Etiket arşivi: göç

Çağdaş Sanata Varış 255|Çağdaş Sanat 3

  • Çağdaş Sanat ile
    *estetik bir etkinlik olarak sanat fikri değişmiş,
    *sanat, kültürün diğer alanlarından (film, TV, reklam, bilim, bilgisayar ürünü görüntü vs.) ayırt edilemez olmuş,
    *daha özgürlükçü bir sanat anlayışı gelmiş,
    *sanatın hayattan bağımsızlığı sorgulanmış,
    *sanatın bağlam, mekan ve izleyiciyle karşılıklı iletişim içinde geliştiği varsayılmıştır.
  • Çağdaş Sanat izleyicinin, sanatçı tarafından esere yerleştirilmiş göstergeleri yorumlamasını gerektiren mesajlar içerir. Çağdaş sanatçılar göstergelerin yöneticisidirler.
  • Estetik temelli sanat pasif izleyici;

Mesaj temelli sanat  aktif, analitik çözümleme yeteneğine sahip izleyici-okuyucuya gereksinir.

  • Eserler çok nadiren bir tek şey hakkındadır; anlamları sanatçının, eleştirmenin, galerinin ve izleyicinin yorumuna göre çeşitlilik gösterir.
  • Kitle iletişim araçlarının ve tüketim kültürünün gelişmesi, büyümesi ve etkisi Çağdaş Sanat için önemlidir. Medyanın haberler üzerindeki kontrolü, medyanın nelerin haber değeri taşıdığına karar verme tekeli, medyanın gücü sorgulanır. Televizyon imajları yorumlamamız, enformasyonu anlamamız, dünyayı kavrama biçimimiz üzerinde etkilidir.
  • Çağdaş Sanat toplumsal, kültürel ve çevresel farkındalığımızı artırmakta önemli bir rol oynar ve bize dünyaya ilişkin bir perspektif sunar.
  • Çağdaş Sanat bütün olası görüş ve yorumlar için bir platform sunar.
  • Yaşanan değişimler, küresel anlaşmazlıklar ve ekonomik, sosyal, politik tartışmalar sanat dünyasını da sosyal gerçeklikle yüzleşmek üzere harekete geçirdi. Nasıl bir toplumda yaşamak istediğimiz ile ilgili etkileşim, sanat dünyasının başlıca konusu haline geldi.
  • Çağdaş Sanat, zaman zaman, akım sonrası sanat olarak da adlandırılır.  Eski nesillerin dahil olduğu üslupsal grupların günümüzde her sanatçıya bireysel tarzını bağımsız şekilde yönlendirilebileceği özgür bir alan bıraktığı kabul edilir.
  • Çağdaş Sanat yapıtının başarılı yahut başarısız bulunma kriteri, diğer çağlarda uygulanan kriterlerle aynıdır: Yapıt akla ilginç sorular getiriyor mu? Malzemesi, yapısal/biçimsel ve kavramsal ögeleri birbiriyle etkin bir ilişki içinde mi? Bağlamıyla verimli bir etkileşimi var mı? Yapıt, başarması hedeflenen şeyi başarıyor mu?
Taksim Meydanı, Larissa Fassler, 2015. Art International İstanbul 2015’e katılan ve şehir serileri ile ünlü olan 1975 doğumlu Kanadalı kadın sanatçı, birkaç hafta Taksim Meydanı’nı izledikten sonra eserlerini hazırlamış. Politik yönünü de eserlerine yansıtan sanatçı, görselleştirdiği yerlerin algılanışını, orada geçen olayları da dikkate alarak yer seçimi yapıyor. Sanat eylemi bugün, gündelik olanın tartışılmasını, eleştirilmesini içeriyor. Gündelik olana, hakim olana karşı bir tepki yükleniyor. Sanat yapıtı önceleri o erişilmez, ulaşılmaz olanla iç içeydi. Bugünse hayatı meydana getiren her şey sanatın özünü oluşturuyor. Çağdaş Sanat, politik ve günceldir.

Taksim Meydanı, Larissa Fassler, 2015.
Art International İstanbul 2015’e katılan ve şehir serileri ile ünlü olan 1975 doğumlu Kanadalı kadın sanatçı, birkaç hafta Taksim Meydanı’nı izledikten sonra eserlerini hazırlamış. Politik yönünü de eserlerine yansıtan sanatçı, görselleştirdiği yerlerin algılanışını, orada geçen olayları da dikkate alarak yer seçimi yapıyor.
Sanat eylemi bugün, gündelik olanın tartışılmasını, eleştirilmesini içeriyor. Gündelik olana, hakim olana karşı bir tepki yükleniyor. Sanat yapıtı önceleri o erişilmez, ulaşılmaz olanla iç içeydi. Bugünse hayatı meydana getiren her şey sanatın özünü oluşturuyor. Çağdaş Sanat, politik ve günceldir.

