Etiket arşivi: Hermitage Müzesi

Özbekistan Gezisi 54 Taşkent

  • Taşkent büyük, yeşil bir kent. Geniş caddeleri, büyük parkları var. Kimse sokaklara izmarit atmıyor, herkes her sabah evinin önünü temizliyor, trafik kurallarına uyuyor.
  • Başkent Taşkent’te Lenin heykelinin yerini bir yerküre almış. Bugün bu meydanın adı Bağımsızlık Meydanı’dır. Özbekçe’de Müstakillik Meydanı.
Barak Han Medresesi, Taşkent. Medrese çeşitli dönemlerde yapılmış olan yapılardan oluşmaktadır. İlk kısım 15. yüzyılda, ikinci bölüm 1530 yılında yapılmış, üçüncü ilaveyi ise 16. yüzyıl ortasında Suyunic Han'ın oğlu Barak Han yapmıştır. Medrese, bir avlu etrafında toplanmış, 1955-1963 yılları arasında medrese restore edilmiştir. Metal kubbeler restorasyon sırasında eklenmiştir. Medresenin ölçüleri: 703 x 44 m, avlu ise 33 x 27,5 metredir.  Burası Özbekistan Müftüsünün İdari Merkezidir, diyanet işleri gibi çalışıyor, din adamı yetiştiriliyor (Muslim Board of Uzbekistan). Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Barak Han Medresesi, Taşkent.
Medrese çeşitli dönemlerde yapılmış olan yapılardan oluşmaktadır. İlk kısım 15. yüzyılda, ikinci bölüm 1530 yılında yapılmış, üçüncü ilaveyi ise 16. yüzyıl ortasında Suyunic Han‘ın oğlu Barak Han yapmıştır. Medrese, bir avlu etrafında toplanmış, 1955-1963 yılları arasında medrese restore edilmiştir. Metal kubbeler restorasyon sırasında eklenmiştir. Medresenin ölçüleri: 703 x 44 m, avlu ise 33 x 27,5 metredir.
Burası Özbekistan Müftüsünün İdari Merkezidir, diyanet işleri gibi çalışıyor, din adamı yetiştiriliyor (Muslim Board of Uzbekistan).
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Barak Han Medresesi’nin avlusu. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Barak Han Medresesi’nin avlusu.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Avlu içinde eski bir kütüphane vardır. Teleşayak Kütüphanesi, Barak Han külliyesinin bir bölümüdür. Buradaki en önemli eser Hz. Osman’ın Kuran’ıdır. Sergilenmekte olan Kuran’ın kopyasıdır. Hz. Osman’ın dört Kuran yazdığı; bunların Topkapı Sarayı Müzesi’nde,  Kahire’de, Londra’da ve burada olduğu söyleniyor. Bu nüshaları belki Hz. Osman kendisi yazmadı, yazdırdı, burası net değil ama orijinal oldukları biliniyor. Buradakinin Timur tarafından Bağdat’tan Semerkand’a getirildiği, Bibi Hanım’da olduğu; bu nüshanın General Kaufman tarafından St. Petersburg'a, Hermitage Müzesi’ne götürüldüğü; devrimden sonra Bolşevikler’in bunu Taşkent'e gönderdikleri/1989 yılında Taşkent’e geldiği bilgileri kaynaklarda yer alıyor. Bu elyazması nüshasının geyik derisi üzerine yazıldığı; Hz. Osman’ın bunu okurken öldürüldüğü, üzerinde kanı olduğu da öne sürülüyor. Hz. Osman döneminde bölge İslam’ı kabul ettiği için bölgede Hz. Osman bir başka kıymetli. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Avlu içinde eski bir kütüphane vardır. Teleşayak Kütüphanesi, Barak Han külliyesinin bir bölümüdür. Buradaki en önemli eser Hz. Osman’ın Kuran’ıdır. Sergilenmekte olan Kuran’ın kopyasıdır.
