Etiket arşivi: Medine

Takvimlerimiz

  • Milattan önce, Aşağı ve Yukarı Mezopotamya uygarlıklarınca oluşturulan ilkel takvim, tümüyle doğa olaylarının gözlenmesine dayanır. Toprak, ekin, rüzgar, hayvanların göçleri, yavrulamaları ve takım yıldızların çıplak gözle izlenmesine göre düzenlenmiş, 12 ay ve dört mevsim esasına dayalı takvimdir.
60 yıllık devreleri ile Göktürkler, Uygur Türkleri, Tuna Bulgarları, İdil Bulgarları da bu takvimi kullanmış, Çin'in hemen kuzeyinde bulundukları için büyük ihtimalle Hun Türkleri de kullanmıştır. Göktürk Yazıtları, Uygur kitap ve hukuk belgeleri, Tuna Bulgarları'nın yazıtları, Bulgar Hakanları Listesi ve Manas Destanı'ndaki bazı olaylar da bu takvim ile tarihlendirilmiştir. Bu takvimde her hayvan bir yılı gösterir. Takvimdeki hayvanlar fare, öküz, pars, tavşan, ejderha, yılan, at, koyun, maymun, tavuk, köpek ve domuzdur. Fransız sinolog Edouard Chavannes’ın 12 Hayvanlı Türk Takvimi adlı araştırmasında, Asya'da kullanılan 12 hayvanlı takvimin Türklere ait bir takvim sistemi olduğunu ve Çinlilerin bu takvimi Türklerden aldığını düşünerek takvime 12 Hayvanlı Türk Takvimi adı vermiştir. Yakutlar (Sakalar) ise 12 hayvanlı yıl takvimini kullanmakla birlikte, hayvanların yerine tanrıların adlarını kullanmışlardır. Fotoğraf:tr.wikipedia.org

60 yıllık devreleri ile Göktürkler, Uygur Türkleri, Tuna Bulgarları, İdil Bulgarları da bu takvimi kullanmış, Çin’in hemen kuzeyinde bulundukları için büyük ihtimalle Hun Türkleri de kullanmıştır.
Göktürk Yazıtları, Uygur kitap ve hukuk belgeleri, Tuna Bulgarları’nın yazıtları, Bulgar Hakanları Listesi ve Manas Destanı’ndaki bazı olaylar da bu takvim ile tarihlendirilmiştir.
Bu takvimde her hayvan bir yılı gösterir. Takvimdeki hayvanlar fare, öküz, pars, tavşan, ejderha, yılan, at, koyun, maymun, tavuk, köpek ve domuzdur.
Fransız sinolog Edouard Chavannes’ın 12 Hayvanlı Türk Takvimi adlı araştırmasında, Asya’da kullanılan 12 hayvanlı takvimin Türklere ait bir takvim sistemi olduğunu ve Çinlilerin bu takvimi Türklerden aldığını düşünerek takvime 12 Hayvanlı Türk Takvimi adı vermiştir. Yakutlar (Sakalar) ise 12 hayvanlı yıl takvimini kullanmakla birlikte, hayvanların yerine tanrıların adlarını kullanmışlardır.
Fotoğraf:tr.wikipedia.org

  • 11. yüzyılda, ünlü şair, matematikçi ve astronom Ömer Hayyam tarafından oluşturulan takvim. Hayyam, Ay sistemine dayandırarak ilkel takvimi yeniden düzenlemiştir. Ay’ın Dünya etrafındaki devrine göre, yıl 354 gün olarak kabul edilmiş; Hicri, Kameri denilen takvimin temeli atılmıştır.
  • Hicri takvim, Ay sistemine dayalı bir başka takvimdir. Başlangıç tarihi olarak Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göçü, 622 yılı, kabul edilir. Hicret’in 17. yılından sonra kullanılmaya başlanmıştır. Cumhuriyet’in ilanından sonra da, 1926 yılına kadar kullanılmıştır. Diğer İslam ülkelerinde hala kullanılmaktadır. Yıl 354 gündür.
  • Rumi takvim, başlangıcı 1 Mart olarak kabul eden, yılı 365 gün olarak belirleyen, MÖ 46 yılında Roma İmparatoru Jül Sezar adına düzenlenen takvimdir. Osmanlı İmparatorluğu’nda 1678 yılından sonra mali işlerde kullanılmıştır. Hicri takvim ile Miladi takvim arasında geçişin gerçekleştirildiği takvimdir.
  • Miladi takvim, Gregoryen takvim, yıl 365 gün, 12 ay ve dört mevsim olarak düzenlenmiştir. İlk kez 12. yüzyılda, Papa XII. Gregorius’un öncülüğünde gerçekleştirilmiştir. Dünya’nın Güneş etrafındaki devrini esas alır. Başlangıç olarak da, Hz. İsa’nın doğumunu kabul eder. 1926 yılında, TBMM kararıyla bizde de kabul edildi.

