Etiket arşivi: İnşallah

Şiddet 62| Devlet Şiddeti 8

  • Psikiyatr ve filozof, önemli bir Nazi karşıtı düşünür olan Karl Jaspers’in (1883-1969) öğrencisi, arkadaşı ve izleyicisi Alman siyaset bilimci Hannah Arendt (1906-1975), sıradan insanların gaddarca davranabilme nosyonunu dile getirmek için kötülüğün sıradanlığı terimini yaratmıştır. Eğer kötülük yaygın ve sıradan ise buna ilişkin farkındalık pek yaygın değildir. Nuremberg Duruşmalarında Müttefikler, iki düzine Nazi liderini pek çok psikiyatr ve psikolog aracılığıyla iki yıl boyunca kapsamlı kişisel mülakatlar ve psikolojik testlerle değerlendirmeye tabi tuttular. Bu değerlendirmeler, Nazi liderlerinin, akıl hastası olmayan, zihinsel olarak sağlıklı, normal insanlar olduklarını ortaya koydu. Bu sonuç, Hannah Arendt’in kötülüğün sıradanlığı tezine iyi bir örnektir.
  • En sağlıklı olanların bile içinde pusuda bekleyen bir şiddet vardır. İngiliz İmparatorluğu’na karşı bir eylem aracı olarak kullanılan sivil itaatsizlik, Gandi’nin görüşüne göre, şiddetin tam yokluğu değil, kişinin kullanmayı gayet iyi bildiği askeri taktiklerin reddedilmesi anlamını taşır. Anlamlı karşı çıkış, keyfi şiddete karşı şiddet kullanmama değil, disiplinli şiddet kullanmaya karşı disiplinli şiddet kullanmamadır.
Auschwitz I, Oswiecim (Krakow’un 60 km batısında), Polonya. Kampa gelenlerden her şey toplanıyor, akla gelmez şekillerde değerlendiriliyordu. Kampa gittiğimizde saçlardan dokunmuş kumaş örneği görmüştük. Theodor Adorno, “Auschwitz’ten sonra şiir yazmak barbarlıktır,” dediğinde, bir yandan soykırım sonrası edebiyatın imkansızlığı ve geçersizliğini ifade ediyor ama beri yandan da bu yaşananların yeni sanat türlerini ve dilini dayattığını söylüyordu. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Auschwitz I, Oswiecim (Krakow’un 60 km batısında), Polonya.
Kampa gelenlerden her şey toplanıyor, akla gelmez şekillerde değerlendiriliyordu. Kampa gittiğimizde saçlardan dokunmuş kumaş örneği görmüştük.
Theodor Adorno, “Auschwitz’ten sonra şiir yazmak barbarlıktır,” dediğinde, bir yandan soykırım sonrası edebiyatın imkansızlığı ve geçersizliğini ifade ediyor ama beri yandan da bu yaşananların yeni sanat türlerini ve dilini dayattığını söylüyordu.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Fransız düşünür Michel Foucault’nun (1926-1984) kuramına göre iktidar artık disiplin ve biyo iktidar şeklinde varlık bulmaktadır. Ona göre iktidarın mikro fiziği norm ve alışkanlık oluşturan, niteleyen, ölçen, biçen, derecelendiren süreçlerden oluşur. Biyo iktidar üreme, doğum ve ölüm oranı, sağlık düzeyi, yaşama süresi konusunda müdahaleci önlemlerin alındığı, düzenleyici kontrollerin yapıldığı iktidar teknolojisidir. Foucault, savaşların tüm nüfus/bir halk adına yürütüldüğünü ve bu savaşların bir hükümdar adına yürütülenlerden çok daha fazla öldürücü şiddet ortaya çıkardığını söyler.
  • Modern biyo politiğin en tipik alanı toplama kamplarıdır.
  • Michel Foucault’nun itaatkar bedenler dediği politik şiddet varlığını bedenlerde göstermektedir. İktidarın tüm denetimi bedenlerde okunabilir.
  • Asker bir kişi, bir birey olmaz: tam uyuşum içinde kusursuz bir çekirdeğin bir ögesi olabilir. Bu kusursuz ya da neredeyse kusursuz çekirdeğin harcı düşmanlıktır. Aynı hedefe yönelik ortak bir düşmanlık.
  • “Ordu, kökü olmayanlara kök sunar hep. Yeryüzünün en konuksever kulübüdür, kararsızlıklarını, başarısızlıklarını yerleştirecek bir otel arayanlar için bir günahkarlar sığınağıdır, üstelik herkese açıktır. Başta sudan çıkmış balıklara. Yatacak bir yatak, yemek yiyecek bir masa, çene çalacak bir arkadaş sağlar onlara. En önemlisi, senin yerine karar verir: bugününü düzenler, yarınını hazırlar. Gelecek, bir ikilem olmaktan çıkar orduda. Kışla evin, yurdun olur.” (İnşallah, O. Fallaci)
  • Vietnam’da işkenceciler mahkumlara şöyle diyordu: “Konuşursan, seni şerefinle kurşuna dizeceğim. Konuşmazsan bir kamyon altında ezdireceğim ve sonun onursuz bir ölümle gelecek” diye yazıyor Fallaci, Bir İnsan adlı eserinde.
  • 2005’te Fransız banliyö ayaklanmalarında binlerce araba yandı. Žižek bu tür olayları flaş mob’ların (bir anlık güruh) radikal karşıtları olarak görüyor. Žižek, 1968’i vizyonu olan bir ayaklanma olarak görürken, 2005 olaylarını herhangi bir vizyon iması, protestocuların getirdiği bir talebi olmayan, yalnızca tanınma ısrarı taşıyan bir eylem olarak görüyor ve bu tür hiçbir şey talep etmeyen şiddet içeren protesto eylemlerine protestonun sıfır seviyesi adını veriyor.

