Etiket arşivi: John Berger

Doğu-Batı Hakkında Muhtelif 1

Ormanda Oduncu, Şeker Ahmet Paşa, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi. Şeker Ahmet Paşa (1841-1907), manzara ve natürmort resimleriyle tanınan ilk önemli Osmanlı sanatçılarından biridir. Aynı zamanda  yurtdışında eserleri sergilenen ilk sanatçımızdır. Kimi resimlerinde insanın gözüne batan perspektif ve oran çarpıklıklarını; Ormandaki Oduncu tablosundaki köylü ve eşeğinin doğa içinde çok küçük olarak tasvir edilmesini Hasan Bülent Kahraman, Sanatsal Gerçeklikler, Olgular ve Öteleri adlı kitabında şöyle yorumluyor: “Dünya, Doğu kültüründe öznelleştirilerek tanımlanır. Doğu kültüründe nesneler, kendilerine ait gerçeklik düzlemleriyle değil, onların kişide tecessüm edişiyle, içselleştirilerek betimlenirler. Batı, tersine bir yörünge izler; nesne egemen bir gerçeklik sergiler. Perspektif, nesnelliği yansıtır. Paşa yapıtına dış değil, iç gözün görüngüsünü yansıtmıştır. Doğu kültürü merkezi otoritenin egemenliğini tartışmadığı için, uzamı da bu anlayışla kullanır. Doğu’nun nesne-özne arasında kurduğu ilişki aslında uzam-iktidar ekseninde oluşan bir düzlemin izdüşümüdür. Uzam sahiplidir fakat onun sahibi onu resmeden göz değildir. Birey kendisini daha başlangıçta ve önce kendi gözünde dışlar, ötekileştirir. Perspektifin kullanılmaması özellikle istenen bir durumdur.” İngiliz yazar ve  sanat eleştirmeni John Berger’in (1926-) bu tabloya olan hayranlığını aktaran bir yazı yazdığı da biliniyor. Fotoğraf:milliyetsanat.com

Ormanda Oduncu, Şeker Ahmet Paşa, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi.
Şeker Ahmet Paşa (1841-1907), manzara ve natürmort resimleriyle tanınan ilk önemli Osmanlı sanatçılarından biridir. Aynı zamanda yurtdışında eserleri sergilenen ilk sanatçımızdır.
Kimi resimlerinde insanın gözüne batan perspektif ve oran çarpıklıklarını; Ormandaki Oduncu tablosundaki köylü ve eşeğinin doğa içinde çok küçük olarak tasvir edilmesini Hasan Bülent Kahraman, Sanatsal Gerçeklikler, Olgular ve Öteleri adlı kitabında şöyle yorumluyor: “Dünya, Doğu kültüründe öznelleştirilerek tanımlanır. Doğu kültüründe nesneler, kendilerine ait gerçeklik düzlemleriyle değil, onların kişide tecessüm edişiyle, içselleştirilerek betimlenirler. Batı, tersine bir yörünge izler; nesne egemen bir gerçeklik sergiler. Perspektif, nesnelliği yansıtır. Paşa yapıtına dış değil, iç gözün görüngüsünü yansıtmıştır.
Doğu kültürü merkezi otoritenin egemenliğini tartışmadığı için, uzamı da bu anlayışla kullanır. Doğu’nun nesne-özne arasında kurduğu ilişki aslında uzam-iktidar ekseninde oluşan bir düzlemin izdüşümüdür. Uzam sahiplidir fakat onun sahibi onu resmeden göz değildir. Birey kendisini daha başlangıçta ve önce kendi gözünde dışlar, ötekileştirir. Perspektifin kullanılmaması özellikle istenen bir durumdur.”
İngiliz yazar ve sanat eleştirmeni John Berger’in (1926-) bu tabloya olan hayranlığını aktaran bir yazı yazdığı da biliniyor.
Fotoğraf:milliyetsanat.com

 

