Etiket arşivi: Guantanamo Bay

Şiddet 63| Devlet Şiddeti 9

 

Ukrayna’ya bağlı olan Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilmesi ile başlayan Ukrayna-Rusya gerginlik ve çatışmalarını Kiev’de Bağımsızlık Meydanı’nda protesto edenlerin kurduğu kamptan görüntüler. Bu tip durumlar, saldırgan ülkeye çeşitli yaptırımlar uygulanarak çözülmeye çalışılıyormuş gibi yapılıyor. Fotoğraf: Nikita Kadan, Limits of Responsibility, 2014.

Ukrayna’ya bağlı olan Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilmesi ile başlayan Ukrayna-Rusya gerginlik ve çatışmalarını Kiev’de Bağımsızlık Meydanı’nda protesto edenlerin kurduğu kamptan görüntüler.
Bu tip durumlar, saldırgan ülkeye çeşitli yaptırımlar uygulanarak çözülmeye çalışılıyormuş gibi yapılıyor.
Fotoğraf: Nikita Kadan, Limits of Responsibility, 2014.

Bir Zamanlar (Once Upon a Time), Nasan Tur, 2011. Nasan Tur (1974-), altı metre yüksekliğindeki bu Yerleştirmesinde günümüzde var olmayan sekiz ülkenin bayrağını bir araya getirerek ulus devletlerin geçiciliğine ve kırılganlığına dikkat çekmeyi hedefliyor. Fotoğraf: Artfox

Bir Zamanlar (Once Upon a Time), Nasan Tur, 2011.
Nasan Tur (1974-), altı metre yüksekliğindeki bu Yerleştirmesinde günümüzde var olmayan sekiz ülkenin bayrağını bir araya getirerek ulus devletlerin geçiciliğine ve kırılganlığına dikkat çekmeyi hedefliyor.
Fotoğraf: Artfox

Guantanamo Bay, Banksy, 2006. 1903'den beri ABD'nin kira karşılığında kullandığı Kuba'ya ait bir alanda kurulmuş olan Guantanamo Kampı, 2002 yılından itibaren askeri hapishane olarak kullanılmaktadır. Burada, başta Afganistan olmak üzere çeşitli ülkelerde ele geçirilen, El-Kaide ve Taliban ile ilgisi olduğundan şüphelenilen kişiler tutulmaktadır. Kamptaki uygulamaları Avrupa Parlamentosu, Uluslararası Af Örgütü ve BM insan hakları skandalı olarak tanımlamıştır. Kuzey Kore’de de politik suçlu kampları var. Kampta gün boyu çalışmak, idamları izlemek zorunda bırakılmak gibi uygulamalar bir rutin haline gelmiş. Global Karaköy İstanbul, 2016. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Guantanamo Bay, Banksy, 2006.
1903′den beri ABD’nin kira karşılığında kullandığı Kuba’ya ait bir alanda kurulmuş olan Guantanamo Kampı, 2002 yılından itibaren askeri hapishane olarak kullanılmaktadır. Burada, başta Afganistan olmak üzere çeşitli ülkelerde ele geçirilen, El-Kaide ve Taliban ile ilgisi olduğundan şüphelenilen kişiler tutulmaktadır. Kamptaki uygulamaları Avrupa Parlamentosu, Uluslararası Af Örgütü ve BM insan hakları skandalı olarak tanımlamıştır.
Kuzey Kore’de de politik suçlu kampları var. Kampta gün boyu çalışmak, idamları izlemek zorunda bırakılmak gibi uygulamalar bir rutin haline gelmiş.
Global Karaköy İstanbul, 2016.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Nükleer silahlanma yarışında yıkıcı silah potansiyeli, arkaik toplumdaki Mana misali biriktirilir. Öldürme gücü biriktirerek ölümün savuşturulacağına dair arkaik inanç devam eder. Kapitalist ekonomideki sermaye de Manaya benzetilir: Ne kadar çok paraya sahip olunursa, o kadar güçlü, yaralanmaz, hatta ölmez hissedilir.
  • Silahlanma yarışı, bazı görüşlere göre, zafer değil, caydırıcılıktır ve silahsızlanma ciddi toplumsal, iktisadi tehlikeler içerir. Hobbes’a göre, kılıç olmadan sözleşmeler anlam taşımaz.
  • Mao Zedong, iktidar namlunun ucunda büyür, demiştir.
  • Hannah Arendt, günümüzde savaş ve siyaset ya da şiddet ve iktidar arasındaki ilişkilere dair tüm eski doğruların geçerliliğini yitirdiğini söyler.
  • Rus fizikçi Sakharov, termonükleer bir savaş, siyasetin başka araçlarla sürdürülmesi gibi görülemez; ancak evrensel intiharın bir yolu olarak görülebilir, der.
  • Düşmanın bütün topraklarını, mülklerini ve uyruklarını saldırı hedefi sayan toptan savaş kavramının yaratıcısı Prusyalı General Karl von Clausewitz (1780–1831), “Savaş, siyasetin başka araçlarla sürdürülmesidir,” der.
1945 yılında Japonya’nın Nagazaki kentine atılan atom bombasının ardından çekilmiş bu fotoğrafta bir Japon çocuk sırtında ölü kardeşini taşırken görülüyor. Papa Francesco, bu fotoğrafı “Savaşın Meyvesi” ibaresiyle Vatikan’ın nükleer silahlanmaya karşı olan tutumunu hatırlatmak için çoğaltınca bu acı kare gündeme geldi. Fotoğraf: Peru.com

