Etiket arşivi: Meditasyon

Roman 3

Fotoğraf: Sosyobaz

Fotoğraf: Sosyobaz

“Mit, gerçeklere dayalı bilgi verdiği için değil, etkili olduğu için gerçektir.

Bir romanı okuma deneyimi, bize mitolojinin geleneksel iç görüsünü anımsatan belli nitelikler taşır; bir tür meditasyondur.

Okurlar, bu kurgusal dünyanın “gerçek” olmadığını çok iyi bilirler, ama okurken çekimine kapılırlar.

Etkileyici bir roman, kitabı elimizden bıraktıktan çok sonra yaşantımızın perde arkasına dönüşür.

Roman, başka yaşamları ve acıları anlayarak paylaşabilmemizi sağlayan, duygudaşlığımızı artıran hayali inisiyasyondur. Merhameti, başkalarının acısını paylaşma yeteneğini öğretir.

Önemli bir romanın, aynı mitoloji gibi, dönüştürücü bir yanı vardır; her güçlü sanat çalışması gibi, bunu yapmasına izin verirsek, bizi sonsuza kadar değiştirir.”

 

Karen Armstrong, Mitolojinin Kısa Tarihi, Merkez Kitaplar, 2005.

 

 

Sahdu’lar ve Naga’lar

Nepal’de Şiva tapınaklarının en kuzeyde olanı, dolayısıyla da en kutsalı Patsupatinah Tapınağı’nda bir Sadhu. Patsupatinah, kutsal nehir Bagmati’nin kıyısına kurulmuş bir tapınaktır. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Nepal’de Şiva tapınaklarının en kuzeyde olanı, dolayısıyla da en kutsalı Patsupatinah Tapınağı’nda bir Sadhu. Patsupatinah, kutsal nehir Bagmati’nin kıyısına kurulmuş bir tapınaktır.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Sadhu, Hinduizm inancında ermiş kişidir. Ona yakın olmak, tanrıya yakın olmak demektir.
  • 11 yaşında ailesini terk edip Sadhu olma yoluna giren oğlana manohar denir. Manohar, Sadhu’lara çay ve masaj yapar, çamaşırlarını yıkar, dua metni okur, meditasyon yapar.
  • Kadın Sadhu da olur.
  • Sadhu’lar, güçlü Hindu tanrıları gibi olmak için vücutlarına kutsal kül Bhasma sürerler.
  • Bu kül, günlük toplanmış inek pisliğinin yakılıp saf su ile kalın bir krem haline getirilmesiyle oluşturulur. Bhasma kururken beyazlaşır, talk pudrası gibi yumuşak olur.
  • Bu külün deri hastalıklarına ve psikosomatik hastalıklara iyi geldiği düşünülür.
  • Sadhu’ların politik gücü çoktur.
  • Başbakan Indira Gandhi (1966-1977 ve 1980-1984) büyük şehirlerden kutsal inekleri kaldırmak isteyince silahlanıp Parlamentoya yürümüşler ve tasarıya engel olmuşlardı.
  • Sadhu’lar genellikle kutsal kabul edilen sulara yakın yaşamayı tercih ederler. Kutsal nehirde yıkanmak, tüm hayatlarda edinilen günahlardan arınmak; bir yudum suyunu içmek, ölümsüzlük nektarı içmek anlamına gelir.
  • Savaşçı Sadhu’lar olan Naga’ların ortaya çıkışı Müslümanların Hindistan’a gelişi ile olmuştur. Kendi aralarında İslam propagandası ile savaşmak üzere ordular kurmuşlar, önce Mughal daha sonra Britanya İmparatorluklarına karşı savaşmışlardır.
  • Hinduizm’in savaşçıları olan Naga’lar günümüzde de savaş oyunları ile eğitiliyorlar.
  • Sadhu’lar zaten arınmış oldukları için öldüklerinde yakılmaları gerekmiyor.
  • Esrarı dünyaya Tanrı Şiva’nın getirmiş olduğuna inanıldığından Sadhu’lar esrarı sünnet diye içiyorlar.
Patsupatinah Tapınağı, Nepal. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Patsupatinah Tapınağı, Nepal.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

 

Yararlanılan Kaynak

  • India & the Sacred, Frederic Soltan & Dominique Rabotteau, Om Books Int., India, 2008.