Öğünün Anlamı ve Yeme Eylemi

  • En önemli öğün köylüler için öğle yemeği, burjuvalar içinse genellikle akşam yemeğidir.
  • Köylü sofrasında yemek hep aynı tabaktan yenebilir, yenen yemek değiştikçe tabak ekmekle sıyrılır. Burjuva sofrasında her şey el değmemiş gibi ve ayrı durur. Her yemeğin özel tabağı ve çatal bıçağı vardır. Tabaklar yemeğin bitimiyle temizlenmez, çünkü yemek yemek ve tabakları temizlemek ayrı ayrı yapılan işlerdir.
  • Köylünün yemeği bildiği bir şey olmalıdır. Köylüler yemeklerini yemeğin hazırlanıp pişirildiği mekanda yerler. Burjuvalar için yemek özel bir odada, evin yemek odasında ya da bir lokantada sunulur. Bu yerin başka hiçbir işlevi yoktur.
  • Köylüler için yemek dinlenme demektir. Yemek yerken geçirilen, çalışma saatlerinden alınan zamandır. Burjuvalar için yemek olayı dinlendirici olmaktan çok uyarıcıdır. Yemek zamanı çoğu zaman bir aile dramına yol açar. Tipik olarak dramın geçtiği yer yemek odasıdır. Burjuva için misafir davet etme eğlenme anlamına da gelir. Ancak eğlenme, karşıtı olan can sıkıntısını da içerir. Can sıkıntısı, yemek odasında her zaman varlığını hissettirir.
  • Köylülerin ne yedikleri ve nasıl yedikleri ömürleri boyu bir süreklilik gösterir. Köylünün beslenme düzeni yerel ve mevsimseldir. Yiyecekler ve pişirme şekilleri, beslenme düzeni hayatı boyunca belli zamanlarda değişir.

  • Burjuva, gereğinden fazla yiyendir. Özellikle et yemeklerini. Yiyeceğin çeşitliliği, niceliği ve israfı zenginliğin doğallığını kanıtlar. Burjuvalar için yemek yemek gösterişli bir toplumsal üstünlük iddiası taşır.
  • Bir köylünün her gün düzenli yediği yemekle şenliklerde ve şölenlerde yediği yemek arasındaki fark çok açıktır, burjuvalar içinse bu fark çoğu zaman o kadar belirgin değildir.
  • Köylünün yemek yiyişinin temelinde doğrudan doğruya yemek yeme eylemi ve yenen yemek olduğunu görürüz: Merkezcil ve fiziksel bir eylemdir bu. Burjuvanın yemek yiyişinin temelinde ise fantezi, törensellik ve gösteriş vardır. Birinci örnek doyumla sonuçlanır; ikinci örnek ise özünde doyumsuzluk olan bir iştahın doğmasına yol açar.

 

 

Yararlanılan Kaynak

Yiyenler ve Yenenler, John Berger, 1976.

(Hayvanlara Niçin Bakarız?, Deli Dolu Yayınları, 2017’nin içinden)

 

 

Dil 2

  • İki insan arasındaki uçurum, temel olarak dil aracılığıyla aşılır. Bir karşılaşma düşmanca olsa ve arada hiç kelime kullanılmasa bile, dilin varoluşu bunu sağlar.
  • Jean-Jacques Rousseau (1712-1778) Dillerin Kökeni Üstüne Deneme adlı eserinde dilin metaforla başladığını ileri sürmüştür. “İnsanı konuşmaya yönelten ilk güdüler duygular olduğuna göre, ilk söyledikleri sözler de benzetmelerdi. Dil önce mecazi anlamı olan kelimelerle doğdu. Kelimeleri gerçek anlamlarıyla kullanma daha sonra ortaya çıktı,” diye yazmıştı.
  • ABD’de University of Pennsylvania’da 1981 yılında bir şempanze üzerinde yapılan bir araştırmanın sonucu olarak Descartes’in iddiasının tersine düşünebilmek için sözel bir dilin gerekmediği sonucuna varılmıştı.
Fotoğraf: The Tulsa Initiative Blog

Fotoğraf: The Tulsa Initiative Blog

  • Betty Hart ve Todd Risley tarafından University of Kansas’da 1995 yılında yapılan bir başka araştırmada farklı gelir gruplarından gelen çocuklar arasındaki en büyük farkın çocukların duyduğu kelime sayısı olduğu saptanmış.

