Etiket arşivi: Kaddafi

Libya 44 Gıdamis 1

Gıdamis, Çölün İncisi, Sahra’nın Mücevheri diye anılıyor.

Kentte iki yüz yıl kalan Roma dönemi öncesine ilişkin elde kesin bilgi yok.

Gıdamis’e giderken şehrin güneyindeki Al Hamadan al Hamra Çölü’nü (Kızıl Kayalar Çölü) geçtik.

Gıdamis’in eski kısmı 1999 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde. Burası bir Tuareg kenti.

Bölgede aynı adla üç kez şehir kurulmuş ama mimari özellikler hiç değişmemiş. Son kez kurulan şehrin 90 yıl önce kurulduğu düşünülüyor.

Gıdamis, Libya’nın en büyük tarihi kenti.

Buradaki müze de zengin bir müzeydi ama fotoğraf çekme izni yoktu.

Mimari özellikleri, bölgenin gereklilikleri ile son derece uyumlu.

Tuareg mimarisinde yapılar dikdörtgen veya kare oluyor. Yapılar çok yalın, çatılar düz, yapının köşelerinde yukarı kalkık üçgen parçalar var.

Burada sıcaklık +40-50 derece olabiliyormuş. Yapılar, içeride en yüksek ısı 30 derece olacak şekilde tasarlanmış.

Gıdamis, kervan ticareti sayesinde çok zengin olmuş. En çok köle, deri, altın ve koku ticareti yapılıyormuş. 17. yüzyıldan sonra, deniz ticaret yollarının açılmasıyla çöl aşırı ticaret zarar görmüş ama Kuzey Sahra ticaretindeki önemini korumayı başarmış. Ayrıca hacılar için de önemli bir merkezmiş. 19. yüzyılda köle ticaretinin yasaklanması şehrin ekonomisine darbe vurmuş. Ama gerileyen ticaret 1910 yılına kadar devam etmiş.

Burada Kadiri mezhebi yaygınmış.

Gıdamis’ta çok fosil varmış. Afrika’nın pek çok yeri eskiden deniz imiş.

Eski şehrin kapısından girerek gezmeye başladık.

Üstü kapalı yollarda yorulanlar, sohbet etmek isteyenler için sekiler var. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Üstü kapalı yollarda yorulanlar, sohbet etmek isteyenler için sekiler var.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Eski Gıdamis 1984 yılında Kaddafi’nin emri ile boşaltılmış. Hükumet, eski kentin duvarlarının dışına yeni bir kent kurmuş ve Gıdamis halkına yeni birer ev vermiş. UNESCO, burayı restorasyon programına almak için Kaddafi’yi çok zor ikna etmiş. Dar sokaklar, avlulu evler yaşayanları kızgın güneşten koruyacak şekilde tasarlanmış. Daracık sokaklar ufak meydanlara açılıyor ama planlama o kadar iyi ki, bu meydanlar da güneş almıyor. Yaz aylarında eski evler yine doluyormuş. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Eski Gıdamis 1984 yılında Kaddafi’nin emri ile boşaltılmış. Hükumet, eski kentin duvarlarının dışına yeni bir kent kurmuş ve Gıdamis halkına yeni birer ev vermiş.
UNESCO, burayı restorasyon programına almak için Kaddafi’yi çok zor ikna etmiş.
Dar sokaklar, avlulu evler yaşayanları kızgın güneşten koruyacak şekilde tasarlanmış. Daracık sokaklar ufak meydanlara açılıyor ama planlama o kadar iyi ki, bu meydanlar da güneş almıyor.
Yaz aylarında eski evler yine doluyormuş.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Eski kent Gıdamis, bölgedeki iki büyük kabileye göre inşa edilmiş. Kentin kuzeyi Beni Velid, güneyi Beni Vezid kabilesine aitmiş. Kuzey kısım, kabilenin üç ailesi için üçe, güney kısım kabilenin dört ailesi için dörde bölünmüş. Bu yedi mahalle okulu, camisi, evleri, pazar yeri, meydanı ile her biri kendi içinde bir kent gibi organize edilmiş. Mahallelerin kapısı geceleri kapatılıyormuş. Mahalleler arasında çatışmalar yaşansa da dış tehlikeye karşı birleşiyorlarmış. Fogas denen üçüncü bir bölge ise, göçebe hayatını bırakıp yerleşik düzene geçen Tuaregler’e aitmiş.

