Etiket arşivi: İmge Kitabevi

Bir Dahi – BORIS VIAN 3

Fotoğraf: Wrong Side of the Art

Fotoğraf: Wrong Side of the Art

Mezarlarınıza Tüküreceğim, 1946 yılında yayınlandı. 1949 yılında ahlaki değerlere hakaret ve ırk ayrımcılığının yarattığı şiddetin teşhir edilmesi gerekçesiyle yasaklandı. 2000’li yıllara varana kadar Türkiye’de de sansürlendi. Üstelik yalnızca ırksal değil, sınıfsal gönderme de söz konusuydu. Sert ifadeler kullanarak anlattığı “beyaz görünümlü zenci” ironisi, kültür ve ideolojiye dönüktü. Açılan davada para cezasına çarptırıldı. Roman daha sonra çok satanlar listesine girdi. Eseri sahneye uyarladı, başarılı olamadı. Eser, filme çekildi. Michel Gast’ın yönettiği filmin romana uygun çekilmesi için mücadele etti, yapımcıları ikna edemedi. Bir söylentiye göre adının jenerikten çıkartılmasını istedi. Filmin 1959’daki galasında fenalaştı, hastaneye kaldırıldı, hastanede kalp krizinden öldü. Eser 1978 yılında yönetmen Meir Zarchi tarafından yeniden filme çekildi. 2010’da ve 2013 yılında devam filmi Steven R. Monroe tarafından, 2015’te ise ikinci devam filmi  R.D. Braunstein tarafından sinemaya aktarıldı.

Fotoğraf: Çiçek Resimleri

Fotoğraf: Çiçek Resimleri

Günlerin Köpüğü adlı romanını 25 yaşında, iki günde yazdı.

Önsözünde, her şekilde ve bütün güzel kızlarla sevişmek ve Duke Ellington’ın müziği hariç her şeyin ortadan kalkması gerektiğini, çünkü geri kalan her şeyin çirkin olduğunu yazdı.

“Hikayem güçlüdür, çünkü yaşanmış bir olayı anlatır. Yaşanmış bir olaydır, çünkü başından sonuna kadar ben düşündüm bunu,” diye yazar.

Zaman içinde kült mertebesine erişen eserin 1968 yılında Charles Belmont‘un yönettiği filmi çekildi; 1981’de Rus besteci Edison Denisov tarafından operaya uyarlandı; 2001 yılında kadın kahramanı Chloé’nin adıyla bir Japon uyarlaması olarak Berlin Film Festivali’ne katıldı. 2013 yılında Michel Gondry Günlerin Köpüğü’nü tekrar beyazperdeye taşıdı. Chloé’yi Audrey Tautou, Colin’i Romain Duris canlandırdı.

 

Yararlanılan Kaynaklar

  • Günlerin Köpüğü, Boris Vian, e Yayınları, 1991.
  • İmparatorluk Kuranlar, Boris Vian, Mitos/Boyut, 2008.
  • Savrulan Otlar Arasında, Boris Vian, İmge Kitabevi, 2009.
  • Mezarlarınıza Tüküreceğim, Boris Vian, İthaki Yayınları, 2002.
  • Boris Vian’ın Paralel Hayatları, Metin Celal, Cumhuriyet Kitap, 23 Mayıs 2013.
  • Ölmek İçin En Harikulade Zaman, Perihan Özcan, Radikal Kitap, 31 Mayıs 2013.
  • Günler Yeterince Köpürmemiş, Uğur Vardan, Radikal Kitap, 31 Mayıs 2013.
  • Boris Vian 68’i Erken Yaşadı, A. Ömer Türkeş, Radikal Kitap, 22 Mart 2002.
  • Alaycı, Öfkeli Bir Asiydi…Hepsi Bu, Abidin Parıltı/Yosun Karaca, Radikal Kitap, 25 Ağustos 2006.
  • Büyük Tımarhanedeki Trompet Sesi, Ali Bulunmaz, Cumhuriyet Kitap, 24 Mayıs, 2012.
  • Yükseliş, Nereye Kadar, Ayberk Erkay, İmparatorluk Kuranlar, Mitos/Boyut, 2008.

 

Şiddet Yazı Dizisinin Kaynakları

Yararlanılan Kaynaklar

 

1-Başkalarının Acısına Bakmak, Susan Sontag, Agora Kitaplığı, 2004.

2- Konstantiniyye Oteli, Zülfü Livaneli, Doğan Kitap, 2015.

3- İnşallah, Oriana Fallaci, Can Yayınları,1994.

4- Geldim, Gördüm, Yendim, Peter Jones, Say Yayınları, 2016.

5- Estetiğin Huzursuzluğu, Jacques Ranciere, İletişim Yayınları, 2012.

6- Biz-Melekler ve Canavarlar, Oriana Fallaci, Akyüz Yayınları, 1991.

7- Kimliğim Değil Kendim, Karin Karakaşlı, Granta, Bahar 2013.

8- Mağduriyetten Failliğe Kimlikler, Foti Benlisoy, Granta, Bahar 2013.