Beyin gelişimi için kritik dönemin insanın ilk üç yılı olduğu, bu dönemde beynin gelişiminin %90’ının tamamlandığı biliniyor. Beynin en hızlı geliştiği ilk 36 ayda çocuğun çok kelime ile aşina olmasının ileriki senelerdeki başarısının temeli olacağı düşünülüyor.

Varlıklı ve eğitimli aileler üç yıl boyunca toplam 45 milyon kelime,

Orta eğitim ve gelir seviyesine sahip aileler aynı sürede toplam 30 milyon kelime,

Eğitim seviyesi düşük ailelerde ise bu kritik yıllarda toplam 15 milyon kelime kullanıldığı saptanmış.

Yetişkinlerle çocuk arasındaki kelimelerin sayısının sonraki yıllara etkisinin çok büyük olduğu; 30 milyonluk kelime farkının pek çok çocuk için kapanamayan bir fark yarattığı düşünülüyor.

Dil, işte böylesine önemli bir faktör.

Yararlanılan Kaynaklar

Hayvanlara Niçin Bakarız, John Berger, Deli Dolu, 2017.

Yeni Doğana Kitap Okunur mu Abi, Selçuk Şirin, Hürriyet Gazetesi, 10 Aralık 2017.

 

 

Şiddet Yazı Dizisinin Kaynakları

Yararlanılan Kaynaklar

 

1-Başkalarının Acısına Bakmak, Susan Sontag, Agora Kitaplığı, 2004.

2- Konstantiniyye Oteli, Zülfü Livaneli, Doğan Kitap, 2015.

3- İnşallah, Oriana Fallaci, Can Yayınları,1994.

4- Geldim, Gördüm, Yendim, Peter Jones, Say Yayınları, 2016.

5- Estetiğin Huzursuzluğu, Jacques Ranciere, İletişim Yayınları, 2012.

6- Biz-Melekler ve Canavarlar, Oriana Fallaci, Akyüz Yayınları, 1991.

7- Kimliğim Değil Kendim, Karin Karakaşlı, Granta, Bahar 2013.

8- Mağduriyetten Failliğe Kimlikler, Foti Benlisoy, Granta, Bahar 2013.

9- Bir İnsan, Oriana Fallaci, Altın Kitaplar, 1980.

10- Leon Golub Resimlerinde Bir Tür Bellek Olarak Fotoğrafın Kullanımı, Engin Aslan, İbrahim Yıldız,     İdil Dergisi, Cilt 5, Sayı 21, 2016.

11- Şiddetin Topolojisi, Byung-Chul Han, Metis Yayınları, 2016.

12- Mitolojinin Gücü, Joseph Campbell, MediaCat Kitapları, 2015.

13- Yaşam ve Ölüm Yorgunu, Mo Yan, Can Yayınları, 2015.

14- Fallus’un Anlamı, Jacques Lacan, Afa Yayınları, 1994.

15- Somut Olmayan Kültürel Miras, Baksı Kültür Sanat Vakfı Yayınları, 2015.

16- Şiddetin Yarattığı Travma Nesilden Nesle Geçiyor, Zahawa Solomon, New Scientist, 7 Şubat 2015.

17- Derviş’in Aklı, Prof. Ahmet Dervişoğlu ile Sohbetler; Doğan Cüceloğlu, Remzi Kitabevi, 2016.

18- Bugün Ektiğimiz Şiddeti Yarın Biçeceğiz, Melis Alphan, Hürriyet, 25 Nisan 2016.

19- Şiddetin Bir Nedeni Aidiyet Yitimi, Prof. Dr. Aliye Mavili Aktaş, Hürriyet, 1 Mart 2015.