 

 

Şiddet Yazı Dizisinin Kaynakları

Yararlanılan Kaynaklar

 

1-Başkalarının Acısına Bakmak, Susan Sontag, Agora Kitaplığı, 2004.

2- Konstantiniyye Oteli, Zülfü Livaneli, Doğan Kitap, 2015.

3- İnşallah, Oriana Fallaci, Can Yayınları,1994.

4- Geldim, Gördüm, Yendim, Peter Jones, Say Yayınları, 2016.

5- Estetiğin Huzursuzluğu, Jacques Ranciere, İletişim Yayınları, 2012.

6- Biz-Melekler ve Canavarlar, Oriana Fallaci, Akyüz Yayınları, 1991.

7- Kimliğim Değil Kendim, Karin Karakaşlı, Granta, Bahar 2013.

8- Mağduriyetten Failliğe Kimlikler, Foti Benlisoy, Granta, Bahar 2013.

9- Bir İnsan, Oriana Fallaci, Altın Kitaplar, 1980.

10- Leon Golub Resimlerinde Bir Tür Bellek Olarak Fotoğrafın Kullanımı, Engin Aslan, İbrahim Yıldız,     İdil Dergisi, Cilt 5, Sayı 21, 2016.

11- Şiddetin Topolojisi, Byung-Chul Han, Metis Yayınları, 2016.

12- Mitolojinin Gücü, Joseph Campbell, MediaCat Kitapları, 2015.

13- Yaşam ve Ölüm Yorgunu, Mo Yan, Can Yayınları, 2015.

14- Fallus’un Anlamı, Jacques Lacan, Afa Yayınları, 1994.

15- Somut Olmayan Kültürel Miras, Baksı Kültür Sanat Vakfı Yayınları, 2015.

16- Şiddetin Yarattığı Travma Nesilden Nesle Geçiyor, Zahawa Solomon, New Scientist, 7 Şubat 2015.

17- Derviş’in Aklı, Prof. Ahmet Dervişoğlu ile Sohbetler; Doğan Cüceloğlu, Remzi Kitabevi, 2016.

18- Bugün Ektiğimiz Şiddeti Yarın Biçeceğiz, Melis Alphan, Hürriyet, 25 Nisan 2016.

19- Şiddetin Bir Nedeni Aidiyet Yitimi, Prof. Dr. Aliye Mavili Aktaş, Hürriyet, 1 Mart 2015.

20- Türkiye Çocuğa Dayağı Neden Açıkça Yasaklamıyor? , Melis Alphan, Hürriyet, 30 Nisan 2016.

21- Şiddet Nereden Kaynaklanır; Nasıl Engellenebilir, Sonraki Kuşaklara Nasıl Yansır? , Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı, Cumhuriyet Bilim Teknik, 6 Mart 2015.

22- Şiddeti Azaltmanın Yolları, Manuel Eisner, New Scientist 7 Şubat 2015.

23-Aktüel Arkeoloji, Mayıs-Haziran 2016.