 

Fotoğraflarla Suriye Gezisi 2 / Şam 2

Esat Paşa Hanı- Şam valisi Esat Paşa tarafından 1751 ile 1752 yılları arasında yaptırılmış, eski Şam şehrindeki en büyük, en iyi hanlardan biri ve mimari açıdan şehirdeki en iddialı yapılardan biri imiş. 2,500 metrekarelik bir alanı kaplayan bu kervansaray, Osmanlı hanı özelliklerine uygun olarak, merkezi bir avlu etrafında iki katlı. İkinci katta, genellikle konaklama amacıyla kullanılan ve avluya dönük bir galeri boyunca sıralanan seksen oda var. 1758 yılındaki depremde avlu kubbelerinden üçü çökmüş. 1990 yılında gerçekleştirilen restorasyona ve kubbeler yeniden inşa edilene dek açılan delikler ahşap kalaslarla kapatılmış. 20. yüzyılın başında, hanın artık ticari bir kullanımı kalmamış. 1990 yılındaki restorasyonuna dek han bir üretimhane ve depolama yeri olarak kullanılmış. Han için yapılan restorasyon çalışması, Ağa Han Mimari Ödülü kazanmış. Han, değişimli bazalt ve kireçtaşı sıralarıyla inşa edilmiş.

Esat Paşa Hanı- Şam valisi Esat Paşa tarafından 1751 ile 1752 yılları arasında yaptırılmış, eski Şam şehrindeki en büyük, en iyi hanlardan biri ve mimari açıdan şehirdeki en iddialı yapılardan biri imiş. 2,500 metrekarelik bir alanı kaplayan bu kervansaray, Osmanlı hanı özelliklerine uygun olarak, merkezi bir avlu etrafında iki katlı. İkinci katta, genellikle konaklama amacıyla kullanılan ve avluya dönük bir galeri boyunca sıralanan seksen oda var. 1758 yılındaki depremde avlu kubbelerinden üçü çökmüş. 1990 yılında gerçekleştirilen restorasyona ve kubbeler yeniden inşa edilene dek açılan delikler ahşap kalaslarla kapatılmış. 20. yüzyılın başında, hanın artık ticari bir kullanımı kalmamış. 1990 yılındaki restorasyonuna dek han bir üretimhane ve depolama yeri olarak kullanılmış. Han için yapılan restorasyon çalışması, Ağa Han Mimari Ödülü kazanmış. Han, değişimli bazalt ve kireçtaşı sıralarıyla inşa edilmiş.

Azem Sarayı- Şam valisi, Azm ailesinden Esat Paşa’nın sarayının selamlık binası. Saray, 20. yüzyılda Fransızlara satılmış. 1925’de Fransızlara karşı çıkan ayaklanmada zarar görmüş. Günümüzde etnoğrafya müzesi.

Azem Sarayı- Şam valisi, Azm ailesinden Esat Paşa’nın sarayının selamlık binası. Saray, 20. yüzyılda Fransızlara satılmış. 1925’de Fransızlara karşı çıkan ayaklanmada zarar görmüş. Günümüzde etnoğrafya müzesi.

Azem Sarayı- Siyah bazalt, kum taşı ve kireç taşından yapılan bantlar özellikle Memluk mimarisinde çok kullanılırmış. Osmanlı mimarisine Memluklardan miras kaldığı düşünülüyor.

Azem Sarayı- Siyah bazalt, kum taşı ve kireç taşından yapılan bantlar özellikle Memluk mimarisinde çok kullanılırmış. Osmanlı mimarisine Memluklardan miras kaldığı düşünülüyor.

Hamidiye Çarşısı- Hala Sultan II. Abdülhamit ‘in adı ile anılan çarşının çıkışında,  Korint üsluplu kolonlarla karşılaşıyorsunuz. Jupiter'e adanmış olan, III. yüzyıldan kalma Roma tapınağı Hamidiye'nin dükkanlarıyla bütünleşmiş.

Hamidiye Çarşısı- Hala Sultan II. Abdülhamit ‘in adı ile anılan çarşının çıkışında, Korint üsluplu kolonlarla karşılaşıyorsunuz. Jupiter’e adanmış olan, III. yüzyıldan kalma Roma tapınağı Hamidiye’nin dükkanlarıyla bütünleşmiş.

Selahaddin Eyyubi Türbesi- Selahaddin Eyyubi 1193 yılında Şam’da ölmüş. Aynı yıl Emevi Camii’nin dış avlusuna türbesi yapılmış. 1898 yılında Şam’a gelen II. Kaiser Wilhelm türbeyi restore ettirmiş ve fotoğraftaki mermer lahdi hediye etmiş! Ama, Selahaddin Eyyubi, mermer lahdin yanındaki  Eyyubi stilinde süslenmiş ahşap lahdin altında yatıyormuş.