20- Türkiye Çocuğa Dayağı Neden Açıkça Yasaklamıyor? , Melis Alphan, Hürriyet, 30 Nisan 2016.

21- Şiddet Nereden Kaynaklanır; Nasıl Engellenebilir, Sonraki Kuşaklara Nasıl Yansır? , Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı, Cumhuriyet Bilim Teknik, 6 Mart 2015.

22- Şiddeti Azaltmanın Yolları, Manuel Eisner, New Scientist 7 Şubat 2015.

23-Aktüel Arkeoloji, Mayıs-Haziran 2016.

Erken Neolitik Dönem Avrupa’sında  Şiddetin İzleri.

Yunan Şehir Devletlerinde Politik Kargaşanın Kurbanları.

Ölüm Çukurları Fransa Bergheim’da Şiddet Kurbanları.

Irklar Arası İlk Savaş.

Kutsallaştırılan Şiddet, Murat Nağış.

Nataruk ve Savaşın Tarihöncesi, Marta Mirazon-Lahr.

Haft Tepe, Behzad Mofidi-Nasrabadi.

Tollense Nehri’nde Savaş ve Katliam.

Tarihöncesi Şiddet, Songül Alpaslan Roodenberg.

Hitit Ritüellerinde Şiddetin Kutsallaştırılması, Sevgül Çilingir Cesur.

Asur’da Despotik İktidarın Politik Şiddeti, Hakan Daloğlu.

Uygar  Dünyada Şiddetin Nesnesi Kadın, İsmail Gezgin.

Antik Yunan’da Atletik Şiddet, Donald G. Kyle.

Ölümüne Savaş Gladyatörler, David Potter.

Keçi Türküsündeki   Şiddet, İsmail Gezgin.

24- Mizojini, Jack Holland, İmge Kitabevi, 2016.

25- Büyülü Gerçekçiliğin Babası, Celal Üster, Radikal Kitap 27 Mayıs 2005.

26- 2016’nın Utanç Raporu, Hürriyet Gazetesi, 3 Ocak 2017.

27- Birinci Sınıf Delilik, Nassır Ghaemi, İthaki Yayınları, 2016.

28- Birkaç Söz, Hamit Dereli, Ankara Anıtı, Cumhuriyet Yayınları, 1999.

29- Ankara Anıtı Üzerine, Remzi Oğuz Arık, Ankara Anıtı, Cumhuriyet Yayınları, 1999.

30- Ankara Anıtı, Augustus, Cumhuriyet Yayınları, 1999.

31- İşle Hayatı Dengelemenin Yolları, Patrick Özdemiroğlu, Hürriyet, 7 Ocak 2017.

32- Paradaki Kadın Resminden Kriz Çıktı, Cumhuriyet Gazetesi, 5 Ocak 2017.

33- Yahudiler, Dünya ve Para, Jacques Attali, Kırmızı Kedi Yayınevi, 2009.

34- Altın Dal, Cilt 1, James G. Frazer, Payel Yayınları, 1991.

35- Altın Dal, Cilt 2, James G. Frazer, Payel Yayınları, 1991.

36- Benim Hüzünlü Orospularım, Eda Keskin, Ünlem, Ocak Şubat 2006.

37- G. , John Berger, Metis Yayınları, 2013.

38- Düşman Yaratmak, Umberto Eco, Doğan Kitap, 2014.

39- Yaşam ve Yazgı, Vasili Grossman, 2. Kitap, Can Yayınları, 2012.

40- Şiddet Üzerine, Hannah Arendt, Cogito, Sayı 6-7 Kış-Bahar 1996.

41- Kıbrıs Baharı, Verda Özer, Hürriyet, 14 Ocak 2017.

42- Ortaçağ Yazıları, Betül Çotuksöken, Notos Kitap, 2011.

43- Mozart Bir Yaşam Öyküsü, Aydın Büke, Dünya Kitapları, 2006.

44- Karşı Kültürün Temelleri, Kenneth Rexroth, SUB Yayımları, 2016.

