Etiket arşivi: Kızıl Kilise

Bizans İmparatorluğu 133|Bizans’ta Kültür 1

  • Kültürel açıdan ilk Bizans dönemi  geç Antikçağ ve Justinyen klasisizmidir. Bu dönemde muhteşem dini şiir ortaya çıkmıştır (özellikle 527-641).
  • Bizans İmparatorluğu’ndaki ilk büyük kültürel kırılma İkonaklazm dönemidir (726-842).
  • İkonaklazm’ı 9.-11. yüzyıllar arasındaki Makedonya Hanedanı Rönesansı izler (920-1057).
  • Komnenos Hanedanı zamanında, entelektüel canlılık zayıflar ama Batı ile ve özellikle Venedik’le ilişkiler yoğunlaşır.
  • Latin İmparatorluğu’nun (1204-1261) çöküşüyle de son yükseliş olan Paleologos Hanedanı Rönesansı (1261-1453) gerçekleşir.
Bizans ansiklopedisi Suda 995 yılına aittir. Suda, Suidas adlı bir yazar tarafından yazılmış Antik Akdeniz dünyası ile ilgili bilgi veren dev bir ansiklopedidir. 30.000 tanım içeren ansiklopedik bir sözlüktür. Tanımlar kelimelerin kullanımını, kökenini ve tarihsel gelişimini filolojik olarak açıklar. Kimi kısımları günümüze ulaşmıştır. Fotoğraf: Ortaçağ, Umberto Eco, Alfa/Tarih, 2014.

Bizans ansiklopedisi Suda 995 yılına aittir. Suda, Suidas adlı bir yazar tarafından yazılmış Antik Akdeniz dünyası ile ilgili bilgi veren dev bir ansiklopedidir. 30.000 tanım içeren ansiklopedik bir sözlüktür. Tanımlar kelimelerin kullanımını, kökenini ve tarihsel gelişimini filolojik olarak açıklar. Kimi kısımları günümüze ulaşmıştır.
Fotoğraf: Ortaçağ, Umberto Eco, Alfa/Tarih, 2014.

  • 5.-6. yüzyıllarda Hıristiyanlık Helenizm ile arasındaki ideolojik karşıtlığı zorlukla da olsa aşar ve antik kültürün ifade şekillerini, edebi türlerini ve yapılarını benimser. Antik ve pagan kültür sık sık kınanırsa da, Antikçağ geleneği ile Hıristiyan geleneğinin bir araya geldiği bir kültür ortaya çıkar. Bu dönemde Antikçağ bilgi dağarcığı Hıristiyanlık ışığında yeniden tanımlanır.
  • Justinyen’in imparatorluğu iki dillidir. Erken Ortaçağ’da İtalya’da, Roma dünyasının ana özelliklerinden biri olan Yunan-Latin dil ve kültür birliğinin yok oluşuna tanık olunur; Ravenna’ya rağmen Yunanca kaybolmaya başlar ve bir tek Roma’da, 7. ve 8. yüzyıllarda İkonoklazm’dan dolayı Bizans’tan ayrılan Yunan ve Doğulu keşişlerin varlığı sayesinde Helenistik bir kültür ortamı oluşur. Birçok papa Yunan veya İtalyan-Yunan asıllıdır.
  • Yunancada söz anlamına gelen üç kelime vardır:
    Logos: bilimin sözü,
    Egos: ozanın sözü (epope, epik)
    Mitos: efsane, hikaye.
  • 9. yüzyılın ikinci yarısında ve 10. yüzyılda Roma’daki Yunan-Latin kültürel yapı zayıflarken Güney İtalya’da ve özellikle Sicilya’da Yunan kültürünün varlığı daha güçlü hale gelir ve bu bölgeler çok verimli bir edebi üretime sahne olur. Arap fethinden sonra bu kültür Calabria bölgesine geçer.
  • 7.-11. yüzyıllar arasında Batı’nın geri kalan kısmında Yunanca bilinmeye ve eski Yunan ilmine genel anlamda saygı beslenmeye devam edilir. Ancak kiliseler arasında 1054’te oluşan kopuşla Yunanlara karşı genel bir güvensizlik duygusu hakim olur.
  • Bizanslılar arasında Latince sadece pratik nedenlerle öğrenilirdi ve sadece Patristik edebiyat tercüme edilirdi.
  • Bizans kültürü, özellikle 10. yüzyılda ilmi derlemeler ve ansiklopedi yazarlığında görüldüğü üzere, muhafaza etme, inceleme ve düzenleme tutumu sergiler.
Madrid Skilicis'te İmparator I. Yannis Çimiskes (969 – 976) ile Kiev Büyük Knezi I. Svyatoslav  (942 -972) arasındaki  toplantı. Madrid Skilicis,  İoannis Skilicis'in yazdığı, 811-1057 yılları arası tarihi konu eden Tarihin Özeti adlı elyazmasıdır. Madrid Skilicis, 12. yüzyılda Sicilya'da üretilmiştir ve şu anda Madrid Ulusal Kütüphane’de muhafaza edilmektedir. Bu eser Skyllitzes Matritensis olarak da bilinir. Eser, bu yazarın günümüze ulaşan resimli tek el yazmasıdır ve 574 minyatür içerir. Fotoğraf:tr.wikipedia.org

