Etiket arşivi: Jeff Koons

Çağdaş Sanata Varış 329|Çağdaş Sanata Yöneltilen Eleştiriler

Düşünen, Cody Choi (1961-). Rodin’in Düşünen Adam’ı tuvalet kağıdı, Pepto-Bismol adlı mide bağırsak rahatlatıcı, alçı ve ahşap ile 1995-1996’da üretilmiş. Düşünen’in üzerine konduğu ahşap sandık ise sanatçının 1994 yılındaki bir yapıtı. Bienal’de eser, diğerinin fotoğrafı ile birlikte sergileniyordu. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Venedik Bienali, Kore Pavyonu, 2017.

Düşünen, Cody Choi (1961-). Rodin’in Düşünen Adam’ı tuvalet kağıdı, Pepto-Bismol adlı mide bağırsak rahatlatıcı, alçı ve ahşap ile 1995-1996’da üretilmiş.
Düşünen’in üzerine konduğu ahşap sandık ise sanatçının 1994 yılındaki bir yapıtı. Bienal’de eser, diğerinin fotoğrafı ile birlikte sergileniyordu.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Venedik Bienali, Kore Pavyonu, 2017.

  • Dünyadaki büyük metropollerin hepsinin birbirine benzemesi, mimarinin kendini kopyalaması olarak düşünülüyor.
  • Sanatın insanı şaşırtması, sarsması gerektiği genel kabul gören bir kanı. Ama çağdaş görsel sanat yapıtlarının aracı amaç haline getirdiği; bütün meselenin hüner göstermeye indirgendiği; sanatın gösteri yanının ağır basmaya başladığı; hatta lunapark derinliğine indiğini; söylenmek istenen sözlerin çok sıradan olduğu; çağdaş sanatçının daha az estetik, daha çok etik talep ettiği; içerik ön plana çıktıkça da sığlaşmaya, zayıflamaya başladığı getirilen eleştiriler arasında.
  • Nasıl ki popüler kültürün baskısı bir dönem edebiyatı tepki olarak felsefe yapmaya ittiyse, görsel sanatta da özellikle Pop Art akımına tepki olarak Kavramsal Sanat bir dönem için önem kazanmıştı. İki alanda da derinleşme uzun sürmedi, küreselleşmenin etkileriyle bir kez daha tezli ya da slogancı edebiyat ağır basar oldu, Kavramsal Sanat da yerini yerleştirme, video, fotoğraf gibi araçlarla bir tür slogancı sanata bıraktı. Etik açıdan derinleşmek yerine, etik boyut giderek sığlaştı, politikleşti. Çağdaş sanat gazeteciliğe, röportaja, belgesele benzemeye başladı, deniyor.
  • Politik ya da sosyolojik kurgularla, estetiğin tamamen ikinci plana atıldığı, çarpıcı söz söylemenin en önem verilen konu olduğu söyleniyor. Çağdaş Sanat derinlikli sanat yapıtları değil, çarpıcı tek söz söyleyen politik ya da sosyolojik kurgular olmakla suçlanıyor.
  • Etik boyutu tamamen politikaya indirgeyen, gerçekliğe slogancı, yararcı açıdan yaklaşan, güzelliği yadsıyan bir estetik.
  • Militan sokak estetiği.
  • Radikal olmayı taklit eden ama hiç radikal olamayan bir başkaldırı.
  • Çağdaş sanatta “güzel” büsbütün anlamsızlaşıyor, çağdaş sanat bizi çirkinin, korkunç olanın ortasında bırakıyor.
  • Çağdaş sanat bize karşı şiddet uygulayarak uyarıyor bizi.
  • Çağdaş sanatın dinin yerine geçme eğilimi var.
  • Zanaat eksikliği ile malul.
  • İfade düzeyinde zaman zaman fazla kolaylaşabiliyor.
  • Venedik Bienali’nde 100 yıldır hangi ülkeler askeri, ekonomik açıdan güçlüyse onların pavyonları var. Diğer ülkeler kenarda köşede yer alıyor. Çağdaş Sanat, bütün başkaldırı iddiasına rağmen, bu ekonomi-kültür-coğrafya politikalarına hala tutsak.
  • Çağdaş Sanatı, aşırı incelikle en üst düzeyde basitliğin birbirine girdiği bir yapı olarak tanımlayanlar da var.
  • Bu dönemde kültür kelimesinin sanat kelimesini; teknoloji kelimesinin bilim kelimesini; yönetim kelimesinin politika kelimesini; cinsellik kelimesinin aşkı sildiği öne sürülür.
David, Guan Xiao; üç kanallı, renkli ve sesli video enstalasyonu, 2013. Çinli heykeltıraş ve video sanatçısı Guan Xiao (1983-), Rönesans’ın ünlü ustası Mikelanj’ın David adlı heykelini ele alıyor. Sanatçı ünlü heykelin kupalarda, önlüklerde ve daha pek çok ıvır zıvırın üzerindeki izini sürerek bu kült eserin değerinin düşürülüşünü vurguluyor. Görüntülere sanatçının söylediği bir şarkı eşlik ediyor. Şarkının sözleri de eserin ana fikrini destekliyor. David, sadece kaydettiğimizi, anmadığımızı; sanat eserinin metalaştırılmasını, ticarileştirilmesini, anlamının içinin boşaltılmasını vurgulayan alegorik ve eleştirel bir çalışma. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Venedik Bienali, 2017.