Kentin dar sokakları güneş ışığından tamamen korunmalı. Bazı yerler ışık gerektirecek kadar karanlık olabiliyor. Yolları aydınlatmak için duvarlara yer yer kandil koymak için oyuklar yapılmış ve daha fazla ışık için beyaza boyanmış. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Kentin dar sokakları güneş ışığından tamamen korunmalı. Bazı yerler ışık gerektirecek kadar karanlık olabiliyor. Yolları aydınlatmak için duvarlara yer yer kandil koymak için oyuklar yapılmış ve daha fazla ışık için beyaza boyanmış.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Yapılar çamur, tuğla ve hurma ağacı gövdesi kullanılarak yapılıyor. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Yapılar çamur, tuğla ve hurma ağacı gövdesi kullanılarak yapılıyor.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Yapılar çamur, tuğla ve hurma ağacı gövdesi kullanılarak yapılıyor. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Gıdamis’ın en eski ikinci camii olan Yunus Camii.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Hacıların oturduğu evlerin kapıları mutlaka süslü olurmuş. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Hacıların oturduğu evlerin kapıları mutlaka süslü olurmuş.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Kemerlere, duvarlara alçı kalıp ile yaptıkları kabartma el izleri (positive hand stamps). Bunları bazen de içeriye göçük, negatif yapmışlar. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Kemerlere, duvarlara alçı kalıp ile yaptıkları kabartma el izleri (positive hand stamps). Bunları bazen de içeriye göçük, negatif yapmışlar.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

 

 

 

Libya 15 Kaddafi Sonrası 2 Kaddafi Ailesi

  • 2011 yılında yaşanan iç savaştan sonra Kaddafi’nin eşi Safiye Kaddafi, 29 Ağustos 2011 tarihinde isyancılar başkent Trablus’u ele geçirdikleri sırada, kızı Ayşe ve üvey oğlu Muhammed ile birlikte Cezayir’e geçti. Safiye Kaddafi’nin şu anda Cezayir’de turistik bir kasabada iyi korunan bir villada yaşadığı düşünülüyor. Cezayir hükumetinin Safiye Kaddafi’ye Libya ile ilgili işlere karışmaması ve bu konularla ilgili hiçbir açıklama yapmama koşulu getirdiği söyleniyor.
  • Muammer Kaddafi’nin sekiz öz, iki de evlatlığı vardı.
  • Muammer Kaddafi’nin en büyük çocuğu, birinci eşi Fethiye’den doğma oğlu Muhammed Kaddafi, Libya Olimpiyat Komitesi Başkanı ve Libya Telekom’un da Yönetim Kurulu Başkanı idi. Bu şirket ülke çapında tüm iletişim ağını elinde bulunduruyordu. Muhammed Kaddafi hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi savcıları tarafından getirilmiş bir suçlama yok. Ayaklanmayı bastırma çabalarında önemli bir rolü olmadığı düşünülüyor. Cezayir’de sürgünde.
Muammer Kaddafi’nin tek kızı Ayşe, belki de politika ile en ilgili çocuğu. Avukat. 2004'te Saddam Hüseyin'in savunmasına katıldı. Ayşe'ye, annesi ve ağabeyiyle birlikte, Cezayir iltica hakkı verdi. Cezayir'e sığındıktan üç gün sonra doğum yaptığı ve bir kızı olduğu açıklandı. Kızına annesi Safiye’nin adını verdi. Ayşe, siyasi faaliyetlere karışmaması konusunda titizlenen Cezayir hükumetinin sıkı takibi altında olmasına rağmen, bir Suriye televizyonuna çıkarak Libyalıları yeni yönetime karşı ayaklanmaya çağırdı. Ayşe bir de Nick Kaufman adında bir İsrailli avukat tutarak babasının ölümünün araştırılması için Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne başvuru yaptı. Libya medyasında yer alan haberlerde, Ayşe Kaddafi'nin bir futbol maçında yeni Libya takımının kendisini temsil etmediğini söyleyerek Cezayir takımını desteklediğini yer aldı. Ayşe’nin, Muammer Kaddafi’nin gözdesi olduğu biliniyor. Fotoğraf: www.milliyet.com.tr

