, halk eğlenceleri ve kurbanlar sayesinde gelişiyordu. Romalılar tiyatroyu MÖ 3. yüzyılda Yunanlardan almışlardır. Yunan tiyatrosu sırtını doğal bir yükseltiye dayar. Yunanlar tonoz bilmezler. Tonoz öğrenildikten sonra düzlükte tiyatro yapımı başlıyor. Roma, kemer biliyor, düz araziye tiyatro yapabiliyor. Yunan tiyatrosunda ilk sıra sahneye yakındır. Roma tiyatrosunda ise, hayvanlarla yapılan gösterilerden ötürü ilk sıra korunaklıdır. Yunan’da oyuncuların hepsinin erkek, Roma’da ise oyuncuların arasında kadın da olduğu düşünülüyor. Roma’da sahne binasının daimi olduğu bilinirken, Yunan’da kurulup kaldırıldığı düşünülüyor. MÖ 55 yılında Pompeius, Roma’daki tiyatro binası için sermaye sağladı. 20.000 kişilik bu bina sıra sütunlardan oluşan bir kompleksti. Böylece, herkesin keyifli vakit geçirmesi amacıyla tasarlanmış büyük ulusal anıtların inşa edilmesi için para sağlama uygulaması başlamış oldu. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Devlet kültü, vatandaşların zihninde bayramlar, halk eğlenceleri ve kurbanlar sayesinde gelişiyordu.
Romalılar tiyatroyu MÖ 3. yüzyılda Yunanlardan almışlardır.
Yunan tiyatrosu sırtını doğal bir yükseltiye dayar. Yunanlar tonoz bilmezler. Tonoz öğrenildikten sonra düzlükte tiyatro yapımı başlıyor. Roma, kemer biliyor, düz araziye tiyatro yapabiliyor.
Yunan tiyatrosunda ilk sıra sahneye yakındır. Roma tiyatrosunda ise, hayvanlarla yapılan gösterilerden ötürü ilk sıra korunaklıdır.
Yunan’da oyuncuların hepsinin erkek, Roma’da ise oyuncuların arasında kadın da olduğu düşünülüyor.
Roma’da sahne binasının daimi olduğu bilinirken, Yunan’da kurulup kaldırıldığı düşünülüyor.
MÖ 55 yılında Pompeius, Roma’daki tiyatro binası için sermaye sağladı. 20.000 kişilik bu bina sıra sütunlardan oluşan bir kompleksti. Böylece, herkesin keyifli vakit geçirmesi amacıyla tasarlanmış büyük ulusal anıtların inşa edilmesi için para sağlama uygulaması başlamış oldu.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Sabratha’nın tiyatrosunun beş bin kişilik olduğu ve 2. yüzyılda yapıldığı düşünülüyor. Sönmemiş kireç ısıtıldığında çok yoğun bir parlaklık yaydığından, sahne ışıklandırılmasında kullanılıyordu. (Limelight). Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Sabratha’nın tiyatrosunun beş bin kişilik olduğu ve 2. yüzyılda yapıldığı düşünülüyor.
Sönmemiş kireç ısıtıldığında çok yoğun bir parlaklık yaydığından, sahne ışıklandırılmasında kullanılıyordu. (Limelight).
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Sabratha tiyatrosunun orkestra ve sahnesi. Roma tiyatrosunda halk (commoners) ile aristokrasi ayrı yerlerde oturuyorlar (box of honor). İki bölüm bir parapet ile ayrılmış. Sahne ile seyirci arasında kalan, genelde yarım daire şeklinde olan çukur bölüm orkestra’dır. Sahne ile orkestra arasındaki parapete pulpitum (stage platform) denir. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Sabratha tiyatrosunun orkestra ve sahnesi.
Roma tiyatrosunda halk (commoners) ile aristokrasi ayrı yerlerde oturuyorlar (box of honor). İki bölüm bir parapet ile ayrılmış.
Sahne ile seyirci arasında kalan, genelde yarım daire şeklinde olan çukur bölüm orkestra’dır. Sahne ile orkestra arasındaki parapete pulpitum (stage platform) denir.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Pulpitum’daki süslemelerde güneş saati ve rulolar (scrolls). MÖ 39 yılında Jul Sezar Roma’nın ilk halk kütüphanesini yaptırmaya karar verdi. İmparatorlar kütüphanelere büyük para bağışında bulundular. MS 350 yılına gelindiğinde Roma’da 29 tane kütüphane bulunuyordu. Bir çoğu Romalıların uzun vakit geçirdiği hamamlarla bağlantılıydı. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Pulpitum’daki süslemelerde güneş saati ve rulolar (scrolls).
MÖ 39 yılında Jul Sezar Roma’nın ilk halk kütüphanesini yaptırmaya karar verdi. İmparatorlar kütüphanelere büyük para bağışında bulundular. MS 350 yılına gelindiğinde Roma’da 29 tane kütüphane bulunuyordu. Bir çoğu Romalıların uzun vakit geçirdiği hamamlarla bağlantılıydı.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Pulpitum’daki süslemeler. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Pulpitum’daki süslemeler.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Aristokrasinin oturduğu bölümün iki kenarı yunuslarla süslü. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Aristokrasinin oturduğu bölümün iki kenarı yunuslarla süslü.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Pulpitum’daki süslemeler. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Pulpitum’daki süslemeler.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  Pulpitum’da Üç Güzeller. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu


Pulpitum’da Üç Güzeller.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Tiyatronun duvarları mermerle kaplıymış. Roma mimarisinde Numidya’dan sarısı, Anadolu’dan kırmızısı, Yunanistan’dan yeşili gelen mermerler çok kullanılmış. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Tiyatronun duvarları mermerle kaplıymış. Roma mimarisinde Numidya’dan sarısı, Anadolu’dan kırmızısı, Yunanistan’dan yeşili gelen mermerler çok kullanılmış.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  •  Sabratha’da ayrıca 2. yüzyıla tarihlenen konut alanı; Roma döneminden tapınaklar, çeşmeler; Bizans’tan döneminden bir katakomb ve dört kilise var.