Çağdaş Sanata Varış 267|Heykeller ve Nesneler 6

Kanadalı Michael Grab 2008 yılından bu yana doğal heykeller yaratıyor. Çeşitli büyüklükteki kayaları, taşları üst üste koyarak yapıyor heykellerini. Yaptığı iş denge, meditasyon ve yerçekimi ile ilgili bir süreç. Yaptığı kalıcı olmayan heykeller en fazla iki ay ayakta kalabiliyormuş. Bazı festivallerde bu işi yaptığı performanslar sergiliyor, taş fotoğrafları çekiyor. Gravity Glue kendi sitesinin adı. Sanatçı doğa ve doğal malzemenin bileşiminden oluşan eserler vermeye devam ediyor. Fotoğraf:www.huffingtonpost.com

Kanadalı Michael Grab 2008 yılından bu yana doğal heykeller yaratıyor. Çeşitli büyüklükteki kayaları, taşları üst üste koyarak yapıyor heykellerini. Yaptığı iş denge, meditasyon ve yerçekimi ile ilgili bir süreç. Yaptığı kalıcı olmayan heykeller en fazla iki ay ayakta kalabiliyormuş. Bazı festivallerde bu işi yaptığı performanslar sergiliyor, taş fotoğrafları çekiyor. Gravity Glue kendi sitesinin adı.
Sanatçı doğa ve doğal malzemenin bileşiminden oluşan eserler vermeye devam ediyor.
Fotoğraf:www.huffingtonpost.com

  • Jeff Koons’un Hermés ile, Yayoi Kusama’nın Louis Vuitton ile yaptığı iş birlikleri gibi Damien Hirst de 2009 yılında Levi’s için 8 adet Jean pantolon boyadı. Fiyat, 27 bin dolar oldu.
  • Endüstriyel tasarım ve sanatın bir araya getirilerek tek veya sınırlı sayıda (en fazla 12 adet) üretilen, işlevsel heykeller olarak adlandırılan yeni nesil mobilyalar/edisyonlu çalışmalar, sanata ilgi duyanların yatırım yaptığı yeni bir alan oldu. Tasarım galerisinde sergilenen imzalı mobilyalar hem estetik yönleri güçlü olduğu hem de sınırlı üretildikleri için satın alınıyor. Sanatı evde ve ofiste kullanılır kılan galerilerin ortak özelliği, güncel sanat eserleri ile dekoratif eserleri bir arada sunmaları.
İsrailli endüstri tasarımcısı Ron Arad (1951-) imzalı Bookworm adlı kitaplık. Fotoğraf:www.etherreal.com

İsrailli endüstri tasarımcısı Ron Arad (1951-) imzalı Bookworm adlı kitaplık.
Fotoğraf:www.etherreal.com

  • El sanatı ile teknoloji moda dünyasında bir araya geliyor. El-makine karşıtlığına dair alışılagelmiş kabullere karşı çıkarak, teknoloji ile bağlantılı yeni bir paradigma ortaya konuyor. Geleneksel el sanatı ile 3D baskı, bilgisayar modelleme, lazerle kesme, ultrasonik birleştirme bir arada kullanılıyor. 3D yazıcıda hazırlanmış, kenarları elle işlenmiş plastik tayyörler gibi ürünler ortaya çıkıyor.
Hüseyin Çağlayan’ın Kaikoku Floating isimli altın renkli tasarımı, üzerine asılmış kristalleri uzaktan kumanda edilebilen bir fiberglas kılıf. 2011 kış sezonu için hazırlanan bu tasarım, 2016 yılında New York Metropolitan Müzesi’nde Manus X Machina sergisinde yer aldı. Fotoğraf:amylaughinghouse.com

Hüseyin Çağlayan’ın Kaikoku Floating isimli altın renkli tasarımı, üzerine asılmış kristalleri uzaktan kumanda edilebilen bir fiberglas kılıf. 2011 kış sezonu için hazırlanan bu tasarım, 2016 yılında New York Metropolitan Müzesi’nde Manus X Machina sergisinde yer aldı.
Fotoğraf:amylaughinghouse.com