Muammer Kaddafi’nin tek kızı Ayşe, belki de politika ile en ilgili çocuğu. Avukat. 2004′te Saddam Hüseyin’in savunmasına katıldı. Ayşe’ye, annesi ve ağabeyiyle birlikte, Cezayir iltica hakkı verdi. Cezayir’e sığındıktan üç gün sonra doğum yaptığı ve bir kızı olduğu açıklandı. Kızına annesi Safiye’nin adını verdi. Ayşe, siyasi faaliyetlere karışmaması konusunda titizlenen Cezayir hükumetinin sıkı takibi altında olmasına rağmen, bir Suriye televizyonuna çıkarak Libyalıları yeni yönetime karşı ayaklanmaya çağırdı. Ayşe bir de Nick Kaufman adında bir İsrailli avukat tutarak babasının ölümünün araştırılması için Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvuru yaptı. Libya medyasında yer alan haberlerde, Ayşe Kaddafi’nin bir futbol maçında yeni Libya takımının kendisini temsil etmediğini söyleyerek Cezayir takımını desteklediğini yer aldı. Ayşe’nin, Muammer Kaddafi’nin gözdesi olduğu biliniyor.
Fotoğraf: www.milliyet.com.tr

  • Petrol endüstrisinde çalışan Anibal Kaddafi’nin 2005 yılında Paris’te hamile kız arkadaşını feci bir şekilde dövdüğü iddia edildi. Lübnanlı Hristiyan bir fotomodel ile olan evliliği, Kaddafi yönetiminin sona erdirilmesine kadar gizli kalmıştı. Çift Cenevre’deki lüks bir otelde iki çalışanı dövdükleri gerekçesiyle tutuklanmışlar, iki gün sonra kefaletle serbest bırakılmış, hizmetçilere tazminat ödenmesinden sonra suçlamalar geri çekilmişti. Bu olay, İsviçre ile Libya arasında büyük bir diplomatik krize neden olmuş, Libya İsviçre mallarını boykot etmiş, Bern’deki diplomatlarını geri çekmiş, Libya İsviçre’ye petrol sevkiyatını durdurma ve bu ülkedeki banka hesaplarını kapatma kararı almış, Muammer Kaddafi  İsviçre’nin lağvedilmesi ve topraklarının Almanya, Fransa ve İtalya arasında paylaşılması çağrısında bulunmuş, İsviçre Cumhurbaşkanı 2009′da Trablus’a gidip Kaddafi’den özür dileyince ülkesinde tepkilere hedef olmuştu. Ülkesinden kaçmayı başaran Anibal, 2015 yılında Lübnan’da 1978 yılında ortadan kaybolan Musa el-Sadr ve iki arkadaşı hakkında bilgi almak amacıyla kaçırılıp serbest bırakılmıştı.
  • Babasının iktidarı döneminde bir tugaya komuta eden Hamis Kaddafi Bingazi’deki protesto eylemlerine yönelik uyguladığı şiddetle gündeme gelmişti. Hamis Kaddafi, devrim sürecinde özellikle Zaviye, Trablus ve Misrata kentlerinde muhaliflere yönelik operasyonların başındaki isim olarak biliniyordu. Hamis Kaddafi’nin ölüm haberi, Muammer Kaddafi’nin 20 Ekim 2011′de öldürülmesinin üzerinden tam bir yıl geçtiği güne denk geldi.
Babasına muhalefet ederek 2006 yılında ülkesini terk etmiş ve London School of Economics'de eğitim görmüş olan, Kaddafi'nin ikinci eşinden doğan çocuklarının en büyüğü olan Seyf el-İslam Kaddafi’nin daha modern bir Libya istediği konuşulmuştu. Dünya onu 20 Şubat'ta ülkedeki huzursuzlukların baş gösterdiği tarihte ekranlarda gördü. Muhalifleri terörist ilan etti ve ülkesine reform sözü verdi. Kaddafi'nin yerine geçeceğine kesin gözüyle bakılan oğlu Seyf el-İslam, babasının ölümünden bir ay sonra Nijer'e kaçmaya çalışırken çölde yakalandı ve Libya'daki dağlık Zintan kasabasında cezaevine kondu. Lahey'deki Uluslararası Ceza Mahkemesi, kendisini insanlığa karşı suç işlemekten yargılamak isterken, Libya yetkilileri de mutlaka Libya'da adalet önüne çıkması gerektiğini söyledi.  Başkent Trablus'ta onun için basketbol sahası da olan modern bir tesis hazırlandığı, hatta özel aşçısının bile olacağı yolunda haberler çıkmıştı. 2015 yılında Seyf el-İslam, eski Başbakan Mahmudi, istihbarat şefi Senusi, Dış Güvenlik Teşkilatı Başkanı Buziyd Durda gibi rejimin sembol isimlerinin de aralarında bulunduğu 37 kişi, 17 Şubat 2011'de başlayan halk ayaklanmasında "gösterileri şiddet kullanarak bastırmak ve göstericileri öldürmek, köy ve şehirleri kuşatma altına almak ve kamu mallarını zarara uğratmak nedeniyle idam cezasına çarptırıldı. Fotoğraf: libyasos.blogspot.com