9- Bir İnsan, Oriana Fallaci, Altın Kitaplar, 1980.

10- Leon Golub Resimlerinde Bir Tür Bellek Olarak Fotoğrafın Kullanımı, Engin Aslan, İbrahim Yıldız,     İdil Dergisi, Cilt 5, Sayı 21, 2016.

11- Şiddetin Topolojisi, Byung-Chul Han, Metis Yayınları, 2016.

12- Mitolojinin Gücü, Joseph Campbell, MediaCat Kitapları, 2015.

13- Yaşam ve Ölüm Yorgunu, Mo Yan, Can Yayınları, 2015.

14- Fallus’un Anlamı, Jacques Lacan, Afa Yayınları, 1994.

15- Somut Olmayan Kültürel Miras, Baksı Kültür Sanat Vakfı Yayınları, 2015.

16- Şiddetin Yarattığı Travma Nesilden Nesle Geçiyor, Zahawa Solomon, New Scientist, 7 Şubat 2015.

17- Derviş’in Aklı, Prof. Ahmet Dervişoğlu ile Sohbetler; Doğan Cüceloğlu, Remzi Kitabevi, 2016.

18- Bugün Ektiğimiz Şiddeti Yarın Biçeceğiz, Melis Alphan, Hürriyet, 25 Nisan 2016.

19- Şiddetin Bir Nedeni Aidiyet Yitimi, Prof. Dr. Aliye Mavili Aktaş, Hürriyet, 1 Mart 2015.

20- Türkiye Çocuğa Dayağı Neden Açıkça Yasaklamıyor? , Melis Alphan, Hürriyet, 30 Nisan 2016.

21- Şiddet Nereden Kaynaklanır; Nasıl Engellenebilir, Sonraki Kuşaklara Nasıl Yansır? , Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı, Cumhuriyet Bilim Teknik, 6 Mart 2015.

22- Şiddeti Azaltmanın Yolları, Manuel Eisner, New Scientist 7 Şubat 2015.

23-Aktüel Arkeoloji, Mayıs-Haziran 2016.

Erken Neolitik Dönem Avrupa’sında  Şiddetin İzleri.

Yunan Şehir Devletlerinde Politik Kargaşanın Kurbanları.

Ölüm Çukurları Fransa Bergheim’da Şiddet Kurbanları.

Irklar Arası İlk Savaş.

Kutsallaştırılan Şiddet, Murat Nağış.

Nataruk ve Savaşın Tarihöncesi, Marta Mirazon-Lahr.

Haft Tepe, Behzad Mofidi-Nasrabadi.

Tollense Nehri’nde Savaş ve Katliam.

Tarihöncesi Şiddet, Songül Alpaslan Roodenberg.

Hitit Ritüellerinde Şiddetin Kutsallaştırılması, Sevgül Çilingir Cesur.

Asur’da Despotik İktidarın Politik Şiddeti, Hakan Daloğlu.

Uygar  Dünyada Şiddetin Nesnesi Kadın, İsmail Gezgin.

Antik Yunan’da Atletik Şiddet, Donald G. Kyle.

Ölümüne Savaş Gladyatörler, David Potter.

Keçi Türküsündeki   Şiddet, İsmail Gezgin.

24- Mizojini, Jack Holland, İmge Kitabevi, 2016.

25- Büyülü Gerçekçiliğin Babası, Celal Üster, Radikal Kitap 27 Mayıs 2005.

26- 2016’nın Utanç Raporu, Hürriyet Gazetesi, 3 Ocak 2017.

27- Birinci Sınıf Delilik, Nassır Ghaemi, İthaki Yayınları, 2016.

28- Birkaç Söz, Hamit Dereli, Ankara Anıtı, Cumhuriyet Yayınları, 1999.

29- Ankara Anıtı Üzerine, Remzi Oğuz Arık, Ankara Anıtı, Cumhuriyet Yayınları, 1999.

30- Ankara Anıtı, Augustus, Cumhuriyet Yayınları, 1999.

31- İşle Hayatı Dengelemenin Yolları, Patrick Özdemiroğlu, Hürriyet, 7 Ocak 2017.

32- Paradaki Kadın Resminden Kriz Çıktı, Cumhuriyet Gazetesi, 5 Ocak 2017.

33- Yahudiler, Dünya ve Para, Jacques Attali, Kırmızı Kedi Yayınevi, 2009.

34- Altın Dal, Cilt 1, James G. Frazer, Payel Yayınları, 1991.

35- Altın Dal, Cilt 2, James G. Frazer, Payel Yayınları, 1991.

36- Benim Hüzünlü Orospularım, Eda Keskin, Ünlem, Ocak Şubat 2006.

37- G. , John Berger, Metis Yayınları, 2013.

38- Düşman Yaratmak, Umberto Eco, Doğan Kitap, 2014.

39- Yaşam ve Yazgı, Vasili Grossman, 2. Kitap, Can Yayınları, 2012.

