Etiket arşivi: Lao Tzu

Comparison Of The Living Religions 2

The Claim of a Supernatural Origin of the Founder

Buddha, in some later scriptures which abound in the marvellous is represented as a pre-existent heavenly being who, in connection with a prophetic dream of a queen, became her first-born child when she was forty-five years old.

Lao Tzu in documents dating a thousand years after his day is represented as having been born a fully matured Wise Old Boy or Philosopher, with white hair, who had been carried in his mother’s womb for seventy-two years, or for eighty-one years, according to different traditions.

Mahavira in a Jain document is represented as a pre-existent being who, in fulfilment of fourteen prophetic dreams, was supernaturally placed in his royal mother’s womb.

A virgin birth seems to be intimated in the case of Zoroaster. His mother was supernaturally glorified when she was an unmarried young woman of fifteen. Three future saviors in Zoroastrianism are predicted to be born of a mother who, similarly, is to be a virgin fifteen years old.

In the canonical New Testament of Christianity there are varying data concerning a divine origin of Jesus. Jesus represented himself as having come from God, whon he called father.

Titian (1490-1576), Saint John the Evangelist on Patmos, c. 1547.

Titian (1490-1576), Saint John the Evangelist on Patmos, c. 1547.

 

The Claim of Divine Revelation

The following may be specified as outstanding revelations of truth:

Hinduism -  The immanence of the divine in the world; human society, a divinely ordained structure; union with the divine, the goal of existence.

Jainism – Self-renunciation, the condition of salvation; the ideal of a liberation of the spirit with subjugation of the flesh.

Buddhism – Selfishness as the root of misery; salvation through inner purity and self-discipline.

Confucianism – The essential goodness of human nature, as divinely implanted; religion as exercised in proper social relationships.

Taoism – Religion as exercised in humbly following the divine Way.

Zoroastrianism – Religion as involving active co-operation with a cosmic power of goodness in a struggle against evil.

Shinto – Nature to be recognized as a beautiful divine creation; religion as involving purity and also loyalty to the supreme authority.

Sikhism – Religion as discipleship of the One True God, with trust in His Name.

Christianity – The supreme power in the world is a perfect person; that He may best be conceived of and lived with as a Father-God; that He has been presented by His Son Jesus Christ; and that the supreme satisfaction of every human being consists in loving obedience to Him and in loving service to brother man.

Islam – Superlative satisfaction to be obtained through submission to an omnipotent God, who is not only a sovereign, but also a judge and rewarder.

Rembrandt (1606-1669), the Evangelist Matthew Inspired by an Angel, 1661.

Rembrandt (1606-1669), the Evangelist Matthew Inspired by an Angel, 1661.

 

The Claim of an Inspired Scripture

Living religions do possess definite sets of documents which are regarded unique divine truths which need to be known for salvation. For all of them claims have been made as pre-eminent above the rest of literature.

Hinduism – Vedas, book of knowledge.

Jainism – Angas, bodies of knowledge.

Buddhism – Tripitaka, three baskets of of teachings.

Sikhism – Granth.

Confucianism – The Five Classics and The Four Books.

Taoism – Tao-te-Ching, the canon of reason and virtue.

Shinto – Ko-ji-ki, the records of ancient matters and Nihon-gi, the chronicles of Japan.

Zoroastrianism – Avesta, the knowledge.

Judaism – The Old Testament.

Christianity – The New Testament.

Islam – Koran.

 

Felsefe Denen Şey Ne Ki?

Giriş 1

Roger-Pol Droit’in kitabı karmaşık ve korkulan bir konuyu çok iyi açıklıyor diye düşündüğüm için paylaşmak istedim.

Yazar siyasal bilgiler dersi veren, Le Monde ve Point gibi ciddi yayın organlarında yazılar yazan bir araştırmacı. Say Yayınları’ndan çıkmış dört felsefe kitabı var:

*Kısa Felsefe Tarihi
*20. Yüzyıla Yön Veren 20 Büyük Filozof
*101 Gündelik Felsefe Deneyimi
*Kızıma Felsefe Öğretiyorum

 

