Etiket arşivi: Kum Denizi

Libya 2

Akdeniz, durmadan yer değiştiren kum tepeleri, göz alabildiğine uzanan dağ sıraları, bereketli yeşilliği ile Berka Ovası, hurma ağaçlarıyla dolu vahalar, volkanik bazalt kayalar, kızgın güneş, gök delinmişçesine yağan yağmur ile çok renkli bir ülke idi Libya.

Her evin önünde doğrudan sokağa açılan mavi, yeşil boyalı, üstleri kemerli kapılar, modern binalar, şantiyeler,…

  • Bir söylenceye göre arkaik canavarlardan, gözlerinin içine bakanı taşa çeviren Medusa ve iki kız kardeşinin vatanı Libya’dır.
  • Eski resmi adı Libya Arap Sosyalist Halk Cemahiriyesi idi. 2011 yılında başlayan iç savaşla devletin adı önce sadece Libya oldu, 2013 yılından bu yana ise Libya Devleti.
  • Taha Akyol’un yazısından: “Cemahiriye “cumhurlar idaresi” demektir. Kaddafi’ye göre liberal demokrasi bir Batı uydurmasıydı. Halk egemenliği için aşiret, köy, mahalle, semt ve şehir düzeyinde “cumhur”lar yani halk komiteleri kurulmalı, onlardan oluşan “Cemahiriye” devleti oluşturulmalıydı. Böylece cumhurlar (komiteler) yoluyla her şeye halk karar verecek, devletin yerini cumhurlarda örgütlenmiş halk alacaktı.
    Tabii her cumhur ya da komite Kaddafi’nin emrinde yapılandığı için ortaya iptidai bir totalitarizm çıktı… Zaten amaç bildiğimiz demokrasi değildi.”
  • Ülkenin başkenti Trablus.
  • Halkın %92’si Arap, %5’i Berberi. Ayrıca Tuaregler, Tubular ve Avrupalılar vardı.
  • Fiziki coğrafya açısında üç ana bölgeye ayrılır: Trablus, Berka (Sirenaika /Kireneika ) ve Sahra. Ülkenin %90’ı Sahra içinde kalır. En verimli tarım alanları Trablus bölgesindedir, en yoğun nüfus da buradadır. Trablus ve Bingazi, kentsel nüfusun üçte ikisini barındırmaktaydı. Zaten kırsal kesimde göçebe ve yarı göçebe hayvancılıktan yerleşik yaşam biçimine geçişin çok yakın bir geçmişi vardı.
Libya’da Sahra Çölü’nün kuzeyinde Ubari (Awbari) Kum Denizi. Ubari’nin büyüklüğü İsviçre kadar. Üzerinde 11 göl varmış, bir kısmı kurumuş, kuruyanlardan tuz elde ediliyor. Göllerin suları kullanıldığı için göllerin etrafında kamp yapılmasına izin verilmiyordu. Fotoğrafta görülen yere Um İl Me-Suyun Anası deniyor. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Libya’da Sahra Çölü’nün kuzeyinde Ubari (Awbari) Kum Denizi. Ubari’nin büyüklüğü İsviçre kadar. Üzerinde 11 göl varmış, bir kısmı kurumuş, kuruyanlardan tuz elde ediliyor. Göllerin suları kullanıldığı için göllerin etrafında kamp yapılmasına izin verilmiyordu. Fotoğrafta görülen yere Um İl Me-Suyun Anası deniyor.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Sirte (Surt) Havzası ve Bingazi çevresi başlıca petrol yataklarını barındırır. Nitelikli işgücü açığı nedeniyle petrol tesislerinde çok sayıda yabancı teknisyen ve işçi çalıştırılmaktaydı.
  • Libya’nın en önemli yeraltı zenginliği petroldür ve ihracat gelirlerinin tamamına yakını  petrolden sağlanırdı. Afrika’nın en büyük petrol üreticisi olan Libya’nın kanıtlanmış petrol rezervleri Afrika toplamının yaklaşık yarısını, dünya rezervlerinin ise %2’sini oluşturur. Petrol ve doğal gaz üretimi GSYİH’nın dörtte birini oluşturmaktaydı.
  • Çoğu uluslararası petrol şirketinin Libya’daki mal varlığı 1973 yılında millileştirilmişti. Daha sonra, çoğunluk hissesi Libya’da kalmak koşuluyla, çoğu İtalyan, bazı yabancı şirketlerin petrol aramasına izin verilmişti.
  • Petrol taşımacılığında dışa bağımlılığa büyük ölçüde son verilmişti.
  • Kaddafi döneminde diğer madenlerin çıkarımı da devlet denetimindeydi.

