Etiket arşivi: internet

Kültür 1

  • Kültür gündelik hayatımızın temel malzemesidir. Giydiklerimiz, duyduklarımız, izlediklerimiz ve yediklerimiz; kendimizi diğerlerine nazaran nasıl gördüğümüz; yemek pişirme ve alışveriş yapma gibi gündelik faaliyetlerimizin işlevleri: tüm bunlar kültürel çalışmaların ilgi alanındadır. Bunlar bizi var eden süreçlerdir.
  • Hanif Kureishi, Son Söz adlı eserinde, “Önemsiz detaylar insanın asıl yapı taşıdır,” der.
  • Kültürü çalışmak sadece akademik değil, aynı zamanda siyasal bir faaliyettir: Gündelik hayatın belirli inşalarındaki iktidar ilişkilerini inceleyen ve böylelikle bu inşadaki çıkarlar kümelerini ortaya çıkaran siyasal bir faaliyettir.
Hint kınası. Fotoğraf: Depositphotos- Photo by Qpicimages

Hint kınası.
Fotoğraf: Depositphotos- Photo by Qpicimages

  • Umberto Eco, “Kültürler bize neyi muhafaza etmek, neyi unutmak gerektiğini söyleyerek eleme işlemini yaparlar. Buna hatalar da dahildir. Oysa internet bizi, kültür aracılığıyla değil kendi başımıza bir eleme işlemi yapmaya mahkum eder. İnternet bizi ayrıntıya boğuyor,” der
  • Lévi-Strauss, kültürlere ilişkin olarak, ancak başka kültürlerle temas halinde oldukları ölçüde yaşadıklarını söylemişti.

 

Yararlanılan Kaynaklar

  • İngiliz Kültürel Çalışmaları, Graeme Turner, Heretik Yayınları, 2015.
  • Kitaplardan Kurtulabileceğinizi Sanmayın, Umberto Eco ve Jean-Claude Carriére, Can Yayınları, 2010.

 

Çağdaş Sanata Varış 256|Çağdaş Sanat 4

  • Her ikisi de yeni düşüncelerin ürünü olan sanat ve teknoloji birbirine koşut ilerliyor.
  • İnternet, TV ve basın gibi kitle iletişim araçları, yalnızca satın alma pratiğimizi değil, dünyaya ilişkin algımızı da değiştirmiştir, deniyor.
  • İnternet vatandaşlarının ortaya çıkması, hiyerarşiyi ortadan iyice kaldırmıştır.
  • Ekran tabanlı ortamlar Çağdaş Sanat’ın önemli bir parçasıdır.
  • Çağdaş sanatçıların hepsi yapıtlarını üretirken en yeni teknolojiyi kullanmıyorsa da çoğu, teknolojinin yönetsel bir araç olduğunu kabul eder.
  • Artık yapay zekanın sanatı diye de bir şey var: Uluslararası Cannes Lions Yaratıcılık Festivali 2016’nın Yaratıcı Veri Kullanımı kategorisinde büyük ödül, bilgisayar aracılığıyla tümüyle yeniden yaratılan bir Rembrant tablosuna verildi. Eser, bilgisayarlar aracılığıyla analiz edilerek, boya katmanları, kalınlıkları, tonları, açıları gibi tüm ayrıntıların hesaplanmasıyla ortaya çıkmış.
2004 yılında Martin- Gropius-Bau’da, Fabrizio Plessi’nin sergisini gezmiştim. Plessi, sanat hayatı boyunca elektronik teknolojilerle sanal imge geliştirme işi ile uğraşmış. Böylece güncel sanatta geleceğe dönük yollar açmış. Plessi bugün güncel sanatın onsuz olmasının düşünülemeyeceği bir sanatsal uygulamanın öncülerinden sayılmakta. Plessi bütün kıtalarda önemli müzelerde sergiler tasarımlamış. Almanya- Berlin Fotoğraf: Gunter Lepkowski

2004 yılında Martin- Gropius-Bau’da, Fabrizio Plessi’nin sergisini gezmiştim. Plessi, sanat hayatı boyunca elektronik teknolojilerle sanal imge geliştirme işi ile uğraşmış. Böylece güncel sanatta geleceğe dönük yollar açmış. Plessi bugün güncel sanatın onsuz olmasının düşünülemeyeceği bir sanatsal uygulamanın öncülerinden sayılmakta. Plessi bütün kıtalarda önemli müzelerde sergiler tasarımlamış.
Almanya- Berlin
Fotoğraf: Gunter Lepkowski

