Etiket arşivi: kadınlar

Bafa Gölü ve Çevresi 3

Anneliese Peschlow-Bindokat kitabında yukarıdaki fotoğrafta görülen betimlemeyi natüralist, aşağıdaki fotoğrafta görüleni ise şematik üsluba örnek olarak vermiştir. Fotoğraflar: Tarihöncesi İnsan Resimleri, Anneliese Peschlow-Bindokat, Sadberk Hanım Müzesi, 2006.

Anneliese Peschlow-Bindokat kitabında yukarıdaki fotoğrafta görülen betimlemeyi natüralist, aşağıdaki fotoğrafta görüleni ise şematik üsluba örnek olarak vermiştir.
Fotoğraflar: Tarihöncesi İnsan Resimleri, Anneliese Peschlow-Bindokat, Sadberk Hanım Müzesi, 2006.

  • Kaya resimlerindeki sahneler tek seferde resmedilmiş olabileceği gibi, farklı zamanlarda eklemeler de yapılmış olabilir. Bazı figürlerin belirgin bir şekilde birbirinin üzerine resmedildiği görülmektedir. Bazen bir kaya resmi tablosunda/grubunda farklı kişilerin çalıştığı sezilmektedir. Balıktaş kaya resmi bunlardan biridir: resmin sol yarısı ile sağ yarısının farklı kişilerce yapıldığı düşünülmektedir.
  • Latmos kaya resimlerinin ana konusu insandır. 500’den fazla insan figürü saptanmış, ayrıca el ve ayak baskıları da yapılmıştır. Hayvan çizimi azdır. Av sahnesi, cinsel birleşme sahnesi ve savaş betimi yoktur. İnsanlar tek başına değil, daha çok toplu halde resmedilmiştir. Kadın figürü erkek figüründen çoktur.
  • Erkek, bir çöp adam biçiminde, daima cepheden, genelde çıplak, kolları uzun ve çoğunlukla dirsekten kıvrık ve yukarı kalkmış olarak çizilmiştir. Bazı örneklerde avucunu, üç-beş parmağı görünecek şekilde açmış halde görülür. Bacaklar genellikle kalın ve iki yana açıktır. Kolları uzun, bacakları güçlüdür. Erkeklik organı hiçbir resimde betimlenmemiştir.
  • Kadınlar daima profilden resmedilmiştir. Kadın betimlemelerinin en belirgin özelliği tıpkı Konya Çatalhöyük, Burdur Hacılar ana tanrıçaları gibi dolgun kalçalarıdır. Kalçalar yuvarlak, oval, üçgen gibi çeşitli biçimlerde resmedilmiştir. Bazı örneklerde ayrıca bezenmiştir. Bezemelerin bir etek ya da önlüğe ait olduğu da düşünülebilir.
  • Neolitik Devrim ile ortaya çıkan yeni dini inançların betimsel dışa vurumu olan dolgun kalçalı kadın idol tipi, Anadolu’dan önce Ege’ye, buradan da Güneydoğu Avrupa’daki Tuna bölgesine kadar yayılmıştır.
  • Grup betimleri içinde, az sayıda istisna dışında, kadın-erkek birbirine dönük, erkek kadını kucaklar haldedir. İki erkekten oluşan bir çift sadece tek bir resimde görülmesine rağmen, iki kadından oluşan çiftler çoktur. Bazılarının dans ettiği düşünülmektedir.

 