1945 yılında Japonya’nın Nagazaki kentine atılan atom bombasının ardından çekilmiş bu fotoğrafta bir Japon çocuk sırtında ölü kardeşini taşırken görülüyor. Papa Francesco, bu fotoğrafı “Savaşın Meyvesi” ibaresiyle Vatikan’ın nükleer silahlanmaya karşı olan tutumunu hatırlatmak için çoğaltınca bu acı kare gündeme geldi.
Fotoğraf: Peru.com

  • Günümüzde savaş, çok uluslu kapitalizmin doğası nedeniyle savaşan cephelerle sınırlı kalamaz. İran-Irak Savaşı (1980-1988) sırasında Irak’ın Batılı sanayiciler tarafından silahlandırılması devletlerin denetimi dışında olmuştur. Artık savaşta herkesin cephe gerisi düşmanları vardır.
  • Yeni iletişim teknolojileri durdurulması olanaksız bilgi akışına olanak sağlamaktadır. Bir diktatörün bile vazgeçemeyeceği bir iletişim söz konusudur. Bu bilgi akışı, geleneksel savaşlarda gizli servislerin gördüğü işlevi görür. Düşmanın şaşırtılamadığı bir savaş ise olanaklı değildir. Bilgi akışı sürekli olarak sözü düşmana verir; tarafların moralini bozarak hükümetlerine olan güvenlerini sarsar. Bilgi akışı ayrıca yurttaşları düşmanların ölümüne duyarlı hale getirir. Ölüm artık görsel bir nitelik kazanmıştır. Tüm bunlar, Foucault’nun sözünü ettiği yayılmış, parçalanmış iktidar kavramı ile ilgilidir. Savaş artık iki ülkeyi karşı karşıya getirmemekte, sonsuz iktidarları karşı karşıya getirmektedir. Yeni savaş silah tüccarlarını zenginleştirmekte ama tüm dünyada tüm ikincil üretim sanayilerini sekteye uğratmaktadır. Çok sayıda gücün devreye girmesi nedeniyle savaş öngörülemez hale gelir ve genellikle tüm taraflar için yitirilmiş olur. Savaş, nasıl bir gelişme gösterirse göstersin, gelecek on yıllar boyunca dramatik bir siyasal ekonomik ve psikolojik istikrarsızlık içinde uzayıp gidecektir. Bu nedenlere dayanarak Umberto Eco, savaşın artık olanaksız olduğunu ileri sürmüştür.
Bayrak, Teresa Margolles, 2009. Meksikalı sanatçı Teresa Margolles (1963-) eserini kumaş, Meksika’nın kuzey sınırından aldığı toprak ve kan kullanarak yapmış. Eseri ile uyuşturucu trafiğinden ötürü meydana gelen binlerce ölümü ve devletin bu trafiği önlemekteki başarısızlığı/isteksizliği/beceriksizliği temsil etmek istemiş. Eserin bir başka versiyonu 2009 Venedik Bienali’nde de sergilenmiş. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Tate Modern, 2017.