Erken Neolitik Dönem Avrupa’sında  Şiddetin İzleri.

Yunan Şehir Devletlerinde Politik Kargaşanın Kurbanları.

Ölüm Çukurları Fransa Bergheim’da Şiddet Kurbanları.

Irklar Arası İlk Savaş.

Kutsallaştırılan Şiddet, Murat Nağış.

Nataruk ve Savaşın Tarihöncesi, Marta Mirazon-Lahr.

Haft Tepe, Behzad Mofidi-Nasrabadi.

Tollense Nehri’nde Savaş ve Katliam.

Tarihöncesi Şiddet, Songül Alpaslan Roodenberg.

Hitit Ritüellerinde Şiddetin Kutsallaştırılması, Sevgül Çilingir Cesur.

Asur’da Despotik İktidarın Politik Şiddeti, Hakan Daloğlu.

Uygar  Dünyada Şiddetin Nesnesi Kadın, İsmail Gezgin.

Antik Yunan’da Atletik Şiddet, Donald G. Kyle.

Ölümüne Savaş Gladyatörler, David Potter.

Keçi Türküsündeki   Şiddet, İsmail Gezgin.

24- Mizojini, Jack Holland, İmge Kitabevi, 2016.

25- Büyülü Gerçekçiliğin Babası, Celal Üster, Radikal Kitap 27 Mayıs 2005.

26- 2016’nın Utanç Raporu, Hürriyet Gazetesi, 3 Ocak 2017.

27- Birinci Sınıf Delilik, Nassır Ghaemi, İthaki Yayınları, 2016.

28- Birkaç Söz, Hamit Dereli, Ankara Anıtı, Cumhuriyet Yayınları, 1999.

29- Ankara Anıtı Üzerine, Remzi Oğuz Arık, Ankara Anıtı, Cumhuriyet Yayınları, 1999.

30- Ankara Anıtı, Augustus, Cumhuriyet Yayınları, 1999.

31- İşle Hayatı Dengelemenin Yolları, Patrick Özdemiroğlu, Hürriyet, 7 Ocak 2017.

32- Paradaki Kadın Resminden Kriz Çıktı, Cumhuriyet Gazetesi, 5 Ocak 2017.

33- Yahudiler, Dünya ve Para, Jacques Attali, Kırmızı Kedi Yayınevi, 2009.

34- Altın Dal, Cilt 1, James G. Frazer, Payel Yayınları, 1991.

35- Altın Dal, Cilt 2, James G. Frazer, Payel Yayınları, 1991.

36- Benim Hüzünlü Orospularım, Eda Keskin, Ünlem, Ocak Şubat 2006.

37- G. , John Berger, Metis Yayınları, 2013.

38- Düşman Yaratmak, Umberto Eco, Doğan Kitap, 2014.

39- Yaşam ve Yazgı, Vasili Grossman, 2. Kitap, Can Yayınları, 2012.

40- Şiddet Üzerine, Hannah Arendt, Cogito, Sayı 6-7 Kış-Bahar 1996.

41- Kıbrıs Baharı, Verda Özer, Hürriyet, 14 Ocak 2017.

42- Ortaçağ Yazıları, Betül Çotuksöken, Notos Kitap, 2011.

43- Mozart Bir Yaşam Öyküsü, Aydın Büke, Dünya Kitapları, 2006.

44- Karşı Kültürün Temelleri, Kenneth Rexroth, SUB Yayımları, 2016.

45 -http://www.cam.ac.uk/research/news/evidence-of-a-prehistoric-massacre-extends-the-history-of-warfare

46- http://discovermagazine.com/2016/sept/10-paradise-lost

47- Nazilerin Kaçırdığı Çocuklara Ne Oldu?, Yenal Bilgici, Hürriyet, 27 Kasım 2016.

48- Hitler’in Unutulan Çocukları, Ingrid von Oelhafen, Beyaz Baykuş Yayınları, 2016.

49- Türkiye Eskisinden Daha Açık, Daron Acemoğlu, Hürriyet, 27 Kasım 2016.

50- Mitlerin Kısa Tarihi, Karen Armstrong, Merkez Kitaplar, 2005.

51- Çizgilerle Ekonomi, RIUS, Yordam Kitap, 2016.

52- Atasözleri Sözlüğü, Ömer Asım Aksoy, İnkilap Kitabevi, 1995.