45 -http://www.cam.ac.uk/research/news/evidence-of-a-prehistoric-massacre-extends-the-history-of-warfare

46- http://discovermagazine.com/2016/sept/10-paradise-lost

47- Nazilerin Kaçırdığı Çocuklara Ne Oldu?, Yenal Bilgici, Hürriyet, 27 Kasım 2016.

48- Hitler’in Unutulan Çocukları, Ingrid von Oelhafen, Beyaz Baykuş Yayınları, 2016.

49- Türkiye Eskisinden Daha Açık, Daron Acemoğlu, Hürriyet, 27 Kasım 2016.

50- Mitlerin Kısa Tarihi, Karen Armstrong, Merkez Kitaplar, 2005.

51- Çizgilerle Ekonomi, RIUS, Yordam Kitap, 2016.

52- Atasözleri Sözlüğü, Ömer Asım Aksoy, İnkilap Kitabevi, 1995.

53- Deyimler Sözlüğü, Ömer Asım Aksoy, İnkilap Kitabevi, 1995.

54- Ulusların Düşüşü, Daron Acemoğlu, James A. Robinson, Doğan Kitap, 2013.

55- Son Büyük Devrim, Robin Wright, Doğan Kitap, 2001.

56- Aklın Sol Yarısı, Razmig Keucheyan, İletişim Yayınları, 2016.

57- Ritüelden Drama, Metin And, YKY, 2002.

58- Kimlikli Bedenler, Ahu Antmen, Sel Yayıncılık, 2014.

59- Mitoloji Sözlüğü, Azra Erhat, Remzi Kitabevi, 1993.

60- Ben ve O, Sigmund Freud, Telos Yayınevi, 2013.

61- Dünya Vatandaşlığı Enternasyonali, Hıfzı Topuz, Adam Sanat, 2003.

62- Kültür, Demokrasi Modelleri ve Evrensellik, Hıfzı Topuz, Adam Sanat, 2003.

63- Pax Americana’nın Sonu Geldi, Prof. Dr. Ayhan Kaya, Radikal Kitap, 12 Ekim 2001.

64- İngiliz Kültürel Çalışmaları, Graeme Turner, Heretik Yayınları, 2015.

65- Ebedi Dönüş Mitosu, Mircea Eliade, İmge Kitabevi, 1994.

66- Ölümcül Kimlikler, Amin Maalouf, YKY, 2000.

67- Cinsel Kimliklerin Sonu, Judith Butler, Aklın Sol Yarısı, İletişim Yayınları, 2016.

68- Yerel(sel)leşme, Jacques Sapir, Epos Yayınları, 2012.

69- Küçük Farklılıklar, Grayson Perry, Pera Müzesi Süreli Sergi Kataloğu, 2015.

70- Kültür, Ed: John Brockman, Alfa Bilim, 2012.

71- Dünyanın Sürekliliği ve Sanat Yapıtı, Hannah Arendt, ed: Beatrice Lenoir, YKY, 2003.

72- Gündelik Yaşamda Avrupalı Müslümanlar, Nilüfer Göle, Metis Yayınları, 2015.

73- Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri, Amin Maalouf, Telos Yayıncılık, 1998.

74- Yabancı, Derleyen Levent Ünsaldı, Heretik Yayınları, 2016.

Takdim, Levent Ünsaldı.

Yabancı, Georg Simmel, 1971.

Etnik İlişkiler Üzerine Çalışmalar, Everett C. Hughes, 1948 ve 2009.

Başarılı Bir İtibarsızlaştırma Töreninin Koşulları, Harold Garfinkel, 1956.

75- “Hıristiyan Türkler”  ve Papa Eftim, Foti ve Stefo Benlisoy, İstos Yayın, 2016.

76- Körü Körüne İnanç, Vamık D. Volkan, Okuyan Us Yayın, 2005.

77- http://www. Ozethaberoku.com/Sürrealliğin Sınırlarını Zorlayan Türkiye’de Çekilmiş Birbirinden Anlamsız 32 Fotoğraf

78- Medeniyet, Kültür, Sanat; Gündüz Vassaf, İletişim Yayınları, 2014.