David, Guan Xiao; üç kanallı, renkli ve sesli video enstalasyonu, 2013.
Çinli heykeltıraş ve video sanatçısı Guan Xiao (1983-), Rönesans’ın ünlü ustası Mikelanj’ın David adlı heykelini ele alıyor. Sanatçı ünlü heykelin kupalarda, önlüklerde ve daha pek çok ıvır zıvırın üzerindeki izini sürerek bu kült eserin değerinin düşürülüşünü vurguluyor. Görüntülere sanatçının söylediği bir şarkı eşlik ediyor. Şarkının sözleri de eserin ana fikrini destekliyor. David, sadece kaydettiğimizi, anmadığımızı; sanat eserinin metalaştırılmasını, ticarileştirilmesini, anlamının içinin boşaltılmasını vurgulayan alegorik ve eleştirel bir çalışma.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Venedik Bienali, 2017.

Jeff Koons’un eserlerinin taklitleri Çin’de bir lokantanın paravanında kullanılmış. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2017.

Jeff Koons’un eserlerinin taklitleri Çin’de bir lokantanın paravanında kullanılmış.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2017.

Aynısı Hatta Daha İyisi, Jake ve Dinos Chapman, 2010. Tracey Emin’in tanınmış yapıtlarından biri olan Bugüne Kadar Beraber Olduğum Herkes’in yangında yok olmadan önce çekilmiş fotoğrafları yardımıyla yeniden yapımı. Chapman Kardeşler, içeriği anlamdan boşaltma girişimi kapsamında tekrarı bir taktik olarak kullanarak kültürel değeri sıfır olan işler üretmeyi arzuluyorlar. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Arter, 2017.

Aynısı Hatta Daha İyisi, Jake ve Dinos Chapman, 2010.
Tracey Emin’in tanınmış yapıtlarından biri olan Bugüne Kadar Beraber Olduğum Herkes’in yangında yok olmadan önce çekilmiş fotoğrafları yardımıyla yeniden yapımı. Chapman Kardeşler, içeriği anlamdan boşaltma girişimi kapsamında tekrarı bir taktik olarak kullanarak kültürel değeri sıfır olan işler üretmeyi arzuluyorlar.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Arter, 2017.

  • Çağdaş görsel sanat izleyiciye kendini tanımayı ve var olmayı öğreten değil, sadece öfkelenme yolları öneren bir sanat olarak eleştiriliyor.
  • Marksist düşünür Theodor Adorno’nun (1903-1969) estetik teorisi de bir ders veya mesaj vermeye adanmış bir sanat eseri yaratmanın terk edilmesi gerektiği üzerineydi. Sanat eseri dünyanın gidişatına, örneğin mevcut toplumsal düzene, sadece formu yoluyla direnmelidir. Jacques Lacan da (1901-1981) sanatla alakasız bir şeyler ifade etme düşüncesine karşıdır. Sanat kurumunun alternatiflere dikkat çekme amacı taşımadığını belirtmiştir.

 

Çağdaş Sanata Varış 267|Heykeller ve Nesneler 6

Kanadalı Michael Grab 2008 yılından bu yana doğal heykeller yaratıyor. Çeşitli büyüklükteki kayaları, taşları üst üste koyarak yapıyor heykellerini. Yaptığı iş denge, meditasyon ve yerçekimi ile ilgili bir süreç. Yaptığı kalıcı olmayan heykeller en fazla iki ay ayakta kalabiliyormuş. Bazı festivallerde bu işi yaptığı performanslar sergiliyor, taş fotoğrafları çekiyor. Gravity Glue kendi sitesinin adı. Sanatçı doğa ve doğal malzemenin bileşiminden oluşan eserler vermeye devam ediyor. Fotoğraf:www.huffingtonpost.com