 

 

Çağdaş Sanata Varış 214| Postmodernizm ve Din 3 New Age

Fotoğraf: www.etupdates.com

Fotoğraf: www.etupdates.com

  • New Age, ruhsal kökenli bilgilerden, modern bilimsel yaklaşımlardan, kadim ezoterik öğretilerden yararlanan esnek, yenilenmeye açık, anonim bir dünya görüşüdür. New Age, Yeni Çağ ile kastedilen 21. yüzyıldır.
  • New Age hareketinin kökeninde, yaratımın eşitsizliğine, kendimizi ve dünyamızı daha iyi bir duruma getirmenin olabilirliğine ve insanlığın sınırsız potansiyeline olan inancın yattığını düşünenler olduğu gibi, gerçek amacın dünyayı değil, kendimizi değiştirmek olduğunu savunanlar da var. New Age gruplarının ortak bir tanrıbilim anlayışı olmamasına rağmen, çoğu, Tanrı kavramına karşılık, insanlığın da kutsallığın bir parçası olduğunu savunuyorlar.
  • New Age seminerlerine katılmak oldukça pahalı. Seminer konuları çok çeşitli: kutsal sağlık, vücudun çalışması, tinsel araştırma, psikolojik içebakışlar, yaratıcılık gibi.
  • New Age hareketinin beslenmeye verilen önemin artmasını; çevre bilimsel düşüncenin gelişmesini; ticari bakış açılarının değişmesini; bireysel düşüncenin ön plana çıkarılmasını öngören; vücut, akıl ve tini içine alan geniş kapsamlı bir sistem olduğu söyleniyor.
  • Hareketin ilk ilkesi bireysel sorumluluktur. Bireysel sorumluluk, her bireyin yaptığı hareketin sorumluluğunu taşıması demektir. Bu ilke İncil’de, Budist ve Hindu öğretilerinde mevcuttur. Buradaki bireysellik, bireyi evrensel düzeyde değerlendiren ahlaksal bir felsefedir. Çevrenin korunmasından, nükleer savaşın önlenmesinden, yoksulluğun sona erdirilmesinden herkesi sorumlu tutar. Bireyselleşme, evrenselleşme ile el ele ilerler.
  • Bireyin zaferi, kolektifin çöküşünü getiriyor: Tüm kolektif yapılar içerisinde bireyin sorumluluktan kaçma olasılığı vardır; birey düzeyinde ise bu olamaz.
  • Harekete, herkese aynı şekilde davranılmasını öngören sendika felsefesi yerine girişime katkıda bulunanları ödüllendiren bir anlayış hakim olur.
  • New Age hareketi, bilinçli bir şekilde düşüncelerimize hakim olabilirsek yaşamımızı değiştirme gücüne de sahip olabileceğimizi öne sürer.
  • Yeni Çağ akımında Zodyak Çağları’ndan, tekrar doğuş olgusundan, sebep-sonuç yasası Karma’dan, duru görü yeteneğine sahip olanlardan, ezoterik bilgilerin kıymetinden, insan vücudunun enerji sistemi Çakralar’dan bahsedilir; insanların belli tatbikatları yapmak için dünyaya geldiği, önemli vazife ve sorumlulukları olduğu öne sürülür.
Fotoğraf: standupforthetruth.com