Hz. Osman’ın dört Kuran yazdığı; bunların Topkapı Sarayı Müzesi’nde, Kahire’de, Londra’da ve burada olduğu söyleniyor. Bu nüshaları belki Hz. Osman kendisi yazmadı, yazdırdı, burası net değil ama orijinal oldukları biliniyor.
Buradakinin Timur tarafından Bağdat’tan Semerkand’a getirildiği, Bibi Hanım’da olduğu; bu nüshanın General Kaufman tarafından St. Petersburg’a, Hermitage Müzesi’ne götürüldüğü; devrimden sonra Bolşevikler’in bunu Taşkent’e gönderdikleri/1989 yılında Taşkent’e geldiği bilgileri kaynaklarda yer alıyor. Bu elyazması nüshasının geyik derisi üzerine yazıldığı; Hz. Osman’ın bunu okurken öldürüldüğü, üzerinde kanı olduğu da öne sürülüyor.
Hz. Osman döneminde bölge İslam’ı kabul ettiği için bölgede Hz. Osman bir başka kıymetli.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Ebubekir Muhammed Keffal Şaşi Türbesi. Bu zat, yerel bir doktor, feylesof ve şair. 904-979 tarihleri arasında yaşamış, sorunlar için baş vurulan bir evliya olmuş. Türbe 16. yüzyıl yapımı. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Ebubekir Muhammed Keffal Şaşi Türbesi. Bu zat, yerel bir doktor, feylesof ve şair. 904-979 tarihleri arasında yaşamış, sorunlar için baş vurulan bir evliya olmuş. Türbe 16. yüzyıl yapımı.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Kükeldaş Medresesi bir başka 16. yüzyıl yapısı. Günümüzde Özbekistan’da ikisi kızlar için olmak üzere on medrese açık. Burası açık en büyük medrese; farklı ülkelerden 150 öğrencisi varmış. Medrese, Özbekistan Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Kükeldaş Medresesi bir başka 16. yüzyıl yapısı. Günümüzde Özbekistan’da ikisi kızlar için olmak üzere on medrese açık. Burası açık en büyük medrese; farklı ülkelerden 150 öğrencisi varmış. Medrese, Özbekistan Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Taşkent’te kapalı çarşı. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Taşkent’te kapalı çarşı.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Kükeldaş Medresesi yanında Cuma Camii. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Kükeldaş Medresesi yanında Cuma Camii.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Taşkent Opera Binası. Taşkent’teki Navoy Opera ve Bale Tiyatrosu uluslararası üne sahiptir. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Taşkent Opera Binası.
Taşkent’teki Navoy Opera ve Bale Tiyatrosu uluslararası üne sahiptir.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Sevgi Mavi.

