Etiket arşivi: Fütüristler

Çağdaş Sanata Varış 194| Performans Sanatı’nın Öncülleri 2

  • 1915 yılında, Fütüristik Sentetik Tiyatro, çeşitli durumları, duyuşları, fikirleri, olguları ve simgeleri birkaç sözcüğe ya da harekete sığdırarak ifade etmeyi önermiştir. Fütüristik Sentetik Tiyatro, genelde tek bir fikri işleyen performanslar olmuştur.
  • Fütürizm’in öncüsü Filippo Tommaso Marinetti’nin (1876-1944) 1915 tarihli Ayaklar adlı performansı, 1960’lardan itibaren görülen performanslara çok yakındır.
  • 1910’larda Rusya’da bir grup Fütürist sanatçı da alternatif tiyatro, dans, kitle gösterileri düzenlemiştir.
  • 1916’da Zürih’te Cabaret Voltaire’de gerçekleştirilen kabare tipi Dada gösterileri de Performans Sanatı’nın öncülleri arasındadır. Berlin’deki Dadacılardan George Grosz (1893-1959), Ölüm kılığına girerek sokaklarda yürümüştür.
  • 1920’lerde Weimar’da kurulan ilk performans atölyesi Bauhaus Sahnesi, resim, heykel, dans, tiyatro gibi farklı disiplinleri buluşturan deneysel bir atölye olmuş; disiplinler arası bir sanatsal anlayışın temellerinin atılmasında önemli rol oynamıştır.
  • Ailesi İzmir’den göç etmiş Rumlardan olan Fransız oyun yazarı, oyuncu, yönetmen ve şair Antonin Artaud’nun (1896-1948) 1948 yılında, tiyatrodaki vurguyu oyunun kendisinden, oyuncunun performansının üzerine çekmesi ve izleyiciyi de dramın bir parçası olarak görmesi, Performans Sanatı’na ilişkin bir öngörüyü içermiştir.
  • Soyut Dışavurumcu hareketin en bilinen temsilcisi ABD’li ressam Jackson Pollock’un (1912-1956) ABD’de 1940’ların sonu ve 1950’lerin başında damlatma ve sıçratma (drip and splash) ya da hareketli boyama (action painting) olarak adlandırılan devrim yaratan performatif tarzından da söz etmemiz gerekir.
  • 1954-1972 yılları arasında Japonya’da Gutai grubu performansa dayalı Soyut Dışavurumcu resimler gerçekleştirmiştir. Grup aksiyon resmine ilgi duyan, aksiyon resmi ile performans arası gösteriler düzenleyen bir gruptur. Jackson Pollock ve Georges Mathieu’nün sanatına saygı duyarlar. Gutai grubunun amacı Soyut Sanat’ın sınırlarını aşmak olmuştur. Malzemeye hayat vermek olarak tanımladıkları deneysel çalışmalar yapmışlardır.
İkinci Dünya Savaşı sonrası, savaşa reaksiyona odaklanan Gutai grubu, yıkımın estetiğini bir sanat formu olarak belirlemiştir. Psikolojik rahatlama amacı da taşıyan boya kutularını tuvale fırlatmak, kağıt Japon paravanlarında delikler açmak, yırtmak değişim/dönüşüm arzusunu da yansıtmaktaydı. 1962 yılına tarihlenen grubun ikinci döneminde ise daha çok Japonya’da nüfus artışı ve teknolojik gelişme ile oluşan kültürel oluşuma cevap niteliği taşıdı. Geleneksel sergi mekanlarına muhalefet, dış mekanlarda açılan, katılımcı, deneysel sergiler ile gösterildi. Gutai, dağıldıktan sonra da sergileri devam etti. 2009 yılındaki Venedik Bienali’ni ve 2013 yılında Solomon R. Guggenheim Müzesi’ni 25 Gutai sanatçısının 145 eserini misafir eden kurumlara örnek verebiliriz. Fotoğraf: 2009 yılında Venedik Bienali’nde Gutai köşesi. "Gutai Venice 1" by Serwertje - Own work. Licensed.

İkinci Dünya Savaşı sonrası, savaşa reaksiyona odaklanan Gutai grubu, yıkımın estetiğini bir sanat formu olarak belirlemiştir. Psikolojik rahatlama amacı da taşıyan boya kutularını tuvale fırlatmak, kağıt Japon paravanlarında delikler açmak, yırtmak değişim/dönüşüm arzusunu da yansıtmaktaydı. 1962 yılına tarihlenen grubun ikinci döneminde ise daha çok Japonya’da nüfus artışı ve teknolojik gelişme ile oluşan kültürel oluşuma cevap niteliği taşıdı. Geleneksel sergi mekanlarına muhalefet, dış mekanlarda açılan, katılımcı, deneysel sergiler ile gösterildi. Gutai, dağıldıktan sonra da sergileri devam etti. 2009 yılındaki Venedik Bienali’ni ve 2013 yılında Solomon R. Guggenheim Müzesi’ni 25 Gutai sanatçısının 145 eserini misafir eden kurumlara örnek verebiliriz.
Fotoğraf: 2009 yılında Venedik Bienali’nde Gutai köşesi. “Gutai Venice 1″ by Serwertje – Own work. Licensed.