Kanadalı Michael Grab 2008 yılından bu yana doğal heykeller yaratıyor. Çeşitli büyüklükteki kayaları, taşları üst üste koyarak yapıyor heykellerini. Yaptığı iş denge, meditasyon ve yerçekimi ile ilgili bir süreç. Yaptığı kalıcı olmayan heykeller en fazla iki ay ayakta kalabiliyormuş. Bazı festivallerde bu işi yaptığı performanslar sergiliyor, taş fotoğrafları çekiyor. Gravity Glue kendi sitesinin adı.
Sanatçı doğa ve doğal malzemenin bileşiminden oluşan eserler vermeye devam ediyor.
Fotoğraf:www.huffingtonpost.com

  • Jeff Koons’un Hermés ile, Yayoi Kusama’nın Louis Vuitton ile yaptığı iş birlikleri gibi Damien Hirst de 2009 yılında Levi’s için 8 adet Jean pantolon boyadı. Fiyat, 27 bin dolar oldu.
  • Endüstriyel tasarım ve sanatın bir araya getirilerek tek veya sınırlı sayıda (en fazla 12 adet) üretilen, işlevsel heykeller olarak adlandırılan yeni nesil mobilyalar/edisyonlu çalışmalar, sanata ilgi duyanların yatırım yaptığı yeni bir alan oldu. Tasarım galerisinde sergilenen imzalı mobilyalar hem estetik yönleri güçlü olduğu hem de sınırlı üretildikleri için satın alınıyor. Sanatı evde ve ofiste kullanılır kılan galerilerin ortak özelliği, güncel sanat eserleri ile dekoratif eserleri bir arada sunmaları.
İsrailli endüstri tasarımcısı Ron Arad (1951-) imzalı Bookworm adlı kitaplık. Fotoğraf:www.etherreal.com

İsrailli endüstri tasarımcısı Ron Arad (1951-) imzalı Bookworm adlı kitaplık.
Fotoğraf:www.etherreal.com

  • El sanatı ile teknoloji moda dünyasında bir araya geliyor. El-makine karşıtlığına dair alışılagelmiş kabullere karşı çıkarak, teknoloji ile bağlantılı yeni bir paradigma ortaya konuyor. Geleneksel el sanatı ile 3D baskı, bilgisayar modelleme, lazerle kesme, ultrasonik birleştirme bir arada kullanılıyor. 3D yazıcıda hazırlanmış, kenarları elle işlenmiş plastik tayyörler gibi ürünler ortaya çıkıyor.
Hüseyin Çağlayan’ın Kaikoku Floating isimli altın renkli tasarımı, üzerine asılmış kristalleri uzaktan kumanda edilebilen bir fiberglas kılıf. 2011 kış sezonu için hazırlanan bu tasarım, 2016 yılında New York Metropolitan Müzesi’nde Manus X Machina sergisinde yer aldı. Fotoğraf:amylaughinghouse.com

Hüseyin Çağlayan’ın Kaikoku Floating isimli altın renkli tasarımı, üzerine asılmış kristalleri uzaktan kumanda edilebilen bir fiberglas kılıf. 2011 kış sezonu için hazırlanan bu tasarım, 2016 yılında New York Metropolitan Müzesi’nde Manus X Machina sergisinde yer aldı.
Fotoğraf:amylaughinghouse.com

 

 

Çağdaş Sanata Varış 263|Heykeller ve Nesneler 2 Jeff Koons

  • Çağdaş Dönem’in bir başka özelliği de çoğu sanatçının, sanat skalasının geniş olması. Modernizm’den sonra, “ressam”, “heykeltıraş” diye bir ayrım pek kalmadı. Sanatçı resim, heykel, yerleştirme, kolaj yaptığı gibi şiir ve roman yazabiliyor, sinemada, moda dünyasında da etkili olabiliyor.
  • Paslanmaz çelikten ayna yüzeyli balon hayvanlar ve sıradan nesnelerin reprodüksiyonlarını üretmekle tanınan Jeff Koons (1955-), Pop kültürün son temsilcisi olarak anılmaktadır. Salvador Dali ve Andy Warhol’u ustaları olarak kabul ettiğini belirten sanatçı, eserlerinin satış performansına bakıldığında, yaşayan en pahalı sanatçı olarak tanınmaktadır.
  • Koons, 1990’lı yıllarda tümüyle popüler kültür imgeleri üzerine kurulu heykelleriyle gündeme gelmişti. Heykelleri kendisi tasarlar, profesyonel heykeltıraşlarla çalışarak Pembe Panter, Michael Jackson gibi popüler imgeleri, kendi tasarladığı biçim ve boyutlarda sergilemiş, bunlar heykel sanatının Çağdaş örnekleri olarak nitelendirilmiştir. Bibloları dev boyutlarda yeniden üreten ve kitsch olgusuna değinen, balon gibi geçici nesneleri bronz gibi malzemelerle yeniden üreterek kalıcı hale getiren, sanat yapıtının değerinin hangi temelde aranabileceğine dair soru işaretleri oluşturan Koons, nesne temelinden hareket eden Yeni Kavramsalcı sanatçılar arasında sayıldığı gibi, Tüketim Nesnesi Sanatı denilen eğilimin de öncüsü sayılmaktadır ama tüketim kültüründen ilham alan tek sanatçı Koons değildir.
Jeff Koons, 1992 yılında ürettiği Yavru Köpek adlı eserinin pek çok çeşitlemesini yapmaya devam etti. Parlatılmış paslanmaz çelik, saydam boya kaplama ayna yüzeyli Balon Köpek (1994-2000), 58 milyon dolara satıldı. Yavru Köpek’in çeşitlemeleri arasında çok çeşitli renklerde ürettiği Lale Balonlar ile Balon Çiçekler de sayılabilir. Balon Çiçek adlı çalışması Christie’s müzayede evinin Londra’da düzenlediği açık artırmada 12.9 milyon pounda satılarak, yaşayan bir sanatçının eserine o güne kadar verilen en yüksek fiyat olmuştu. Koons objeleri devasa boyutlara taşıyarak kitsch denilen estetik anlayışın bir “yüksek kültür” unsuru olup olamayacağını sorguluyor. Fotoğraf:topics.nytimes.com