Bayrak, Teresa Margolles, 2009.
Meksikalı sanatçı Teresa Margolles (1963-) eserini kumaş, Meksika’nın kuzey sınırından aldığı toprak ve kan kullanarak yapmış. Eseri ile uyuşturucu trafiğinden ötürü meydana gelen binlerce ölümü ve devletin bu trafiği önlemekteki başarısızlığı/isteksizliği/beceriksizliği temsil etmek istemiş. Eserin bir başka versiyonu 2009 Venedik Bienali’nde de sergilenmiş.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Tate Modern, 2017.

  • Marihuana kullanımını savunanlar, vergilendirilemeyen bir zevkin, devlet tarafından ahlak bozukluğu olarak sunulduğunu öne sürerler.
  • Sivil toplumun gücü, medyanın tarafsızlığı ve açıklığı, kapsayıcı kurumların varlığı devlet şiddetinin önünde en büyük engeldir.
  • Atinalı sanatçı Pavlos Nikolakopoulos, 2001 yılında zorunlu askerlik hizmetini reddetmesi sonucu otomatik olarak uygulanan bir devlet prosedürüyle akıl hastanesi gönderildi ve orada 17 gün tutuldu. Vicdani ret, birçok ülkede yaptırımla karşılaşıyor.
  • Myanmar’ı sadece Budistlerden oluşan bir devlet haline getirmek için Myanmar ordusu yıllardan beri Arakan Müslümanları’na yönelik etnik temizlik yürütmektedir. Saldırı, terör ve açlığa mahkum etme yöntemiyle Müslümanlar, Müslüman Bangladeş’e kitlesel göçe zorlanmaktadır. Myanmar ordusu hem ülkeden kaçan yüz binlerce Arakanlıyı katletmek hem de Bangladeş’e sığınanların geri dönüşünü engellemek için Bangladeş sınırına da mayın döşüyor. Arakan’da yaşayan, Rohingyalı olarak adlandırılan bu Müslüman gruplar yıllardan beri devlet terörü ile karşı karşıya.

 

 

Banksy İstanbul’da 7

  • Time dergisi 2010 yılında onu, dünyanın en etkili 100 ismi arasına koydu.
  • Banksy genellikle şehrin terk edilmiş, boş köşelerine çizer ama mahalleyi aşağı çekmek bir yana, mahalle yükselişe geçer; seçkin sınıf Banksy’nin gittiği yere yönelir.
Happy Chopper Crude Oil, 2004. Mutlu Helikopter çalışması, çirkin görünümlü, ağır silahlarla donanmış helikopter başındaki kurdele ile daha tehditkar hale gelmiş. Peter Kennard, Constable’ın ünlü saman arabası tablosu üzerine 1980 yılında cruise füzeleri ilave etmişti. Çalışma, 2007 yılında Tate tarafından satın alınmıştı. Banksy, Millet’nin 1857 yılında yaptığı Başak Toplayan Kadınlar tablosunu da uyarlamıştı. Resimdeki kadınlardan biri çerçevenin kenarına oturmuş sigara içiyordu. Thomas Beach’in yaptığı, 18. yüzyıl aristokratına ait portreyi Banksy 2000 pounda satın almış ve üzerinde oynayarak aristokratı parmak hareketi yapar hale getirmişti. Tablonun adını Kaba Lord koydu. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Global Karaköy, 2016.