Babasına muhalefet ederek 2006 yılında ülkesini terk etmiş ve London School of Economics’de eğitim görmüş olan, Kaddafi’nin ikinci eşinden doğan çocuklarının en büyüğü olan Seyf el-İslam Kaddafi’nin daha modern bir Libya istediği konuşulmuştu. Dünya onu 20 Şubat’ta ülkedeki huzursuzlukların baş gösterdiği tarihte ekranlarda gördü. Muhalifleri terörist ilan etti ve ülkesine reform sözü verdi. Kaddafi’nin yerine geçeceğine kesin gözüyle bakılan oğlu Seyf el-İslam, babasının ölümünden bir ay sonra Nijer’e kaçmaya çalışırken çölde yakalandı ve Libya’daki dağlık Zintan kasabasında cezaevine kondu. Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi, kendisini insanlığa karşı suç işlemekten yargılamak isterken, Libya yetkilileri de mutlaka Libya’da adalet önüne çıkması gerektiğini söyledi. Başkent Trablus’ta onun için basketbol sahası da olan modern bir tesis hazırlandığı, hatta özel aşçısının bile olacağı yolunda haberler çıkmıştı. 2015 yılında Seyf el-İslam, eski Başbakan Mahmudi, istihbarat şefi Senusi, Dış Güvenlik Teşkilatı Başkanı Buziyd Durda gibi rejimin sembol isimlerinin de aralarında bulunduğu 37 kişi, 17 Şubat 2011′de başlayan halk ayaklanmasında “gösterileri şiddet kullanarak bastırmak ve göstericileri öldürmek, köy ve şehirleri kuşatma altına almak ve kamu mallarını zarara uğratmak nedeniyle idam cezasına çarptırıldı.
Fotoğraf: libyasos.blogspot.com