  • Kapitalizmi şu veya bu şekilde eleştirmeyen, şu veya bu şekilde kapitalizme ve yerleşik kurumlara muhalif olmayan güçlü bir güncel sanat örneği bulmak çok zordur. Ancak, Çağdaş Sanat galeri-müzayede-fuar-bienal –koleksiyoner ekseninde gelişmektedir ve bu, kapitalizmin biçimlendirdiği bir yapıdır. Çağdaş sanatçı küratörlerden, eleştirmenlerden, akademisyenlerden, koleksiyonerlerden, sanatseverlerden ve diğer sanatçılardan oluşan bir ağın parçasıdır.
  • Çağdaş Dönem’de sanatsal alanlardaki iş olanakları çarpıcı biçimde artmıştır.
  • Hayırseverlerlikten çok ticari bir ortaklık niteliği taşısa da şirketlerin sanat alanındaki girişimleri 1990’lardan sonra giderek artmıştır. Sanata yatırdığı paranın karşılığını alabilen şirketler sanata daha fazla harcama yapmaya devam edecekler, diye düşünülüyor.
  • Çağdaş Sanat Piyasası 2014-2015 Raporu’na göre, dünyadaki en pahalı 500 sanatçı arasında Çinli sanatçılar çoğunlukta.
  • Zaman zaman sanatçılar ile yapıtlarının abartılarak tanıtıldıkları, bir sanatsal arz fazlası olduğu yönünde yakınmalar da oluyor.

 

Çağdaş Sanata Varış 255|Çağdaş Sanat 3

  • Çağdaş Sanat ile
    *estetik bir etkinlik olarak sanat fikri değişmiş,
    *sanat, kültürün diğer alanlarından (film, TV, reklam, bilim, bilgisayar ürünü görüntü vs.) ayırt edilemez olmuş,
    *daha özgürlükçü bir sanat anlayışı gelmiş,
    *sanatın hayattan bağımsızlığı sorgulanmış,
    *sanatın bağlam, mekan ve izleyiciyle karşılıklı iletişim içinde geliştiği varsayılmıştır.
  • Çağdaş Sanat izleyicinin, sanatçı tarafından esere yerleştirilmiş göstergeleri yorumlamasını gerektiren mesajlar içerir. Çağdaş sanatçılar göstergelerin yöneticisidirler.
  • Estetik temelli sanat pasif izleyici;

Mesaj temelli sanat  aktif, analitik çözümleme yeteneğine sahip izleyici-okuyucuya gereksinir.

  • Eserler çok nadiren bir tek şey hakkındadır; anlamları sanatçının, eleştirmenin, galerinin ve izleyicinin yorumuna göre çeşitlilik gösterir.
  • Kitle iletişim araçlarının ve tüketim kültürünün gelişmesi, büyümesi ve etkisi Çağdaş Sanat için önemlidir. Medyanın haberler üzerindeki kontrolü, medyanın nelerin haber değeri taşıdığına karar verme tekeli, medyanın gücü sorgulanır. Televizyon imajları yorumlamamız, enformasyonu anlamamız, dünyayı kavrama biçimimiz üzerinde etkilidir.
  • Çağdaş Sanat toplumsal, kültürel ve çevresel farkındalığımızı artırmakta önemli bir rol oynar ve bize dünyaya ilişkin bir perspektif sunar.
  • Çağdaş Sanat bütün olası görüş ve yorumlar için bir platform sunar.
  • Yaşanan değişimler, küresel anlaşmazlıklar ve ekonomik, sosyal, politik tartışmalar sanat dünyasını da sosyal gerçeklikle yüzleşmek üzere harekete geçirdi. Nasıl bir toplumda yaşamak istediğimiz ile ilgili etkileşim, sanat dünyasının başlıca konusu haline geldi.
  • Çağdaş Sanat, zaman zaman, akım sonrası sanat olarak da adlandırılır.  Eski nesillerin dahil olduğu üslupsal grupların günümüzde her sanatçıya bireysel tarzını bağımsız şekilde yönlendirilebileceği özgür bir alan bıraktığı kabul edilir.
  • Çağdaş Sanat yapıtının başarılı yahut başarısız bulunma kriteri, diğer çağlarda uygulanan kriterlerle aynıdır: Yapıt akla ilginç sorular getiriyor mu? Malzemesi, yapısal/biçimsel ve kavramsal ögeleri birbiriyle etkin bir ilişki içinde mi? Bağlamıyla verimli bir etkileşimi var mı? Yapıt, başarması hedeflenen şeyi başarıyor mu?
Taksim Meydanı, Larissa Fassler, 2015. Art International İstanbul 2015’e katılan ve şehir serileri ile ünlü olan 1975 doğumlu Kanadalı kadın sanatçı, birkaç hafta Taksim Meydanı’nı izledikten sonra eserlerini hazırlamış. Politik yönünü de eserlerine yansıtan sanatçı, görselleştirdiği yerlerin algılanışını, orada geçen olayları da dikkate alarak yer seçimi yapıyor. Sanat eylemi bugün, gündelik olanın tartışılmasını, eleştirilmesini içeriyor. Gündelik olana, hakim olana karşı bir tepki yükleniyor. Sanat yapıtı önceleri o erişilmez, ulaşılmaz olanla iç içeydi. Bugünse hayatı meydana getiren her şey sanatın özünü oluşturuyor. Çağdaş Sanat, politik ve günceldir.