  • 1950’lerde Fransız ressam Georges Mathieu’nün (1921-2012) Uzakdoğu kıyafetleri ile izleyici önünde resim yaptığı etkinliklerden de söz etmek gerekir.
  • 1950’lerde performanstan ziyade Happening (oluşum) olarak adlandırılan ve tiyatro dışında sahnelenen bu tür yaklaşımların ilk örnekleri, ABD’li besteci, yazar ve eğitimci John Cage (1912-1992) tarafından gerçekleştirilmiştir. Etkinliğe katılanlar da daha önce sözünü ettiğimiz sanatçılardır: Merce Cunningham, David Tudor, Charles Olsen, Robert Rauschenberg, Mary Caroline Richards ve bir köpek. Cage, rastlantı ve doğaçlamaya yer vererek müzisyenlerin bir notasyonu aynen uygulamasını önlemiş, onların daha performatif olmasını sağlamıştır. Cage’in 4’33’’ adlı performansını da dosyamızın Neo Dada 2 adlı bölümünde anlatmıştık.
  • Cage’in öğrencisi Allan Kaprow (1927-2006), bu tür performanslara Happening adını vermiş; 1959’dan itibaren çeşitli Happeningler gerçekleştirmiş; Happening ve Environment (Çevre Sanatı) gibi yeni sanat türlerinin gelişmesinde rol oynamış; resim, müzik, tiyatro, çevre düzenlemesi gibi farklı türleri barındıran bir sanatsal anlayışın öncülüğünü yapmıştır. Kaprow, Enstalasyon sanatının gelişiminde de etkili olmuş bir kişidir. Sanatın seyirlik bir olgu olmaktan çok bir deneyim olması fikrinden hareket etmiştir.
  • Aynı dönemde ABD’li sanatçı Jim Dine (1935-) da pek çok Happening gerçekleştirmiştir.
  • Fütüristler, Dadacılar, Gerçeküstücüler performans kapsamında düşünülebilecek çeşitli etkinliklerde bulunmuşlardır. Rastlantı ögesi, performans geleneğine Dadacı ve Gerçeküstücü denemelerle, Happeningler ile, John Cage’in yapıtları ile girmiştir. Rastlantı ögesi geleneksel tiyatrodan uzaklaşma imkanı getirmiştir.
  • Yves Klein’ın (1928-1962) 1958’deki Boşluk sergisinin yanı sıra ilkini 1960’ta gerçekleştirdiği bir dizi performans, erken örnekler arasındadır.
  • 1950-1970 arasındaki süreçte Fluxus, performans kökenli bir oluşum olarak dikkat çeker.
  • Performansın,  bastırılmış dürtülere, duygu ve düşüncelere yönelik bir başkaldırı simgesi; bir eylem alanı ve aracı olarak kullanılması, kişisel ya da toplumsal düzeyde politik bir ifade biçimine dönüşmesi, bedene yönelik performansları, 1960’ların gençlik hareketlerinin, savaş karşıtı protestoların, ırk ve cinsiyet ayrımcılığına karşı ayaklanmaların bir yansıması olmuştur.
  • Viyana Eylemcileri, 1960’larda bedene yönelik sadomazoşistik tavırlarıyla gündeme gelmiştir. Grubun, genellikle çıplak gerçekleştirdiği, müstehcen, kan ve dışkının kullanıldığı pek çok performansı polisin müdahalesi ile sona ermiştir. Ana fikir, sanatçıların ve izleyicilerin bu tip performanslar aracılığıyla, bastırdıkları şiddet ve şehvet duygularından arınması, sağaltım imiş.
  • 1970’lerde yazınsal bir metnin temsilini değil, mimesis üzerine değil, daha ziyade fiziksel etkinlik ve bedensel ifadeyi ön plana çıkararak, yeni eleştirel araçlar geliştiriliyordu.