Happy Chopper Crude Oil, 2004.
Mutlu Helikopter çalışması, çirkin görünümlü, ağır silahlarla donanmış helikopter başındaki kurdele ile daha tehditkar hale gelmiş.
Peter Kennard, Constable’ın ünlü saman arabası tablosu üzerine 1980 yılında cruise füzeleri ilave etmişti. Çalışma, 2007 yılında Tate tarafından satın alınmıştı.
Banksy, Millet’nin 1857 yılında yaptığı Başak Toplayan Kadınlar tablosunu da uyarlamıştı. Resimdeki kadınlardan biri çerçevenin kenarına oturmuş sigara içiyordu.
Thomas Beach’in yaptığı, 18. yüzyıl aristokratına ait portreyi Banksy 2000 pounda satın almış ve üzerinde oynayarak aristokratı parmak hareketi yapar hale getirmişti. Tablonun adını Kaba Lord koydu.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Global Karaköy, 2016.

Guantanamo Bay, tuval üzerine yağlı boya, 2006. Banksy 2006 yılında Disneyland’e bir şişme bebekle gitti. Bebeği şişirince turuncu giysili, kelepçeli bir Guantanamo mahkumu ortaya çıktı. Onu tren yolunun yanına dikti. 90 dakika sonra Disneyland bebeği imha etmişti. Banksy’nin bu işleri yaparken kendisini filme çekmiş olduğu söyleniyor. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Guantanamo Bay, tuval üzerine yağlı boya, 2006.
Banksy 2006 yılında Disneyland’e bir şişme bebekle gitti. Bebeği şişirince turuncu giysili, kelepçeli bir Guantanamo mahkumu ortaya çıktı. Onu tren yolunun yanına dikti. 90 dakika sonra Disneyland bebeği imha etmişti. Banksy’nin bu işleri yaparken kendisini filme çekmiş olduğu söyleniyor.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

London Maid, tuval üzerine akrilik, yağlı ve sprey boya, 2006. 2008 yılında New York Sotheby’s’de yapılan AIDS kampanyası için yardım toplama müzayedesinde “halının altına süpürmek” temalı bu eser bir milyon 800 bin dolar kaynak sağladı. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