79- Ainular Ortaya Çıktı, Hürriyet Gazetesi, 06 Haziran 2008.

80- Trumputin, Verda Özer, Hürriyet Gazetesi, 21.02.2017.

81- Her Şey Satılık, James Ridgeway, Metis Yayınları, 2017.

82- Katmandu’da Ev Hali, Elif Köksal, Metis Yayıncılık, 2013.

83- Dünyayı Değiştiren Şirket, Nick Robins, h2o Kitap, 2017.

84- Ulusların Zenginliği ve Uygarlığı-Eğitim Boyutu, Oktay Yenal, İş Bankası Kültür Yayınları, 1999.

85- https://basedistanbul.com/sarp-kerem-yavuz.html

86- Düşmanlığın Faydaları, Wilhelm Schmid, İletişim Yayınları, 2017.

 

87- Tek Adamın Gerilim Stratejisi, Nilgün Cerrahoğlu, Cumhuriyet, 6 Nisan 2017.

88- Yeni Bir Erdem ve Bağımlılık Olarak Sağlık, Banu Tuna, Kitap Sanat, 17 Mart 2017.

89- Sağlığa Karşı, Haz.: Jonathan M. Metzl, Anna Kirkland, YKY, 2017.

90- Kadına Yönelik Şiddetin En Ağır Biçimi: Namus Cinayetleri; Naile Bilgili, Gülşen Vural, e-dergi.atauni.edu.tr, 2011.

91- Aile Kurumu Çerçevesinde Töre ve Namus Cinayetleri; Berivan Vargün, Üzeyir Tekin, Muhafazakar Düşünce Dergisi,  academia.edu, 2012.

92- Yemen’de Arap Baharı, Mehmet Salih Gün, Yasama Dergisi, Sayı 22, 2012.

93- Kitap Yakmanın Tarihi, Lucien X. Polastron, Everest Yayınları, 2015.

94- Bir Kitap Elifbası Denemesi (VI), Enis Batur, Cumhuriyet Kitap, 13 Nisan 2017.

95- Bilgiye Boğulmak: Aşırı Bilgi İle Nasıl Baş Ederiz?, Cumhuriyet Bilim Teknik, 5 Aralık 2014.

96- Okumalar Okuması, Alberto Manguel, YKY, 2013.

97- Eski İsrail’de Kadın, Şeyma Ay Arçın, Ayışığı Kitapları, 2017.

98- Musa ve Yahudilik, Hayrullah Örs, Remzi Kitabevi, 2000.

99- Dünya Trump’a mı Kalacak-Tek Adam Çıkmazı, Osman Ulagay, Doğan Kitap, 2017.

100- Jivago Vakası; Peter Finn, Petra Couvée, YKY, 2017.

101- Modernizmin Karanlık Yüzü: Risk Toplumu, Suat Soydemir, Sosyal ve Beşeri Bilimler Dergisi, Cilt 3, No 2, 2011 (Online).

102- Erotizm Bitti mi?, Ali Tufan Koç, Tempo, Kasım 2015.

103- Pornografi ve Müstehcenlik, D. H. Lawrence, Fabula Kitap, 2015.

104- Beş Ahlak Yazısı, Umberto Eco, Can Yayınları, 2014.

105- Brillo Kutusu, Arthur Danto, Ayrıntı Yayınları, 2016.