Jeff Koons, 1992 yılında ürettiği Yavru Köpek adlı eserinin pek çok çeşitlemesini yapmaya devam etti. Parlatılmış paslanmaz çelik, saydam boya kaplama ayna yüzeyli Balon Köpek (1994-2000), 58 milyon dolara satıldı. Yavru Köpek’in çeşitlemeleri arasında çok çeşitli renklerde ürettiği Lale Balonlar ile Balon Çiçekler de sayılabilir. Balon Çiçek adlı çalışması Christie’s müzayede evinin Londra’da düzenlediği açık artırmada 12.9 milyon pounda satılarak, yaşayan bir sanatçının eserine o güne kadar verilen en yüksek fiyat olmuştu. Koons objeleri devasa boyutlara taşıyarak kitsch denilen estetik anlayışın bir “yüksek kültür” unsuru olup olamayacağını sorguluyor.
Fotoğraf:topics.nytimes.com

Koons, enstalasyonlarından birinde bir Hermés efsanesi olan Birkin model çantayı da kullanmıştı. Fotoğraf:observer.com

Koons, enstalasyonlarından birinde bir Hermés efsanesi olan Birkin model çantayı da kullanmıştı.
Fotoğraf:observer.com

  • Moda ve sanatın buluşmasında belki de en etkin rolü 2000’li yılların başından bu yana dünyanın en önemli çağdaş sanatçılarıyla işbirliği yapan; bizi moda ile sanatı, müze ile butiği bir arada ve yeniden düşünmeye çağıran  Louis Vuitton oynuyor. Marka, olayı tasarımcı-sanatçı-ürün üçgeninde görüyor. Louis Vuitton bugüne kadar Takashi Murakami, Richard Prince, Yayoi Kusama, Stephen Sprouse, Cindy Sherman, James Turrell, Olafur Eliasson, Daniel Buren ve Jeff Koons ile işbirliği yaptı. Markanın 2014’te Paris’te açılan, mimar Frank Gehry tasarımı bir sanat müzesi de var.
  • Stephen Sprouse’un grafitileri, Murakami’nin renkli logoları, Kusama’nın puantiyelerinden sonra Koons, Louis Vuitton için “yüksek sanat” ürünü vermiş beş usta ve onların beş eserini seçti: Da Vinci (Mona Lisa), Rubens (Kaplan Avı), Fragonard (Köpekli Kız), Van Gogh (Buğday Tarlası ve Selviler) ve Titian (Mars, Venüs ve Aşk Tanrısı). Koons, Eski Ustalar adlı koleksiyonu için bu başyapıtları yeniden yaratarak üzerlerine metal harflerle ustaların adlarını yazdı. Markanın logosu olan LV’nin karşısına JK harfleri kondu. Ürünlere sanatçının alameti farikası haline gelmiş olan tavşan figürü eklendi. 51 parçalık bir koleksiyon oluştu. Koons, bu projenin işlerini sokağa çıkarttığı bir iletişim platformu olduğunu düşünüyor. Bu proje ile yüksek sanata ve sanat tarihinin büyük ustalarına atfedilen hiyerarşiyi silme çabası gösterdiğini söylüyor.
Koons'un New York'taki bembeyaz atölyesinde bir asistan ordusu çalışır. Koons, sabah 8.30'dan akşam 17.30'a kadar ofistedir ve onlara enerji pompalar. Kendisi Popeye ve Hulk temsilleri yapar; Manet, Dali, Poussin ve Courbet'nin eserlerini toplar. Fotoğraf: Hubert Fanthomme/Revealed

