Etiket arşivi: medya

Popülizm 6

  •  Yeterli güce sahip olan popülistler yeni bir anayasa yazmak ister. Halkoyuna sunulmamış, ulusal istişare ile hazırlandığı öne sürülen, 2012 yılında yürürlüğe girmiş Macar anayasası için Victor Orban “Halk Macar Parlamentosu’na bir emir verdi ve parlamento bunu yerine getirdi. Macar anayasası eleştirildiğinde Macar hükumeti değil, Macar halkı eleştirilmektedir. Her kim Macar hükumetini eleştiriyorsa, Macar halkına saldırıyordur” diyerek popülist mantığını sergilemiştir. Popülist anayasalar, iktidara gelmeleri halinde popülist olmayanların gücünü sınırlamak için tasarlanır. Partizanca hazırlanmış bu anayasalar dışlayıcı olur ve bunları yapanlar, seçimleri kaybetseler bile iktidarlarını sürdürürler.
  • Medya yetkilileri ele geçirilir; gazetecilere ulusal çıkarlara zarar verecek haberler yapmamaları için net mesajlar gönderilir; gizli servisler kontrol altına alınır (Jaroslaw Kaczynski).
  • Eleştirenler doğrudan hain olarak damgalanır. Böyle bir strateji elbette popülistlere mahsus değildir; popülistlere mahsus olan, bunu açıktan ve halkın temsiline dair iddialarından destek alarak yapmalarıdır.
  • Muhalif sivil toplum örgütlerini dış güçler tarafından kullanılıyor göstererek, onları yabancı ajan ilan ederek itibarsızlaştırırlar.
  • Popülist çağrının demokrasinin tutulmamış vaatleri üzerinde yükseldiği söylenir.
  • Araştırmalar, popülizmin, parti sisteminin zayıf olduğu yerlerde daha fazla güçlendiğini gösteriyor. 1990’ların ilk yarısında İtalya’da parti sisteminin çöküşünün, Silvio Berlusconi’yi üretmesi gibi.
  • Yakın zamanda popülizm pratikleşti de: Devleti şirketlerinden birisi gibi yönetmeyi vaat edenler oldu, Silvio Berlusconi ve Kasım 2017 itibarıyla Çekya’da başbakanlık makamına seçilmiş Andrej Babiš gibi.
Fotoğraf: Diken

Fotoğraf: Diken

  • Günümüzde Batı demokrasileri yapılan seçimlerde popülist partilerin zaferlerine şahit olmakta, liberal durum karşıtları iktidara gelmekte. Popülist partiler Batılı toplumların kültürel modernleşmesine karşı çıkıyor, uluslarına tehdit olarak gördükleri göç hareketlerinden küresel elitlere ve uluslararası kurumlara başkaldırıyorlardı. Liberal demokrasilerin ön şartı olan özgürlükçülük ve çoğulculuk fikirleri reddediliyor; Popülistler, Batı dünyasında bir korku ekseni oluşturarak politik kışkırtma yoluyla seçmenlerin hoşnutsuzluklarını ve güvensizliğini istismar edebiliyorlar.
  • Her yıl dünya üzerindeki demokrasi eğilimlerini inceleyen Freedom House 2017 raporuna “Popülistler ve Otokratlar: Küresel Demokrasiye Yönelik Çifte Tehdit” başlığını koymuştu. Rapora göre demokratik ülkelerde popülist ve milliyetçi hareketlerin güç kazanmasıyla küresel özgürlüğün iniş yaşadığı ardışık on birinci yıla girilmişti. Özgür olarak tanımlanan ülkelerde bile siyasal ve sivil haklar konusunda ciddi bir gerileme tespit edilmekteydi. Tabanda popülizm, tavanda ise anti-demokratik eğilimler yaygındı.
  • Mart 2016’da Le Monde Diplomatique, popülist devrimler çağında yaşadığımızı ilan etmişti.
  • Tehlike, demokratik dünyanın bizzat kendisinden kaynaklanıyordu ve popülizm demokrasinin karabasanıydı.
  • Herhangi bir iddia, doğruluktan çok, takipçilerinin sayısı ve coşkusu üzerinden değer kazanır. Bu, popülizmin vereceği en ciddi hasardır.
  • Popülistler demokrasiye zarar veriyor. Seçim kazanmış olmaları, siyasal projelerine otomatik olarak demokratik meşruiyet kazandırmaz. Onların dile getirdikleri problemler, onların formüle ettiği biçimde olmadan ele alınmalıdır.