Selahaddin Eyyubi Türbesi- Selahaddin Eyyubi 1193 yılında Şam’da ölmüş. Aynı yıl Emevi Camii’nin dış avlusuna türbesi yapılmış. 1898 yılında Şam’a gelen II. Kaiser Wilhelm türbeyi restore ettirmiş ve fotoğraftaki mermer lahdi hediye etmiş! Ama, Selahaddin Eyyubi, mermer lahdin yanındaki Eyyubi stilinde süslenmiş ahşap lahdin altında yatıyormuş.

Selahaddin Eyyubi heykeli

Selahaddin Eyyubi heykeli

Hicaz Garı- Hicaz Demiryolu, II. Abdülhamit tarafından 1900-1908 yıllarında Şam ile Medine arasında inşa ettirilen, Osmanlı İmparatorluğu'nun İstanbul'dan başlayan demiryollarının bir bölümü. Demiryolunun teknik işlerinin başında Alman mühendis Meissner bulunuyordu. Hicaz Demiryolunun yapımı ile İstanbul ile Kutsal Topraklar arasındaki ulaşımı güçlendirmek, bu bölgelere taşınacak askerlerin ulaşımını  kolaylaştırmak,  hacıların daha güvenli bir şekilde hacca gidip gelmesini sağlamak ve Arap ülkelerinin ekonomik gücünü yükseltmek hedefleniyordu. Almanların hedefi ise Berlin ile Hicaz’ı bağlamaktı. Aynı yıllarda Berlin- Bağdat demiryolu da yapılmaktaydı.O dönemde Mısır, dolayısıyla Süveyş Kanalı İngiliz işgali altındaydı ve İngilizler Almanların kendilerine komşu topraklara kolayca ulaşmasını arzu etmiyordu. Lawrence of Arabia 1917’de demiryolunu birkaç kez bombaladı. Aynı şekilde yerli halk da demiryolu yapımından memnun değildi. Hacı kafilelerini soymakla geçinen Arap kabileler demiryolunu sabote ediyor, bölge halkı traversleri söküp kendi işlerinde kullanıyordu. Cemal Paşa,  Hatıralar’ında ( Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları) Savaş sırasında Suriye ve Filistin’de Dördüncü Ordu tarafından inşa ettirilmiş olan demiryollarının toplam uzunluğunun beş yüz kilometreyi geçtiğini belirtiyor. Demiryolu, asıl hedefteki ulaşım noktası olan Mekke'ye kadar uzatılamamıştır. Hicaz Demiryolu hedefine varamamıştır. Garın karşısında zamanın en iyi otellerinden Orient Palace Hotel var.

Hicaz Garı- Hicaz Demiryolu, II. Abdülhamit tarafından 1900-1908 yıllarında Şam ile Medine arasında inşa ettirilen, Osmanlı İmparatorluğu’nun İstanbul’dan başlayan demiryollarının bir bölümü. Demiryolunun teknik işlerinin başında Alman mühendis Meissner bulunuyordu. Hicaz Demiryolunun yapımı ile İstanbul ile Kutsal Topraklar arasındaki ulaşımı güçlendirmek, bu bölgelere taşınacak askerlerin ulaşımını kolaylaştırmak, hacıların daha güvenli bir şekilde hacca gidip gelmesini sağlamak ve Arap ülkelerinin ekonomik gücünü yükseltmek hedefleniyordu. Almanların hedefi ise Berlin ile Hicaz’ı bağlamaktı. Aynı yıllarda Berlin- Bağdat demiryolu da yapılmaktaydı.O dönemde Mısır, dolayısıyla Süveyş Kanalı İngiliz işgali altındaydı ve İngilizler Almanların kendilerine komşu topraklara kolayca ulaşmasını arzu etmiyordu. Lawrence of Arabia 1917’de demiryolunu birkaç kez bombaladı. Aynı şekilde yerli halk da demiryolu yapımından memnun değildi. Hacı kafilelerini soymakla geçinen Arap kabileler demiryolunu sabote ediyor, bölge halkı traversleri söküp kendi işlerinde kullanıyordu.
Cemal Paşa, Hatıralar’ında ( Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları) Savaş sırasında Suriye ve Filistin’de Dördüncü Ordu tarafından inşa ettirilmiş olan demiryollarının toplam uzunluğunun beş yüz kilometreyi geçtiğini belirtiyor.
Demiryolu, asıl hedefteki ulaşım noktası olan Mekke’ye kadar uzatılamamıştır. Hicaz Demiryolu hedefine varamamıştır.
Garın karşısında zamanın en iyi otellerinden Orient Palace Hotel var.

Şam’ın en yüksek tepesi Cassium Tepesi veya Kel Tepe’den şehre bakış. Tepeye çıkarken şehrin zengin mahallelerinden geçtik.

Şam’ın en yüksek tepesi Cassium Tepesi veya Kel Tepe’den şehre bakış. Tepeye çıkarken şehrin zengin mahallelerinden geçtik.