  • Ulusal Güvenlik Danışmanı ve Libya ordusunda üst düzey bir komutan olan Mutaassım Kaddafi çok uzun yıllar Mısır’da yaşadıktan sonra ülkesine geri döndü. Uzun yıllar önce babasını alaşağı edip yerine geçeceği söylentisi dolaşıyordu. İsyancılar tarafından babasıyla aynı gün yakalandı ve isyancı güçlerce öldürüldü.
  • Hakkında çok fazla bilgi olmayan, bir dönem Almanya’nın Münih şehrinde öğrenci olarak yaşadığı bilinen, 2008 yılında Daily Telegraph gazetesinde, egzozundan çıkan yoğun gazdan dolayı, aracına el konulduğuna dair bir haber çıkan Seyf el-Arap Kaddafi, 2011′deki devrim sırasında öldürüldü.
  • Eski bir futbolcu olan El Saadi Kaddafi, 2011′de Libya İç Savaşı’nda Libya Özel Güçleri’nin başındaydı. Sahra çölünü aşarak komşu Nijer’e sığındı. Nijer, Libya’dan gelen iade taleplerini bir süre reddetmiş, Interpol hakkında kırmızı bülten çıkartmış, 2014’te Nijer’de tutuklanarak  Libya’ya iade edilmişti.
  • Muammer Kaddafi’nin evlat edindiği kızı Hannah‘nın 18 aylıkken 1986 yılında ABD tarafından düzenlenen hava saldırısı sırasında öldüğü mü, yoksa doktor olup Trablus’ta bir hastanede çalıştığı mı doğru, halen bilinmiyor. Muammer Kaddafi’nin yeğeni Milad’ı da evlat edinmiş olduğu söyleniyor. Milad hakkında, Kaddafi’nin 1986’daki saldırıda hayatını kurtardığından başka bilgi bulunmuyor.

 

Libya 13 Kaddafi 6

  • Fikirlerini açıklamak için yazdığı Yeşil Kitap, üç bölümden oluşur. İlk bölüm, Demokrasi Problemine Çözüm: Halkın Otoritesi adını taşır. İkinci bölüme İktisadi Sorunlara Çözüm: Sosyalizm; üçüncü bölüme ise Üçüncü Evrensel Teorinin Sosyal Temeli adını vermiştir. Kitapta açıklamaya çalıştığı fikirleri net değildir ve zaman zaman birbiriyle çelişir. Kitabın İngilizce çevirisi de oldukça kötüdür.

Kitabında:

  • Milliyetçilik ilkesini kaybetmiş olan halkların azınlık durumuna düştüğünü öne sürer.
  • Dinin gücünü önemser. Dinin bir milleti bölebildiği gibi, aynı dine mensup farklı milletleri birleştirici rol oynayabileceğini ifade eder.
  • Aile, kabile, millet kavramlarını iç içe geçirir. Kabileyi büyük bir aile, milleti büyük bir kabile olarak tarif eder.
Fotoğraf: www.ciftlikdergisi.com.tr