53- Deyimler Sözlüğü, Ömer Asım Aksoy, İnkilap Kitabevi, 1995.

54- Ulusların Düşüşü, Daron Acemoğlu, James A. Robinson, Doğan Kitap, 2013.

55- Son Büyük Devrim, Robin Wright, Doğan Kitap, 2001.

56- Aklın Sol Yarısı, Razmig Keucheyan, İletişim Yayınları, 2016.

57- Ritüelden Drama, Metin And, YKY, 2002.

58- Kimlikli Bedenler, Ahu Antmen, Sel Yayıncılık, 2014.

59- Mitoloji Sözlüğü, Azra Erhat, Remzi Kitabevi, 1993.

60- Ben ve O, Sigmund Freud, Telos Yayınevi, 2013.

61- Dünya Vatandaşlığı Enternasyonali, Hıfzı Topuz, Adam Sanat, 2003.

62- Kültür, Demokrasi Modelleri ve Evrensellik, Hıfzı Topuz, Adam Sanat, 2003.

63- Pax Americana’nın Sonu Geldi, Prof. Dr. Ayhan Kaya, Radikal Kitap, 12 Ekim 2001.

64- İngiliz Kültürel Çalışmaları, Graeme Turner, Heretik Yayınları, 2015.

65- Ebedi Dönüş Mitosu, Mircea Eliade, İmge Kitabevi, 1994.

66- Ölümcül Kimlikler, Amin Maalouf, YKY, 2000.

67- Cinsel Kimliklerin Sonu, Judith Butler, Aklın Sol Yarısı, İletişim Yayınları, 2016.

68- Yerel(sel)leşme, Jacques Sapir, Epos Yayınları, 2012.

69- Küçük Farklılıklar, Grayson Perry, Pera Müzesi Süreli Sergi Kataloğu, 2015.

70- Kültür, Ed: John Brockman, Alfa Bilim, 2012.

71- Dünyanın Sürekliliği ve Sanat Yapıtı, Hannah Arendt, ed: Beatrice Lenoir, YKY, 2003.

72- Gündelik Yaşamda Avrupalı Müslümanlar, Nilüfer Göle, Metis Yayınları, 2015.

73- Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri, Amin Maalouf, Telos Yayıncılık, 1998.

74- Yabancı, Derleyen Levent Ünsaldı, Heretik Yayınları, 2016.

Takdim, Levent Ünsaldı.

Yabancı, Georg Simmel, 1971.

Etnik İlişkiler Üzerine Çalışmalar, Everett C. Hughes, 1948 ve 2009.

Başarılı Bir İtibarsızlaştırma Töreninin Koşulları, Harold Garfinkel, 1956.

75- “Hıristiyan Türkler”  ve Papa Eftim, Foti ve Stefo Benlisoy, İstos Yayın, 2016.

76- Körü Körüne İnanç, Vamık D. Volkan, Okuyan Us Yayın, 2005.

77- http://www. Ozethaberoku.com/Sürrealliğin Sınırlarını Zorlayan Türkiye’de Çekilmiş Birbirinden Anlamsız 32 Fotoğraf

78- Medeniyet, Kültür, Sanat; Gündüz Vassaf, İletişim Yayınları, 2014.

79- Ainular Ortaya Çıktı, Hürriyet Gazetesi, 06 Haziran 2008.

80- Trumputin, Verda Özer, Hürriyet Gazetesi, 21.02.2017.

81- Her Şey Satılık, James Ridgeway, Metis Yayınları, 2017.

82- Katmandu’da Ev Hali, Elif Köksal, Metis Yayıncılık, 2013.

83- Dünyayı Değiştiren Şirket, Nick Robins, h2o Kitap, 2017.

84- Ulusların Zenginliği ve Uygarlığı-Eğitim Boyutu, Oktay Yenal, İş Bankası Kültür Yayınları, 1999.

85- https://basedistanbul.com/sarp-kerem-yavuz.html

86- Düşmanlığın Faydaları, Wilhelm Schmid, İletişim Yayınları, 2017.

 

87- Tek Adamın Gerilim Stratejisi, Nilgün Cerrahoğlu, Cumhuriyet, 6 Nisan 2017.

88- Yeni Bir Erdem ve Bağımlılık Olarak Sağlık, Banu Tuna, Kitap Sanat, 17 Mart 2017.

89- Sağlığa Karşı, Haz.: Jonathan M. Metzl, Anna Kirkland, YKY, 2017.