Koons’un New York’taki bembeyaz atölyesinde bir asistan ordusu çalışır. Koons, sabah 8.30′dan akşam 17.30′a kadar ofistedir ve onlara enerji pompalar. Kendisi Popeye ve Hulk temsilleri yapar; Manet, Dali, Poussin ve Courbet’nin eserlerini toplar.
Fotoğraf: Hubert Fanthomme/Revealed

 

Banksy İstanbul’da 6

Flower Thrower, 2003. Londra’da bir müzik stüdyosunu kullanmaya başladığında ev sahibi ile kirayı grupların el ilanlarını yaparak ödemesi üzerinde anlaşmışlardı. Bu ilanların en unutulmazlarından biri, maskeli bir göstericinin öfkeyle Molotof kokteyli yerine bir demet çiçek atmak üzere olduğu çizimdi. Çiçek fırlatan maskeli gösterici çizimini (Riot Green) Bristol’de açılan sergiden 300 sterline alan öğrenci bu iş için öğrenim kredisini kullanmıştı. Daha sonra sanat piyasasından gelen ısrarlara dayanamayıp Sotheby’s’de 78.000 sterline satmıştı. Çiçek Fırlatan Gösterici’nin 25. edisyonu için, Knightbridge’deki bir galerici, 70 bin pound istiyordu ve satış gerçekleşmişti. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Flower Thrower, 2003.
Londra’da bir müzik stüdyosunu kullanmaya başladığında ev sahibi ile kirayı grupların el ilanlarını yaparak ödemesi üzerinde anlaşmışlardı. Bu ilanların en unutulmazlarından biri, maskeli bir göstericinin öfkeyle Molotof kokteyli yerine bir demet çiçek atmak üzere olduğu çizimdi.
Çiçek fırlatan maskeli gösterici çizimini (Riot Green) Bristol’de açılan sergiden 300 sterline alan öğrenci bu iş için öğrenim kredisini kullanmıştı. Daha sonra sanat piyasasından gelen ısrarlara dayanamayıp Sotheby’s’de 78.000 sterline satmıştı.
Çiçek Fırlatan Gösterici’nin 25. edisyonu için, Knightbridge’deki bir galerici, 70 bin pound istiyordu ve satış gerçekleşmişti.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Very Little Helps, Islington, Essex Road. Bu resmin tuval versiyonu 2010 yılında Sotheby’s’de eski süper model Jerry Hall tarafından 82.850 sterline satın alınmıştı. Fotoğraf:www.telegraph.co.uk

Very Little Helps, Islington, Essex Road.
Bu resmin tuval versiyonu 2010 yılında Sotheby’s’de eski süper model Jerry Hall tarafından 82.850 sterline satın alınmıştı.
Fotoğraf:www.telegraph.co.uk

  • İlk zamanlarda o büyük paraları kazanan Banksy değil, hayranlarıydı. Devreye sanat simsarları girdikten sonra para Banksy’e gitmeye başladı. 1970’li ve 1980’li yıllarda New York sokaklarından ve metrosundan galerilere giren Jean-Michel Basquiat ve Keith Haring de aynı şeyleri yaşamışlardı; New York metrosunda resim çizerlerken aynı zamanda galeride sergi düzenlerlerdi.
  • Banksy yardım kuruluşları için eser veriyor. 2008 yılında New York Sotheby’s’de AIDS programını desteklemek için yapılan o güne dek gerçekleşen en büyük yardım müzayedesinde 42.5 milyon dolar toplanmıştı. Buraya 17 sanatçı eser vermişti. Müzayedeye Hirst 7, Banksy 3 eser ile katılmıştı. Bu müzayede 17 sanatçının fiyatlarda rekor kırdığı bir etkinlik olmuştu.
  • Banksy’nin bolca avukatı olduğu ve bir halkla ilişkiler şirketi ile çalıştığı söyleniyor.
  • En büyük para getiren işlerinden birisi remix yapılmış Kate Moss çalışması ve baskısı oldu. Kartpostalları da satılıyor: Amazon’da fiyatı 4,99 sterlin.
  • Devrilmiş ve formunu kaybetmiş kırmızı bir telefon kulübesi ve üzerine saplanmış bir balta enstalasyonunu Soho’ya yerleştirmişti. Bu çalışma New York’ta düzenlenen bir yardım müzayedesinde 605.000 dolara satıldı.
  • 2006 yılındaki Los Angeles sergisinden üç milyon pound kazandığı tahmin ediliyor.
  • Gstaad’da yıllık Banksy sergileri açılıyor.
  • Hayvanları boyayarak gerçekleştirdiği işleri hayvan hakları protestocularının tepkisini çekince daha fazla duyulmuştu. 2006 yılında toksik olmayan bir boya ile boyadığı fil Los Angeles’ta gerçekleşen “Az Çok Yasal” sergisinin odak noktası olmuştu.
  • Banksy’nin resimlerinin pek çok sahtesi üretiliyor.
  • Pembe Charlie Chaplin adlı eseri 2010 yılında New York’ta 122.500 dolara alıcı buldu.
  • Kendi adına banka hesabı olmadığı söyleniyor.
  • Sergilerinin hepsine giriş bedavaydı, Banksy’nin nefret ettiği beyaz duvarlar hiçbirinde yoktu ve çok eğlenceli olacak şekilde hazırlanmışlardı.
  • Banksy’nin iyi para kazandığı kesin ama Damien Hirst ve Jeff Koons’un yanında yoksul sayılır diyorlar. Basit bir evde yaşadığı da duyumlar arasında. Banksy, bir protest sanat formunu para ve şöhretle kirletmek istemediğini beyan etmiş.
Morons, sepya (fotoğraf baskısının kahve rengi ve tonlarına boyanması) baskı, 2006. Banksy, Los Angeles’taki büyük gösterisi sürerken İngiltere’de bir baskı hazırladı. Moronlar olarak bilinen baskısının üzerinde “Aslında sizin gibi moronların bu saçmalıkları aldığına inanamıyorum” yazıyordu. Resmin baskısı internette satışa sunuldu ve Banksy bini aşkın sayıda yapılan bu baskıdan en azından 120 bin Pound kazandı. Fotoğraf:www.pinterest.com