Taksim Meydanı, Larissa Fassler, 2015.
Art International İstanbul 2015’e katılan ve şehir serileri ile ünlü olan 1975 doğumlu Kanadalı kadın sanatçı, birkaç hafta Taksim Meydanı’nı izledikten sonra eserlerini hazırlamış. Politik yönünü de eserlerine yansıtan sanatçı, görselleştirdiği yerlerin algılanışını, orada geçen olayları da dikkate alarak yer seçimi yapıyor.
Sanat eylemi bugün, gündelik olanın tartışılmasını, eleştirilmesini içeriyor. Gündelik olana, hakim olana karşı bir tepki yükleniyor. Sanat yapıtı önceleri o erişilmez, ulaşılmaz olanla iç içeydi. Bugünse hayatı meydana getiren her şey sanatın özünü oluşturuyor. Çağdaş Sanat, politik ve günceldir.

  • Küreselleşmenin sanattaki açılımı Çağdaş Sanat’tır.
  • İnsan hakları ihlalleri çağımızda da bitmedi. Avrupa’daki etnik temizlik, Ruanda’da soykırım, ırkçılık, mültecilere yönelik muameleler, biyolojik siyaset, neo-faşistler…gibi nefret tohumları saçan inançlar birbirini beslemeye devam ediyor.
  • 1990’larda küreselleşme, kimlik, çokkültürlülük, çoğulculuk siyasal kavramlar olarak ele alınmıştır. Sanatta politikanın önemi artmış, 2000’lerin sanatı bu kavramlar üzerine oturmuştur.
  • Bu yıllarda bellek, kimlik, tarih, coğrafya, göç, göçebelik, sınır/sınırsızlaşma, mekan, politik İslam, kamusal alan-özel alan kavramları, özel hayat, gizlilik ve masumiyetin kaybı, eşcinsellik siyasaları başlıca uğraş alanları olmuştur. Çağdaş Sanat, sanatın gündelik hayatla tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar yakından ilişkilidir.
  • Ulusal kültürlerin global kültürün altında ezildiğini öne süren çevreler var. Bu görüşte olanlar, Jean kültürünün, Coca Cola kültürünün, McDonald’s kültürünün karşısında hiçbir şeyin dayanamadığını, ürünlerin hep aynı olduğunu, ticaretin hayatın tüm cephelerine egemen olduğunu, pazarın yasaları karşısında kültürün kendi yasalarını koruyamadığını savunuyorlar. Teknolojinin kültüre ihanet ettiği sonucuna varıyorlar. İnternet yoluyla, bir kültür küreselleşmesi değil, bir kültürel birörneklik, daha çok bir Amerikanlaşma yaşandığını düşünüyorlar.

 