90- Kadına Yönelik Şiddetin En Ağır Biçimi: Namus Cinayetleri; Naile Bilgili, Gülşen Vural, e-dergi.atauni.edu.tr, 2011.

91- Aile Kurumu Çerçevesinde Töre ve Namus Cinayetleri; Berivan Vargün, Üzeyir Tekin, Muhafazakar Düşünce Dergisi,  academia.edu, 2012.

92- Yemen’de Arap Baharı, Mehmet Salih Gün, Yasama Dergisi, Sayı 22, 2012.

93- Kitap Yakmanın Tarihi, Lucien X. Polastron, Everest Yayınları, 2015.

94- Bir Kitap Elifbası Denemesi (VI), Enis Batur, Cumhuriyet Kitap, 13 Nisan 2017.

95- Bilgiye Boğulmak: Aşırı Bilgi İle Nasıl Baş Ederiz?, Cumhuriyet Bilim Teknik, 5 Aralık 2014.

96- Okumalar Okuması, Alberto Manguel, YKY, 2013.

97- Eski İsrail’de Kadın, Şeyma Ay Arçın, Ayışığı Kitapları, 2017.

98- Musa ve Yahudilik, Hayrullah Örs, Remzi Kitabevi, 2000.

99- Dünya Trump’a mı Kalacak-Tek Adam Çıkmazı, Osman Ulagay, Doğan Kitap, 2017.

100- Jivago Vakası; Peter Finn, Petra Couvée, YKY, 2017.

101- Modernizmin Karanlık Yüzü: Risk Toplumu, Suat Soydemir, Sosyal ve Beşeri Bilimler Dergisi, Cilt 3, No 2, 2011 (Online).

102- Erotizm Bitti mi?, Ali Tufan Koç, Tempo, Kasım 2015.

103- Pornografi ve Müstehcenlik, D. H. Lawrence, Fabula Kitap, 2015.

104- Beş Ahlak Yazısı, Umberto Eco, Can Yayınları, 2014.

105- Brillo Kutusu, Arthur Danto, Ayrıntı Yayınları, 2016.

 

 

 

Roman 1

“Roman gerçekle düşü, diyalektikle şiiri, düşünceyle duyguyu aynı zamanda içine koyabileceğin bir kaptır. Bütün bu ögelerin karışımı, gerçek gerçeklikten daha gerçek bir gerçeklik yaratır. Yeniden yaratılan, evrensel kılınan, herkesin özdeşleştiği, herkesin kendisini bulduğu bir gerçeklik. Roman, insanı hiçbir zaman dışlamaz. Ne anlatırsa anlatsın, olay nerede ne zaman geçerse geçsin, roman insanları anlatır. İnsanları.”

İnşallah, Oriana Fallaci, Can Yayınları, 1994.

Umberto Eco :” Romanın üç büyük uygarlığı hiç şüphe yok ki Fransa, İngiltere ve Rusya’dır. “Burjuva” denen modern roman, İngiltere’de son derece özel ekonomik şartlarda doğdu. Yazarlar, daima seyahatte olan tüccarların veya denizcilerin karıları için romanlar yazdılar, okumayı bilen ve buna vakti olan kadınlar için. Ama aynı zamanda bu kadınların oda hizmetçileri için de yazdılar, her ikisinin de geceleyin okumak için ellerinin altında mum olurdu. Burjuva romanı ticarete dayalı bir ekonomi bağlamında doğdu ve esas olarak kadınlara hitap etti. “ Kitaplardan Kurtulabileceğinizi Sanmayın, Umberto Eco ve Jean-Claude Carriére, Can Yayınları, 2010.

Umberto Eco :” Romanın üç büyük uygarlığı hiç şüphe yok ki Fransa, İngiltere ve Rusya’dır. “Burjuva” denen modern roman, İngiltere’de son derece özel ekonomik şartlarda doğdu. Yazarlar, daima seyahatte olan tüccarların veya denizcilerin karıları için romanlar yazdılar, okumayı bilen ve buna vakti olan kadınlar için. Ama aynı zamanda bu kadınların oda hizmetçileri için de yazdılar, her ikisinin de geceleyin okumak için ellerinin altında mum olurdu. Burjuva romanı ticarete dayalı bir ekonomi bağlamında doğdu ve esas olarak kadınlara hitap etti. “
Kitaplardan Kurtulabileceğinizi Sanmayın, Umberto Eco ve Jean-Claude Carriére, Can Yayınları, 2010.