 

Libya 1

2005 yılında FEST Travel  ile Faruk Pekin liderliğinde yaptığımız gezinin bilgilerini paylaşacağım. O zaman Kaddafi baştaydı, iç savaş daha çıkmamıştı, nüfus 6 milyondu, hayran kaldığımız eserler tahrip olmamıştı, ABD ambargosu kalkmıştı, ortalıkta pek kadın gözükmüyordu, etraf çok sakindi.

Libya’daki gezimizde UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alan dört yer gördük: Cyrene, Sabratha, Leptis Magna ve Gıdamis. Bunlar arasında, otantikliği ile tüm grubu hayran bırakmış, Kaddafi taraftarlarının yoğun olduğu Gıdamis’ta çok çatışma olduğu, dolayısıyla en büyük tahribatın orada yaşandığı söyleniyor.

Libya’da gördüğüm antik şehirlerin o güne kadar gördüklerimin en görkemlileri olduğunu söylemeliyim. Akdeniz ile antikitenin birlikteliği nefes kesiyordu. Palmira‘nın başına gelenin bunların da başına gelmemiş olmasını diliyorum.

Ayrıca gördüğüm en muhteşem çöl de Libya’daydı. Burada çöl, “Kum Denizi”, “Kum Okyanusu” olarak anılıyor. Zaten çöllerin içinde dünyaca en ünlüsü Libya çölleri imiş. Libya dosyamın başlarında özellikle çöl fotoğraflarına yer vereceğim.

Yararlanılan Kaynaklar

  • A Short History of the Libyan Struggle, Ahmed M. Ashiurakis, Dar El-Fergiani, 1995.
  • The Green Book, Muammar Al Qathafi, World Center for the Study and Reseach, 1999.
  • The Antiquities of Tripolitania, D. E. L. Haynes, 1981.
  • The Magic Gate of the Sahara, Angelo Piccioli, Dar Al-Fergiani, 2000.
  • Bir Çöl Mesajcısı, Mirella Bianco, Roman’s Yayınları.
  • Patterns of Libyan Mosaics, Dr. Fadhl Ali Muhammad, Dar Al-Anies, 1998.
  • Libya An End to Isolation, Andrew Cockburn, National Geographic, November 2000.
  • Yeni Keşfedilen Bir Ülke Libya, Faruk Pekin, Hürriyet 7 Şubat 2005.
  • Fest Kitapçığı, 2005.
  • Seyyid Ahmed eş-Şerif’in Anadolu’daki Milli Mücadele’ye Katılışı ve Mustafa Kemal’i Desteklemesi, Yrd. Doç. Dr. Kadir Özköse, www.cumhuriyet.edu.tr, 2005.
  • Enver Paşa’nın Anıları, Halil Erdoğan Cengiz, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2010.
  • Sanat Terimleri Sözlüğü, Adnan Turani, Toplum Yayınevi, 1980.
  • AnaBritannica, ilgili maddeleri.
  • Romalılar, Reginald H. Barrow, İz Yayıncılık, 2002.
  • Geldim Gördüm Yendim, Peter Jones, Say Kitap, 2016.
  • Demokratik özerklik ne demek? Cemahiriye!, Taha Akyol, Milliyet 21.12.2010.
  • Megarondan Tapınağa, arkeokur.tumblr.com
  • Altın Dal, Cilt I, James G. Frazer, Payel Yayınları, Bilim Kitapları 37.