40- Şiddet Üzerine, Hannah Arendt, Cogito, Sayı 6-7 Kış-Bahar 1996.

41- Kıbrıs Baharı, Verda Özer, Hürriyet, 14 Ocak 2017.

42- Ortaçağ Yazıları, Betül Çotuksöken, Notos Kitap, 2011.

43- Mozart Bir Yaşam Öyküsü, Aydın Büke, Dünya Kitapları, 2006.

44- Karşı Kültürün Temelleri, Kenneth Rexroth, SUB Yayımları, 2016.

45 -http://www.cam.ac.uk/research/news/evidence-of-a-prehistoric-massacre-extends-the-history-of-warfare

46- http://discovermagazine.com/2016/sept/10-paradise-lost

47- Nazilerin Kaçırdığı Çocuklara Ne Oldu?, Yenal Bilgici, Hürriyet, 27 Kasım 2016.

48- Hitler’in Unutulan Çocukları, Ingrid von Oelhafen, Beyaz Baykuş Yayınları, 2016.

49- Türkiye Eskisinden Daha Açık, Daron Acemoğlu, Hürriyet, 27 Kasım 2016.

50- Mitlerin Kısa Tarihi, Karen Armstrong, Merkez Kitaplar, 2005.

51- Çizgilerle Ekonomi, RIUS, Yordam Kitap, 2016.

52- Atasözleri Sözlüğü, Ömer Asım Aksoy, İnkilap Kitabevi, 1995.

53- Deyimler Sözlüğü, Ömer Asım Aksoy, İnkilap Kitabevi, 1995.

54- Ulusların Düşüşü, Daron Acemoğlu, James A. Robinson, Doğan Kitap, 2013.

55- Son Büyük Devrim, Robin Wright, Doğan Kitap, 2001.

56- Aklın Sol Yarısı, Razmig Keucheyan, İletişim Yayınları, 2016.

57- Ritüelden Drama, Metin And, YKY, 2002.

58- Kimlikli Bedenler, Ahu Antmen, Sel Yayıncılık, 2014.

59- Mitoloji Sözlüğü, Azra Erhat, Remzi Kitabevi, 1993.

60- Ben ve O, Sigmund Freud, Telos Yayınevi, 2013.

61- Dünya Vatandaşlığı Enternasyonali, Hıfzı Topuz, Adam Sanat, 2003.

62- Kültür, Demokrasi Modelleri ve Evrensellik, Hıfzı Topuz, Adam Sanat, 2003.

63- Pax Americana’nın Sonu Geldi, Prof. Dr. Ayhan Kaya, Radikal Kitap, 12 Ekim 2001.

64- İngiliz Kültürel Çalışmaları, Graeme Turner, Heretik Yayınları, 2015.

65- Ebedi Dönüş Mitosu, Mircea Eliade, İmge Kitabevi, 1994.

66- Ölümcül Kimlikler, Amin Maalouf, YKY, 2000.

67- Cinsel Kimliklerin Sonu, Judith Butler, Aklın Sol Yarısı, İletişim Yayınları, 2016.

68- Yerel(sel)leşme, Jacques Sapir, Epos Yayınları, 2012.

69- Küçük Farklılıklar, Grayson Perry, Pera Müzesi Süreli Sergi Kataloğu, 2015.

70- Kültür, Ed: John Brockman, Alfa Bilim, 2012.

71- Dünyanın Sürekliliği ve Sanat Yapıtı, Hannah Arendt, ed: Beatrice Lenoir, YKY, 2003.

72- Gündelik Yaşamda Avrupalı Müslümanlar, Nilüfer Göle, Metis Yayınları, 2015.

73- Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri, Amin Maalouf, Telos Yayıncılık, 1998.

74- Yabancı, Derleyen Levent Ünsaldı, Heretik Yayınları, 2016.

Takdim, Levent Ünsaldı.

Yabancı, Georg Simmel, 1971.

Etnik İlişkiler Üzerine Çalışmalar, Everett C. Hughes, 1948 ve 2009.

Başarılı Bir İtibarsızlaştırma Töreninin Koşulları, Harold Garfinkel, 1956.

75- “Hıristiyan Türkler”  ve Papa Eftim, Foti ve Stefo Benlisoy, İstos Yayın, 2016.

76- Körü Körüne İnanç, Vamık D. Volkan, Okuyan Us Yayın, 2005.

77- http://www. Ozethaberoku.com/Sürrealliğin Sınırlarını Zorlayan Türkiye’de Çekilmiş Birbirinden Anlamsız 32 Fotoğraf

78- Medeniyet, Kültür, Sanat; Gündüz Vassaf, İletişim Yayınları, 2014.

79- Ainular Ortaya Çıktı, Hürriyet Gazetesi, 06 Haziran 2008.

80- Trumputin, Verda Özer, Hürriyet Gazetesi, 21.02.2017.

81- Her Şey Satılık, James Ridgeway, Metis Yayınları, 2017.

82- Katmandu’da Ev Hali, Elif Köksal, Metis Yayıncılık, 2013.

