Etiket arşivi: Latmos

Bafa Gölü ve Çevresi 6

  • Balıktaş Kaya Odası denen yer karşılıklı iki kaya ve devrilerek bunların üzerine oturmuş bir kaya bloğundan oluşmaktadır. İçinde birden fazla kişinin oturabileceği büyüklükte, kayadan bir seki bulunmaktadır. Nişlerin bazılarında sadece bezemeler vardır. Bazılarında ise bezeme ve el baskıları bir arada uygulanmıştır.
Göktepe kaya resmi. Fotoğraf: radikal.com.tr

Göktepe kaya resmi.
Fotoğraf: radikal.com.tr

  • Latmos’ta bulunan ilk kaya resmiolan Göktepe kaya resmi, Latmos kaya resimleri arasında natüralist üslubun en önemli temsilcisidir. Göktepe’nin bölgenin ana kutsal alanı olduğu sanılmaktadır. Bu resimlerin kaya yüzeyine parmakla sürülmüş olduğu anlaşılmaktadır. Resimlerin betim alanı üç hattan oluşur. Alt betim hattında, çerçeve içine alınmış nişte yer alan ve olasılıkla Kutsal Düğün’ün, Hieros Gamos’un, betimlendiği sahne, tüm olayın odak noktasını oluşturuyor olmalıdır.
  • Karadere Mağarası girişinde, insan eliyle yapılmış taş döşeme ve kaya zemindeki çanak biçimli oyuk dikkat çeker. Burada farklı büyüklükte on üç figür yan yana betimlenmiştir. Bezeme kullanılmamıştır. Ana figürün başı yay biçimli oyuğa denk gelecek şekilde resmedilmiştir. Buradaki erkek figürler Latmos Panteonu/Latmos Dağ Tanrıları olarak yorumlanmaktadır. Bu durumda ana figür, tanrıların en büyüğü, yani yağmur ve dağ tanrısı, zirvenin kişileştirilmiş halidir. Karadere Mağarası’nın büyük olasılıkla erken dönemlerde Latmos’un ana tapınağı olduğu düşünülmektedir.
Almanya’da Gönnersdorf'da yapılan kazılardan elde edilen, 15 ila 13 bin yıl önce yapılmış formlar.  Kıta Avrupası’nın Üst Paleolitik dönem sembolik dünyasında av hayvanlarından sonra en önemli obje kadındır. Değişik materyallerden yapılma üç boyutlu formların dışında iki boyutlu görseller de mevcuttur. Gönnersdorf kadın formu için şematik, standardize edilmiş, hızlı seri üretim tanımları yapılabilir. Betimlemelerin benzerlikleri, farklı coğrafyalarda ortak anlamları yakalayacak şekilde bir standartlaşmadan bahsedilebileceğini düşündürüyor. Fotoğraf: Arkeoloji Gazetesi

Almanya’da Gönnersdorf’da yapılan kazılardan elde edilen, 15 ila 13 bin yıl önce yapılmış formlar.
Kıta Avrupası’nın Üst Paleolitik dönem sembolik dünyasında av hayvanlarından sonra en önemli obje kadındır. Değişik materyallerden yapılma üç boyutlu formların dışında iki boyutlu görseller de mevcuttur. Gönnersdorf kadın formu için şematik, standardize edilmiş, hızlı seri üretim tanımları yapılabilir.
Betimlemelerin benzerlikleri, farklı coğrafyalarda ortak anlamları yakalayacak şekilde bir standartlaşmadan bahsedilebileceğini düşündürüyor.
Fotoğraf: Arkeoloji Gazetesi

 

 

Bafa Gölü ve Çevresi 2

  • Kaya resimlerine arkeoloji dünyasında petroglif (petroglyph) deniyor.
  • İlk kaya resimlerinin 1994 yılında bulunduğu Latmos’ta halen 170 kaya resmi bilinmektedir. Resimlerin anlamı hakkında kesin bilgiye sahip olmadığımız için çeşitli yorumlar yapılmaktadır.
  • Bulunan kaya resimleri üslup ve konu bakımından homojendir.
  • Resimler zirvenin çevresindeki alanda ve döşemeli antik yolun iki yanında kümelenmiştir ve doğal oyukların içine yerleştirilmiştir. Söz konusu alanın dışında çok az resim bulunmuştur. Dağda yerleşik tanrısal güce yakınlığın gözetildiği düşünülmektedir. Kaya resimleri göl kıyısının hemen yanından başlayıp 930 m yüksekliğe kadar devam etmektedir. Tüm kaya resimleri gün ışığı görmektedir.
  • Mağara içindeki resimler yağmurdan korunmuş olsa da, kayadan çıkan nem tahribata yol açmıştır. Bazı yerlerde kaya yüzeyi kabuk halinde dökülerek resimlerin yok olmasına neden olmuştur. Tespit edilen resimlerin yaklaşık yarısı seçilebilmektedir; dörtte biri ise betimin anlaşılabileceği derecede iyi korunmuştur.