 

 

 

Çağdaş Sanata Varış 156| Postmodern Edebiyat 5

  • Postmodern yazar ve sanatçı filozof konumundadır. Eseri önceden yerleşmiş kurallar tarafından yönetilmez. Bilinen kategorilerin yapıta uygulanmasıyla yargılanamaz. Yapıt o kural ve kategorileri “aramaktadır”.
  • Kaygı ve yabancılaşma gibi Modernist kavramların Postmodern’de yeri yoktur. Öznenin yabancılaşması yerini öznenin parçalanmasına bırakmıştır.
  • Yazar ve sanatçı sayısınca Postmodernizm tanımlanıyor. Öyle ki Postmodernizm, edebiyatta çeşitli tarzları anlatmak için kullanılan çok genel bir deyim haline gelmiştir.
  • Postmodern edebiyatın en önemli temsilcileri Umberto Eco (1932), John Berger (1926), Italo Calvino (1923-1985), Vladimir Nabokov (1899-1977), John Fowles (1926-2005), Thomas Pynchon (1937), Jorge Luis Borges (1899-1986), A. Robbe-Grillet (1922-2008), Paul Auster (1947), Truman Capote (1924-1984), Salman Rushdie (1947), Toni Morrison’dır (1931).
  • Postmodern edebiyat eserlerinde, evrensellik yerine her özne, her değer, tarihin belli bir dönemi içinde, sınırlı ele alınır. Tümel bakış yerine, kısmi özellikler yüceltilir. Yerel olan, kadınlar, azınlıklar, dış mahalleler, kendi bakış açılarından anlatılır.
  • Kahramanlar evrensel insanı değil, bazen toplumun ufak bir kesitini, bazen sadece kendilerini temsil ederler.
  • Postmodern romanda karmaşık anlatım, zamanı bölme, biçem karşıtlığı çok kullanılır.
  • Postmodern yaklaşımın özelliği sanatçıyı ya da yapıtı ortaya çıkarmaktan çok izleyiciyi ön plana almasıdır. İzleyici yapıtta ne görüyorsa yapıt odur. Okur da romanını kendi yazar.
  • Edebiyatta Postmodern yapıtlar, çoğunlukla yazın geleneklerini bozan, yazın sınırlarını zorlayan, gerçek/gerçek-dışı ayrımlarına girmeyen, edebiyat tarihinde “yazın metni” olarak algılanmayan bütün metin türlerini de “yazın metni” sayan durumdur.
  • Octavio Paz, Postmodern’i Latin Amerika’ya uymayan bir başka ithal proje olarak değerlendirmişti.
Fotoğraf:f4t1h89.wordpress.com

Fotoğraf:f4t1h89.wordpress.com

  • 1980’lerin başında ortaya çıkan Siberpunk, yakın bir gelecekte vuku bulacak distopik ortamları yansıtır. Yaygın temaları arasında bilgi teknolojilerindeki gelişmeler, İnternet, siber uzay, teknolojinin getirdiği olumsuzluklar ve sorunlar ile şirketlerin devletlerden daha etkin olduğu demokrasi ötesi toplumsal kontrol sistemleri sayılabilir. Ana karakterler isyankar anti kahramanlardır ve teknoloji ile mücadele içindedirler. Bilim kurgu kahramanları sorunları teknoloji vasıtasıyla çözerken Siberpunk kahramanları teknoloji ile ters düşerler.
  • Bazı Siberpunk eserlerde gerçek ile sanal gerçek arasındaki sınır bulanıktır.
  • Bazı bilimkurgu yapıtlarda totaliter sistemler sterilize, düzenli ve toplumcudur. Bazı bilimkurgularda ama neredeyse tüm Siberpunklarda totaliter sisteme karşı verilen savaş işlenir.
  • Siberpunk eserlerinde bilimkurgu eserlerinde olduğu gibi teknolojik ve geleceğe ait objeler veya terimler kullanılsa da Siberpunk akımını diğer bilimkurgu veya edebiyat akımlarından farklı kılan önemli bir özelliği günlük yaşama da yansımasıdır: Siberpunk, sinemada, modada, müzikte izler bırakmış bir alt kültürdür.
  • Bu türün yazarları arasında William Gibson, Bruce Sterling, Alfred Bester ve Pat Cadigan‘ı sayabiliriz.
  • 1982 yapımı Blade Runner filmi görsel Siberpunk türüne bir örnektir.
  • Dönemin ses getiren çizgi romanları Red, Akira (Manga), Outlanders ve V for Vendetta’dır.