83- Dünyayı Değiştiren Şirket, Nick Robins, h2o Kitap, 2017.

84- Ulusların Zenginliği ve Uygarlığı-Eğitim Boyutu, Oktay Yenal, İş Bankası Kültür Yayınları, 1999.

85- https://basedistanbul.com/sarp-kerem-yavuz.html

86- Düşmanlığın Faydaları, Wilhelm Schmid, İletişim Yayınları, 2017.

 

87- Tek Adamın Gerilim Stratejisi, Nilgün Cerrahoğlu, Cumhuriyet, 6 Nisan 2017.

88- Yeni Bir Erdem ve Bağımlılık Olarak Sağlık, Banu Tuna, Kitap Sanat, 17 Mart 2017.

89- Sağlığa Karşı, Haz.: Jonathan M. Metzl, Anna Kirkland, YKY, 2017.

90- Kadına Yönelik Şiddetin En Ağır Biçimi: Namus Cinayetleri; Naile Bilgili, Gülşen Vural, e-dergi.atauni.edu.tr, 2011.

91- Aile Kurumu Çerçevesinde Töre ve Namus Cinayetleri; Berivan Vargün, Üzeyir Tekin, Muhafazakar Düşünce Dergisi,  academia.edu, 2012.

92- Yemen’de Arap Baharı, Mehmet Salih Gün, Yasama Dergisi, Sayı 22, 2012.

93- Kitap Yakmanın Tarihi, Lucien X. Polastron, Everest Yayınları, 2015.

94- Bir Kitap Elifbası Denemesi (VI), Enis Batur, Cumhuriyet Kitap, 13 Nisan 2017.

95- Bilgiye Boğulmak: Aşırı Bilgi İle Nasıl Baş Ederiz?, Cumhuriyet Bilim Teknik, 5 Aralık 2014.

96- Okumalar Okuması, Alberto Manguel, YKY, 2013.

97- Eski İsrail’de Kadın, Şeyma Ay Arçın, Ayışığı Kitapları, 2017.

98- Musa ve Yahudilik, Hayrullah Örs, Remzi Kitabevi, 2000.

99- Dünya Trump’a mı Kalacak-Tek Adam Çıkmazı, Osman Ulagay, Doğan Kitap, 2017.

100- Jivago Vakası; Peter Finn, Petra Couvée, YKY, 2017.

101- Modernizmin Karanlık Yüzü: Risk Toplumu, Suat Soydemir, Sosyal ve Beşeri Bilimler Dergisi, Cilt 3, No 2, 2011 (Online).

102- Erotizm Bitti mi?, Ali Tufan Koç, Tempo, Kasım 2015.

103- Pornografi ve Müstehcenlik, D. H. Lawrence, Fabula Kitap, 2015.

104- Beş Ahlak Yazısı, Umberto Eco, Can Yayınları, 2014.

105- Brillo Kutusu, Arthur Danto, Ayrıntı Yayınları, 2016.

 

 

 

Sanat ve Edebiyatta Labirent

Giovanni Battista Piranesi’nin 1749-50 yıllarında yaptığı Carceri d´invenzione gravürlerinden birinde bir labirent mekan. İtalyan bir kontun, bu çizimlerden esinlenerek kendisine fantastik bir şato yaptırdığı, çıkmazlar, geçilmesi zor yerler, dönüp dolaşıp aynı yere çıkan koridorlarla evini bir labirente dönüştürdüğü, uşaklar kendisine çok güç ulaştığı için odasında ölüsünün günler sonra bulunduğu söylenir. Fotoğraf: sala17.wordpress.com

Giovanni Battista Piranesi’nin 1749-50 yıllarında yaptığı Carceri d´invenzione gravürlerinden birinde bir labirent mekan.
İtalyan bir kontun, bu çizimlerden esinlenerek kendisine fantastik bir şato yaptırdığı, çıkmazlar, geçilmesi zor yerler, dönüp dolaşıp aynı yere çıkan koridorlarla evini bir labirente dönüştürdüğü, uşaklar kendisine çok güç ulaştığı için odasında ölüsünün günler sonra bulunduğu söylenir.
Fotoğraf: sala17.wordpress.com

