Etiket arşivi: Eski Chichen Itza

Şiddet 72| Atletik Şiddet 2

  • Gladyatör dövüşlerinin Roma kültürüne, Etrüskler’den ya da Samnitler’dengeldiği düşünülür. İlk müsabakanın MÖ 264 yılında gerçekleştirildiği söylenir. Sonradan bu müsabakaların yapılacağı binalar, amfitiyatrolar inşa edilmiştir. Arenada dövüşenler arasında kadınlar da vardır. Arenada suçlulara yer vermek suretiyle onların idamları da gerçekleştirilmekteydi.
Mayalar ve Aztekler’in top oyunu çok vahşi bir oyundu. Taştan yapılma bir topu, insan boyundan çok daha yükseğe yerleştirilmiş, basketbol potasına benzer bir çemberden geçirmek amaçlanırdı. İki takım da topu yere düşürmemeye çalışırdı. Oyuncular sadece dirsek, kalça ve dizlerini kullanabilirlerdi. Oyuncuların özel koruyucu giysileri olurdu. Oyunu kazanan, kaybedenin kafasını keserdi. Meksika’da, Eski Chichen Itza’da Oyun Salonu’nun duvarındaki kabartmada galip, rakibinin kesik kafasını elinde tutuyor. Kabartmanın devamında yenilenin boynundan fışkıran kan betimlenmiş. Bu top oyununun sadece spor değil, dinsel bir olay da olduğu düşünülüyor.  Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Mayalar ve Aztekler’in top oyunu çok vahşi bir oyundu. Taştan yapılma bir topu, insan boyundan çok daha yükseğe yerleştirilmiş, basketbol potasına benzer bir çemberden geçirmek amaçlanırdı. İki takım da topu yere düşürmemeye çalışırdı. Oyuncular sadece dirsek, kalça ve dizlerini kullanabilirlerdi. Oyuncuların özel koruyucu giysileri olurdu. Oyunu kazanan, kaybedenin kafasını keserdi. Meksika’da, Eski Chichen Itza’da Oyun Salonu’nun duvarındaki kabartmada galip, rakibinin kesik kafasını elinde tutuyor. Kabartmanın devamında yenilenin boynundan fışkıran kan betimlenmiş.
Bu top oyununun sadece spor değil, dinsel bir olay da olduğu düşünülüyor.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Gladyatörler kimi zaman ölümüne dövüşmekle yükümlüydü. Yırtıcı hayvanlarla ve kendi aralarında dövüşürlerdi. Gladyatörlergenellikle köleydi ve dövüşüp dövüşmeme konusunda seçim şansları yoktu.
  • Cicero, gladyatör oyunlarının acı ve ölüme karşı iyi bir eğitim olduğunu belirtmiştir.Bu gösterilerin,ölüme küçümseyerek bakılması yönünden halka ilham kaynağı olduğu düşünülürdü. Gladyatörlerin birbirlerine yaptıkları şeyleri hak ettikleri yönünde genel bir hissiyat da vardı.
  • Yunan boksörler el ve bileklerini ince öküz derisi ile sararlarken, Roma Dönemi eldivenlerinde hasma daha fazla hasar vermesi için metal kullanılırdı.
  • MS 200’de İmparator Septimus Severus kadın gladyatörleri yasakladı.
  • Can ve para kayıplarının fazlalığı, Hıristiyan kilisesinden gelen itirazlar yüzünden bu müsabakalar yaklaşık MS 400’de sona erdirildi.
  • Günümüzde boks, güreş, pankreas gibi uzun bir geçmişe sahip sporlar devam ederken, Amerikan futbolu, Amerikan güreşi gibi daha yeni spor dalları da sert sporlara ilave oldu. Sert sporların beyin hasarına yol açabileceği bilinmekle birlikte, bu aşırı şiddet içeren sporlar hala hoş görülmektedir.