Fotoğraf: standupforthetruth.com

  • Şifacılık sanatı, New Age’in önemli bir konusudur. Temel prensibi, evrenin sınırsız enerji deposunu kullanımımıza açık tuttuğu, bu enerjiyi kullanmayı öğrenebilirsek onu ihtiyaç olan yere yönlendirerek şifa kanalı olabileceğimizdir.
  • İnsandaki çakralar gibi dünyada da enerji noktaları olduğu; bunları Ley Hatları’nınbirbirlerine bağladığı; Ley Hatları’nın birleştiği yerlerde güç noktaları oluştuğu; bu noktaların dinler tarafından kutsal yerler olarak kabul edildiği ve bu noktaların ibadet ve astrolojik araştırmalar için kıymetli mevkiler olduğu öne sürülür.
  • Rasyonel ve sezgisel düşünme arasında bir denge oluşturmak gerektiği; rüyaların mesaj ilettiği; kişilerin koruma melekleri, hamileri, rehber varlıklar olduğu; insan kaderine etki edemeyen bu varlıkların kişilere içe doğuş, aniden oluşan düşünce, rüya, sezgi ile veya vicdani uyarı yoluyla ulaştığı, sadece yol gösterdiği düşünülür; seçme özgürlüğü ilkesi geçerlidir.
  • Dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen olayın herkesi ve her şeyi etkilediği düşünülür.
  • Acılar boşuna değildir; acıyı kabul edip, onun sunduğu büyüme ve kendini tanıma imkanından yararlanmak gerekir. Kişinin taşıyabileceğinden fazlasının ona yüklenmeyeceğini spiritüel yasa belirtir.
  • Öfke ve kızgınlık kişinin enerjisinin büyük kısmını çeker. Affetme, Yeni Çağ düşüncesinde önemli bir kavramdır. Özellikle kişinin kendini affetmesi önemsenir. Nefret çok tehlikeli bir histir; kişiyi, nefret ettiği şeye kuvvetle bağlar. Koşulsuz affetmek gerekir.
  • Ölüm, bir dinlenme ve hazırlık dönemidir. Dünyaya ne zaman geleceğini ve dünyadan ne zaman ayrılacağını kişi belirler. Ölüm, daha önce de defalarca çıktığımız bir yolculuktur.
  • Bazı hastalıkların geçmiş hayatlarla ilişkisi vardır. Bağımlı, kendi içinden bir yanıt alabilmek için kendi iradesiyle bir kriz oluşturmaktadır, diye düşünülür.
  • Tesadüf ya da kötü şans diye bir şey yoktur. Başımıza gelenler genel planın birer parçasıdır.
  • Öz sorumluluk (self responsibility), Yeni Çağ düşüncesinin temel ögelerinden biridir. Çocuğun hür iradesi en az anne babanınki kadar belirleyicidir: olgun bir ruhtan enkarne olan çocuğun ebeveyninden daha ileri bir noktada olması mümkündür.
  • Cinsellik, şiddet ve korkudan, ön yargı ve baskılardan arınmalı; insanlık cinsel konulardaki meselesini halletmelidir.
  • Büyük bir sükunet ve ilham kaynağı olabilen, Doğu’daki adı ile meditasyon, Batı’daki adı ile contemplation (derin düşünce, niyet) yapanlarda gerilim ve anksiyetenin önemli ölçüde azaldığı, sağlığın düzeldiği kabul ediliyor. Meditasyon aynı zamanda kendini tanıma egzersizlerinden biri olarak kabul ediliyor.
  • Din kelimesi, kökeni itibariyle, kişiyi Tanrı’ya bağlamak anlamına gelir. Oysa dogmalar, bireyin Tanrı ile bağlantısını neredeyse olanaksız kılar. Her şeyde ve herkeste Tanrısal hakikatin farkına varmak gerekir. Çocuklara bunu öğreterek Tanrı’nın onlara “kendi nefeslerinden bile yakın” olmasını sağlayabiliriz, deniyor.
  • İnsan, ilahiliğin damlalarıdır. Yapılan her şey, akıldan geçen her düşünce inanılmaz derecede önemlidir; kişinin potansiyeli, inanabileceğinden çok daha büyüktür, deniyor ve iyiliğin kazanacağına iman ediliyor.
  • New Age’e Yeni Dincilik, Yeni Gizemcilik veya Modern Boş İnan da deniyor. Bu tip öğretiler için “Hıristiyanlık etkisini kaybettikçe, pazarı bu yeni dünya görüşleri kaplıyor,” görüşü de öne çıkıyor.