Fotoğraf: Sevgi Mavi.

Taşkent opearasında Donizetti’nin Lucia di Lammemmor adlı eserini izledik. Soprano meşhur Muyesser Razakova idi. Fotoğraf: Sevgi Mavi

Taşkent opearasında Donizetti’nin Lucia di Lammemmor adlı eserini izledik. Soprano meşhur Muyesser Razakova idi.
Fotoğraf: Sevgi Mavi

Yalnızca yayaya açık Taşkent Broadway’ de dinlendik ve Özbekistan yolculuğumuzu keyifli bir şekilde tamamladık. Huş Kelipsiz diye karşılandığımız Özbekistan’dan Yolunuz ak bolsin diye uğurlandık. Fotoğraf: Şirin Paksoy

Yalnızca yayaya açık Taşkent Broadway’ de dinlendik ve Özbekistan yolculuğumuzu keyifli bir şekilde tamamladık. Huş Kelipsiz diye karşılandığımız Özbekistan’dan Yolunuz ak bolsin diye uğurlandık.
Fotoğraf: Şirin Paksoy

 

Aydınlanma 6

Aydınlanma Çağında Arkeoloji Müzeleri ve Neoklasiğin Doğuşu

Melaart'ın açması, Çatalhöyük, 2006

Melaart’ın açması, Çatalhöyük, 2006

Bu çağda arkeoloji bir bilim dalı niteliği kazanmıştır. Antik Çağ yapıtlarına yönelen Rönesans hümanistleri ile 15.-16. yüzyıllarda başlayan arkeoloji, 18. yüzyılda İtalya’da Pompei ve Herculaneum adlı Roma kentlerinin kazılması ile, önemli bir aşama kaydetmiştir. Arkeoloji’nin bilim haline gelmesinde ve arkeolojiye bir metod kazandırmada en büyük katkıyı Alman J.J.Winckelmann (1717-1769) sağlamıştır. Winckelmann, o güne dek yapılan kazılar üzerine yazdığı yazılarla ve hazırladığı taş koleksiyonu kataloğuyla arkeoloji alanında çalışan ilk bilim adamı olmuştur. Bu nedenle kendisi,  “arkeolojinin babası” sayılır. O güne dek yalnız filolojiye dayanarak yapılan geçmiş kültürlere ait açıklamaların yeterli olmadığını gören Winckelmann, mitolojiden yararlanmaya, bunun ötesinde, eski insanları, yaşayışlarını, yapıtlarını ve kültürlerini öğrenmek için, onların yer altında kalmış sanat ürünlerini kazı yaparak aydınlığa çıkarmanın gerekliliğine inanmıştır. İmparator Napolyon’un 1798’de Mısır Seferi’ne götürdüğü bilim adamları da Mısır Arkeolojisi’nin temelini atmışlardır.

Alacahöyük Müzesi, Boğazköy, 2006

Alacahöyük Müzesi, Boğazköy, 2006

18. yüzyıl önemli kültür yapılarının da hizmete girdiği bir çağdır. Roma’daki St. Peter ve 1571 yılında Roma’da kurulan Capitoline Müzeleri ile yine Roma’da 1610 yılında kurulan Galeri Borghese dini kurumlarca açılmış müzelerdir. Onsekinci yüzyılda durum değişir. 1752-1764 yıllarında Büyük Katerina tarafından St. Petersburg’da kurulan Hermitage Müzeleri, bugün barındırdığı 3 milyon eser ile yılda 5 milyon ziyaretçi çekmektedir. 1753 yılında kurulan 5000 yıllık tarihi kapsayan British Museum, Napolyon’un Mısır Seferi sonrası Amiral Nelson’a yenilmesi ile toplattığı Mısır eserlerinin İngilizlerin eline geçmesi ile zenginliğini artıran müze, 8 milyon tarihi eseri ile yılda 6 milyon ziyaretçi çekmektedir. Güney Carolina’da 1773 yılında kurulan Charleston Müzesi ABD’nin ilk müzesi olmuştur. 1776 yılında Moskova’da Bolşoy Tiyatrosu açılmıştır. Devlet tarafından, 1793 yılında kurulan Louvre Müzesi, 3 milyon eseri ile günümüzde, yılda 7.5 milyon ziyaretçiye hizmet vermektedir. Bu yapılar, barındırdıkları hazinelerin çoğunu, günümüz anlayışına göre, gasp yoluyla elde etmiş olsalar bile tarih, kültür ve sanat bilinci hizmeti vermekte, halkı aydınlatmaya devam etmektedirler. 18. yüzyıl, arkeolojinin gelişmesi ile gün yüzüne çıkarılan eserlerin sergilendiği büyük kültür yapılarının hizmete sokulduğu devir olmuştur.

Galeri Borghese, Roma

Galeri Borghese, Roma

Arkeoloji kazılarının, genellikle Neoklasizim’in yaygınlaşmasına yol açan düşünce hareketinin kaynağında yer aldığı kabul edilir. 1751′de İngiliz arkeologları James Stuart ve Nicholas Revett tarafından Atina harabelerinin rölövesinin çıkarılması, 1752′de Caylus Kontu’nun İlkçağ  Mısır, Etrüsk, Yunan, Roma ve Galya yapıtları derlemesini yayımlaması ve sanat kuramcısı Joachim Winckelmann’ın Eskiçağ Sanatı Tarihi (1764) çalışmaları, Barok ve Rokoko’nun taşkın süslemeli tavrına tepki doğmasına yol açtı. 18. yüzyılın ilk yarısından itibaren Avrupa sanatında gözlenmeye başlayan belirgin değişim, Barok öncesi dönemin saf kabul ettikleri sanat anlayışına dönerek, Antik form anlayışını her şeye hakim kılmayı amaçlamıştır. Rönesans ile başlayan resim sanatının zengin biçim ve içeriği Aydınlanma Çağına da taşınmış, Akıl Çağı etkisi doğrultusunda resim sanatı daha demokratik içerik kazanmıştır. Heykel sanatı açısından Aydınlanma dönemi eserleri, Rönesans’ın katı heykel biçimlerinin yerine daha duygusal, hareketli ve serbest figürleri tercih etmiştir.