Etiket arşivi: Fusun Kavrakoğlu

Şiddet 95| Yasaklar ve Sansür Şiddeti 6 Kitaplar 3

İsimsiz: No 3, John Latham ( Zambiya, 1921-2003), 1992. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Venedik Bienali, 2017.

İsimsiz: No 3, John Latham ( Zambiya, 1921-2003), 1992.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Venedik Bienali, 2017.

  • 1947 yılında Kumran Mağarası’nda bulunan, Yahudiliğin ve Hıristiyanlığın doğuşunun tarihine ışık tutan, en eskisi MÖ 2. yüzyıla ait Ölüdeniz Elyazmaları’nın bir kısmına Vatikan’ın el koyduğu biliniyor. Yazmalardan birinde İsa’nın büyük kardeşinden söz edildiği için Bakire Meryem teorisinin zedelenmesinden korkulduğu sanılıyor.
  • Çin Kültür Devrimi sırasında yazılanlar kimseye gösterilmez, saklanırdı. Bu dönemde pek çok yazar çalışmalarını kendileri yok etti. Birçok eser de yetkililer tarafından yok edildi.
  • Guo Moruo adlı Çinli şair Kültür Devrimi sırasında gazetelere bütün eski edebiyat eserlerinin yok edilmesi gerektiği şeklinde beyanat vermişti.
  • 1973-1981 yılları arasında Şili Cunta Hükümeti Başkanı Augusto Pinochet, sivil itaatsizliği savunduğunu düşündüğü için Don Quijote’yi yasaklamıştı.
  • Bosna Ulusal Üniversite Kütüphanesi, Sırpların kundaklaması sonucu 1992 yılında yakıldı. 155 bini yazma toplam bir buçuk milyon kitabın yok olduğu felakette yok olan eserlerin büyük bölümü Osmanlı elyazmalarıydı.
  • Irak Savaşı (2003-2011) esnasında 113 kütüphane yağmalandı. 82 bin elyazması kayboldu. Elyazmalarını bin beş yüzü Osmanlıca idi.
  • ABD’li Ray Bradbury, Fahrenheit 451’i 1953 yılında yayımlamış, roman François Truffaut tarafından 1966’da filme çekilmişti. Konu, kitapların, belli düşünce ve kelimelerin yasak olduğu, televizyonun beyin yıkadığı bir dünya idi. Baskıcı-sansürcü McCarthy döneminde (1947-1957) yazılan kitap, siyah polis giysileri, el sıkışma ve selam verme şekilleriyle, erkekte uzun saçın yasak oluşuyla, farklı olanın onaylanmamasıyla, muhbirlerle Nazi, SSCB ve Cesur Yeni Dünya, 1984 göndermeleri ile doluydu. İtfaiyeciler, yangın söndürmüyor, yangın çıkarıyorlar; ev, üst-baş, çanta kontrolü yapıp kitap arıyorlardı. Zaten Fahrenheit 451, kağıdın tutuşma sıcaklığı, eserin adı olarak seçilmişti. Toplumsal hafızanın taşıyıcısı olan kitaplar insanları mutsuz ettiği için yasaklanmış, yakılarak yok ediliyorlardı. Yakılmak için seçilen ilk kitap Don Quixote idi. Kalabalıktan uzakta, saklanarak yaşayan Kitap İnsanları ise toplumsal hafızayı korumak amacıyla kitapları ezberliyorlardı.

 

 

Şiddet 70| İç Savaş ve Devrim Şiddeti 6

Gözetim, Mitra Tabrizian, 1990. Okuduğu Westminster Universitesi’nde şimdi ders vermekte olan İran kökenli İngiliz fotoğraf sanatçısı ve film yönetmeni Mitra Tabrizian’ın (1959-) temaları sosyal ve politik konulardır.  Gözetim adlı eserde İran tarihinin üç dönemi ve bu dönemlerde Batı’nın ve İranlı politikacıların rolleri betimleniyor. Solda, demokratik yollarla seçilmiş Başbakan Muhammed Musaddık’a karşı, 1953 yılında ABD ve İngiltere tarafından düzenlenen darbe temsil ediliyor.  Merkezde, İran İslam Devrimi sonrasında başlayan İran-Irak Savaşı’nın (1980-1988) ilk yılları çarşaflı kadınlar ve bir asker figürüyle gösteriliyor. Sağda ise 1979 yılındaki devrim ile Humeyni’nin iktidara gelişi ve İran İslam Cumhuriyeti’nde tek yetkili oluşu canlandırılıyor. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Londra, Victoria&Albert Museum, 2017.