  •   Labirent, düşsel ve büyülü bir mekan olduğu için sanatçıları her devirde kendisine çekmiştir.
  • Yalınlık yanlısı Le Corbusier, Hausmann ve Mies van der Rohe labirentten nefret ederken, Gaudi, Dekonstruktivistler ile Post Modernistler labirente yakınlık duyar.
  • Ahmet Hamdi Tanpınar, Acıbadem’deki Köşk adlı öyküsünde anlattığı evin merdivenleri bir labirenttir.
  • Marcel Proust’un, James Joyce’un, eserlerinde labirent kurgulardan bahsedebiliriz.
  • Labirent, Jorge Louis Borges’in kullanmayı çok sevdiği temalardan biridir.
  • Umberto Eco, Gülün Adı’ndaki manastır kütüphanesini bir labirent olarak tasarlamıştır. Eco, kitapların labirentini tasarlarken Santarcangelli’nin labirentler hakkında bilgi veren araştırmasından yararlandığını, buna rağmen labirentin tasarımının iki-üç ay sürdüğünü açıklamıştır.
  • Lawrence Durrell, Labirent adlı romanında bizi Girit’teki labirente hapseder.
  • Jacques Attali, Bilgeliğin Yolları-Labirent Kitabı adlı eserinde, insanın her labirentin çıkışında, hep başka bir labirent bulduğunu öne sürer. Ayrıca, insanların genellikle sağa dönmeye daha yatkın oldukları, bu nedenle de çıkmazların daha çok o yöne konulması gibi labirent çizmenin püf noktalarıyla ilgili bilgiler verir. Attali ayrıca, bir kitabı açmanın bir labirente girmeye, o kitabı okumanın ise bir labirenti geçmeye benzediğini söyler.
  • El laberinto de la Soledad, Yalnızlık Dolambacı adlı eserinde, kendi kültürünün bilinçaltı katmanlarını ve insan yalnızlığının evrensel gizini araştıran, kendisi de İspanyol ve yerli kanı taşıyan bir mestizo olduğu için bu labirentin çıkmazlarını iyi bilen Octavio Paz, 1990 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü almadan önce, Batı dünyasının yazın ve düşün çevreleri tarafından, bu ilk büyük eseri ile, çağdaş Latin düşüncesinin en güçlü belgeselini yazmış sayılmıştır. Dilimize önce Cem, sonra Can Yayınları tarafından kazandırılmış bu eser için 1978 yılında Bozkurt Güvenç, “bize, bizi anlatan bir kitap” değerlendirmesini yapmıştı.
  • Aslı Erdoğan, Kırmızı Pelerinli Kent adlı eserinde Rio’yu, ikiden fazla boyutta, hem zamanda, hem uzamda iç içe geçmiş bir labirentler dizisi olarak tanımlar.
  • Franz Kafka, Yuva adlı uzun öyküsünde, tuhaf bir hayvanın kendisine yeraltında bir labirent-yuva yapışını anlatır.
  • Michel Foucault’ya göre labirent, içinde kaybolunan değil, içinden her zaman kaybolunmuş olarak çıkılan yerdir.
  • Minimalist sanatçı Robert Morris tarafından yapılan cam labirent Kansas’ta, Nelson-Atkins Müzesi’nde sergilenmektedir.
  • Lara Croft gibi bilgisayar oyunlarında da labirent bir tema olarak kullanılmaya devam etmektedir.
  •  Fransız Şiirsel Gerçekçi sinemasının babası sayılan Jean Renoir, 1939 yılında çektiği Oyunun Kuralı adlı filminde küçük aşklar, kıskançlıklar, kaçamaklardan bir labirent oluşturarak insan doğasına sağlam bir gözlem getirmiştir.
  • Yönetmen Wes Ball’un, The Maze Runner, Labirent: Ölümcül Kaçış adıyla Eylül 2014’de vizyona giren ve labirente hapsedilen gençlerin otoriteyle mücadelesini anlatan post apokaliptik macera filmi belki de en güncel labirent örneği. 

    Yararlanılan Kaynaklar

    • Labirent, Prof. Dr. Gürhan Tümer, Arredamento Mimarlık-Düşünce, 11/1999.
    • Kapadokya, Faruk Pekin, Maestro.
    • First Labyrinths, Jeff Saward.
    • Yalnızlık Dolambacı, Octavio Paz, Cem Yayınevi, 1993.
    • www.crystalink.com
    • www.labyrinthos.net
    • Şehirler ve Kentler, Mehmet Ali Kılıçbay, İmge Kitabevi, 2000.
    • Mitoloji Sözlüğü, Azra Erhat, Remzi Kitabevi, 1993.

Mitos 1

Mitos yazısında Yararlanılan Kaynaklar

  • Ortadoğu Mitolojisi, Samuel Henry Hooke, İmge Kitabevi, 2002.
  • Kızılderili Mitolojisi, Alice Marriott ve Carol K. Rachlin, İmge Kitabevi, 1994.
  • Yunanlılar Mitlerine İnanmışlar mıydı?, Paul Veyne, Dost Yayınları, 2003.
  • Mitolojinin Kanatlı Atı: Pegasus, Ahsen Erdoğan, Pegasus 62-65.
  • Hepimiz Yamyamız, Claude Lévi-Strauss, Metis Yayınları, 2013.
  • Guatemala Efsaneleri, Miguel Angel Asturias, Okyanus Yayıncılık, 1997.
  • Güzelliğin Tarihi, Umberto Eco, Doğan Kitap, 2006.
  • Mitlerin Kısa Tarihi, Karen Armstrong, Merkez Kitapçılık, 2005.
  • Penelopia, Margaret Atwood, Merkez Kitaplar, 2006.
  • Jung Kilit Fikirler, Ruth Snowden, Optimist Yayınları, 2012.
  • Jung Psikolojisi, Frieda Fordham, Say Yayınları, 1999.

