Etiket arşivi: eşcinsellik

Püritenler 10

  • Bugün hala Almanya’daki Lutheryen kiliseler için Evanjelik kilise tanımı kullanılır.
  • Bugün Evanjeliklerin ABD’deki oranı %35-50’dir.
  • Evanjelikler ABD’de Cumhuriyetçi Parti ile özdeşleşirler.
  • Evanjeliklere göre:
    *Yahudiler seçilmiş millettir.
    *Tarihte ne olacağı İsrail’deki gelişmelere bağlıdır.
    *İsa’yı kabul etmeyeni yaptığı iyilikler kurtaramaz.
    *Ancak İsa’nın yolundan giderek Cennet’e ulaşılabilir.
    *Yahudilerin millet olarak Vaadedilmiş Topraklar’da bir araya gelmelerini, bu topraklarda hakimiyet kurmalarını ve bu yolla dünya egemenliğine ulaşmalarını amaçlarlar. Yahudileri öteki dünyada kurtuluşa ermenin bir aracı olarak görürler.
    *Evanjelik Hıristiyanlık dışındaki bütün inançların temelinde şeytani yapı vardır.
    *Scofield İncili’ni referans alırlar.
    *Kitabı Mukaddes’in bazı bölümlerini İsrail’deki Mediggo Ovası’nda yapılacak olan son büyük savaşı (İbranicede Armageddon) önceden bildirdiği şeklinde yorumluyorlar. Kitapta bu savaşın 2000’li yıllarda olacağına dair işaretler buluyorlar.
    *İnanışlarına göre şu anda dünyayı Tanrı değil, Şeytan yönetiyor.
    *Mesih bu savaşta gökten inecek ve Deccal’ı (Anti-Christ) Armageddon’da öldürecektir. İsa’nın krallığını kurması ile en az bin yıllık bir barış dönemi yaşanacaktır.
    *Hz. İsa’nın dönebilmesi Ortadoğu’da yedi yıl sürecek bir kaos sonrası gerçekleşecektir. Dolayısıyla Ortadoğu krizi bir kaosa dönüştürülmelidir.
Evanjelik hareket içinde Presbiteryen, Metodist veya Baptist gibi kiliseler var. Evanjelik olduğunu beyan etmiş olan Başkan Carter hayal kırıklığı yaratmıştı. İki başkan çıkartmış olan Bush ailesi ise Baptist. Fotoğraf: houstonchronicle.com

Evanjelik hareket içinde Presbiteryen, Metodist veya Baptist gibi kiliseler var. Evanjelik olduğunu beyan etmiş olan Başkan Carter hayal kırıklığı yaratmıştı. İki başkan çıkartmış olan Bush ailesi ise Baptist.
Fotoğraf: houstonchronicle.com

NEO-CON’LAR

  • Başkaları üzerinde egemenlik kurma,
  • Kendilerini herkesten üstün görme,
  • Tiranlık benzeri yapıyı savunma,
  • Kürtaj ve eşcinsellik konularında muhafazakarlık.

 

NEO-CON EVANJELİK MÜŞTEREKLERİ

  • 1970’lerin başındaki kültür devriminin Amerikan değerlerini yok ettiğine inanırlar.
  • Günlük yaşamlarında dinin yeri vardır.
  • Laik toplumu tehdit olarak görürler.
  • Reagan dönemine kızıp ittifaka ve siyasi gruplaşmaya gittiler. 1990’larda Cumhuriyetçi Parti’ye itici güç oldular. Bu ikili ittifak Clinton döneminde muhalefetteydiler.

 

 