Fotoğraf: www.ciftlikdergisi.com.tr

  • Kadınlar konusunda kafası iyice karışıktır. Önce kadın-erkek eşitliğinden bahseder, hiçbir nedenle ayrımcılık yapılamayacağını söyler. Daha sonra fıtratlarındaki farklılıklar nedeniyle eşit olamayacaklarını; cinsler arasında eşitlik olduğunu savunmanın kadının özgürlüğüne karşı bir tutum olduğunu; eşitlik iddiasının kadını ağır ve pis işlere mahkum edeceğini; hayvanlar aleminde bile erkeğin güçlü ve dayanıklı, dişinin zayıf ve güzel olduğunu öne sürer. Kadının erkek işi yapmasının onu erkekleştireceğini, doğal rolünden ve güzelliğinden edeceğini, herkesin kendisine uygun olan işte çalışmasının doğru olduğunu söyler.
  • Kadınsılığı, makyajı, evliliği ve gebeliği reddeden kadının tabiattaki doğal rolünden vazgeçtiğini; bunun da normal olandan ahlaki bir sapmayı ifade ettiğini savunur.
  • Hamile kadının çalışmasına karşıdır.
  • Çocukların anneleri ile birlikte olmaları gerektiğini; yuvaya gönderilen çocuğun kuluçka makinesindeki civcive benzediğini, bu suni durumun çocuğun doğal gereksinimlerine aykırı olduğunu söyler.
  • Modern toplumların kadını bir meta olarak gördüğünü, bunun doğa yasalarına aykırı olduğunu öne sürer.
  • Eğitim konusunda da ilginç fikirler öne sürer: Gençlerin belirlenmiş saat dilimlerinde, bir dizi sıralarda oturarak, konulara ayrılmış kitaplarda yazanları öğrenmeye zorlanmasını insan özgürlüğüne aykırı bulur. Dünyada geçerli kılınan bu tür eğitimin, zekayı, yaratıcılığı ve seçme özgürlüğünü öldürdüğünü, bunun otokratik bir yöntem olduğunu yazar. Bunun tam tersi yapılarak gençlere hangi tip eğitim almak istedikleri konusunda seçme özgürlüğü tanınması gerektiğini; din eğitiminin de tek elden verilmesinin özgür seçim hakkını ortadan kaldırdığını söyler.
  • En tehlikeli işgalin beyinlerin işgali olduğunu; Libyalıların okumak istediklerini seçmekte özgür olduğunu; Libya’da oryantalist kitapları incelemeye tabi tuttuklarını; bazı kitapları özel yayınevlerinden ve resmi kütüphanelerden topladıklarını ama tek bir kitap bile yakmadıklarını ifade etmiştir.
  • Kaddafi’ye göre, insanlık hala çok geridir, çünkü hala ortak bir dil konuşamamaktadır.
  • Kalabalıkların bir stadyuma gidip, kendileri oynamayıp, bir takımın maçını seyretmesi; bu küçük grubun istifade edebilmesi için bu işin maliyetini karşılamak için para ödemesi çok anlamsızdır. Aynı şekilde, halkın kendisini temsil etmek üzere bir kişiyi, bir grup veya kabileyi veya bir parlamentoyu görevlendirerek kendi kaderi hakkındaki kararları onlara teslim etmesi de mantıksızdır. Halk seyirci değil, katılımcı olmalıdır.
  • Boks ve güreş, insanın hala evrimleşemediğini, vahşi karakterini koruduğunu gösteren oyunlardır. İnsanlık, medeniyet basamaklarında yükselince bunlar ortadan kalkacaktır.

 

Libya 12 Kaddafi 5

  • Kaddafi, muhalefetin de liderlikten geleceğini söylemişti.
  • Kaddafi kendisiyle yapılan bir söyleşide, Sun Yat Sen’in ihtilali konusunda, ideolojisi için değil, kullandığı metot ve araçları öğrenmek için, çok okuduğunu söylemişti.
  • Kaddafi, Senusiler’in sade ve çilekeş birer derviş değil, birer aristokrat olduğunu söyler. Bedevilerin bir atasözünün “Adamlar Senusiler gibi yiyorlardı” dediğini, bununla zengin bir sofrayı anlatmak istediklerini söyler.
  • Zekatın devlet eliyle toplanmasını yasalaştırmıştır.
  • Kur’an-ı Kerim’i bütün dillere çevirtme emri vermiştir. Kur’an-ı Kerim’in yalnızca Arapça olmasının diğer milletlere ulaşamamasına, dolayısıyla anlaşılamamasına sebep olduğunu; İslam’ın yalnızca Arap milletine özgü ırkçı bir din olarak görülmesine neden olacağını öne sürmüştür.
Kaddafi’nin çadırı meşhurdu. Libya’ya gelen önemli konuklarını keçi kılından yapılma çadırında ağırladığı gibi, gittiği yabancı ülkelerde de çadırını kurardı. Fotoğraf: www.ntv.com.tr

Kaddafi’nin çadırı meşhurdu. Libya’ya gelen önemli konuklarını keçi kılından yapılma çadırında ağırladığı gibi, gittiği yabancı ülkelerde de çadırını kurardı.
Fotoğraf: www.ntv.com.tr

KADDAFİ DÖNEMİNDE LİBYA’DA

 