 

 

Yararlanılan Kaynaklar

Popülizm Nedir?, Jan-Werner Müller, İletişim Yayınları, 2017.

Duvar, Deniz Ülke Arıboğan, İnkılap Kitabevi, 2017.

Siyasi Bir Klişe, Özgür Gökmen, Cumhuriyet Kitap, 28 Eylül 2017.

 

 

 

Popülizm 5

  • Popülistler, siyasal-sosyal bir basitleştirme olarak homojen halk ve yoz elitler ayrımı yaparlar.
  • Popülistlere göre yapılması gerekenler açıktır; değerler ve deneysel kanıtlar ile uğraşılması gereksizdir.
  • İktidara geldiklerinde bağlayıcı bir vekaletname aldıklarını düşünürler. Bu vekaletin detayları, onların yorumlarına dayanır. Bu tutum, demokratik hesap verebilirliği zayıflatır. Her zaman halka dönüp “Yetkiyi bize siz verdiniz, biz sizin istediğinizi yaptık, bizim hatamız değil,” diyebilirler. Oysa demokratik anayasalar siyasetçilerin rolünü bağlayıcı vekalet ile değil, özgür vekalet ile tanımlar. Çünkü özgür vekalette hesap vererek yetkilerini nasıl kullandıklarını meşrulaştırma yükümlülüğü vardır.
  • Komplo teorileri de popülizm mantığından türerler.
  • Pek çok popülist, galip geldikten sonra da mağduru oynamaya devam eder.
  • Popülizm sadece temsili demokrasilerde olur.
  • Popülizmi savunan siyasetçilerin fiiliyatta temsili demokrasiye karşı olduklarını, siyasal katılımdan kaçındıklarını, partiler, parlamento vb. siyasal temsil araçlarını pek ciddiye almadıkları savunulur.
Fotoğraf: Al Jazeera Türk on Twitter

Fotoğraf: Al Jazeera Türk on Twitter

  • Popülist lider her bireyle bağı olduğu hissini vermeyi ister; aracıları (medyayı, parti örgütünü) aradan kaldırmayı arzular. Popülist partilerde neredeyse tüm kademelerin lidere bağlı olması bu yüzdendir. Chavez’in seçim kampanyalarında kullandığı “Chavez Halktır”, “Sen de Bir Chavezsin” gibi sloganların arkasında yatan budur. Twitter bir anlamda lidere medyayı aradan kaldırıp doğrudan ulaşmanın bir aracıdır. Chavez, Alo Başkan adlı TV şovunda savunma bakanına canlı yayında, on tank taburunu Kolombiya sınırına yollamasını söylemişti. Günümüzde de benzer medya kullanımları yapılmaktadır (Macaristan’da radyoda Victor Orban, Ekvador’da Rafael Correa, Bolivya’da Evo Morales vb.).
  • Demokrasinin önceden övülen ara kurumları, doğrudan demokrasi uğruna ortadan kalkar. Popülistler referandum gibi doğrudan demokrasi yollarını da tercih ederler. Ortak iyi tek ise, onu temsil etmenin tek bir yolu varsa partide itirazlar hoş görülmeyecektir. Bu yüzden lider bizzat her şeyi ve herkesi kontrol eder. Parti, tek üyesi olduğunu düşündürten bir kuruma döner. Geert Wilders her cumartesi Özgürlük Partisi’nin meclis üyelerini kendilerini nasıl ifade edecekleri ve yasal işleri nasıl yürütecekleri konusunda aydınlatır. Onunla sürtüşecek cesareti olanları partiden atar.
  • Popülist partiler bir klan gibi örgütlenir. Fransa’da Milli Cephe’yi Jean-Marie Le Pen kurmuş, yerine kızı Marine Le Pen geçmiştir. Marine ise şimdi yeğeni Marion’u yerine hazırlamaktadır.
  • Popülist lider yönetmeyi sürekli seferberlik olarak görür.