 

 

Hemingway

Üniversite mezunu olmayan Ernest Hemingway, Ezra Pound, Gertrude Stein, T. S. Eliot, e. e. Cummings, John Dos Passos, William Faulkner ve F. Scott Fitzgerald ile The Lost Generation (Kayıp Kuşak) yazarları arasında sayılır. Hemingway’in 1923 yılına ait pasaport resmi.

Üniversite mezunu olmayan Ernest Hemingway, Ezra Pound, Gertrude Stein, T. S. Eliot, e. e. Cummings, John Dos Passos, William Faulkner ve F. Scott Fitzgerald ile The Lost Generation (Kayıp Kuşak) yazarları arasında sayılır.
Hemingway’in 1923 yılına ait pasaport resmi.

“Hep Hemingway’in yüzündendi, kör olası Hemingway’in erkeklik, yiğitlik palavralarının ve yazarın dostu olup, onu ciddiye alan, herkesi yazdıklarını okumaya zorlayan dedesinin yüzündendi……Yazarları ciddiye almak yanlıştı. Gevezelik etmiş olmak için, güzel sözcükleri peş peşe sıralamak için konuşuyor, her türlü boş lafın basılınca genelgeçer bir gerçeklik kazandığını bildiklerinden, basılı sayfalardan yararlanıyorlardı. Hemingway’in kitaplarını okumaktan başka bir günah işlememiş ve varlıklı bir Venedikli olmanın değerini bilmeyen on dokuz yaşındaki bir delikanlıydı.

……

“Beyrut’ta ne işimiz var, niye geldik buraya? Sen biliyor musun?”

“Elbette biliyorum, Hemingway’in yüzünden. Burada olmamın nedeni Hemingway!”

“Hemingway mi, boğaları yazan, ağzına kurşun sıkan yazar mı?”

“Ta kendisi. Her işin başı o.”

“Ölmedi mi?”

“Ölsün, ne çıkar? Kitapları aracılığıyla gönderdi beni. Celp teskeresi geldiğinde Çanlar Kimin İçin Çalıyor’ u okuyordum. “

“Çanlar Kimin İçin Çalıyor’ da ne anlatıyor?”

“Her zaman anlattıklarını. Savaşın insanı adam ettiğini söylüyor. Çünkü savaşta korkuyla, ölümle burun buruna gelindiğini, erkeklik sınavı verildiğini söylüyor…Doğru muydu bunlar, öğrenmek istiyordum. Hemingway on sekizinde savaşa gitmişti. Oysa ben on dokuzuma basmıştım. Gitmek istiyordum, korkuyla, ölümle burun buruna gelmek, erkeklik sınavı vermek, adam olmak, kimliğimi anlamak istiyordum.”

“Anladım! Ne öğrendin peki?”

“Acı çekmekten hoşlanmadığımı öğrendim, korkuyu, ölümü sevmediğimi öğrendim.”

 

İnşallah, Oriana Fallaci, Can Yayınları, 1994.

 

 

Oriana Fallaci’ye Göre Yazar 2

“Yavaş yavaş bir hapishaneye, bir işkence hücresine dönüşen bir odanın dayanılmaz yalnızlığıdır yazarlık.

Size alay ederek bakan bomboş sayfanın korkusudur.

Bulamadığınız, bulsanız da yanındaki sözcüğe uymayan sözcüğün azabıdır. Aksayan cümlenin, tutmayan ölçünün, durmayan yapının, sırıtan sayfanın, kaldırıp atıp, sözcükler Tantalos’un aç ağzından kaçışan besinlere benzeyinceye dek yeniden yazacağınız, yazacağınız, yazacağınız bölümün çilesidir.

Güneşten, maviden, yürümek, gezmek, yalnızca kafanızı ve ellerinizi değil vücudunuzun tümünü kullanmak keyfinden vazgeçmektir. Bir keşişlik disiplini, bir kahramanlık çilesi, bir mazohizmdir, insanın kendine karşı işlediği ve yasalarca tıpkı öbür suçlar gibi cezalandırılması gereken bir suçtur.

Yazmak insanı hasta eder, yıkar. Bombalardan daha çok ölüme yol açar. Ama bu gebelik bana bir mutluluk olanağı sağlıyor.”

 

İnşallah, Oriana Fallaci, Can Yayınları, 1994.