  • Kamulaştırılan araziler çok düşük bedellerle köylülere dağıtılmış, tarıma geniş çaplı destek verilmişti.
  • Kaddafi’nin Vaii Tilal Projesi Libya’nın hemen her yanındaki vadi ve nehir yataklarının ıslah edilerek tarıma elverişli kılınmasını amaçlıyordu. Zincirleme açılan kuyularla yeryüzüne çıkarılan yeraltı suları daha sonra yüzer metre ara ile yapılmış büyük su havuzlarında toplanarak sulama yapılmaktaydı.
  • Libya, IMF veya Dünya Bankası kredisi kullanmamıştı.
  • Kredi faizi Libya vatandaşlarına sıfırdı.
  • Öğrencilere yaptıkları tahsile göre ücret ödeniyordu.
  • Yurt dışında tahsil yapanlara 2500 Euro harçlık yanında, barınma ve araç yardımı da yapılıyordu.
  • Nüfusun %25’i yüksek tahsilliydi.
  • Sağlık hizmetleri tüm yurttaşlara bedelsizdi.
  • İşsizlere iş bulana kadar tam ücret ödeniyordu .
  • Evlenen çiftlere bedelsiz olarak konut veriliyordu.
  • Sokaklarda evsiz veya dilenci yoktu.
  • Ülkede otomobiller fabrika maliyetine satılıyordu.
  • Kaddafi, Petrol İhraç Eden Ülkeler’e (OPEC) Dolar ve Euro yerine, altın karşılığı satış yapmalarını önermişti.

 

Libya 11 Kaddafi 4

  • 1974 yılında Kıbrıs Harekatı sonrasında Türk Dışişleri, Libya ile ilişki kurdu. Libya, Kaddafi’nin kapattığı ABD üssünde bol miktarda silah ve malzeme olduğunu, bunları gönderebileceklerini bildirdi. Kısa bir süre sonra da 4 uçak dolusu silah ve malzeme Türkiye’ye gönderildi. Türkiye Cumhuriyeti, Libya genelkurmay başkanına silahların parasını ödemek istediğini iletti ve yeni silah talebinde bulundu. Libya Genelkurmay Başkanı “Sizden para almayız. Depolarda ne kadar silah, malzeme varsa hemen gönderelim” dedi. Heyetteki Türk subaylar üsse giderek işe yarayacak silah ve malzemeleri belirledi. Bunlar 4 adet DC 9 uçağına yüklenerek Türkiye’ye gönderildi.
  • 1977 yılında Devrim Komuta Konseyi dağıtılmış; doğrudan demokrasi ilkesi benimsenmiş; halkın yönetime katılması Genel Halk Kongresi ile sağlanmış; kongre, bakanlar kurulu işlevi gören Genel Halk Komitesi’ni seçmiş; 1979 yılında Muammer el-Kaddafi Genel Halk Kongresi genel sekreterliğinden istifa etmişti. Ama devlet başkanı olarak ülkeyi fiilen o yönetiyordu.
  • Din mahkemeleri 1973 yılında kaldırılmıştı ama bütün mahkeme kararları şeriat kurallarına dayanıyordu. 1989 yılında Devrim Mahkemeleri’nin yerini, siyasal tutukluları yargılayan Halk Mahkemeleri almıştı. Aynı yıl, ordu ve polis örgütünün yerini Cemahiriye Muhafızları almıştı.
  • 1978 yılında Libya’ya gerçekleştirdiği ziyarette kaybolan Lübnanlı Şii din adamı ve Emel hareketinin kurucusu, Lübnan İç Savaşında Emel ordusunun komutanlarından Musa es-Sadr ve beraberindeki iki yol arkadaşının ortadan kaybolmasından Libya sorumlu tutuldu. Sadr’ın ve beraberindekilerin Libya ziyareti sırasında öldürüldüğü ve Sabha’ya gömüldüğü öne sürülüyor. Musa el-Sadr’ın hayatta olup olmadığı hala bilinmemektedir.
Fotoğraf: www.internetingazetesi.com