 

Şiddet 11 | Ritüellerdeki Şiddet 3 |Kurban Olarak İnsan 2

  • Savaş tanrısı adına yapılan savaşlarda şiddet, toplum üzerinde yüceltici ve yükseltici bir rol oynardı.
  • 14. ve 16. yüzyıllar arasında yaşamış bir Orta Amerika halkı olan Aztekler, güneşin gökteki seyrine devam edebilmesi için kurban kanıyla beslenmesi gerektiğine inanırlardı. Kendini kurban etme, kendi bedenini keserek veya delerek kanatmak, Aztekler arasında yaygındı. Bu, tanrılara kan sunmanın bir yoluydu.
  • Aztekler, başında bir rahibin bulunduğu ritüel savaşlar yaparlardı. Bu savaşlardaki kitlesel öldürme eylemleri dinsel edimlerdi. Amacı, şiddetin kontrolden çıkmasını sağlamaktı, aracı ise şiddetti.
  • Meksika’da, mısırın tüm bir yaşam sürecinden geçtiği düşünülerek, mısır dikildiğinde yeni doğmuş bebekleri, filiz verdiğinde biraz daha büyük çocukları, mısırın yetişme zamanında yaşlı erkekleri kurban ederlerdi.
  • Meksika’da tanrı kılığına sokulan kişiye bir yıl özen gösterilir, sonra tapınakta şölenle rahip tarafından, taş bir bıçakla göğsü kesilerek kalbi güneşe sunulur; başı daha önceki kurbanların kafatasları arasına konur, kol ve bacak etleri soyluların masasına sunulurdu. Yerine hemen bir başka delikanlı seçilirdi. Öldürülen tanrının hemen yaşama geri döndüğüne inanılırdı.
Eski Chichen Itza, Kafatası Tapınağı, Meksika. Bir Maya (550-900) yerleşimi olan Eski Chichen Itza’da bir insan kurban etme kuyusu da görmüştük. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Eski Chichen Itza, Kafatası Tapınağı, Meksika.
Bir Maya (550-900) yerleşimi olan Eski Chichen Itza’da bir insan kurban etme kuyusu da görmüştük.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Mayalar kendi kanlarını döktüklerinde tanrılarla temasa geçtiklerine ve yiğitliklerini gösterdiklerine inanırlardı.
  • Kutsal olduğu düşünülen kişilerin öldürülme töresi dünyanın birçok yerinde geçerliydi.
  • Sakız ve Bozcaada’daki Dionysos törenlerinde insan kurban edilirdi.
  • Ekvador Kızılderilileri tarlalarını ektiklerinde insan kanı döker, erkeklerin kalplerini kurban olarak sunarlardı. Bu kurban verilmezse ürünlerinin tamamen yok olacağını düşünürlerdi. Kurban töreni bitince halk tarlasını ekmeye başlardı.
  • Batı Afrika’da, Gine’de, Hindistan’da bir Dravidyen halk olan Gond’larda ve Khond’larda, Bengal’de toprağa insan kurbanlar sunulur, kurbanların parçaları farklı tarlalara gömülürdü.
  • Başkasının ruhunu kendisininkiyle birleştirmek için o kişinin kalbi, gözü veya bazı yerlerde de safrası yenirdi.
  • Avustralya yerlileri cesaret kazanmak için cesur insanların kalbini ve ciğerini yerlerdi.
  • Antik Yunanlar, insan kurbanetmezlerdi. Troya Savaşı öyküsünde, Yunan komutan Agamemnon, kızı İfigenia’yı Tanrıça Artemis’e kurban etmek zorunda kalmıştı, ama, efsanenin bazı versiyonlarında İfigenia son dakikada kurtuluyordu.
  • Daha sonra, gerçekten öldürme töresi yerine yalandan öldürme uygulaması konmuştur. Yalandan öldürme, bir tasvir üzerinde gerçekleştirilirdi.
  • Greklerde tanrılara kurban verme 6. yüzyılda İmparator Justinyen tarafından yasaklanana kadar devam etmiştir.