Madrid Skilicis‘te İmparator I. Yannis Çimiskes (969 – 976) ile Kiev Büyük Knezi I. Svyatoslav (942 -972) arasındaki toplantı.
Madrid Skilicis, İoannis Skilicis’in yazdığı, 811-1057 yılları arası tarihi konu eden Tarihin Özeti adlı elyazmasıdır. Madrid Skilicis, 12. yüzyılda Sicilya’da üretilmiştir ve şu anda Madrid Ulusal Kütüphane’de muhafaza edilmektedir. Bu eser Skyllitzes Matritensis olarak da bilinir. Eser, bu yazarın günümüze ulaşan resimli tek el yazmasıdır ve 574 minyatür içerir.
Fotoğraf:tr.wikipedia.org

  • Makedonya Hanedanı döneminde edebi metinlerde büyük harfli yazıdan küçük harfli yazıya geçilir, kelimeler ayrı yazılır; Aristophane dile ayırt edici aksan ve noktalama işaretlerini ilave eder. Homeros’un notlarını içeren, ilk eksiksiz elyazması 10. yüzyılda yapılır.
  • Yüksek edebiyat için üstün dil sayılan Attika lehçesi, diğer edebiyat ve ifade şekilleri için ise dilin çeşitli düzeyleri kullanılır. Bizans edebi kültüründe farklı edebi türlere bağlı olarak dilin ve üslubun farklı düzeylerinden söz etmek gerekir.
  • Bizans’ın nesir üretimi de çok zengindir: Teolojik doktrinci ve çileci edebiyat,hem halkın hem de daha kültürlü sınıfların ilgisini çekenazizlerin yaşam öyküleri, retorik ve tarih yazımı, biyografi , teknik-bilimsel nesir (matematik, tıp, astronomi) üretimi gibi.
  • Justinyen dönemindeki ünlü tarihçi Prokopius (500-565), sonra gelen Agathias (530-582) ve sayısız tarih yazarı söz konusudur.
  • Edebi açıdan Komnenos Dönemi, babasını konu alan Alexiad adlı epik şiirin yazarı Anna Komnena (1083-1150) sayesinde bilinir. Komnenos dönemi ile Batı ile ilişkiler yoğunlaşmaya başlar ve entelektüel alış veriş sürekli hale gelir. Erken Ortaçağ’da görülen Batı ile verimli diyalog tekrar başlar. Yunanca metinlerin Latinceye, Latince metinlerin Yunancaya tercümesi yoğun bir şekilde başlar.
  • 12. yüzyılda üst sınıf erotik yazım, hem nesir hem manzum olarak rağbet görür.
  • Bizans aristokrasisi üzerinde Batı’nın etkili olması ile şövalye edebiyatı işlenmeye başlamıştır.
  • 13. yüzyılda Güney İtalya’da Yunan kültürü yeniden doruğa çıkar, büyük klasik yazarların metinleri kopyalanır.
  • Paleologos Hanedanı döneminde Bizans İmparatorluğu’nun elinde sadece Konstantinopolis şehri kalmıştır. Haçlı işgali ile imparator prestijini kaybetmiştir. Latin dünyası baş düşmandır.
  • Katolik Avrupa’nın temsil ettiği Latin barbarlığına karşı Antikçağa dönüşün aracı olarak, Helenizm’in gözde olması ile tasvire canlılık kazandıran, donukluktan uzak yeni bir ifade getiren yazma geleneğine dönüşten söz edilebilir. Böylece, Antikçağı kaynak alan hümanist bir akım, entelektüel bir Rönesans’ın mayasını oluşturmuştur, denir. Bu akım, Antikçağ metinlerinin araştırılmasına yeniden canlılık kazandırmış, o dönemin anıtlarına ve sanat yapıtlarına duyduğu hayranlığı dile getirmiştir.
  • Paleologos Rönesansı resim sanatının en güzel örnekleri Aya Sofya, Khora ve Pammakaristos manastırlarının duvarlarını süsler.
  • Konstantin Lips Manastırı’ndaki Paleologos dönemi süslemeleri duvarlarda nakış gibi işlenmiştir. Her sıradaki motif farklıdır. Zikzak, ağ, balıksırtı, meander (geometrik kıvrımlar yapan şerit biçiminde süsleme), gamalı haç, S motifi, düz ve ters üçgen, yürek nişi, fırıldak kullanılan motiflerdir.
  • Panagia Muhliotissa Kilisesi/Kızıl Kilise/Kanlı Kilise büyük olasılıkla daha erken dönemde yapılmış olan bir kilisenin üzerine VIII. Mikail Paleologos’un kızı Maria Paleologina tarafından 1282’lerde yaptırılmıştır. Kilise dört yapraklı yonca planlıdır. Bu plan tipinin şehirde başka örneği yoktur. Heybeliada’daki Panagia Kamariotissa Kilisesi de bu planı yansıtır.
  • Paleologos dönemi resmi, aynı dönemdeki Batı resminin yöneldiği natüralizmden uzaktır. Khora mozaiklerinde göze çarpan canlılık, birkaç yıl sonra alışılmış tasvirlere geri dönülmesiyle donmuştur.