Çağdaş Sanata Varış 273|Çağdaş Kavramsal Sanat 4

Kimlik 3

Zevk ve Demokrasi, Grayson Perry, 2004. Sanatçının sırlı seramik eseri, Perry’nin 2003 yılında Turner Ödülü’ne aday gösterilmesi ve kazanması sonucundaki deneyimlerinden yola çıkarak gerçekleştirilmiştir. Ödül, Birleşik Krallık’ta geniş çapta yankı bulmuş, halk arasında çok konuşulmuştur. Perry bu çömlekte, halktan gelen yorumlara yer vermiştir. Figürlerin konuşma balonlarında ödülü kazanmasıyla ilgili, kimisi basında da çıkan ifadeleri kullanmıştır. Bu yorumlar, onur kırıcılıktan komikliğe kadar uzanır. Küçük Farklılıklar Sergisi, Pera Müzesi, 2015. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Zevk ve Demokrasi, Grayson Perry, 2004.
Sanatçının sırlı seramik eseri, Perry’nin 2003 yılında Turner Ödülü’ne aday gösterilmesi ve kazanması sonucundaki deneyimlerinden yola çıkarak gerçekleştirilmiştir. Ödül, Birleşik Krallık’ta geniş çapta yankı bulmuş, halk arasında çok konuşulmuştur. Perry bu çömlekte, halktan gelen yorumlara yer vermiştir. Figürlerin konuşma balonlarında ödülü kazanmasıyla ilgili, kimisi basında da çıkan ifadeleri kullanmıştır. Bu yorumlar, onur kırıcılıktan komikliğe kadar uzanır.
Küçük Farklılıklar Sergisi, Pera Müzesi, 2015.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Postmodernizm ile yola başlayan Anti-Özcülük, cinsiyet fikrinin doğal veya zorunlu bir kategori değil, kültürel bir kategori olduğunu söylüyordu. Kişilik, kimlik, sübjektiflik ve aracılık kavramlarına yönelik Postmodernist ve Postyapısalcı okuyuşlar, son yıllarda Posthümanizm adı verilen alanın ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu alan, insanlar ve teknoloji, insanlar ve hayvanlar arasındaki ilişkileri araştırır ve farklılıkları Yapısöküm yöntemiyle inceler.
  • 1984 yılında dünya Madonna’yı tanımıştı. O yıllarda beline Boy Toy (jigolo) yazan bir kemer taktı. 1980’ler boyunca feminen-maskülen bir tarz izledi. 1990’larda stilinde seksüel içeriğin dozunu artırdı ve aralara dini motifler yerleştirirken sutyen ve kısa şortlar ile Hint motifli baş aksesuarı kullandı. 1990’ların sonunda etnik-gotik melezi görüntüsünde ellerinde Hint kınası, geyşa makyajı, kimono ile sahneye çıktı. Madonna ile beraber Amerikan kültüründe geleneksel Asya kültürü yükselişe geçti. Koruyucu olduğuna inanılan kırmızı ip bileklikler hızla moda oldu. Madonna, cinsiyet ve etnik unsurlara aşina olunmasına katkı sağladı.
Hans-Peter Feldmann,  Art International 2015 İstanbul. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Hans-Peter Feldmann, Art International 2015 İstanbul.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Queer yaklaşım hem bir teori hem de bir sosyal harekettir. Özellikle kamusal alanda eşcinsel şahısların ifşa edilmesini, doğrudan eylemi savunur. Queer teorisi, kimliklerin doğasını değiştirme hareketinin bir parçasıdır. Queer kuramcılarına göre, kimlik kavramının kendisini reddetmek daha doğrudur. Bu fikrin kökleri Foucault ve Althusser’e uzanır: iktidara fırsat vermemek için özne konumundan çıkmak gerekir. 1960 ve 1970’lerdeki ikinci dalga feminizm, toplumsal cinsiyet ile biyolojik cinsiyet ayrımını çökertir. Biyolojik cinsiyet, kadınlar ve erkekler arasındaki biyolojik ayrımlara, toplumsal cinsiyet ise onları ayıran kültürel farklılıklara işaret eder. Queer teori, biyolojik cinsiyetin de toplumsal cinsiyet gibi kültürel bir inşa olduğunu söyler. Her birey az veya çok erkek ve/veya kadındır. Kadın ve erkek kategorileri baskıcıdır. Filozof Judith Butler, evliliğin ataerkilliğin ve baskının dayanaklarından biri olduğunu; devletin, cinsel davranışların düzenlenmesine ve bireyler arasındaki ilişkinin nitelenmesine el koyuşu olduğunu söyler. Gey ve lezbiyen evlilik talebinin, baskı altındaki diğer kategorilerle aralarına bir mesafe koyma ve cinsel-siyasi rejimi sağlamlaştırma riski taşıdığını öne sürer. Evliliğin, özel hiçbir sivil veya mali hak doğurmamasını ve birlikteliklerin üzerindeki devlet kontrolünün ortadan kalkmasını önerir.
  • Kimlik politikalarına yönelen sanatçılar, cinsel kimlik, eşcinsellik, cinsel tercih, cinsiyet politikaları gibi olgulara da yönelmişlerdir. 1990’lı yıllarda ABD sanat ortamında AIDS hastalığını konu alan yoğun bir sanatsal üretim gerçekleşmiştir.
  • Çağdaş feminist performanslarda yemek ve kadın bedeninin cinsiyetçi söylem tarafından temsilinin eleştirisi yapılır.