Etiket arşivi: hadım etmek

Şiddet 9 | Ritüellerdeki Şiddet 1

  • Ritüel, en genel anlamıyla uygun zamanlarda yerine getirilen, sembollerin de kullanılabildiği, tekrarlanan bir davranış modelidir. Amacı, kullanılan nesneler, yapılan eylemler ve kurulan iletişim yoluyla ortak bir dil oluşturmaktır. Ritüel ile katılımcılar, amaca odaklanarak ortak bir duygu içine girerler ve kötülük, hastalık, salgın ya da doğal afetin kutsal olanla iş birliği kurularak uzaklaştırılması, yok edilmesi sağlanır.
  • Kutsalı teskin etmek, verilen lanetin geri alınmasını sağlamak için ritüeller esnasında kan akıtma, yakma, vurarak öldürme, parçalara ayırma, kesme gibi içinde şiddet barındıran çeşitli uygulamalar tarih boyunca yapılagelmiştir.
  • Ritüelleşmiş şiddet en açık biçimiyle kurban etme davranışında görülür. Burada şiddetin yıkıcı boyutundan çok arındırıcı ve yatıştırıcı boyutundan yararlanılır. Kurban, tanrıyı sakinleştirmenin en önemli aracıdır ve kan akıtma esasına dayanır. Kurban, vekildir. Kurban deneyimi aynı zamanda toplumsallaşmış şiddetin dışa vurumu olarak da kabul edilir. Yapılan uygulamalarda özellikle kesmek, kan dökmek, fışkırtmak, parçalara ayırmak, vurmak, vurarak öldürmek fiilleri öne çıkmaktadır. Vekil olarak kullanılan canlılar veya nesneler yakılır veya bir çukurun içinde kurban edilirdi.
  • Ören yerlerinin çoğunda tanrılara kan ya da canlı kurban sunulan bir sunak, kurban taşı vardır.
MÖ 2500’lerde Mısır’da sünnet geleneği olduğu düşünülüyor. Fotoğraf: Ekstrem Bilgi

MÖ 2500’lerde Mısır’da sünnet geleneği olduğu düşünülüyor.
Fotoğraf: Ekstrem Bilgi

  • İnisiyasyon, kabul törenlerinde çile çekme fiziksel acıya, karanlığa maruz kalma, sünnet ya da dövme aracılığıyla öyle yoğun ve sarsıcı bir deneyim yaşanır ki, ergen genç bir daha hiç geri dönüşü olmayan şekilde değişir.
  • Erginlenme törenleri, kapalı bir topluma kabul edilmeyi simgeler. Tüm tarikat yapılarında cesaret ve fedakarlık gereklidir.
  • Tarih öncesi dönemlerde başlayan erkek sünnetinin nerede ve ne zaman başladığı tam olarak bilinmiyor. Dünyanın bilinen en eski ameliyatlarından biri olan sünnetin, Heredot’a göre altı bin yıllık bir geçmişi var. Önceleri penisin tamamı kesilerek ana tanrıçaya sunuluyordu. Tanrıça Kybele adına her sene düzenlenen şenliklerde tapınakta rahip olmak isteyen erkekler Kibele rahibi olmanın ön şartı olarak hadım edilir ve kesilen cinsel organları bir çam ağacının altına gömülürdü. Daha sonra sünnet geleneğine geçildi. Tanrı’nın Hz. İbrahim’e ve halkına sünneti zorunlu kıldığı düşünülüyor. Sünnet, Müslümanlarda ve bazı ataerkil toplumlarda erkekliğin bir gerekliliği olarak görülür. Günümüzde bazı toplumlarda sünnet olmayan erkeklere evlenme hakkı verilmemektedir.
  • Modern bağışıklık kazandırma ve aşı yöntemlerinde nasıl bir miktar hastalık zerk ediliyorsa, ritüeller de topluma, şiddete karşı direncini artırmak için, bir miktar şiddet sokmayı hedefler.
  • Arınma için uygulanan bir başka ritüel de törensel olarak dövmek ya da kırbaçlamak idi. Peru’da, Yeni Gine’de, Orta Avrupa’da, Arnavutlarda, Slovenya’da, Rusya’nın bazı bölgelerinde, Almanya’da farklı mevsimlerde güçlü, taze ve sağlıklı olmak için insanlar birbirlerini dallarla döverlerdi.
  • Afrika’da Gana’da yüksek ağaçların dibinde kurban kesme göreneği vardır. Bu, hem gök tapımına hem de ağaç ruhuna saygıyı gösteren bir tutumdur.
  • Fransız edebiyat eleştirmeni, antropolog ve filozof René Girard (1923-2015) şiddeti, her kültür düzeninde her zaman, bir ritüelin ya da geleneksel yapının gerçek öznesi olarak tanımlamıştır. Girard kurbanın, hem çok kutsal bir şey olarak hem de bir suç unsuru olarak iki farklı boyutta ortaya çıkabileceğini yazar.