 

Bizans İmparatorluğu 123| Patrikhane 2

  • 1453 yılında Doğu Roma’nın ortadan kalkması, Patrikhane açısından önce bir hukuk boşluğu doğurdu. Çünkü Konstantinopolis Patriklerini imparator atar, konsiller de imparatorlar tarafından toplanırdı.
  • Fatih Sultan Mehmet’in fetihten hemen sonra, Patrikhane’ye tanıdığı hak ve ayrıcalıklara ilişkin fermanın orijinali kaybolmuştur. Günümüze ulaşan ferman, tanıklıklara dayanılarak 1520’de yazılan metindir.
  • Patrikhane’nin birinci banisi Havari Andreas, ikinci banisi ise Fatih Sultan Mehmet’tir, denir.
  • Fatih, patriği hem Rum Ortodoks Kilisesi’nin ruhani lideri, hem de Üç Tuğlu Paşa/vezir rütbesiyle Rum Ortodoks milletbaşı atayarak, Patrikhane’ye hem dinsel, hem kamusal bir nitelik kazandırmıştı.
  • Fatih Sultan Mehmet, Patrik olarak, Birlik karşıtı Gennadios Skolarios’u (1403?-1472) atamıştı.
  • Fatih’in emri ile 1453 yılında din kurultayı toplandı. Başlıca amaç, Floransa Konsili’nde varılan birlik anlaşmasını reddederek Rusya’yı otosefal olma kararından döndürmekti ama olmadı. (İstanbul’da Osmanlı tarihinde, çoğu Rusya konulu, sekiz din kurultayı toplanmıştır.)
  • Osmanlı’nın temel politikası gereği, Roma’ya karşı Patrikhane’yi desteklediği bilinir.
  • Moskova Patrikliği’nin bağımsızlıkta ısrarcı olması üzerine varlığının resmen tanınmaması yoluna gidildi (Rusya günümüzde Ortodoks nüfusun %57’sini barındırmaktadır).
II. Mehmet ile Patrik Gennadios’u gösteren mozaik. Fotoğraf:tr.wikipedia.org