 

MİTOS  1

  • Mitos (efsane), doğaüstü varlıklara ilişkin olaylar ve bunlara karşı çıkan olaylar için kullanılır. Destan (legend), efsanenin karşıtı olarak, insanların yarattığı olaylar için kullanılır: kahramanların yaptıkları işler gibi. Bilgi (lore) ve halkbilimi (folklore) ise gündelik olaylar için kullanılır.
  • Mitoloji, insan soyunun yüzyıllar önce, dünya daha gençken, neler düşündüğünü gösterir.
  • Mitoloji, insanoğlunun çok erken tarihlerden başlayarak günlük deneyimlerinin ötesine geçen fikirler üretme yeteneğine sahip olduğunu kanıtlar.
  • Mitos düşgücünün ürünüdür.
  • Mitos, belli bir durumun yarattığı bir üründür. Yepyeni olanakları görmemize yardım eden bir oyundur. Koşullar değiştikçe, öykülerimizi başka türlü dile getiririz. Mitler en temel korkularımızı ve isteklerimizi yansıtırlar.
  • Bilim ve teknoloji gibi mitoloji de, bu dünyada daha etkin yer edinmekle ilgilidir.
  • Mitler, doğal, toplumsal ya da dinsel fikir ve olguları açıklamaya çalışan geleneksel öykülerdir.
  • Mitler yaşamlarımıza yansıyan ve onlara biçim veren evrensel ve zamanı belirsiz öykülerdir; isteklerimizi, korkularımızı, özlemlerimizi irdeler, bize insan olmanın anlamını hatırlatan anlatılar sunarlar.
  • Bütün toplumlarda mitler vardır. Bir mit anlatıldığı yere göre bambaşka bir kılığa bürünebilir. Doğu’da daha mistik, Batı’da daha nesneldir.
  • Mitoloji arkaik çağda tarih ile eşanlamlıdır. Herodot ile historia kelimesi ilk kez kullanılır ve mitos ile tarih ayrılır.
  • Mitos, belli bir şeyi yapma niyetini gösterir. Mitos hakkında sorulması gereken soru onunla ne yapmak niyetinde olunduğu, yani işlevinin ne olduğudur.
  • Mit, doğru anlaşılırsa, bizi uygun adımı atmak için doğru ruhsal ya da  psikolojik duruşa getirir. Mitoloji insanın içinde yaşadığı sorunlu durumla baş edebilmesine yardım etmek üzere kurgulanmıştır.
  • Mitolojiye kalıcı veya kadim felsefe adı da verilir. Kalıcı felsefeye göre, bu dünyada yaşanan her şeyin, tanrılar dünyasında mutlaka bir sureti vardır.
  • Mit ve kült uygulamaları, kutsal anlayışının iletilmesine yardımcı olur ve çoğu zaman bunu birlikte yerine getirirler.
  • Mitin doğru anlamını kavramak için ayinleri yerine getirmek yetmez, doğru ahlaki tutumu takınmak gerekir.
  • Mit bir zamanlar – bir biçimde – yaşanmış, aynı zamanda da hep yaşanan bir olaydır.
  • Mitler, yeryüzüne saygı göstermemize yardımcı olur.
  • Korkularla, arzularla başa çıkmak, ahlaki ve manevi bilgiye sahip mitolojinin görevidir.
  • Mit psikolojinin ilk biçimiydi.
  • İşlevleri açısından bakıldığında mitos türleri: ritüel mitosları, orijin mitosları, kült mitosları, prestij mitosları, eskatalogya mitosları olarak sınıflandırılabilir. Ama genel olarak amacı sosyal düzen getirmektir. Dil, din ve mit toplumu bir arada tutar.
  • Mitosun en eski türü olan ritüel (tören) mitoslarının amacı topluluğun esenliğini sağlamaktı. Bu mitoslar hakkındaki bilgimizin kaynağı olan metinlerin çoğu, tapınak arşivlerinden gelmektedir. Orijin mitoslarının işlevi, bir göreneğin, bir adın, bir nesnenin nasıl doğduğunun açıklamasını sunmaktır.
  • Yahudilik’in gelişmesi sırasında, mitosun yeni bir kullanım biçiminin, kült mitosunun doğduğu görülür. Mitos, bu biçiminde de bir durumu betimlemekte, söz konusu durumun sürmesini sağlama işlevine sahip olmakla birlikte, artık bu işlevleri sihirsel bir güçle değil, moral güç ile yerine getirmeye çalışmaktadır.
  • Prestij mitoslarının işlevi, bir halk kahramanının doğuşuna ve yaptıklarına bir gizem ve mucizevi bir hava vermektir.
Prestij mitosları ünlü kentlerin adları çevresinde oluşma eğilimi gösterir. Mitolojiye göre Romus ve Romulus MÖ 753’de Roma şehrini kuran, savaş tanrısı Mars ile Rhea Silvia’nın ikizleridir. Ataları ise, tanrıların eliyle kurulmuş Troya’dan kaçan Afrodit’in oğlu Aeneas’tır. Romus ve Romulus ırmağa bırakıldıklarında dişi bir kurt onları sudan çıkarır ve mağarada emzirir. Daha sonra çiftçi bir aile tarafından bulunarak evlat edinilirler. Roma şehrini kurmak için de kurt tarafından emzirildikleri yeri seçerler. Bu yerin etrafını çevirirken kavga ederler ve Romulus, Romus’u öldürerek tahtın tek sahibi olur. Bu söylence, mitolojiye Etrüskler aracılığıyla geçmiştir. Kardeşleri besleyen kurt genellikle kara renkli olarak betimlenir. Türk mitolojisi ile bu mitoloji arasında benzerlik olduğu savunulur. Bir başka çıkarım ise, Troya yenilince İtalya’ya gelen Aeneas’tan ötürü Roma’nın Troya’nın devamı olduğudur. Başka bir söylenceye göre ise, Vesta rahibelerinden biri tanrı Mars’tan gebe kalır ve Romus ile Romulus’ü dünyaya getirir. Tanrı Mars’ın simgesi dişi kurttur ve ikizleri de bir dişi kurt besler. Fotoğraf:uludagsozluk.com

