Etiket arşivi: hayat ağacı

Nar 2

  • Eskiçağ’da Yakındoğu’daki toplumlar bazı sembollere ortak anlamlar yüklemişlerdir. Bunlar arasında yer alan nar da önemli sembollerden biridir. Nar genel olarak yenilmezliğin ve güçlülüğün sembolü olarak görülen, bolluk,  bereket, dişilik, üretkenlik, verimlilik, kutsallık atfedilen bir meyvedir.
  • Yakındoğu ve Doğu Akdeniz ülkelerinde nar, ölüm ve yeniden doğuş, hayat, aşk, kutsal evlilik, bereket ve bolluğun da simgesi olmuştur.
  • Buluntular MÖ 3000’lerden itibaren narın yiyecek olarak bütün Yakındoğu ülkelerinin mutfağına girmiş olduğunu gösteriyor.
  • MÖ 14. yüzyılda, Türkiye’de Uluburun’da batmış olan kargo gemisinde pahalı eşyaların arasında narın da bulunması onun bu devirde pahalı ve lüks bir yiyecek olduğunu düşündürmektedir.
  • Dini ritüel ve metinlerde adından sıkça söz edilen nar, yaşam ve ölümsüzlük simgesi olarak efsanevi bir meyvedir.
  • Nar, genellikle tanrıçalarla bağlantılıdır.
  • Sümer mitolojisinde tanrıça İnanna, çivi yazılı metinlerde, elma ve narı seven tanrıça olarak tanımlanmıştır.
Nar ağacı motifi, Asur dönemi silindir mühürleri üzerinde de görülmekte ve hayat ağacı olarak nitelendirilmektedir. Fotoğraf:www.johschool.com

Nar ağacı motifi, Asur dönemi silindir mühürleri üzerinde de görülmekte ve hayat ağacı olarak nitelendirilmektedir.
Fotoğraf:www.johschool.com

Karkamış antik kentinde Geç Hitit Dönemi rölyefi, ana tanrıça Kubaba ve sağ elinde nar. Fotoğraf:tr.wikipedia.org

Karkamış antik kentinde Geç Hitit Dönemi rölyefi, ana tanrıça Kubaba ve sağ elinde nar.
Fotoğraf:tr.wikipedia.org

Ana tanrıçanın adı Frigler’de Kibele olur. Ankara, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde Frigya dönemine ait (MÖ 6. yüzyıl) kireçtaşından Ana Tanrıça Kibele heykeli (boy: 126 cm). Tanrıçanın elinde tuttuğunun elma veya nar olduğu düşünülüyor. Fotoğraf:sanat.ykykultur.com.tr

Ana tanrıçanın adı Frigler’de Kibele olur.
Ankara, Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde Frigya dönemine ait (MÖ 6. yüzyıl) kireçtaşından Ana Tanrıça Kibele heykeli (boy: 126 cm). Tanrıçanın elinde tuttuğunun elma veya nar olduğu düşünülüyor.
Fotoğraf:sanat.ykykultur.com.tr

 

 

Nar 1

Fotoğraf: www.ugallery.com

Fotoğraf: www.ugallery.com

  • Narın vatanı Hazar Denizi’nden Kafkaslar’a ve Anadolu’nun kuzey doğusuna uzanan topraklardır.
  • Nar ağacı en erken MÖ 4000-3000lerde görülür. Bunu, Mezopotamya’da bulunan vazolarda, seramik objelerdeki betimlemelerde görüyor, şiirler ve diğer metinler sayesinde biliyoruz.
  • Nar, Asur Devleti zamanında Mezopotamya’daki servi, sedir, çam, hurma, asma gibi kutsal ağaçlar arasındaydı. Nar, burada MÖ 2000’lerden itibaren ölüm ve hayatı, bereketi ve bolluğu, aşkı ve kutsal evliliği sembolleştiren stilize Asur ağacının bir parçasıdır. Asur’da nar, ölüme, hüzne ve göz yaşına, hayata, aşka ve sevince, tanelerinin renginden ötürü kana ve hayat enerjisine çağrışım yapmış, dini ve mistik şiirlerde, efsanelerde ve görsel sanatlarda yer almıştır.
  • MÖ 2000’lerden itibaren nar, Fenike’de, İsrail ve Filistin’de de dini ve mistik düşüncelerin sembolü olmuştur.
  • Tevrat’ta Tanrı, Hz. Musa’ya (ö. MÖ 1353) rahiplerin kırmızı, mavi ve mor renkli nar çiçekleriyle ve altın çanlarla işlenmiş elbiseler giymesini emretmiştir. Bu şekilde hazırlanmış ilk kıyafeti Hz. Musa’nın kardeşi Hz. Harun giymiştir. Buğday, arpa, üzüm, incir, zeytin ve bal gibi nar da İsrail’e ait özel ürünler arasındadır. Hz. Süleyman Tapınağı’nın önüne dikilen iki tunç sütunun başlığındaki kaselerin içinde 200 tane tunçtan yapılmış nar bulunduğu; sütun başlıklarının her birinin ağla kaplı olduğu, ağın üzerinin 7 sıra örgülü zincirle ve iki sıra nar motifiyle bezeli olduğu yazılıdır. Bu sütunların, eski çağdaki kutsal hayat ağacının bir versiyonu olduğu; narların hayatı ve bereketi, ölümden sonra dirilişi simgelediği düşünülüyor. Yahudi topluluğunun narla Mısır’da tanıştığını, Mısır’dan çıktıktan sonra gittikleri yerden şikayetçi olma nedenleri arasında orada nar ağacı olmamasının da bulunduğunu kutsal kitaptan öğreniyoruz.
  • İsrail’de ve Suriye’de önemli kişilerin mezarlarına nar ve nar şeklinde objelerin gömüldüğünü Eriha’daki MÖ 1600 yılına ait bir mezardan ve MÖ 13. yüzyıla ait Tel Nami’deki, Hama’daki, Tel Lachish’teki mezarlarda bulunan camdan, fildişinden, tahtadan yapılma nar şeklindeki objelerden biliyoruz. Bu buluntular, Suriye’de ve İsrail’de narın hayat ağacı ile bağlantılı olarak düşünüldüğünü, ölüm ve ölümden sonra dirilişi simgelediğini düşündürüyor.