II. Mehmet ile Patrik Gennadios’u gösteren mozaik.
Fotoğraf:tr.wikipedia.org

Aya Sofya’dan sonra en büyük kiliselerden biri olan Aya Teodosya, Cibali. Fetih’ten önceki gün Azize Teodosya günü imiş. Şehir halkı o gece ibadet için kiliseye gelmiş ve kendilerini Türklerden koruması için dua ettikleri azizeye güller getirmişler. Ertesi gün şehri fetheden askerler, kilisenin içini güllerle dolu görünce buraya Gül Camii adını vermişler. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Aya Sofya’dan sonra en büyük kiliselerden biri olan Aya Teodosya, Cibali.
Fetih’ten önceki gün Azize Teodosya günü imiş. Şehir halkı o gece ibadet için kiliseye gelmiş ve kendilerini Türklerden koruması için dua ettikleri azizeye güller getirmişler. Ertesi gün şehri fetheden askerler, kilisenin içini güllerle dolu görünce buraya Gül Camii adını vermişler.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fener’deki Panagia Moukhliotissa Kilisesi, Moğolların Meryemi Kilisesi, Kızıl Kilise, Kanlı Kilise gibi birden çok isimle anılan; her isminin uzun bir öyküsü olan; Bizans döneminden kalıp kesintisiz kullanılmakta olan bu tek kiliseye turistik giriş günümüzde Patrikhane’den iki nüsha izin kağıdı ile yapılabiliyor. Camiye çevrilmeden ayin yapılan tek kilise olarak kalması Fatih Sultan Mehmet’in özel fermanı ile sağlanabilmiş. Kilisenin ibadete açık kalmasını buyuran ferman bugün de içeride asılı. Kilise, çan kulesini ise Tanzimat’a borçlu. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fener’deki Panagia Moukhliotissa Kilisesi, Moğolların Meryemi Kilisesi, Kızıl Kilise, Kanlı Kilise gibi birden çok isimle anılan; her isminin uzun bir öyküsü olan; Bizans döneminden kalıp kesintisiz kullanılmakta olan bu tek kiliseye turistik giriş günümüzde Patrikhane’den iki nüsha izin kağıdı ile yapılabiliyor.
Camiye çevrilmeden ayin yapılan tek kilise olarak kalması Fatih Sultan Mehmet’in özel fermanı ile sağlanabilmiş. Kilisenin ibadete açık kalmasını buyuran ferman bugün de içeride asılı.
Kilise, çan kulesini ise Tanzimat’a borçlu.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Bizans’tan beri eğitim yapan Fener Rum Erkek Lisesi,  Fetih’ten önce Patrikhane’nin himayesinde Patrikhane Akademisi adı altında faaliyet gösteriyormuş. 1454 yılından itibaren Fatih Sultan Mehmet’in izniyle Fener Rum Mekteb-i Kebiri adı altında yeniden eğitime başlamış. Dindışı eğitim burada verilirken, dini eğitim Heybeliada’ya taşınmış. Lise, ilk laik okul olma özelliğini de taşıyor. Osmanlı döneminde saray ve Bab-ı Ali tercümanları, Eflak ve Boğdan voyvodalarının çoğu bu okuldan yetişmiş. Halk arasında Kırmızı Okul diye anılan bina 1881 yılı yapımı. Fotoğraf: Fener Rum Erkek Lisesi, Ayşe Didem Özger, Skylife Mart 2000.

Bizans’tan beri eğitim yapan Fener Rum Erkek Lisesi, Fetih’ten önce Patrikhane’nin himayesinde Patrikhane Akademisi adı altında faaliyet gösteriyormuş. 1454 yılından itibaren Fatih Sultan Mehmet’in izniyle Fener Rum Mekteb-i Kebiri adı altında yeniden eğitime başlamış. Dindışı eğitim burada verilirken, dini eğitim Heybeliada’ya taşınmış. Lise, ilk laik okul olma özelliğini de taşıyor. Osmanlı döneminde saray ve Bab-ı Ali tercümanları, Eflak ve Boğdan voyvodalarının çoğu bu okuldan yetişmiş. Halk arasında Kırmızı Okul diye anılan bina 1881 yılı yapımı.
Fotoğraf: Fener Rum Erkek Lisesi, Ayşe Didem Özger, Skylife Mart 2000.