London Maid, tuval üzerine akrilik, yağlı ve sprey boya, 2006.
2008 yılında New York Sotheby’s’de yapılan AIDS kampanyası için yardım toplama müzayedesinde “halının altına süpürmek” temalı bu eser bir milyon 800 bin dolar kaynak sağladı.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Banksy, Blur grubunun Think Tank albümünün kapağını hazırladı.
  • Kitapları: Banging Your Head Against a Brick Wall (2001), Existencilism, Cut It Out, çok satar olan Wall and Piece. Wall and Piece, grafitiden nefret edenler için bile eğlenceli, ilk dönemine ait çalışmaları kapsayan bir katalog. Bu kitabı bir yayıncılık fenomeni haline geldi. Sadece İngiltere’de kitabın ciltli kopyası 135 bin, karton kapaklı olanı ise 300 bin kopya sattı. Ciro 5,5 milyon pound oldu.
  • Filmleri: 21. yüzyılda sanatın üretimi ve pazarlaması üzerine yaptığı eleştirel filmi Exit Through the Gift Shop, 2010 Sundance Film Festivali’nde gösterildikten sonra dağıtımcılardan çok teklif aldı. 2011 yılı Akademi Ödülleri’nde en iyi belgesel dalında aday gösterildi ancak ödülü alamadı. Banksy, filmi kendisinin finanse ettiğini, Paranoid Pictures şirketinin bu filme 1,5 milyon pound yatırdığını söylüyor. Filmin ABD’deki gişe hasılatı yaklaşık 3,3 milyon dolar, diğer ülkelerde ise gişe 2 milyon dolar olmuş. DVD ve TV hakları hariç. Dünyayı değiştirmek için en iyi seçeneğin film yapmak olduğunu belirtmiş. Banksy Does New York ve The Antics Roadshow  ise 2011’de ortak yönetmen olduğu film.
  • Şirketleri: 2004 yılı başında kurulan  Pictures on Walls (POW), Banksy şirketlerinin ilkiydi. Banksy eserlerini tescilleyen Pest Control Office adlı şirketinin hisse değerinin 2010 yılında 2 milyon pound olduğu tahmin ediliyor. Filmlerini çektiği şirketi ise Paranoid Pictures.
Paranoid Pictures, 2003. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Paranoid Pictures, 2003.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Banksy tasarımlı kurabiyeler, Global Karaköy’de satışta olan Banksy anılarından biriydi. Banksy işlerinin yer aldığı kupalar, yastık yüzleri, tuvaller, bilgisayar kılıfları, telefon kapları, kartlar…..Grafiti Banksy’nin ama Banksy bu işlerden para kazanmıyor. Örneğin kartlarda fotoğrafçı ve kart firması parayı kazanıyor. Banksy, mülkiyet karşısında tavır sergileyerek ün kazandım, telif haklarından söz etmem çirkin olur, demiş mülakatında. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Banksy tasarımlı kurabiyeler, Global Karaköy’de satışta olan Banksy anılarından biriydi.
Banksy işlerinin yer aldığı kupalar, yastık yüzleri, tuvaller, bilgisayar kılıfları, telefon kapları, kartlar…..Grafiti Banksy’nin ama Banksy bu işlerden para kazanmıyor. Örneğin kartlarda fotoğrafçı ve kart firması parayı kazanıyor. Banksy, mülkiyet karşısında tavır sergileyerek ün kazandım, telif haklarından söz etmem çirkin olur, demiş mülakatında.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Banksy için:
    **Milyonlarca kişi için Banksy, sadece sanatı yeni bir açıdan görmek için değil, onu gündelik hayatlarının bir parçası olarak kabul etmek için de ihtiyaç duyulan çıkış noktası oldu. Andy Warhol gibi Banksy de daha önce sanattan anlamadıklarını düşünenler için sanatın ne olduğunu neredeyse tek başına yeniden tanımlamıştır;
    **Banksy, kitlelerin yarattığı bir isimdir: gösterişçi züppe sanata karşı büyük İngiliz sağduyusunun panzehridir;
    **Banksy ile anlamak zorunda olmamaktan kaynaklanan bir rahatlık vardır; Banksy tamamen yeni bir izleyici kitlesini sanat dünyasına çekmeyi başarmıştır deniyor.
  • İstanbul’daki serginin küratörü ve Banksy’nin eski menajeri ve ortağı Steve Lazarides’in bir pazarlama dehası olduğu genel kabul görmüş bir şey. Sanatı satma /pazarlama yolları her zaman çok devrimci bulunmuş. Lazarides Banksy’nin sokak çalışmalarının bazılarını sınırlı sayıda yapılmış baskılara dönüştürdü, internet üzerinden satışa sundu. Resmi internetten ilk kimin alacağı bir yarışa dönüşmeye başladı. Sokak Sanatı piyasasını Banksy ile Lazarides’in oluşturduğu söylenir. bir müddet sonra yollarını ayırdılar ve ortaklıklarına son verdiler. Ama Lazarides de Banksy gibi sanattan para kazanmaya devam ediyor.
  • İstanbul’daki sergi, steril sergi mekanı, giriş ücreti ve Banksy eserleri kullanılarak hazırlanmış hediyelik eşya satışı ile eleştiri aldı. Ama ben yine de böyle bir sergiyi gezme imkanı bulabildiğim için mutluyum.
  • 2011 yılında San Diego’da Modern Sanat Müzesi’nde düzenlenen Sokak Sanatı sergisine baskıları dahil edildiğinde sinirlendiği biliniyor. Acaba Banksy İstanbul’da açılan 85 eserlik sergisine de sinirlenmiş midir?

 

Banksy yazısını hazırlarken medyada çıkan haberlerden ve Hayalperest Yayınevi’nin 2015 yılında yayımladığı Will Ellsworth-Jones’un Banksy Duvarın Ardındaki Adam adlı kitabından yararlandım.