 

 

Çağdaş Sanata Varış 286|Yeni Medya Sanatı 1

  • Günümüz sanatının, belki de geçmişte olmadığı kadar çeşitli, yoğun ve baş döndürücü bir hal aldığını fark ederiz. Sanatçıların elinde geçmişte olmadığı kadar çok teknik olanak vardır. Ancak sanatçıları tetikleyen bu olanaklar kadar günümüz dünyasının sanatçıya sağladığı en temel etken olan insana ve varoluşa dair sonsuz sayıda “gerçekliktir”.
  • Bilgisayar, sanatın da bütün alanlarına girdi ve yapay resim dünyasının olanaklarını sanatçıya açtı. Yapay resim, yaşadığımız gerçeğin ögeleriyle değil, yapay olarak üretilmiş yeni bir gerçeğin ögeleriyle oluşturulmaya başlandı.
Stone Fields, Giuseppe Randazzo, 2009. İtalyan tasarımcının dijital heykeller serisinin çıkış noktası İngiliz sanatçı Richard Long’un boş araziler üzerinde gerçek taş ve kayalarla gerçekleştirdiği Arazi Sanatı eserleri. Randozzo ise eserlerini sanal taşlarla gerçekleştiriyor. Fiziki uğraş yerine zihni bir uğraş veriyor. Dijital sanatçı Randozzo görüntüleri bir yazılım vasıtasıyla, bilgisayarda düzenlenmiş olan ham modeli işleyerek, hiper-realist üç boyutlu görüntüler elde ediyor. Kullandığı algoritmalarla sanal taşlarını yaratıyor ve bir çemberin içine sanal taşlarını farklı düzenlerde yerleştiriyor. Bu kompleks işlerini daha sonra fiziki olarak da beyaz ve esnek polyamidden üretiyor ve püskürtme yoluyla boyuyor. Bir başka 3D sanatçısı ise Lee Griggs. Fotoğraf:www.thisiscolossal.com

Stone Fields, Giuseppe Randazzo, 2009.
İtalyan tasarımcının dijital heykeller serisinin çıkış noktası İngiliz sanatçı Richard Long’un boş araziler üzerinde gerçek taş ve kayalarla gerçekleştirdiği Arazi Sanatı eserleri. Randozzo ise eserlerini sanal taşlarla gerçekleştiriyor. Fiziki uğraş yerine zihni bir uğraş veriyor. Dijital sanatçı Randozzo görüntüleri bir yazılım vasıtasıyla, bilgisayarda düzenlenmiş olan ham modeli işleyerek, hiper-realist üç boyutlu görüntüler elde ediyor. Kullandığı algoritmalarla sanal taşlarını yaratıyor ve bir çemberin içine sanal taşlarını farklı düzenlerde yerleştiriyor. Bu kompleks işlerini daha sonra fiziki olarak da beyaz ve esnek polyamidden üretiyor ve püskürtme yoluyla boyuyor. Bir başka 3D sanatçısı ise Lee Griggs.
Fotoğraf:www.thisiscolossal.com

  • Bugünün bilgi toplumunda, bilgi dinamik ve akışkandır; fiziksel varoluşa bağlı değildir. Sanat da, dijital çerçevesiyle daha genişlemiştir. Yeni Medya Sanatı terimi, Bilgisayar Sanatı, Dijital Sanat, Dijital Şiir, Elektronik Sanat, Evrimsel Sanat, Jeneratif Sanat, Bilgi Sanatı, İnteraktif Sanat, İnternet Sanatı, Net Sanatı, Robotik Sanat, İşlemsel Sanat, Yazılım Sanatı, Ses Sanatı, Sistem Sanatı, Sanal Sanat vb. için kullanılır.
  • Bu sanat türü, genellikle algoritmik olarak yaratılmış ve tanımlanmış bilgisayar programı aracılığıyla yaratılmış sanatı adlandırmak için kullanılır. Bu tür, kimya, biyoloji, mekanik, robotik, akıllı materyaller, matematik gibi sistemler kullanılarak üretilmiş de olabilir ama tümü veya en azından bir bölümü otonom bir sistem tarafından üretilir. Bu, sanatsal bir yöntemdir. Bu süreçlerle üretilmiş, derlenmiş veya bestelenmiş sanata bu ad/adlar veriliyor.
  • Yeni Medya Sanatı, sisteme dayalı bir sanatsal üretim yöntemidir. Kurulan sistemler, düzenli, kaotik, basit veya karmaşık olabilir ama genelde neden-sonuç ilişkisine bağlıdır. Bu da onlara tekrarlanabilirlik özelliği kazandırır. Sanatçının yaptığı iş, sistemin çalışması için temel kuralları, formülleri oluşturmak, şablonları hazırlamaktır. Bundan sonra sistem kendi kendine de işleyebilir.
  • İlk örneklerden biri Hans Haacke‘nin (1936-) fiziksel ve biyolojik sistemleri sanatsal üretimi için kullanmasıdır.
  • Gün geçtikçe yapılan işler çeşitlenmeye ve değişik konulara eğilmeye devam ediyor. Bir yandan sanatçılar yeni teknolojileri kullanarak yaptıkları deneylere devam ederken, diğer yandan bu teknolojik yenilikler yaşamımıza girdikçe işlemsel sanat ile diğer sanat üretim yöntemleri arasındaki ayrım belirsizleşiyor. Yeni Medya Sanatının yöntemleri ve fikirlerinin günümüzün kültürü ve kavramları ile örtüştüğü açıktır.
  • Bu işler, tasarım ile teknolojinin kesişmesi ile oluşuyor.