Şiddet 23 | Ötekine Yönelik Şiddet 6

  • Günümüz toplumsal söylemine egemen olan şeffaflık politikası, Ötekiliği, farklılığı ortadan kaldırmaya, bir aynılık diktatörlüğü kurmaya yöneliktir. Şeffaflık ile her şey dışa dönmüştür; sathileşmiş, dolaysız tüketime açılarak metalaşmıştır.
  • Tweetler, aslında bir anlamda “ben varım” demektir. Buradaki “ben”, Öteki’ne karşı korunan veya sınır koyan değil, Öteki’nin dikkatini çekmeye çalışan bir “ben” olarak da düşünülebilir. Ben için Öteki, tüketici olarak seyircidir.
  • “Düşünüyorum, o halde varım” diyen Kartezyen Ben, kırılgandır. Öteki ile kendini konumlandıran, kendini tanımlayan, Öteki ile kimliğini kuran Kartezyen Ben’in kendini bir yere koymak için Öteki’ne ihtiyacı vardır.
  • Post Kartezyen Ben’in kendini bir yere koymak için Öteki’ni reddetmeye ihtiyacı yoktur.
  • Şiddet kullanmamak pasifizm değildir.
  • Hindistan Bağımsızlık Hareketi’nin siyasi ve ruhani lideri Mahatma Gandhi (1869-1948) şöyle diyordu: “Benim şiddete başvurmama öğretim aşırı derecede aktif bir güçtür. Korkaklığa, zayıflığa yer bırakmaz. Şiddet kullanan bir adamın bir gün şiddet kullanmayan biri olması için bir umut vardır, fakat bir korkak için hiçbir umut yoktur.” Şiddet içermeyen direniş tıpkı şiddet gibi saldırgandı; fakat bu saldırganlık fiziksel değil ruhsaldı. Aktifti, kötülüğü kabul etmeyi reddediyordu, zarar vermeksizin direniyordu. Karşısındakine fiziksel saldırganlık kullanmaması anlamında pasif; aktif halde olan zihin ve duygularla, aktif biçimde düşmanı tutum değiştirmeye ikna için çalışırken ruhsal olarak saldırgandır, şiddeti aslında reddetmez.
  • Amerikan yurttaş hakları hareketi önderi Martin Luther King’in (1929-1968) yaşanan bütün kaygı, korku ve şiddet karşısında sükunet ve barışçılık kapsamında sakin kaldığı bilinmektedir. King için şiddet kullanmamak, sadece siyasi bir hareket değil, bir hayat tarzı, başka insanları tedavi etme yöntemi, ırkçılığın tedavisiydi. King, adaletsizlik karşısında üç seçenek olduğunu öğretti: Şiddet yoluyla direniş, şiddet kullanmadan direniş ve katlanmak. Gandhi ve King’in pasifist olmamalarının sebebi şiddete karşı çıkmaları ama katlanmaya razı gelmemeleridir.
  • 1989’da Almanya’da referans kültürü egemen kılmaya yönelik Leitkultur gibi yeni temalar ortaya çıktı. Dışlayıcı bir tonu olan Leitkultur nosyonu, ulusal kimliğin yüceltilmesine ve kültürlerarası ilişkilerin bir hiyerarşi içinde algılanmasına yol açtı. Leitkultur, göçmenlerin çifte aidiyetlerini de reddetmeye yönelikti. 2000’lerde Leitkultur fikri, çokkültürcülüğün reddi, kültürel göreliliğin kınanmasına dönüştü.
  • Gilles Deleuze (1925-1995) felsefesinde azınlık, sayıca az olanı değil, egemenlik aygıtı tarafından dışlanan ve tabi kılınan bütün toplumsal kümeleri temsil etmek için kullanılan bir kavramdır. Deleuze’e göre aslında felsefe de halka, ulusa değil, azınlıklara seslenir.
  • Britanya polisinin verilerine göre, 23 Haziran 2016’daki AB referandumu ve AB’den ayrılma kararı sonrasında ülke genelindeki ırkçı söylem ve saldırılarda %400 artış yaşanmış. Referandum öncesinde haftada ortalama 63 olan ırkçı söylem ve saldırı sayısı referandumun ardından geçen bir haftalık sürede 331’e yükselmiş.
  • Toplumsal cinsiyet (gender) kavramı da Öteki’ni yaratmak için kullanılan bir başka araçtır. Bu kavram, kadın ve erkeğin sosyal olarak belirlenen rol ve sorumluluklarından hareket eder; önyargılı ve dayatılmış özelliklerdir. Dişi ve eril dışında başka bir seçenek tanımaz. Toplumsal cinsiyet kavramı algısına uymayanlar ötekileştirilir. Cinsiyet (seks), biyolojiktir, değişmez ve evrenseldir. Toplumsal cinsiyet ise toplum tarafından belirlenir, sosyo-kültürel yapı içinde öğrenilir, zaman ve mekan içinde değişiklik gösterir; toplumsal algı değiştirilerek toplumsal cinsiyet de değiştirilebilir. 1970’lerden itibaren bu kavrama karşı savaşım verilmektedir.
Procedure Room, Ukraynalı aktivist sanatçı Nikita Kadan, 2009-2010 serisinden. Fotoğraf: Gandy Gallery

Procedure Room, Ukraynalı aktivist sanatçı Nikita Kadan, 2009-2010 serisinden.
Fotoğraf: Gandy Gallery

  • İslam’ın Avrupa kültürel bağlamında bir Öteki olarak ortaya çıkışı, çoğu Müslüman olan göçmen sorunu ile katlanmaya devam ediyor.
  • Düalist dünya görüşünde nefret edilen, kovuşturulan bir Öteki daima vardır.
  • Öteki, mutlaka sayıca az olan değildir. Sayıca çok olsalar bile azınlık statüsü taşıyanlar da vardır; kız çocukları ve kadınlar gibi.
  • Kadınlar, Öteki’nin dişi olanıdırlar.