 

Çağdaş Sanata Varış 193| Performans Sanatı’nın Öncülleri 1

  • “Hiçbir şey yoktan var olmaz” prensibi her konu için geçerli bir önermedir. Performans Sanatı’nın köklerine baktığımızda da bunu görüyoruz.
  • Başkaldırının ve deneyciliğin tarihi boyunca Performans Sanatı , Fütürizm, Rus Devrimi deneysel tiyatrosu, Dadacılık, Sürrealizm, Bauhaus, Cage ve Cunningham, Happeningler, Anna Halprin  ve yeni dans, Yves Klein, Piero Manzoni, Joseph Beuys, Beden Sanatı, Norman Bluhm (1920–1999) ve Frank O’Hara’nın (1926–1966) şiir-resimlerinin mirasçısı olmuştur.
  • Daha da geriye gidersek, Klasik dönemin müzisyenleri, mimcileri, jonglörleri, ip cambazlarını; Ortaçağ’ın müzik adamları trubadurları, şairleri, acı çekme oyunlarını, zafer alaylarını; 1490’da da Vinci, 1638’de Bernini tarafından tasarlanan saray gösterilerini; 17. yüzyıl sonunda Londra ve Paris’teki meşhur sirkler ve fuarlardan bahsedebiliriz. 1970’lerde sirk bir yeniden doğuş yaşamış, yeni sirk, hem tarihsel hem de sanatsal açıdan Performans Sanatı’nın doğuşu ile yakından ilişkili olmuştur. Pazar yeri, sirk gibi geniş halk kitlelerinin bir araya geldikleri yerler geleneksel olarak performanslar için en çok tercih edilen yerler olmuştur. Bu performansların bir kısmı avangard, bir kısmı oldukça gelenekseldir. 19. yüzyılın başında Amerika’da zenci icracılarla başlayan siyah maske toplulukları minstreller ve vodvillerden de söz etmemiz gerekir. ABD’de teatral yönelim, formel ya da yazınsal dram değil, icracının baskın figür olduğu enformel tiyatroya olmuştur. Dickens ve Twain halka açık okumalar yapmışlar, solo monologcular ABD’de gözde olmuşlardır. Bu gelenek, Performans Sanatı içinde de sürdürülmüştür. 19. yüzyılın sonlarına doğru gelişen kabare, popüler formları yeni biçimlerle kullanması, eklektizmi ile 20. yüzyıl Performans Sanatı ’ndaki yeniliklerin başlangıcı olmuş, performans dinamiğini diğer bütün avangard hareketlerden daha fazla etkilemiştir. Isadora Duncan’ın (1877-1927) dansı da, deneysel performansın gelişimine önemli katkılarda bulunmuştur.
  • Ancak bunların hiçbiri Performans Sanatı’nın yaptığı gibi, sanatçının fiziksel performansını asıl meselesi haline getirmemiştir.
Ünlü ip cambazı Madam Saqui (1786-1861). 18. yüzyılın sonunda Paris’te cambazlık ve ip cambazlığının tiyatrolarda bulunması zorunluydu. Fotoğraf:nl.wikipedia.org

Ünlü ip cambazı Madam Saqui (1786-1861). 18. yüzyılın sonunda Paris’te cambazlık ve ip cambazlığının tiyatrolarda bulunması zorunluydu.
Fotoğraf:nl.wikipedia.org

  • Varyete Tiyatrosu, belli bir geleneğe, ustaya, kurala bağlı olmayışı; bir giriş-gelişme-sonuç izlemeyen; izleyicinin pasif konumuna müdahale eden yapısı ile Performans Sanatı’nın köklerinden biridir.
  • Varyete Tiyatrosu’nun prensipleri Fütüristler için de ideal bir model olmuştur.
  • Performans Sanatı’nın birden çok formu barındıran karakteri, 20. yüzyıl başlarındaki avangard hareketlerle ilişkilendirilir çünkü amaçlar paraleldir. Erken dönem avangard hareketlerin doğası, içerik yerine biçime, konudan ziyade estetik etkiye önem veren kurallara meydan okumayı amaçlar ve bu, Performans Sanatı’nın da ruhunu oluşturur.
  • Daha 1913 yılında, tramvayların, motor patlamalarının, trenlerin ve kalabalık sokakların seslerine benzer sesleri çıkaran çeşitli aletler tasarlayan Luigi Russolo’nun (1885-1947) gürültü müziği olarak adlandırılan ses performansları; gürültü müziğine eşlik eden mekanik hareketli koreografiler Performansın erken örnekleri arasındadır.
Luigi Russolo, Corale Classic Industrial Noise Experimental Music, 1921. Russolo’nun deneysel müziğini dinlemek isteyenler aşağıdaki adresi kullanabilir. Fotoğraf:www.youtube.com

Luigi Russolo, Corale Classic Industrial Noise Experimental Music, 1921. Russolo’nun deneysel müziğini dinlemek isteyenler aşağıdaki adresi kullanabilir.
Fotoğraf:www.youtube.com