 

Çağdaş Sanata Varış 255|Çağdaş Sanat 3

  • Çağdaş Sanat ile
    *estetik bir etkinlik olarak sanat fikri değişmiş,
    *sanat, kültürün diğer alanlarından (film, TV, reklam, bilim, bilgisayar ürünü görüntü vs.) ayırt edilemez olmuş,
    *daha özgürlükçü bir sanat anlayışı gelmiş,
    *sanatın hayattan bağımsızlığı sorgulanmış,
    *sanatın bağlam, mekan ve izleyiciyle karşılıklı iletişim içinde geliştiği varsayılmıştır.
  • Çağdaş Sanat izleyicinin, sanatçı tarafından esere yerleştirilmiş göstergeleri yorumlamasını gerektiren mesajlar içerir. Çağdaş sanatçılar göstergelerin yöneticisidirler.
  • Estetik temelli sanat pasif izleyici;

Mesaj temelli sanat  aktif, analitik çözümleme yeteneğine sahip izleyici-okuyucuya gereksinir.

  • Eserler çok nadiren bir tek şey hakkındadır; anlamları sanatçının, eleştirmenin, galerinin ve izleyicinin yorumuna göre çeşitlilik gösterir.
  • Kitle iletişim araçlarının ve tüketim kültürünün gelişmesi, büyümesi ve etkisi Çağdaş Sanat için önemlidir. Medyanın haberler üzerindeki kontrolü, medyanın nelerin haber değeri taşıdığına karar verme tekeli, medyanın gücü sorgulanır. Televizyon imajları yorumlamamız, enformasyonu anlamamız, dünyayı kavrama biçimimiz üzerinde etkilidir.
  • Çağdaş Sanat toplumsal, kültürel ve çevresel farkındalığımızı artırmakta önemli bir rol oynar ve bize dünyaya ilişkin bir perspektif sunar.
  • Çağdaş Sanat bütün olası görüş ve yorumlar için bir platform sunar.
  • Yaşanan değişimler, küresel anlaşmazlıklar ve ekonomik, sosyal, politik tartışmalar sanat dünyasını da sosyal gerçeklikle yüzleşmek üzere harekete geçirdi. Nasıl bir toplumda yaşamak istediğimiz ile ilgili etkileşim, sanat dünyasının başlıca konusu haline geldi.
  • Çağdaş Sanat, zaman zaman, akım sonrası sanat olarak da adlandırılır.  Eski nesillerin dahil olduğu üslupsal grupların günümüzde her sanatçıya bireysel tarzını bağımsız şekilde yönlendirilebileceği özgür bir alan bıraktığı kabul edilir.
  • Çağdaş Sanat yapıtının başarılı yahut başarısız bulunma kriteri, diğer çağlarda uygulanan kriterlerle aynıdır: Yapıt akla ilginç sorular getiriyor mu? Malzemesi, yapısal/biçimsel ve kavramsal ögeleri birbiriyle etkin bir ilişki içinde mi? Bağlamıyla verimli bir etkileşimi var mı? Yapıt, başarması hedeflenen şeyi başarıyor mu?
Taksim Meydanı, Larissa Fassler, 2015. Art International İstanbul 2015’e katılan ve şehir serileri ile ünlü olan 1975 doğumlu Kanadalı kadın sanatçı, birkaç hafta Taksim Meydanı’nı izledikten sonra eserlerini hazırlamış. Politik yönünü de eserlerine yansıtan sanatçı, görselleştirdiği yerlerin algılanışını, orada geçen olayları da dikkate alarak yer seçimi yapıyor. Sanat eylemi bugün, gündelik olanın tartışılmasını, eleştirilmesini içeriyor. Gündelik olana, hakim olana karşı bir tepki yükleniyor. Sanat yapıtı önceleri o erişilmez, ulaşılmaz olanla iç içeydi. Bugünse hayatı meydana getiren her şey sanatın özünü oluşturuyor. Çağdaş Sanat, politik ve günceldir.