Prestij mitosları ünlü kentlerin adları çevresinde oluşma eğilimi gösterir. Mitolojiye göre Romus ve Romulus MÖ 753’de Roma şehrini kuran, savaş tanrısı Mars ile Rhea Silvia’nın ikizleridir. Ataları ise, tanrıların eliyle kurulmuş Troya’dan kaçan Afrodit’in oğlu Aeneas’tır. Romus ve Romulus ırmağa bırakıldıklarında dişi bir kurt onları sudan çıkarır ve mağarada emzirir. Daha sonra çiftçi bir aile tarafından bulunarak evlat edinilirler. Roma şehrini kurmak için de kurt tarafından emzirildikleri yeri seçerler. Bu yerin etrafını çevirirken kavga ederler ve Romulus, Romus’u öldürerek tahtın tek sahibi olur. Bu söylence, mitolojiye Etrüskler aracılığıyla geçmiştir. Kardeşleri besleyen kurt genellikle kara renkli olarak betimlenir. Türk mitolojisi ile bu mitoloji arasında benzerlik olduğu savunulur. Bir başka çıkarım ise, Troya yenilince İtalya’ya gelen Aeneas’tan ötürü Roma’nın Troya’nın devamı olduğudur.
Başka bir söylenceye göre ise, Vesta rahibelerinden biri tanrı Mars’tan gebe kalır ve Romus ile Romulus’ü dünyaya getirir. Tanrı Mars’ın simgesi dişi kurttur ve ikizleri de bir dişi kurt besler.
Fotoğraf:uludagsozluk.com

Romulus ve Remus’u Emziren Dişi Kurt, Peter Paul Rubens, 1614-16. Fotoğraf: wikipedia.org

Romulus ve Remus’u Emziren Dişi Kurt, Peter Paul Rubens, 1614-16.
Fotoğraf: wikipedia.org

  • Eskatalogya (mahşer ve ötedünya yaşamı ile ilgili konular) mitosları Zoroastercilik, Yahudi ve Hıristiyan düşünüşünün karakteristik bir ögesidir. En eksiksiz görünümü Yeni Ahit’in Yuhanna’nın Vahyi (Revelation) kitabıdır. Bu mitosun işlevi, insanlara başka yollarla dile getirilemeyecek şeyleri, imgeler kullanarak, simgesel terimlerle anlatmaktır. Burada mitos, simgeciliğin bir uzantısı olur.

 

 

 