Çağdaş Sanata Varış 240|Çağdaş Dönem 15 Yeni Ekonomi 1

Baksı Müzesi’nden, 2016. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Baksı Müzesi’nden, 2016.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • 1997 Temmuz ayında Tayland’ın parasını devalüe etmek zorunda kalmasıyla Asya Krizi başladı.
  • 1998 yılı başında rubleden üç sıfır atıldı ama Ağustos ayında Rusya’da çöküş gerçekleşti.
  • 1998 Eylül ayında, Rusya’nın çöküşü sonrasında uluslararası finans sisteminde panik yaşandı.
  • 1997 yılına kadar Doğu ve Güneydoğu Asya ülkeleri dünya ekonomisindeki büyümenin %40’ını yaratıyordu. Bu ülkeler, 1997 yılına kadar %8 reel büyüme oranı gerçekleştirmişti. Tek başına tüm diğer Asya ülkelerinden büyük bir ekonomiye sahip olan Japonya da 1998’de küçülen ekonomilere katıldı.
  • İlk bakışta önemsiz gibi görünen bir olayın bile bir anda büyük dalgalanmalar yaratabildiği bir dünya ortaya çıktı: 1997’de Tayland’dan Asya’ya, 1998’de Asya’dan Rusya’ya sıçrayan bir kriz, sonunda bütün dünyayı vurdu. Yükselen Pazarlar (Emerging Markets) diye nitelenen ülkelerin hemen hepsinden para kaçmaya başladı.
  • Teknoloji ve internet devrimiyle birlikte, farklı kuralları olan ve farklı analiz edilmesi gereken, bir yandan bilgi ve iletişim çağının diğer yandan küreselleşmenin yolunu açan yeni bir ekonomi doğdu.
  • Bu kriz sonucunda ağır yara alan ülkeler, yabancı sermayeden yararlanarak yoksulluk kısır döngüsünü kırma yolunda önemli adımlar atan, küresel ekonomi ile bütünleşerek hızla kalkınmaya başlayan ülkelerdi.
  • Kendi bölgesinde bile çok önemli bir ülke sayılmayan Tayland’da başlayan kriz, Temmuzdan Eylül ayına kadar geçen sürede Malezya, Singapur, Endonezya ve Güney Kore’yi etkiliyor, keskin devalüasyonlara neden oluyor, bu ülkelere akmış olan kısa vadeli dış kaynağın, hızla bu ülkeleri terk etmesi neticesini doğuruyordu.
  • Kambiyo rejimlerinin liberalleşmesi ve teknolojinin gelişmesi sayesinde büyük bir akışkanlık kazanan kısa vadeli sermaye bir anda büyük çaplı krizlere neden olabiliyordu.
İsimsiz, Şenay Kazalova, 2007. Baksı Müzesi, 2016. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

İsimsiz, Şenay Kazalova, 2007.
Baksı Müzesi, 2016.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Asya’nın en büyük ikinci borsası olan Hong Kong’un çöküşü sonrasında tarihinin en büyük günlük düşüşünü yaşayan New York borsası ertesi gün toparlanıyor, kısa sürede yeni rekorlara imza atıyordu. ABD Hazine tahvilleri dışındaki tüm mali enstrümanlardan kaçış yaşandı. Asya’dan kaçan paranın önemli bölümü ABD’ye yöneldi, şirket evlilikleri öncelikle Amerikan şirketlerine yaradı. Dünya finans sistemini çöküşün eşiğine getiren kriz ABD Merkez Bankası’nın para musluklarını açmasıyla önlenebildi. Hisse senedi varlıklarında gerçekleşen artışın yarattığı servet etkisi Amerikalıları tüketime yöneltti ve Amerikan halkı 1960’laradan beri ilk kez gelirinin üzerinde tüketim yapmaya başladı.
  • 2000’li yıllarda Çin ve Hindistan gibi yüksek nüfuslu ülkelerde gözlenen ekonomik büyüme ürünlere olan talebi arttırdı ve bütün emtia ve tarım ürünleri fiyatlarının yükselmesine neden oldu. 2008 yılında gıda fiyatları tarihin en yüksek düzeylerine ulaştı. Altın ve petrol gibi değerli maddeler de tarihinin en yüksek değerini kazanırken ABD dolarının değeri hemen hemen bütün para birimleri karşısında önemli ölçüde düştü. ABD’deki konut fiyatları 2000′li yıllar boyunca büyük bir yükselme göstermişti. Bu durum, piyasalarda aşırı iyimser bir hava yaratmış, bankalar düşük gelirli ailelere konut almak için kolayca kredi vermişti. 2008 yılında ABD’deki gayrimenkul fiyatlarında büyük bir düşüş yaşandı. Tutulu satış (mortgage) piyasası çöktü, kredi faizlerini ödeyemeyen düşük gelirli aileler iflas etti ve konutlarına el kondu. Bütün ABD mali sistemi etkilendi. Bir çok yatırım bankaları, sigorta şirketleri iflas etti. 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı ile kıyaslanan 2008 Ekonomik Krizi, kısa zamanda Avrupa’ya da sıçradı. Birleşik Krallık’ta da taşınmaz mal piyasası ABD’deki gibi büyük bir düşüşe geçti. Eylül 2008’de ABD Kongresi 700 milyar dolarlık bir kurtarma paketini onayladı.
Ritüel No:1, Alp Tamer Ulukılıç, 2004. Baksı Müzesi, 2016. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Ritüel No:1, Alp Tamer Ulukılıç, 2004.
Baksı Müzesi, 2016.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Gelişmeler hakkında farklı tezler ortaya atıldı.
  • Bu durumu, bilgi çağında üretime katkıda bulunan kaynakların %80’ini entelektüel sermayenin oluşturduğu ve bu sermayenin artık kapitaliste değil, beyinsel birikime sahip insanlara ait olduğu şeklinde de yorumlayanlar oldu. Bazılarına göre dünya, serbest girişime dayalı ancak sermayeye değil, bilginin belirleyici olacağı yeni bir düzene, kapitalizmden farklı bir piyasa düzenine geçiyor.
  • Kimilerine göre bir sistem sorunu yoktu; kapitalizm, küreselleşmeyi de içeren dönüşümü gerçekleştirebilir. Yaşananlar, uyum sorunlarının bir yansımasıdır. Bunlar, Avusturya asıllı iktisatçı Schumpeter’in (1883-1950) yaratıcı yıkım (creative destruction) kuramına uygun gelişmelerdi.
  • Kimilerine göre ise kapitalizm bir sistem olarak sorgulanmalıydı.
  • Bazılarına göre küreselleşme emperyalizmin yeni adıdır.
  • Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler üretim süreçlerini, mesafe kavramını ve hayatı değiştirerek küreselleşmenin ortaya çıkmasında belirleyici öge oldu.
  • Büyük dönüşümler, çoğu kez teknolojik atılımları izlemiş oluyor. 19. yüzyılın başlarında yani Sanayi Devrimi’nin başlarında zengin-fakir ülke gelirinin arasındaki fark %30 iken, 1870 yılına gelindiğinde fark 11 kata çıkıyor, günümüze gelindiğinde bu fark 100 katın üzerine çıkıyor.
  • Küreselleşme ulus devletin gücünü kırmaya devam ediyor.
  • Devletin baba rolünden destekleyici öğretmen rolüne geçmesi; sivil toplum örgütlerinin katkısının artması gerektiği söyleniyor.

