Etiket arşivi: Japon mantığı

Japonya 6 | Japonların Özellikleri 6

  • Beşeri duygular ayıplanmaz.
  • İnsanın dünyaya nasıl geldiği ile ilgili bir doktrinleri yoktur.
  • Ferdin kuvvetli bir karaktere sahip olduğu, isyan etmesiyle değil, itaat etmesiyle anlaşılır.
  • Japonlar Çinliler gibi faziletlerin hayırsever kalplerden doğmasını beklemezler. Onlar ilk önce görevlerin yerine getirilmesini gerektiren nizamları ortaya koyarlar, sonra da bunları bir insanın bütün kalbiyle, ruhuyla, kuvveti ve kafasıyla yerine getirmesinin kaçınılmaz olduğunu söylerler.
  • Zor kullanmadan otorite temin ederler.
  • Serbest sahalar tanımlarlar. 0 – 9 yaş ile 60 – ölüm arası, içki, geyşa gibi.
  • Japonların esir düşmemesi şarttır. Şuurunu kaybettiği bir sırada esir edilse bile o Japonya’da bir daha başını kaldıramaz. Japonlar esir olan Amerikalıları teslim oldukları için ayıplıyorlardı.

  • Japonlar bir hareket sahasında başarısızlığa uğradıktan sonra başka bir sahayı tabii olarak ele alabilirler. Japon, gayesine ulaşamamış bir hareket tarzını benimsemekle hata ettiğini anlar. Seçtiği hareket tarzında başarısızlığa uğradığı zaman onu, kaybolmuş bir dava olarak kenara bırakır. Çünkü Japonlar, kaybolmuş davaların peşinde koşacak şekilde şartlandırılmamıştır.
  •  Tahkir edilme ile ağır tazminat verme gibi tabii sonuçları birbirinden ayırırlar. 1905 Rus harbinden sonra Rusların kendilerini tahkir ettiğini düşünmemişlerdi. Hiçbir kıyım yapmadılar. Filipinlerde ABD’ye karşı zafer kazandıktan sonra ise tamamen zıddını yaptılar. Çünkü ABD’nin politikasının Japonya’ya kıymet vermeyen bir politika olduğunu düşünüyorlardı. Tahkir edildikleri zamanki hareket tarzlarıyla, edilmediklerini düşündükleri zamanki hareket tarzları tamamen farklıdır. Tahkirden sonra sadakatsizlik meşrudur.
  • Japonlar aristokrat bir toplumdur. Kendinden daha aşağı ve yukarı olana başka başka kelimeler kullanarak hitap ederler. Hürmet dili denen bir dile sahiptirler. Eğilerek selam verme ve diz çökme adetleri vardır. Sivil, askeri üniformalıya eğilerek selam vermek zorunda idi. 19. yüzyıl ortasına kadar sadece asiller ve samuraylar soyadı kullanabiliyorlardı.
  • Değişmeyen gaye şereftir. Yeryüzünde herşeyden çok, hürmet görmek isterler.
  • Japonya’da zevkler vazife gibi öğretilirler (Budizme ne kadar aykırı).  Kültürlerin pek çoğunda zevkler öğretilmez. Japon felsefesinde beden günahkar değildir, zevkleri tatması suç sayılmaz.
TOMOE – Japon mantığı, ruhu, aklını temsil eden; iki- üç-dört virgül benzeri soyut şekilleri kapsayan, kaynağı bilinemeyecek kadar eski  olan, aile amblemlerinde ve şirket logolarında sıkça kullanılan, Şinto’nun hayat çemberi yer-gök-insan üçlüsünü temsil ettiği düşünülen, samurayların geleneksel sembolü olan bir simgedir. Dörtlüsünün ortasında meydana gelen svastika Hinduizmin ve Caynacılığın seçkin simgelerinden biridir.

TOMOE – Japon mantığı, ruhu, aklını temsil eden; iki- üç-dört virgül benzeri soyut şekilleri kapsayan, kaynağı bilinemeyecek kadar eski olan, aile amblemlerinde ve şirket logolarında sıkça kullanılan, Şinto’nun hayat çemberi yer-gök-insan üçlüsünü temsil ettiği düşünülen, samurayların geleneksel sembolü olan bir simgedir. Dörtlüsünün ortasında meydana gelen svastika Hinduizmin ve Caynacılığın seçkin simgelerinden biridir.

Aşağıdaki fotoğrafta, Kyoto’daki Kinkankuji Altın Tapınak girişinde çatı detayında tomoe.