Japonya 1 | Japonların Özellikleri 1

Yararlanılan Kaynaklar

1-Krizantem ve Kılıç, Ruth Benedict, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2. Baskı.
2-Japon Kültürü, Bozkurt Güvenç, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1989.
3-Japonya, Petek Kitamura, Epsilon Yayıncılık, 2004.
4-Anthology of Japanese Literature, Donald Keene, Grove Press, UNESCO Collection, 1955.
5-Early Japan, Jonathan Norton Leonard, Time-Life Books, 1969.
6-Haikular, Çev. Cevat Çapan, İyi Şeyler Yayıncılık, 2000.
7-Japon Gücünün Sırrı, Karel van Wolferen, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, No. 307.
8-Japon Kültürü, Masakazu Yamazaki, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, 2009.
9-Kelebek Düşleri, Başo, Çev. Oruç Aruoba, Metis Yayınları, 2008.
10-Fuji Dağı’yla Konuştum, Yener Sonuşen, bamm, 2008.
11-Modern Japonya’nın Doğuşu, Janet E. Hunter, İmge Kitabevi, 2002.
12-Japan, Eyewitness Travel Guides, 2005.
13-Japan, Lonely Planet, 2003.
14-Japanese Prints, Richard Illing, Tiger Books, Collector’s Art Editions, 1989.
15-The Book of Art, Volume 3, Grolier, 1976.
16-Manga Japon Çizgi Romanının Tarihi, Paul Gravett, Plan B Yayınevi, 2009.
17-Çağdaş Japon Edebiyatı ve Haruki Murakami, Hande Öğüt, Varlık, Ocak 2006.
18-Geisha, Jodi Cobb, Alfred A. Knopf, 2006.
19-A Room With No View, Shiho Fukada, Bloomberg Businessweek, 11 Temmuz 2013.
20-The Sugar High of Abenomics, Brian Bremner, Bloomberg Businessweek, 6 Haziran 2013.
21-Japon Yapmış, Onur Ataoğlu, Çınar Yayınları, 2011.
22-Looking for Japanese “roots”, Kaori Ozawa, Pennsylvania State University.
23-The Emperor and I, Bernard Krisher, Metropolis, Japan.
24-Pasifik’te Dengeler Yeniden Sarsıldı, Barış Adıbelli (A. Ü. SBF), Cumhuriyet Strateji, 2006.
25-Moğol İmparatorluğu Tarihi, Jean-Paul Roux, Kabalcı Yayınevi, 2001.
26-http://www.palhaber.com/haber/ekonomi/ek…tarim.html
27-Japon Bahçeleri, Marguerite Charageat, Sanat Dünyamız Bahçe Kültürü, Kış 1995.

Beşiktaş’taki TBMM Milli Saraylar’da açılan Osmanlı Sarayında Japon Rüzgarı adlı sergide Milli Saraylar envanterindeki Japon menşeli, Osmanlı hanedanının yaşadığı mekanlarda kullanılan mobilyalar, dekoratif eserler sergilendi. Bu eserlerin çoğu, Dolmabahçe Sarayı’nda sergilenmektedir. Dolmabahçe’de, Uzakdoğu eserlerinin bir araya getirildiği bir salon bulunmaktadır. Bu el işi tablo da sergide yer almaktaydı.

Beşiktaş’taki TBMM Milli Saraylar’da açılan Osmanlı Sarayında Japon Rüzgarı adlı sergide Milli Saraylar envanterindeki Japon menşeli, Osmanlı hanedanının yaşadığı mekanlarda kullanılan mobilyalar, dekoratif eserler sergilendi. Bu eserlerin çoğu, Dolmabahçe Sarayı’nda sergilenmektedir. Dolmabahçe’de, Uzakdoğu eserlerinin bir araya getirildiği bir salon bulunmaktadır. Bu el işi tablo da sergide yer almaktaydı.

Japonya’nın  Ve  Japonların Özellikleri  1

  • Japonya “Doğan Güneşin Ülkesi” diye bilinir.
  • Japonya, üç  binden fazla adadan oluşur. Bu adaların en büyükleri olan Honşu, Hokkaido, Kyuşu ve Şikoku ülkenin %97’sini oluşturur.
  • Adaların çoğu dağlıktır, ve bazıları yanardağlardan oluşur. Ülkenin en yüksek dağı Fuji bir yanardağdır. 60’ a yakın volkanik dağ vardır.

    Dağları dişi olarak kabul ederler. % 67 dağlık, % 15 tarım, % 3 yerleşim arazisi.
    Su en önemli enerji kaynağı.

  • Nüfusu 127 milyondan çoktur, dünyanın en kalabalık onuncu ülkesidir.
  • Tokyo’nun nüfusu, çevresiyle beraber 30 milyondan fazladır.
  • Nüfus artış hızı  % 1.
  • Japonlar önceden Va Ulusu diye anılıyorlardı. Va, dirlik düzenlik, birlik, barış, uyum anlamına geliyor.
  • Kendilerine Nippon ya da Nihon dedikleri zaman ülkesi, halkı, hükümeti ve devletiyle tek bir bütünü düşünürler. Japonluk duygusu birey ve kurumlar üstü bir duygudur. Japonya’ya karşı bireyin görev ve sorumluluklarını bilme duygusudur. Japon insanı kendisini önce Japonya olarak algılar. Başka bir toplumda yaşadığı zaman aynı önceliği yeni toplumuna verir gibidir.
  • Mikado: Japonya. Büyük Kapı, İmparator Ülkesi.
  • Yüzölçümü Türkiye Cumhuriyeti’nin yarısı.
  • Japonya’daki sistem, bazı işlevsel nitelikleriyle kapitalizme, bazı ortakçı nitelikleriyle sosyalizme, bazı disiplin ve düzen ilkeleriyle nasyonal sosyalizme benzetilebilir. Servetin yeniden dağıtımı konusunda toplumcu ülkelerle yarışır.
  • 1947 yılında anayasanın kabulünden beri Japonya parlamenter monarşi ile yönetilmektedir.
  • Akihito, 1989′dan bu yana Japonya imparatoru. Dünyanın en eski imparatorluk ailesinden gelen Akihito’nun, Japonya’nın efsanevi kurucusu İmparator Cimmu‘nun 125. kuşak torunu olduğuna inanılır.