  • Küreselleşmenin sanattaki açılımı Çağdaş Sanat’tır.
  • İnsan hakları ihlalleri çağımızda da bitmedi. Avrupa’daki etnik temizlik, Ruanda’da soykırım, ırkçılık, mültecilere yönelik muameleler, biyolojik siyaset, neo-faşistler…gibi nefret tohumları saçan inançlar birbirini beslemeye devam ediyor.
  • 1990’larda küreselleşme, kimlik, çokkültürlülük, çoğulculuk siyasal kavramlar olarak ele alınmıştır. Sanatta politikanın önemi artmış, 2000’lerin sanatı bu kavramlar üzerine oturmuştur.
  • Bu yıllarda bellek, kimlik, tarih, coğrafya, göç, göçebelik, sınır/sınırsızlaşma, mekan, politik İslam, kamusal alan-özel alan kavramları, özel hayat, gizlilik ve masumiyetin kaybı, eşcinsellik siyasaları başlıca uğraş alanları olmuştur. Çağdaş Sanat, sanatın gündelik hayatla tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar yakından ilişkilidir.
  • Ulusal kültürlerin global kültürün altında ezildiğini öne süren çevreler var. Bu görüşte olanlar, Jean kültürünün, Coca Cola kültürünün, McDonald’s kültürünün karşısında hiçbir şeyin dayanamadığını, ürünlerin hep aynı olduğunu, ticaretin hayatın tüm cephelerine egemen olduğunu, pazarın yasaları karşısında kültürün kendi yasalarını koruyamadığını savunuyorlar. Teknolojinin kültüre ihanet ettiği sonucuna varıyorlar. İnternet yoluyla, bir kültür küreselleşmesi değil, bir kültürel birörneklik, daha çok bir Amerikanlaşma yaşandığını düşünüyorlar.

 

Çağdaş Sanata Varış 227| Çağdaş Dönem 4 Salman Rushdie Şeytan Ayetleri

  • 1989 yılı, aynı zamanda Salman Rushdie’nin Şeytan Ayetleri kitabı hakkında Ayetullah Humeyni tarafından fetva verildiği yıldır.
  • Urduca ve İngilizce konuşan Müslüman bir ailenin Bombay doğumlu oğlu olan Rushdie, 1981 yılında Geceyarısı Çocukları adlı romanıyla, Britanya’nın en saygın ödüllerinden Booker’a değer görülmüş, ünlü bir yazardı. (Daha sonra aynı kitabı ile 1993 yılında Booker’ların Booker’ı-Booker of Bookers ve 2008 yılında Booker’ların En İyisi-Best of the Booker ödüllerine de layık görülecekti.)
  • Salman Rushdie’nin The Satanic Verses, Şeytan Ayetleri adlı romanı 1988 yılında yayımlanmış, aynı yıl İngiltere’nin en saygın kitap ödüllerinden biri olan Whitbread ödülünü kazanmıştır.
  • Kitap, Müslümanlığa hakaret ettiği gerekçesiyle Hindistan ve Güney Afrika’da yasaklanmış, daha sonra Ayetullah Humeyni tarafından yazar hakkında ölüm fetvası verilmiştir.
  • Rushdie’nin, İslamiyet’in ilk dönemlerindeki bazı olaylara dayanarak taşlama formundaki kurgusal kitabında, Peygamber’in ashabına ve hanımlarına bir genelevdeki fahişelerin ve kadın tüccarlarının ismini verdiği; Peygamber’i Ortaçağ Hıristiyanları tarafından kullanılan şeytan anlamındaki Mahound adıyla anarak onun kutsallığını lekelediği düşünüldü.
  • Humeyni-Rushdie olayı, “Postmodern’in panik ara yüzü Fundamentalizm” olarak yorumlanmıştır.
  • İngiliz Müslümanları Salman Rushdie’ye karşı İran İslam Cumhuriyeti tarafından çıkarılan fetvayı kınadılar.
  • 1990’lı yıllardan bu yana Avrupa sanatında İslam’ın simgesel figürleri giderek daha önemli bir yer işgal etmeye başlamıştır.
  • Rushdie, 2002 yılı başına kadar polis koruması altında yaşamıştır.
  • Kışkırtma etkisi kutsal ile kutsal olmayanı, temiz ile murdarı, helal ile haramın yan yana getirilmesi suretiyle yaratılmaktadır. Tahrik ettikleri polemiklerle bu eserler kamusal alanın bir parçası olmaktadırlar.
  • İlk başörtüsü olayı Fransa’da 1989 yılında olmuştur. 2003 yılına kadar başörtüsü (foulard) olarak anılan giysi, bu tarihten itibaren İslami örtü (voile islamique) adını almıştır.
  • Rushdie olayından sonra, Avrupa’da yaşayan Müslümanları temsil eden kurumlar doğmuştur. (Action Commitee for Islamic Affairs gibi)
Fotoğraf: imgur.com

Fotoğraf: imgur.com

  • Yine 1989’da, Danimarka eşcinsel evliliği yasalaştıran ilk Avrupa ülkesi olmuştur.
  • Irk çeşitliliğine dayanan demokratik yapılanma talepleri, halkı ırksal kategorilere ayırmış ve onlara ikamet için özel bölgeler oluşturmuş bir sistem olan Apartheid rejimine karşı 1980’lerde Güney Afrika Cumhuriyeti’nin sorunu olmaktan çıktı, dünya çapında aktivistlerin hedefi haline geldi.
  • 1990’larda küreselleşme, kimlik, çokkültürlülük, çoğulculuk siyasal kavramlar olarak ele alınmıştır. Sanatta politikanın önemi artmış, 2000’lerin sanatı bu kavramlar üzerine oturmuştur.
  • Bu yıllarda bellek, kimlik, tarih, coğrafya, göç, göçebelik, sınır/sınırsızlaşma, mekan, politik İslam, kamusal alan-özel alan kavramları, özel hayat, gizlilik ve masumiyetin kaybı, eşcinsellik siyasaları en önemli konular olmuştur.