 

 

Çağdaş Sanata Varış 217| Postmodern Sinema 3 Postmodern Bir Fenomen: Siberpunk

  • 1980’li yıllarda doğmaya başlayan siberpunk imgelemi, yaygınlaşmaya başlayan çokuluslu şirketler, kişisel bilgisayarlar, internet, nüfus ve alt kültürlerin artışı gibi unsurları kurgusal olarak geleceğe taşır. Çokuluslu şirketlerin hükümeti değiştirme gücü ve büyük askeri gücü vardır.
  • Karanlık, uğursuz yerler ile birleşmiş, hayatın her bir parçasına hükmeden bilgisayarların olduğu bir dünyayı gösterir. Güncel ya da sanal gerçeklik arasındaki sınır bulanıklaştırılır. Bilgisayarları karanlık ve kötü olarak tanımlar.
  • Geleceğin aniden hücum edişi ve aşırı enformasyonun insan üzerinde yaratacağı şok fikri, bir siberpunk karakteristiğidir.
  • Siberpunk öyküleri çoğunlukla yakın gelecekte ve yeryüzünde geçer. Burada, dış uzayda yabancı varlıklar, gezegenlerin keşfi, gezegenler arası yolculuklar yapmak yerine, bilgisayar ağları içine dalan insan zihninin iç evreninde dolaşılır. İnsan beyni ile bilgisayar sistemlerinin arasında doğrudan bağlantı kurmak tipik bir yaklaşımdır.
  • Artık insani olmayan, yabancı olan bir dünya söz konusudur.
  • Bu yabancı dünyada, çok sayıda alt kültür, dil, farklı kod ve yaşam biçimi vardır. Farklı uluslardan insanlar dev kentlerde yaşar. Dünya, bir ‘küresel köy’; sibernetik, enformatik ve mistik boyutlara sahip bütünsel bir ağdır.
  • Siber uzay tasarımı ve teknoloji-beden bütünleşmeleri de siberpunkın diğer bir karakteristiğidir. Siber uzay, insan beyni ve makineler arasında kurulan veri ağları arasındaki bağlantılar sonucu oluşan bir iç uzaydır.
  • Siberpunk kahramanları aşırı uçlarda gezinen, çoğunlukla karşı kültür temsilcisi, isyankar anti-kahramanlardır. Sokak ağzı, sert ve argolu konuşan; genç, üst düzey teknoloji kullanıcıları, sokak serserileri, uyuşturucu bağımlıları, teknoloji hayranları, bilgisayar korsanları, teröristler gibi farklılaşmış, yabancılaşmış karakterlerdir. Bunlar, toplumsal yarardan çok, kişisel motivasyonlar uğruna savaşırlar, genellikle macera ararlar.
Fotoğraf: www.bolumsonucanavari.com