Taksim Meydanı, Larissa Fassler, 2015.
Art International İstanbul 2015’e katılan ve şehir serileri ile ünlü olan 1975 doğumlu Kanadalı kadın sanatçı, birkaç hafta Taksim Meydanı’nı izledikten sonra eserlerini hazırlamış. Politik yönünü de eserlerine yansıtan sanatçı, görselleştirdiği yerlerin algılanışını, orada geçen olayları da dikkate alarak yer seçimi yapıyor.
Sanat eylemi bugün, gündelik olanın tartışılmasını, eleştirilmesini içeriyor. Gündelik olana, hakim olana karşı bir tepki yükleniyor. Sanat yapıtı önceleri o erişilmez, ulaşılmaz olanla iç içeydi. Bugünse hayatı meydana getiren her şey sanatın özünü oluşturuyor. Çağdaş Sanat, politik ve günceldir.

  • Küreselleşmenin sanattaki açılımı Çağdaş Sanat’tır.
  • İnsan hakları ihlalleri çağımızda da bitmedi. Avrupa’daki etnik temizlik, Ruanda’da soykırım, ırkçılık, mültecilere yönelik muameleler, biyolojik siyaset, neo-faşistler…gibi nefret tohumları saçan inançlar birbirini beslemeye devam ediyor.
  • 1990’larda küreselleşme, kimlik, çokkültürlülük, çoğulculuk siyasal kavramlar olarak ele alınmıştır. Sanatta politikanın önemi artmış, 2000’lerin sanatı bu kavramlar üzerine oturmuştur.
  • Bu yıllarda bellek, kimlik, tarih, coğrafya, göç, göçebelik, sınır/sınırsızlaşma, mekan, politik İslam, kamusal alan-özel alan kavramları, özel hayat, gizlilik ve masumiyetin kaybı, eşcinsellik siyasaları başlıca uğraş alanları olmuştur. Çağdaş Sanat, sanatın gündelik hayatla tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar yakından ilişkilidir.
  • Ulusal kültürlerin global kültürün altında ezildiğini öne süren çevreler var. Bu görüşte olanlar, Jean kültürünün, Coca Cola kültürünün, McDonald’s kültürünün karşısında hiçbir şeyin dayanamadığını, ürünlerin hep aynı olduğunu, ticaretin hayatın tüm cephelerine egemen olduğunu, pazarın yasaları karşısında kültürün kendi yasalarını koruyamadığını savunuyorlar. Teknolojinin kültüre ihanet ettiği sonucuna varıyorlar. İnternet yoluyla, bir kültür küreselleşmesi değil, bir kültürel birörneklik, daha çok bir Amerikanlaşma yaşandığını düşünüyorlar.

 

Çağdaş Sanata Varış 132| Postmodernizm 5

  • Epistemoloji, felsefenin şeyleri nasıl bildiğimizle ilgilenen dalıdır. Postmodernistler, epistemolojiye ya da geçmişi nasıl bileceğimize ilişkin sorular, tarihi kimin yarattığına ilişkin sorular, dilin doğası ile yazının kendisine ilişkin sorular sorar.
  • İnterdisipliner çalışmalar ve kültürlerarası yaklaşım ağırlık kazandı.
  • Postmodern’lere göre insan sürekli oluşum içindedir. Hem her an çevresinden etkilenir hem de çevresini etkiler.
  • Postmodern’de insana ve çevresine karşıt kavramlarmış gibi yaklaşmak, herhangi bir ayrımdan, kavramsal düzeyde söz etmek imkansızdır.
  • Postmodern düşünce her türlü ayrıma ve sınıflandırmaya karşı çıkar. Ürünü açımlamak, tanımlamak amacıyla söylenen her söz Postmodern görüş ile çelişir.
  • Sivil Toplum Kurumları’nın (NGO) yaygınlaşması da Postmodern dönemin bir gelişmesidir.
  • Postmodernistler, Pozitivizmde eksik olan hoşgörüyü devreye soktular. Çok anlamlılık açık seçikliğin yerine geçti.
  • Akıl sık sık bir kenara bırakılmazsa hiçbir ilerleme olamayacağını; özensizlik, fırsatçılık, kaos gibi görünen şeylerin bugün bilgimizin asli parçaları saydığımız kuramların gelişmesinde önemli rol oynadığını; bu sapmaların, hataların ilerlemenin ön koşulu olduğunu savundular.
  • Yönteme Hayır”, dediler; herşeyin bir arada yürütülmesi gerektiğini öne sürdüler. Postmodernistlere göre, gerçekçi ile fantastik, kentsel ile kırsal, teknoloji ile mitos bir arada olabilir.
  • Modernizm’in yarattığı katı doktrinlerden, katı psikanaliz yaklaşımından daha kişisel olana, yerel olana geçildi.
  • 1960’lı yıllar, psikologların altın devri oldu. Bir psikoloğa gitmemek, yani “domuz gibi sağlıklı olmak”, ayıplanacak bir şey olarak görüldü.
  • 1970’lerde üst üste yaşanan ekonomik krizler ve AİDS ile 1980’lerde sağlıklı olmak, düşüş ve baş kaldırı yaşanan her kriz döneminden sonra olduğu gibi, tekrar önem kazandı. Jimnastik salonları “health center – sağlık merkezi” adını aldı. Alternatif yaşam deneyleri lanetlendi: AIDS, cinsel devrime verilmiş bir cezaydı. Dolayısıyla, tekeşlilik, sigara içmemek, doğal ürünlerle beslenmek, spor yapmak, stresten kaçınmak yeni amentü oldu.
Fotoğraf:www.reitix.com