Fotoğraf: www.internetingazetesi.com

  • Kaddafi döneminde basın, yayın devlet denetimi altında idi. Tek ulusal kanal Kaddafi’nin nutukları ve ülkenin uğradığı işgaller, dolayısıyla “kötü yabancı” programları ile doluydu ama evlerin çatıları da uydu alıcılarıyla. Otellerde yabancı kanalların yayınlanması yasaktı. Kaddafi bu durumu, Libyalı istediğini seyredebilir, ama turist ülkemiz hakkında bilgi edinmeli, diyerek savunuyordu.
  • Libya, İsrail ile barış için görüşmelere oturulmasına karşı çıkarak, Ret Cephesi olarak bilinen sertlik yanlısı ülkelerle işbirliği yaptı.
  • 1980’lerde bozulan ekonomi ile muhalefet başladı, Kaddafi baskıcı önlemlerle muhalefetin yükselmesini önledi. Aynı dönemde ABD ile gerginlikler yaşandı, 1986’da ABD uçakları Trablus ve Bingazi’yi bombaladı.
  • ABD, 1988 yılında Libya’yı kimyasal silah üretmekle suçladı.
  • Aralık 1988’de Pan Am Havayolları’na ait uçak düşürüldü. Uçakta bulunan 243 yolcu ve 16 mürettebatın tümü yaşamını yitirdi. Uçağın büyük parçaları İskoçya’nın güneyindeki Lockerbie kasabasına düşünce yerde bulunan 11 kişi daha hayatını kaybetti.
  • Fas, Cezayir, Tunus, Libya ve Moritanya, 1989′da Mağrip Arap Birliği’ni kurdular. Muammer Kaddafi tarafından bir Arap üst-devleti fikri olarak ortaya çıkan bu birlik, zamanla bir ortak pazara dönüşmeyi hedeflemekteydi.
  • 1989’da ABD uçakları iki Libya avcı uçağını düşürdü. ABD ile yaşanan gerginlik Kaddafi’nin durumunu ülke içinde güçlendirdi.
  • Aynı dönemde iç savaşta olan Çad’ı Libya’nın işgal girişimleri başarısız oldu, iki ülke arasında 1989 yılında barış antlaşması imzalandı.
  • Birleşmiş Milletler 1992 yılında, uçağa yerleştirilen bomba sonucu Lockerbie faciasına yol açan iki Libyalı sanığın İskoçya ya da ABD’de yargılanmak üzere teslim edilmesini istedi.
  • Kaddafi reddedince Libya ile BM üyesi ülkeler arasındaki uçuşlara ambargo kondu; Kaddafi bombala emrini kendisinin vermediğini söyledi ama Libya terörist devlet olarak anılmaya başlandı.
  • 1999 yılında Libya iki sanığı Hollanda’da İskoç yasalarına göre yargılanmak üzere teslim etti, BM yaptırımları kalktı. 2001 yılında sonuçlanan davada Libyalılardan biri suçlu bulundu, ömür boyu hapis cezası aldı.
  • Libya’nın Lockerbie kurbanlarına tazminat ödemeyi kabul etmesi ve kitle imha silahı üretim tesislerini uluslararası denetime açması ile ABD ve Avrupa ülkeleri ile arası düzeldi. İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi, İngiltere Başbakanı Tony Blair ve Fransa Devlet Başkanı Jacques Chirac Libya’yı ziyaret etti.
  • 1992 yılında konan ABD ambargosu 2003 yılında tamamen kaldırıldı. ABD, yurttaşlarına Libya’ya gidin çağrısı da yaptı.
  • 1996 yılında ülkenin doğusunda dincilerin başlattığı silahlı ayaklanma acımasızca kısa zamanda bastırıldı.
  • 1999 yılında Nijer üzerinde düşürülen ve 170 kişinin ölümüne yol açan Fransız uçağı olayında Fransız mahkemeleri Kaddafi’nin kayınbiraderini suçlu buldu.