Fotoğraf: www.bolumsonucanavari.com

  • Gotik korku öğeleri, fantastik yaklaşımlar, telekinezi benzeri psişik yetenekler, metafizik algılamalar, klasik bilimkurguda reddedilmesi gereken unsurlarken, siberpunk bilimkurgularının özelliklerindendir. Yeniden doğuş, bedensiz yaşam gibi motifler bu özelliğe ait göstergelerdir. Siberpunk dünyasında büyü ve bilim aynı anda var olur.
  • Yaygın temaları içinde şirketlerin devletlerden daha etkin olduğu demokrasi ötesi toplumsal kontrol sistemleri sayılabilir.
  • Dedektif romanları, Kara Film teknikleri ve Postmodernist düzyazılar siberpunkta yaygın olarak kullanılır.
  • 1980’li yıllarda doğmuş ve popüler olmuş bu türün kayda değer yazarları Bruce Bethke (1983 yılında yayımlanan Amazing Stories içinde yer alan Cyberpunk öyküsü), William Gibson (Neuromancer), Bruce Sterling, Alfred Bester ve Pat Cadigan, Rudy Rucker ve John Shirley’dir.
  • Siberpunk eserler bilimkurgu eserlerinde olduğu gibi teknolojik ve geleceğe ait objeler veya terimler kullanılır. Ama burada kahraman bu teknoloji ile mücadele halindedir. Bilimkurgu eserlerin çoğu kahramanların teknolojiyi kullanarak karşılaştıkları problemleri nasıl çözdüğü ile ilgilidir. Aksine, siberpunk diyarında birey bu teknoloji ile ters düşer. Asıl problemi teknoloji oluşturur. Siberpunk yazarları daha çok teknolojinin getirdiği olumsuzluklar ve sorunlar üzerinde durur. Yüksek teknoloji ve düşük kalite yaşam kavramlarına dikkat çeker.
  • Bilimkurguya farklı bir boyut kazandıran siberpunk, sadece edebiyat dünyası içinde kalmadı, belli kesimler tarafından benimsenen bir alt kültür, bir hareket halini aldı. Modada ve müzikte de bazı eğilimler siberpunk olarak etiketlendi. Siberpunk konseptleri kendi arasında da bölümlere ayrıldı, alt ekoller ortaya çıktı: steampunk; biyopunk; postsiberpunk gibi.
  • Siberpunk türünün çizgi romanları da yapılmıştır: Red, Akira, Outlanders, V for Vendetta, Those Annoying Post Brothers bazı örneklerdir.
  • Siberpunkın sinemadaki örnekleri arasında ise Yaratık Serisi (1979-2007), Bıçak Sırtı (1982), Terminatör Serisi (1984, 1991,2003,2015), Robocop Serisi (1987’de çekilen ilk filmden sonra iki devam filmi, dört televizyon dizisi, iki çizgi roman, iki çizgi filmi yapıldı), Brezilya (1985), Uçurum (1989), Abraxas (1990), Johnny Mnemonic (1995), Beşinci Element (1997), Yakuza İmparatorluğu (1997), Matrix Serisi (1999-2003), Azınlık Raporu (2002) sayılabilir.
  Adını buhar teknolojisinden alan Steampunk, teknolojik icatlar yapılmasaydı, dünyanın nasıl bir yer olacağını anlatıyor. Arka planında 1800’lü yıllar olan, buhar gücü ile çalışan bir teknolojinin hakim olduğu bir dünyanın anlatımıdır. Fotoğraf: 22dakika.org


Adını buhar teknolojisinden alan Steampunk, teknolojik icatlar yapılmasaydı, dünyanın nasıl bir yer olacağını anlatıyor. Arka planında 1800’lü yıllar olan, buhar gücü ile çalışan bir teknolojinin hakim olduğu bir dünyanın anlatımıdır.
Fotoğraf: 22dakika.org