Fotoğraf:www.reitix.com

  • Postmodern dönemde dev şirketler hükümetlerden daha güçlü olmuş; medya, savaş meydanının yerini almıştır.
  • Postmodern dönem, bilgi üreten ve dağıtan iş alanlarının geliştiği ve büyüdüğü bir dönemin adıdır.
  • Birleşik benlik, bilginin doğası ve yapısı, politik istikrar, sosyal kuruluşların geçirdiği değişime uygun olarak pazar da değişim/parçalanma (fragmentation) geçirmiş, pazar gittikçe daha küçük parçalara ayrılmıştır. Bu duruma uygun olarak kendi farklılıklarının dikkate alınmasını isteyen yeni bir tüketici profilinin karşısında mikro pazarlama, bireysel pazarlama gibi pazarlama teknikleri gelişmiştir.
  • Stratejik birlikler, ortak girişimler, dikey dağıtım sistemlerinin yazı sıra, güzel sanatlar, din veya müze gibi farklı alanlara da pazarlama metotlarının uygulanması ile işletme ve çevresi arasındaki sınırlar bulanıklaşmaktadır.
  • Alt ve üst kültür farklılaştırmasının giderilmesi, hiyerarşinin aşınması, ticaret ile kültür arasındaki ayrımları da bulanıklaştırmıştır. AVM’lerin ortak alanlarını galeri olarak kullanmak, tarihi binaları ticari konaklama yerlerine dönüştürmek bu yaklaşımın sonucudur.
  • Postmodernizm’in kurumsalcılık karşıtlığı hiyerarşiye, katı yapılanmaya, sistematik genelleştirmelere duyduğu antipatiye dayanır. Benzer şekilde, bürokratik ve hiyerarşik yapıda örgütlenen Modern  organizasyonların yerini de daha çok öz-yeteneklere dayalı olarak yapılanmış esnek postmodern örgütler/işletmeler almıştır.
  • Postmodern toplumda zaman darlığı içinde bulunan bireyler, ailesine ve kendine daha çok zaman ayırabilmenin arayışı içindedir. Benzer baskıları hisseden işletmelerin varlığıyla da bu dönemde, tam zamanında üretim (just-in-time production) ve tam zamanında pazarlama (just-in-time marketing)  gibi uygulamalar önem kazanmıştır. Bu bağlamda sanal ortam, iletişim ve alışverişte sağladığı kolaylık ve zaman tasarrufuyla postmodern toplum bireyleri için umut ışığı olmaktadır.
  • Modernizm için sadece üretim ekonomik ve moral açıdan değer yaratıcıdır. Postmodernizm hem üretimin hem de tüketimin birlikteliğine ve önemine vurgu yapar. Postmodern öneriye göre, tüketim olmadan üretim olmamakta, üretim olmadan da tüketim gerçekleşmemektedir ve bu karşılıklı var olma durumundan dolayı her ikisinin de önemi kabullenilmelidir.
  • Postmodern toplumda durgun bir çevre mevcut yapının devam etmesi, bir başka ifadeyle yeniliğin ve yaratıcılığın kaybolması demektir. Oysa değişken bir çevre bireylerden esneklik, adaptasyon, hızlı düşünme ve karar almanın yanı sıra sürekli kendini yenileme becerisi istemektedir.

Postmodernizm, yeni bir düzen, yeni bir ruhun yaratılmasıdır.