Morons, sepya (fotoğraf baskısının kahve rengi ve tonlarına boyanması) baskı, 2006.
Banksy, Los Angeles’taki büyük gösterisi sürerken İngiltere’de bir baskı hazırladı. Moronlar olarak bilinen baskısının üzerinde “Aslında sizin gibi moronların bu saçmalıkları aldığına inanamıyorum” yazıyordu. Resmin baskısı internette satışa sunuldu ve Banksy bini aşkın sayıda yapılan bu baskıdan en azından 120 bin Pound kazandı.
Fotoğraf:www.pinterest.com

 

Çağdaş Sanata Varış 174| Postmodern Dönemde Heykeller ve Nesneler Yeni İngiliz Heykeli, Jeff Koons

  • Minimalizm’in ve Kavramsal Sanat’ın heykel sanatı ile ilişkisi sınırlıdır. Ne resim, ne de heykel olmasıyla tanımlanan Minimalist spesifik nesnenin temelinde, gerçek mekanda gerçek nesne sergilemek düşüncesi hakimdir. Kavramsal Sanat ise, heykelin sınırlarının belirsizleşmesinde çok etkili olmuştur.
  • 1970’lerden 1980’lere uzanan süreçte heykel bağlamındaki yeni eğilimlerin öncülüğünü Britanyalı heykeltıraşlar üstlenmiştir.
  • Gerek malzeme kullanımında, gerek teknikte, gerekse kavramsal açılımlarında İngiliz heykelciliğinde Henry Moore (1898-1986) ve Anthony Caro (1924-2013) gibi öncü Modernist figürlerden farklı bir heykel anlayışını ortaya koyan bu sanatçıların 1982 yılının Venedik Bienali’nde İngiltere’yi temsil etmesi, Yeni İngiliz Heykeli’nden bir akım gibi söz edilmesine yol açmıştır.
  • Yeni İngiliz Heykeli, bir akım birlikteliği içinde olmayan sanatçıları kapsar.
  • Tony Cragg (1949-), gerçek nesnelerle yaptığı düzenlemelerde kentsel ikonografiye başvurmuş, yapıtları İngiltere’de 1980’lerde atık malzemelere yeni bir estetik işlev kazandıran Punk hareketiyle de ilişkilendirilmiştir. Cragg, formika, plastik gibi yeni endüstriyel malzemelere yönelmiştir. Başta soyut düzenlemeler gibi görünen yapıtları içerik kaygısı taşır. Cragg, 1988’de Venedik Bienali’nde İngiltere’yi temsil etmiştir. Turner Ödülü sahibidir.
Ugly Faces, Tony Cragg, İstanbul Modern. Fotoğraf: notestothemilkman.wordpress.com

Ugly Faces, Tony Cragg, İstanbul Modern.
Fotoğraf: notestothemilkman.wordpress.com

