Etiket arşivi: Keşiş

Çağdaş Sanata Varış 330|Bitiş

Keşiş, Jan Fabre, 2001. 2017 Venedik Bienali’nde sergilenen eserde insan kemikleri, demir teller ve iplik kullanılmış. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Keşiş, Jan Fabre, 2001.
2017 Venedik Bienali’nde sergilenen eserde insan kemikleri, demir teller ve iplik kullanılmış.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Andy Warhol’dan itibaren birçok sanatçının gösteriye ve gösterinin çarpıcı etkilerine başvurması, günlük hayatımızı biçimlendiren medyanın kaçınılamayan gücüne tanıklık etmektedir.
  • Sanatçı, dünyanın nasıl göründüğü ve insanların durumunun günümüzde neye benzediği konusunda eleştirel bir konum alır. “Razı olmamak” söz konusudur. İzleyicinin işlerden çok, işlerin ele aldığı konularla ilgilenmesi, konuya dahil olması amaçlanır.
  • Pek çok sanatçı pek çok işiyle, günümüzde meselenin parçası olmadan eleştiri imkanımızın da olmadığını vurgulamaya çalışmıştır.
  • Sanat şahsi zevklerin ötesine geçer.
  • Zaman zaman alışılagelen beğeni ve rahatlık sınırlarının ötesi söz konusu olabilir.
  • İmge, nesne, performans ve metin gibi pek çok formu kapsayan yapıtlar çoğunluktadır.
  • Sanat eseri özünde iyi veya kötü oluşunu değil de, bizim diyaloğa girmemize imkan tanıyıp tanımadığı sorusunu sormamızı getirmektedir.
  • Eserler fiziki olduğu kadar da fikirseldir.
  • Sofistike tüketiciler için şirketler prestijlerini, ürünlerini sanatsal etkinliklerle desteklemeye başlamışlardır.
  • Ana amaçlardan biri, tüketim öncesi duruma geri dönmek söz konusu olmadığına göre, dünyayla daha az katı bir denetim altında ve daha az düzen verilmiş bir ilişkiye ulaşmaktır.
  • Marcel Duchamp’ın “sanat eseri olmayan bir eser yapmak mümkün müdür?” sorusuna günümüzde mümkün olabileceği cevabını vermemiz beklenir.

 

 

Lüks Devrimi 2

  • Paris’in bir turizm şehri haline dönüşmesi de Kral XIV. Louis devrinde gerçekleştirilen dünyadaki bir başka ilk.
  • 1524’te, Paris’te ev sahiplerinin geceleri evlerinin önünde mumla aydınlanan fenerler bulundurmaları gerekliydi. Işık miktarını büyük oranda arttıran cam pencereli fenerlerin icadını takiben, 1594’te Paris polisi şehrin her mahallesine fenerleri yerleştirme sorumluluğunu üstlendi. Yine de 1662’de, eğer yolcular karanlık, rüzgârlı sokaklarda ilerlemek zorundalarsa bir fener taşıyıcısı tutarlardı. 1667’de, Kral XIV. Louis yönetimi altında, kraliyet hükümeti sokaklara fenerler yerleştirmeye başladı. 1669’da üç bin adet olan bu sayı 1729’da iki katına çıkmıştı. Cam pencereli fenerler bir kordon ile sokağın ortasında altı metre yükseğe asılıyordu ve on sekiz metre arayla yerleştiriliyordu. Paris, kralın emriyle, dünyada sokakları geceleyin en yoğun aydınlatılan şehir oldu.
  • Böylece dükkanlar artık akşamları da açık kalabiliyor, yeni zengin sınıfla soylular, gün batımından sonra da güvenle alış veriş edebiliyordu.
  • Sokakların aydınlatılmasıyla Paris, gece hayatının yaşandığı ilk dünya şehrine dönüştü.
  • Gece hayatının özel içkisi şampanya da Kral XIV. Louis döneminde, Dom  Pérignon isimli keşiş tarafından icat edildi. 1674 yılında şampanya Paris sosyetesinin en gözde içkisi oldu.
  • Tüm bu gelişmeler sayesinde bir çok restoran açılıyor. Artık aristokratlar bile dışarıda, Paris caddelerindeki lokantalarda yemek yemeğe başlıyor. Yedikleri yemekler, yeni ve yüksek Fransız mutfağının örnekleri oluyor.

  • 1670 yılından itibaren Versailles Sarayı’nın çok yakından izlediği moda, hızla kent erbabına yayılmaya başlıyor. Kentli zengin sınıf moda yarışına hızla dahil oluyor. Dünyanın ilk moda dergileri ve yine dünyanın ilk moda sezonları ortaya çıkıyor. Artık moda on yılda bir değil, her sezon değişmeye başlıyor. Giysilerin ince ve zarif Fransız kadınlarında daha iyi durduğu kanısı yayılıyor.
  • Rönesans belgelerinde değerli taşlar arasında 18. sırada olan elmas, Kral XIV. Louis’nin bu taşa düşkünlüğü nedeniyle Fransa Avrupa’nın en zengin elmas koleksiyonuna sahip ülkesi oluyor. Aynı zamanda Paris’te elmas mücevher alışverişi, şehrin en önemli etkinliklerinden biri oluyor. Artık bir turizm şehri haline gelen Paris’i ziyaret edenler de elmas alışverişini buradan yapmaya başlıyor. Place Vendome da bu dürtüyle gelişiyor.