 

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Resimlerin hemen hemen hepsi kırmızı renkte boyayla, doğrudan doğruya kaya yüzeyine yapılmıştır.  Sarı, sadece tek bir örnekte, Balıktaş Kaya Odası denen yerde, kırmızı ile birlikte kullanılmıştır. İki resimde de belirli detaylar için beyaz kullanılmıştır. Kavalan’da figürlerin konturları küçük beyaz noktalarla belirtilmiş, beyaz renkle çiçekler işlenmiştir.
  • Boyalar, Latmos bölgesinde bulunan demir oksit ve hematitten elde edilmiştir. Bu malzeme toz haline getirildikten sonra bağlayıcı işlevi gören bir sıvı ile karıştırılır ve parmak ya da başka bir gereçle kaya yüzeyine uygulanırdı.
  • Latmos kaya resimlerinde iki ana üslup grubu vardır: natüralist ve şematik. Natüralist üslup, insan, özellikle de kadın figürlerinde gövdelerin yuvarlak hatlı işlenişinde kendini gösterir. Latmos kaya resimleri arasında natüralist üslubun en önemli temsilcisi Göktepe kaya resmidir. Şematik üslubun en belirgin özelliği ise soyut ve geometrik betim tarzıdır: Başların iki zikzak ya da T harfi şeklinde betimlenmesi gibi. İnsan başları için kullanılan bu betimleme tarzı İber Yarımadası’ndaki şematik kaya resimlerinde de görülür.

 

Bafa Gölü ve Çevresi 1

Bafa Gölü’nün çevresi bir açık hava müzesidir. Bölgede, Neolitik döneme ait kaya resimleri vardır; ayrıca Helenistik bir kent olan Herakleia ve Bizans dönemine ait izlerle doludur.

  Bafa Gölü ve çevresinde Beşparmak Dağları. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2018.


Bafa Gölü ve çevresinde Beşparmak Dağları.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2018.

  • Bafa Gölü’nün kıyısında yer alan Latmos, Beşparmak Dağları, Anadolu’nun kutsal dağlarından biriydi.
  • Latmos Dağları, tarihöncesi dönemde Ege Denizi’nin kıyısında yer almaktaydı. Dağların kuzeyindeki Menderes nehrinin taşıdığı alüvyonlarla, erozyon sonucu nehir ağzının dolmasıyla, Söke’den şimdiki Bafa Gölü’ne kadar olan eski Latmos Körfezi bir iç deniz halini alarak, denizden 30 km içerideki günümüzdeki Bafa Gölü’ne dönüşmüştür.
  • Gölün suyu için tatlı-tuzlu denebilir.
Sarp gnays kütlelerinde içeriğindeki demirden ötürü aşınma hatları sarı bir renk almıştır. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Sarp gnays kütlelerinde içeriğindeki demirden ötürü aşınma hatları sarı bir renk almıştır.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Geçirdiği değişimle meşe ormanlarının yerini de zeytin ağaçları almıştır.
  • Yerleşik hayata geçildiğini ifade eden Neolitik dönemde toprağın bereketi ve yağmur en önemli hususlar olmuştur. Toprak, ana tanrıça olarak kabul edilmiş, yağmur yağdıran gök ise erkek tanrı ile özdeşleştirilmiştir.
  • Dağın 1400 m olan zirvesinde önce Hava ve Yağmur tanrısının tahtı, daha sonra Yunanların gök tanrısı Zeus’a adanmış küçük bir Helenistik dönem tapınağı yer almıştır.
  • Anadolu’da Hava ve Dağ tanrıları genellikle birlikte tapım görürlerdi. Yağmuru getirdiğine inanılan Hava tanrısı Anadolu’nun en yüce tanrısıydı. Hava tanrısı en erken dönemlerde boğa biçiminde, MÖ 3. binyıldan itibaren ise insan biçiminde betimlenmiştir.
  • Neolitik dönemde büyük boyutlu Buzul Çağı sanatının gerçekçi resimlerinin yerini, küçük figürlerin kullanıldığı, soyut ve sembolik bir betimleme tarzı almıştır.
  • Yerleşik düzene geçen insan topluluğu için aile, yaşamın odak noktası olmuştur. Kadın, aile içinde sürekliliğin garantisi olarak görülür.
  • Latmos kaya resimlerindeki aile betimleri, kaya resmi sanatındaki bilinen en erken aile betimleridir.
  • MÖ 6. binyılın ikinci yarısına tarihlendirilen Latmos kaya resimleri, 1994 yılında keşfedilmiştir.
  • 2000 yılında ise Suratkaya adı verilen kayanın üzerinde, Hitit Kralı II. Mursilis’in yeğenine ait bir kayıt, prensin mührü bulunmuştur.  Kayıt, MÖ 14. yüzyıl sonu, 13. yüzyıl başına tarihlendirilmektedir. Böylece, Hititlerin İzmir yakınlarında Karabel ve Akpınar’dan sonra Ege’de bulunan bu yazıt Hitit İmparatorluğu’nun genişleme sınırları hakkında yeni bir kaynak olmuştur. Mühürle yörenin Neolitikten Hitit’e, Karya Satraplığı’ndan Yunan, Roma’dan Bizans’a, Menteşe Beyliği’nden Osmanlılara ve Cumhuriyet’e uzanan tarihsel bağlantısı ortaya çıkmıştır.