  • Yeni İngiliz Heykeli’ni temsil eden sanatçılar arasında malzemenin çağrışımlarından çok, izleyicinin ruhsal algısına yönelen, Hint kökenli, spiritüelliği görünür kılmayı amaçlayan Anish Kapoor (1954-), soyut biçimlere yönelmiştir. Kapoor, biçimselliğe ilgi duymadığını, maddi dünyanın ötesinde duyumları çağrıştırmakla ilgilendiğini söyler. Kapoor, 1990 yılında İngiltere’yi Venedik Bienali’nde temsil etmiştir.
  • Yeni İngiliz Heykeli’nin diğer temsilcileri arasında, Richard Wentworth (1947-), Alison Wilding (1948-), Julian Opie (1958-), Turner ödüllü Richard Deacon (1949-), Bill Woodrow (1948-) sayılabilir.
  • 1980’li yıllarda ABD’nin sanat ortamında dikkat çeken Robert Gober (1954-), Ashley Bickerton (1959-), Jeff Koons (1955-), Haim Steinbach (1944-), Meyer Vaisman (1960-) gibi sanatçılar ise, sözü edilen İngiliz sanatçılar gibi zaman zaman endüstriyel ve atık malzemeye yönelmelerine karşın, heykelden uzaklaşan, nesneye yönelen yaklaşımlar sergilemiştir. 1980’lerin Amerikan sanatında nesnelerle heykeller iç içe geçmeye başlamıştır.
Köşe Lavabo, Robert Gober, 1984. Robert Gober’in Duchamp’ın Çeşmesi’ne göndermede bulunan el yapımı lavaboları, nesne ile heykelin iç içe geçme eğiliminin başlıca örnekleri arasında sayılmıştır. Hazır ya da el yapımı nesne kullanımının esas olarak Duchamp ile kurulacak kavramsal ilinti ile okunabileceğini göstermiştir. Fotoğraf: www.saatchigallery.com

Köşe Lavabo, Robert Gober, 1984.
Robert Gober’in Duchamp’ın Çeşmesi’ne göndermede bulunan el yapımı lavaboları, nesne ile heykelin iç içe geçme eğiliminin başlıca örnekleri arasında sayılmıştır. Hazır ya da el yapımı nesne kullanımının esas olarak Duchamp ile kurulacak kavramsal ilinti ile okunabileceğini göstermiştir.
Fotoğraf: www.saatchigallery.com

New Hoover Convertibles, Green, Red, Brown, New Shelton Wet/Dry 10 Gallon Displaced Doubledecker, Jeff Koons, 1981-7. Şeffaf plastiğin içinde, floresanlarla aydınlatılan elektrik süpürgeleri. Eser, Postmodern çağda makinenin kutsanması olarak yorumlanabilir. Pazarlama ve tüketimin eleştirisi olarak görülebilir. Eser, materyalist değerler, insanların aklını çelen reklamlar, ikna yöntemleri, arzu ve mülkiyetin manipülasyonu hakkında ironik bir gönderme olarak da algılanabilir. Koons, elektrik süpürgelerinin sonsuzluğu çağrıştırdığını söylemişti. Elektrik süpürgelerinin antropomorfik (insana ait özellikler taşıyan) bir nesne olduğunu, çünkü nefes alıp verdiklerini; cinsel girinti çıkıntıları ile çift cinsiyetli figürler olduklarını belirtmişti. Koons, nesneleri düzenlemiş ama biçimlendirmemiştir. Koons, Duchamp ve Warhol’dan esinlenerek, tüketici ürünlerini sanki satılıyormuş gibi galeride sergiler. Bir galeride sergilendiği için ürünler bizi bir dükkanda gördüklerimizden farklı bir biçimde düşünmeye sevk eder. Koons’un yapıtı geleneklerin dışında olduğu için üst anlatıya bir meydan okuyuştur; hem güzel sanatların hem de meta kültürünün bir örneğidir; geleneksel anlamda sanatsal ustalık sergilemez; estetik değer hakkında açık bir anlam iletmez ve bir sosyal anlam taşır gibi görünmez. Ama bizi her şeye farklı gözle bakmaya teşvik eder. Fotoğraf:www.tate.org.uk