  • Felsefe hakikatin ne olduğunu araştırır.
  • Filozoflar da kendi fikirlerinden kuşkulanırlar.
  • Filozoflar hakikati ahlak ya da politika alanında aramışlardır.
  • Ahlak, iyinin kötünün ne olduğunu bilmek, doğruyu yanlışı tanımlamak; politika ise yurttaşlar, iktidar ve karar mekanizmaları hakkındadır.
  • Filozoflar bilimle, sanatla, mantıkla, psikolojiyle, politikayla, tarihle ilgilenirler.
  • Filozoflar hakikati fikirler alanında arar.
  • Filozoflar adalet fikriyle, iktidar fikriyle, kanıt fikriyle, kanıtlama fikriyle, sayı fikriyle; olay, devrim, şiddet, barış fikriyle; iyi ve kötü fikriyle, günah, sorumluluk, kural fikriyle ilgilenir.
  • Filozoflar, fikir uzmanlarıdır.
  • Aradıkları şey, her fikrin olası en iyi tanımıdır.
  • Fikirler eylemleri, yaşama biçimlerini, davranışları yönetir.
  • Felsefenin işi bu fikirleri test etmek, deneyden geçirmek, incelemek, doğru fikirlerle yanlış fikirleri ayırmaktır.
  • İncelenmezse, yakından bakılmazsa yanlış bir düşüncenin doğru olduğu sanılır.
  • Beynimizdeki fikirlerin hemen hepsi dışardan gelir ve içimize yerleşip “bizim” fikirlerimiz olur.
  • Felsefe eleştirel bir etkinliktir. Yanlış fikirleri, zarar vermelerini engellemek için, yok etmeye çalışır.
www.forumgercek.com

www.forumgercek.com

  • Felsefe yapmak, insanın kendi düşüncelerini incelemeye başlamasıdır.
  • Felsefenin rüyası her şeyi bilebilmek, bütün bilgileri kucaklayabilmekti. Hakikatin, birbirinden bağımsız alanlara ayrılmış olmadığına inanıyorlardı. Bilginin birliği anlayışı, uzun süreli ve çok etkili olmuştur.
  • “Bilgin” ve “bilge” Yunanca tek kelime ile ifade edilir: sophos. Filozof, sophos olmak isteyen kişidir.
  • Bilgin olmak aynı zamanda iyi ve doğru yaşamayı bilmektir.
  • Bilge olmak mutlak biçimde bilgili olmaktır.
  • Hakikat bilgisinin iyi olanın bilgisini de içerdiğine inanıldı.
  • Bilmek, sadece eğitilmek değildi; aynı zamanda değişmek, dönüşmek ve iyiye doğru gitmekti.
  • Felsefe bilgelik sevgisidir, bilgiyi aramaktır.
  • Bilim dünyasında eski kavramlar güncel bilim tarafından aşılmıştır. Felsefede ise perspektifler değişmiştir, yeni görüşler ortaya çıkmıştır ama bunlar eskileri bütünüyle yok edemezler. Felsefede düşünceler tekrarlanır, tartışılır, çürütülmek istenir, değiştirilir… Felsefede Antik Çağ çok önemlidir, çünkü her zaman o döneme geri dönülmektedir.
  • Antik dönem Yunanlılar çok önemli felsefi eserler bıraktılar. Bu eserler filozoflar için model oluşturdu. Bu metinlerin okunmaları ve tartışılmaları hiç durmamıştır.
  • Dostoyevski, ”Yahudiler gerçek Tanrı’yı, Yunanlılar felsefe ve sanatı, Romalılar devleti hediye etti uluslara” demiştir.
  • MÖ 6. yüzyıla doğru Yunanistan’da bir tür inanç bunalımı yaşandığı, geleneklere ve efsanelere inancın azaldığı, bunların yerine anlama isteğinin geldiği zannediliyor.
  • Başka kültürlerde de Hindistan’da, Çin’de, Yahudi ve Arap kültürlerinde de felsefe ve filozof vardır.
  • Yine aynı yüzyılda, MÖ 6. yüzyılda, Hindistan’da Buda düşüncesi, Çin’de ise Lao-Tzu ortaya çıkmıştır. (Bu iki başlık Çin İmparatorluğu adlı dosyamızda incelenmiştir.) Buda’nın sözleri ile Lao-Tzu’nun Tao Te Çing adlı kitabı da günümüzde halen izlenmektedir.
  • Filozof sözcüğünü Pisagor’un bulduğu söylenir.
  • Filozoflar bilgeliği ararlar.
  • Bilgelik, inşa edilmesi gereken, mantıksal ve rasyonel bir amaçtır.
  • Batı felsefesi tarihi çok kabaca iki döneme ayrılabilir: İlk dönem bilge olmak istenen dönemdir. Antik Çağ. // İkinci dönemde ise bilgin olmak istenir. Modern Çağ.