Gözetim, Mitra Tabrizian, 1990.
Okuduğu Westminster Universitesi’nde şimdi ders vermekte olan İran kökenli İngiliz fotoğraf sanatçısı ve film yönetmeni Mitra Tabrizian’ın (1959-) temaları sosyal ve politik konulardır.
Gözetim adlı eserde İran tarihinin üç dönemi ve bu dönemlerde Batı’nın ve İranlı politikacıların rolleri betimleniyor.
Solda, demokratik yollarla seçilmiş Başbakan Muhammed Musaddık’a karşı, 1953 yılında ABD ve İngiltere tarafından düzenlenen darbe temsil ediliyor.
Merkezde, İran İslam Devrimi sonrasında başlayan İran-Irak Savaşı’nın (1980-1988) ilk yılları çarşaflı kadınlar ve bir asker figürüyle gösteriliyor.
Sağda ise 1979 yılındaki devrim ile Humeyni’nin iktidara gelişi ve İran İslam Cumhuriyeti’nde tek yetkili oluşu canlandırılıyor.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Londra, Victoria&Albert Museum, 2017.

  • Irak Savaşı, 2003′te Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık önderliğinde oluşturulmuş Çokuluslu Koalisyon Kuvvetlerinin bir askeri harekatla Irak’a girmesiyle başladı. Kitle imha silahları yalanı ile ve diktatör Saddam Hüseyin’i devirme amacıyla başlatılan savaş, Saddam’ın devrilmesi ve ölmesine ilaveten bölgede daima alttan alta devam eden etnik ve mezhep ayrılıklarının körüklenmesi ve alevlenmesine de neden oldu. Çokuluslu Koalisyon Kuvvetleri ülkeden çekildi ama terör olayları ve iç savaş devam ediyor.
Fotoğraf: https://twitter.com/drsteveneu/status/684099332421767168

Fotoğraf: https://twitter.com/drsteveneu/status/684099332421767168

  • Libya’da 2011 yılında iç savaş başladı.
    Birleşmiş Milletler, Güvenlik Konseyi’nin kararına dayanarak Fransa, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri’nin önderliğinde Libya’ya 18 Mart 2011 akşamı havadan askeri operasyon başlattı. Operasyonun gerekçesi, Libya lideri Muammer Kaddafi‘ye bağlı birliklerin halka baskı ve şiddet uygulaması ile Libya’nın BM kararlarına riayet etmemesi olarak açıklandı. BM ve halk 22 Ağustos 2011′de Kaddafi’yi devirdi. Ayaklanmanın sonlarında Sirte yakınlarında Kaddafi’nin konvoyuna NATO destekli saldırı düzenlenmiş, bu saldırıdan yara almadan kurtulan Kaddafi, 20 Ekim 2011 tarihinde saklandığı bir geçitte isyancılar tarafından yakalanarak linç edilmiştir.Bazı yorumlara göre, Libya’da hükumet ve Muammer Kaddafi karşıtı gösteriler halkın, 2010-2011 yılı boyunca Arap dünyasını saran protestoların bir ayağı olan 2011 Mısır Devrimi’nden/Arap Baharı’ndan etkilenmesiyle başlamıştır.

    Başkanlığının son yılı 2016’da Barack Obama, başkanlığı boyunca yaptığı en büyük hatanın Libya olduğunu söyleyecekti. Kaddafi’nin devrilmesinden sonraki süreç için hiçbir plan yapılmadığı; rejimin çökmesine neden olan kısmi işgallerin işe yaramadığı uluslararası arenada konuşulan konular oldu.

    İç savaşta her iki tarafın ve sivillerin toplam kaybının 25,000 – 30,000 ölü, 4000 kayıp olduğu söyleniyor. Ülkede sivillere karşı (kaçırma ve işkence gibi) savaş suçlarının işlendiği de basında yer aldı.

  • Filipinler’de de ordu ile isyancılar arasında yaklaşık yarım yüzyıldır iç savaş sürmektedir.
  • Dünya üzerinde, 1914’ten beri var olan ve yönetim biçimleri şiddet yoluyla değiştirilmemiş yalnızca sekiz devlet bulunuyor. Bunlar Birleşik Krallık ve İngiliz Milletler Topluluğu’nun eski dört üyesi, ABD, İsveç ve İsviçre’dir. Geriye kalan ülkelerin tümü etnik çatışmaya sahne olmuştur.

 

Şiddet 64| Devlet Şiddeti 10

Olağan Şüpheliler

  • Halk düşmanı kimdir, hangi gruptur?
  • Kara Liste’de kimler vardır?
Ne Kadar?, Nancy Atakan, Fotoğraf, 2003. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Baksı Müzesi, 2016.

Ne Kadar?, Nancy Atakan, Fotoğraf, 2003.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Baksı Müzesi, 2016.