New Hoover Convertibles, Green, Red, Brown, New Shelton Wet/Dry 10 Gallon Displaced Doubledecker, Jeff Koons, 1981-7.
Şeffaf plastiğin içinde, floresanlarla aydınlatılan elektrik süpürgeleri. Eser, Postmodern çağda makinenin kutsanması olarak yorumlanabilir. Pazarlama ve tüketimin eleştirisi olarak görülebilir. Eser, materyalist değerler, insanların aklını çelen reklamlar, ikna yöntemleri, arzu ve mülkiyetin manipülasyonu hakkında ironik bir gönderme olarak da algılanabilir. Koons, elektrik süpürgelerinin sonsuzluğu çağrıştırdığını söylemişti. Elektrik süpürgelerinin antropomorfik (insana ait özellikler taşıyan) bir nesne olduğunu, çünkü nefes alıp verdiklerini; cinsel girinti çıkıntıları ile çift cinsiyetli figürler olduklarını belirtmişti.
Koons, nesneleri düzenlemiş ama biçimlendirmemiştir. Koons, Duchamp ve Warhol’dan esinlenerek, tüketici ürünlerini sanki satılıyormuş gibi galeride sergiler. Bir galeride sergilendiği için ürünler bizi bir dükkanda gördüklerimizden farklı bir biçimde düşünmeye sevk eder.
Koons’un yapıtı geleneklerin dışında olduğu için üst anlatıya bir meydan okuyuştur; hem güzel sanatların hem de meta kültürünün bir örneğidir; geleneksel anlamda sanatsal ustalık sergilemez; estetik değer hakkında açık bir anlam iletmez ve bir sosyal anlam taşır gibi görünmez. Ama bizi her şeye farklı gözle bakmaya teşvik eder.
Fotoğraf:www.tate.org.uk

  • Jeff Koons ile 1988 yılında yapılan bir söyleşiden:
    “Sanatım, izleyiciyle iletişim kurmak adına her türlü yola başvurur. İzleyicinin ilgisini çekebilmek için her türlü hileye, ne gerekiyorsa, ama ne gerekiyorsa ona başvurmaya hazırım. En saf ve yüzeysel kişiler bile benim sanatım karşısında kendilerini tehdit edilmiş hissetmezler, karşılarında gördükleri şeyi anlayamadıkları, anlayamayacakları gibi bir his yaşamazlar. Bakarlar ve hemen onunla bir ilişki kurarlar. Ayrıca çok iyi eğitim görmüş, daha derinlemesine bakabilen bir kişi de yapıtlarıma bakıp, yaşadığımız kültüre nasıl bir katkıda bulunduğunu görebilir. İnsanları kendi kültürlerinden uzaklaştıran, onları bloke eden sınırları yok etmek istiyorum.” Koons, bu konuşmada Postmodernizm’in çifte kodlamasına gönderme yapmaktadır.
  • Jeff Koons, şöhretini adeta bir medya yıldızı gibi tasarlayarak 1980’lerin en çok tanınan ve satılan sanatçıları arasına girmiştir. İtalyan porno yıldızı Cicciolina ile evlenmiş, birlikte gerçekleştirdikleri erotik fotoğraflarla bir anda büyük şöhret olmuştur.
Michael Jackson and Bubbles, Jeff Koons, 1988. Popüler kültür imgelerinden yararlanan Jeff Koons, izleyiciyle iletişim kurmak adına sıradanlık dahil her yola başvurduğunu, herkesin anlayabileceği ve zevk alabileceği türden sanat yapmak istediğini ifade eder. Fotoğraf: www.forbes.com

Michael Jackson and Bubbles, Jeff Koons, 1988.
Popüler kültür imgelerinden yararlanan Jeff Koons, izleyiciyle iletişim kurmak adına sıradanlık dahil her yola başvurduğunu, herkesin anlayabileceği ve zevk alabileceği türden sanat yapmak istediğini ifade eder.
Fotoğraf: www.forbes.com

  • Postmodern dönemde yaşayan heykeller (Vücut Sanatı bölümünde) ve Joseph Beuys’un sosyal heykel kavramından da bahsetmemiz gerekir. Sosyal heykel, yaşadığımız dünyayı nasıl biçimlendirdiğimiz ve şekillendirdiğimizdir. İnsanın ve bir insan edimi olarak sanatın dünyayı yeniden biçimlendirebilen bir işlevi olmalıdır. Bu çerçevede her insan sanatçı ve her düşünce plastik bir anlama sahiptir. Beuys’a göre, insan düşüncesiyle, duyarlılığıyla, istemiyle, heykeldir: Kendini kuran, kendini yapan bir heykel.
  • 1980’lerden 2000’lere uzanan süreçte kategorik olarak heykel başlığı altında ele alabileceğimiz yapıtlar, son derece sınırlıdır. Disiplinlerarası ilişkilerin ve kavramsal içeriğin ön plana geçmesi, ifade biçimlerinin çeşitlenmesine ve alışılagelmiş sınırların ortadan kalkmasına yol açmış, üç boyutlu üretimlerde heykel üretiminden çok, hazır nesne kullanımı ve mekana yayılan asamblaj ya da Enstalasyon türünde üretimler ağırlık kazanmıştır. Kavramsallığın ön planda olması, hangi alanda uzmanlaşmış olursa olsun sanatçıların, gerektiğinde heykel, resim, fotoğraf, video gibi farklı ifade biçimlerine yönelmelerine yol açmıştır ki bu da bize Postmodernizm’i tarif eder.