 

 

Japonya 33 | Ninja

Ninja Yakuza  ve  Dövüş Sanatları

  • Ninjalık, Japonya’nın en eski ve esrarengiz uzmanlık alanlarından biri. 15. yüzyılda, genç erkekler, samuray veya asilzadeler tarafından ajanlık yapmaları, sabotaj düzenlemeleri veya öldürmeleri için tutulurdu. Fakat bugün, bu sanatı bilen ve öğreten ninjalardan çok az kaldı. Ninjaların hayatını kazandığı, başka, devamlı işleri de vardı. Ninjaların nasıl çalıştığı, hayatları gizli kaldı. Haklarında resmi belgeler de yoktur. Ninjalar patlayıcı madde ve ilaç yapımında da yetenekliydi. Ninjalar ile yapılan anlaşmalar kişisel yeminlere bağlıydı. Onlar Şogun’un gizli polisinin faal elemanlarıydı. Ninjaların yıldız biçimli fırlatma bıçağı şusikeni’dir.
  • Her ülkede adamları olabilen, Japonya’daki organize suç örgütlerinin adı yakuza’dır. Küçük parmağını kesen Yakuza’ya parmağı kesikler veya 9 parmaklılar denir. Dövme  mavi ve kırmızı doğal boyalarla yapılır. Feodal dönemde suçlulara dövme yapılırdı. Meici döneminde dövme yasaklandı. Bugün sadece Yakuza üyeleri yaptırıyor.
Yakuza el dövmesi Foto:transientism.tumblr.com

Yakuza el dövmesi
Foto:transientism.tumblr.com

  • Japon dövüş sanatları dojo’da öğrenilir.
  • Japonların gövdeleri bacaklarından uzundur. Vücudun ağırlık merkezinin bedenin alt kısmında olmasının avantajlı olduğu judo, karate, sumo, jimnastik, ağırlık kaldırma sporlarında başarılıdırlar.
  • Sporda, “sadece aptallar kazanmak için savaşır, bilgeler ise daha dövüş başlamadan kazanmıştır” ilkesi geçerlidir.
  • 1900’lerin başında geliştirilen bir metod olan Aikido, evrendeki akışla uyum içinde hareket etmek, rakiple savaşmak yerine, onunla bir olmak esasına dayanır. Yöneltilen şiddetle uyumlu şekilde hareket ederek  rakibin, kendi saldırısının enerjisiyle dize gelmesini sağlamak amaçlanır.
  • Sumo, Japonya‘da çok eski tarihe dayanan ve birçok adete ve töreye dayanan geleneksel bir güreş türüdür. Güreşenlerin hedefi rakibin, yarışma alanı olan kum havuzundan ya da bir saman-halatı ile işaretlenmiş halkadan dışarıya çıkmasını ya da dengesini bozup yere düşmesini sağlamaktır. Güreşçiler yere ayak tabanı dışında herhangi bir yerleriyle dokunduklarında maçı kaybetmiş sayılırlar. Bir karşılaşma genelde sadece birkaç saniye sürer. Her turnuvada yüzlerce karşılaşma yapılmaktadır. Ayrıca bu karşılaşmaların aralarında dinsel ve geleneksel görevler yerine getirilir. Sumo güreşçileri başlamadan ringe tuz dökerler, ringi kötülüklerden temizlerler.
Sumo güreşçisi, 1850.

Sumo güreşçisi, 1850.

  • Yaşam enerjisi ki, organlara meridyen denen enerji kanalları sistemi ile ulaşır. Bu kanalarda tıkanıklık olunca, ki akışını yapamaz, hastalık ortaya çıkar. Hastalığın tedavisi için tsubo denen özel noktalara akupunktur yapılır. Aynı işlevi Japon geleneksel el ile manipülasyon terapisi shiatsu da yapabilir. Şiatsu Japonya’da Sağlık Bakanlığınca verilen lisanslı tıp terapisi ile uygulanmaktadır. Başaşağı durmak, sırtta birinin yürümesi de kanallardaki tıkanıklığı açmaya yarayabilir. Reiki, evrensel enerjinin yönlendirilmesi, 19. yüzyıl sonunda Mikao Usui tarafından geliştirilmiştir.
  • Meditasyonda, vücut gerilimi, düşünceler ve her şey serbest bırakılır. Sonra serbest bırakma da serbest bırakılır.
  • Tendai keşişleri denen mistiklerin iç ısı üretiminde usta oldukları, çağlayanların buz gibi sularının altında saatlerce kalabildikleri biliniyor.