  • Politik sorumlular, korkunun, yönettikleri kişilerin kaygılarını yansıtmasından faydalanabilirler. Ayrıca, sükunet ve tehlike yokluğu, hareketlenmeye elverişli değildir. Korku, grubu dinamik bir hale sokar.
  • İktidar güçsüz düştüğünde veya baskı uyguladığında kitle içinde kaygılar belirir. Kaygı, krizin belirtisidir. Bireyler çare aramaya başlarlar. Bazen körü körüne boyun eğdikleri ikame çözümler de korkunun oğullarıdır ve böylece korkuyu ertelerler ve çoğaltırlar.
  • Korkunun bir topluma sunduğu ikinci hizmet, toplumun kendi bilincine varmasını sağlamaktır. Aynı anda aynı endişenin paylaşılması, ortak olarak yaşanan durumun algılanmasını kolaylaştırabilir. Normalde rakip olarak görülen Öteki, zor dönemi atlatmak için güvenilebilecek potansiyel bir müttefik olarak görülmeye başlanır.
  • Şenlikle birleşen ayaklanma, korkunun eyleme dökülmesidir.
  • 1949 Devrimi ile başlamış ve günümüzde bile terk edilmemiş dosya sisteminde her Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşının bireysel siyasi sicili tutulmaktadır.
  • Kolektif psikozların ortaya çıkışları toplumsal bünyenin bütün üyelerindeki ortak heyecan faktörlerine dayanır. Ordulardaki panikler, toplu göçler gibi. Muhtemel tehditler gerçek tehlikeler boyutunda büyütülerek, çarpıtılırlar ve abartılırlar. Baskın fikir, mantıklı ve kabul edilebilir gibi görünebilir. Güçlü kitle iletişim araçları ve modern bilgi dağıtım araçları kontrolden çıkmış haberlerin dolaşıma sokulmasında belirleyici bir rol oynar. Bu algıyı örgütleyen heyecanlar insanlığın bütün çağlarında vardır.
  • Kolektif kaygının giderilmesi genellikle bir suçlunun belirlenmesiyle gerçekleşir. Hemen her devletin olağan şüpheliler’i vardır.
  • Önce devletin, sonra toplumun günah keçisi olan ve en çok şiddete maruz kalan olağan şüpheliler, korkunun asıl kaynağının aradan sıyrılmasına yararlar.
  • 6-7 Eylül 1955 olaylarında hükumetin ilk tepkisi yağmanın sorumluluğunu komünistlere yıkmak olmuştu. 7 Eylül 1955’te 45 ‘tescilli’ komünist adliyeye getirildi, bunlardan 19’u tutuklandı. Tutuklananlar arasında ünlü isimler vardı. Aralık ayına gelindiğinde, hükümet suçlamalardan vazgeçmek ve tutukluları salıvermek zorunda kalacaktı. Türkiye’nin olağan şüphelileri hep komünistler, ABD’ninki ise zenciler olmuştur.
Kızıl Lenin, Banksy, 2003. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Global Karaköy, 2016.

Kızıl Lenin, Banksy, 2003.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Global Karaköy, 2016.

  • 2017 yılında ABD’de siyahilere yönelik artan şiddet olaylarına karşı Ulusal Futbol Ligi oyuncularının milli marşta diz çökme protestosu yaptığı basında yer almıştı.
  • Olağan şüpheliler genellikle ülkelere ve zamana göre değişkenlik gösterir: Keşmir’de kaliteli bot giyenlerin militan diye gözaltına alındığı; Pol Pot döneminde Kamboçya’da gözlük takanların entelektüel sayılıp öldürüldüğü; saç-sakal-bıyık kombinasyonunun, kot pantolon giymenin politik görüşe işaret ettiğinin düşünüldüğü görülmüştür.

 

 

 

Seyahat Etmeye Dair

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, LifeCo, Bodrum, 2017.

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, LifeCo, Bodrum, 2017.

 

Yolda olma durumu biraz da isimsiz olmayı gerektirir.

Evden uzak olmak, bazı değerleri de arkada bırakmayı getirir beraberinde.

Ait olmadığımız yerlerde, alışılagelmiş donanımlardan ve tehditlerden uzakta olunca insan kendiyledir artık, yüzleşebilir ve yitirebilir. Aslında yolculuğa biraz da bunun için çıkılmaz mı?

Bazen hesaplaşmak için değil, hesaplaşmamak ve sırf gitmek için çıkılır yola.

Cervantes romanını kurarken kahramanını gezdirmeyi seçtiği için Don Kişot ilk gezgin edebiyat karakteridir.

“Seyahatin bir hoş tarafı da şu: Alelade şeyler bile yeni oldukları ve sürpriz olarak karşımıza çıktıkları için adeta bir macera mahiyeti kazanıyorlar.” Goethe.

 

Yararlanılan Kaynak

Okumanın Halleri, Sırma Köksal, Metis Yayınları, 2005.