Etiket arşivi: entelektüel

Entelektüel ve Entelektüel İşlev

  • Düşünen ve bunu dile getiren kimse entelektüel işlevini yerine getiriyor demektir.
  • Buna karşılık, olaylara duygusal tepki gösteren, olayları düşünce süzgecinden geçirmeyenler bu işleve aykırı davranmış olur.
  • Entelektüel işlevin anlam belirsizliklerini saptayıp gün ışığına çıkarmak gibi bir sorumluluğu vardır.
  • Entelektüel işlev, ahlaksal işlevden ayrı tutulamaz.
  • Kimi zaman bazı sorunların çözümsüz olduklarını ortaya koyarak çözmek gerekir. Bunu dile getirmek veya getirmemek ahlaksal bir seçimdir.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Eleştirel tavırlarla özdeşleştiği sürece, kültür kuşku ile karşılanan bir olgudur.
  • Entelektüeli, kitapları arasında yaşayan ve somut gerçeklikle ilişkisi olmayan kişi olarak tanımlama eğilimi vardır.
  • Entelektüel dünyaya karşı güvensizlik “domuz entelektüeller”, “yumurta kafalılar”, “radikal züppeler”, “komünist yuvası üniversite” gibi ifadelerle belirtilir.
  • Liberal aydınlar genellikle geleneksel değerleri terk etmekle suçlanır.
  • Entelektüel dünyaya karşı güvensizlik, her zaman kök-faşizmin bir belirtisi olmuştur: Kendilerinden farklı düşünen (dolayısıyla düşünen) herkesi entelektüel (kirli) kabul etmek.
  • Tüm Nazi ya da faşist okul kitaplarında, karmaşık ve eleştirel akıl yürütmenin araçlarını sınırlandırmak üzere, son derece kısıtlı bir sözcük dağarcığı ve ilkel bir söz dizimi temel alınır.
  • Entelektüeller yabanıl hoşgörüsüzlükle savaşamazlar, çünkü düşünceden yoksun olaylar karşısında düşünce silahsız kalır. Hoşgörüsüzlük bir öğreti haline geldiğinde savaşmak için vakit çok geç demektir; bu savaşı yapmak zorunda kalanlar, onun ilk kurbanları haline gelirler.

 

Yararlanılan Kaynaklar

  • Beş Ahlak Yazısı, Umberto Eco, Can Yayınları, 2014.
  • Budalalıktan Deliliğe, Umberto Eco, Kırmızı Kedi Yayınevi, 2016.

 

 

Çağdaş Sanata Varış 37 | Ekspresyonizm 2

Soyut  Ekspresyonizm

  • Akımın öncüsü Kandinski (1886-1944) tam bir entelektüel.
  • Renkçi. Kullandığı renkler çok güçlü, Fovist renkler.
  • Tüm Doğu felsefesinden etkilenenlerde görülen, dualist yaklaşımı var. Varoluşun kaynağı bu zıtlık.
  • Fovlar güçlü renkleri şoke etmek için kullanıyorlar, arkasında bir felsefe yok. Kandinski’de ise zıtlıkları gösteren bir felsefe var. Tanrısal veya kozmik enerji ile kendi iç aleminin, enerjisinin birleşmesi Kandinski’nin Ekspersyonizm’ini veriyor.
  •  “İç gereklilik” çok sık kullandığı bir terim. Zamansız, uzamsız bir mekan yaratmak istiyor.
Kandinsky’nin 1910-1939 yılları arasında tamamladığı 10 adet büyük ölçekli Kompoziyon, sanatçının en karmaşık çalışmalarıdır. Deşifre edilmesi imkansız görünen bir şekil ve renk girdabı hissi veren Kompozisyon VII, Kandinsky’nin toplumda olduğu gibi sanatta da ruhani bir uyanışa olan ihtiyacı vurguladığı ve merkezinde İncil’den temalar, Büyük Sel, Diriliş ve Mahşer Günü, tanımlanabilir objelerle ifade edilmiş. Kandinsky’nin boyutları en büyük tablosu Kompozisyon VII,  1913 tarihli. Sağ üst köşeye doğru güçlü bir çatlak ile resmin sol ve sağ bölümleri ayrılmış. Soldaki formlar, yapıların yıkıldığı ve kargaşanın hakim olduğu bir dönemi çağrıştırıyor. Sağa doğru ortaya çıkan hafif, düz formlar ve dingin ritimler Cennet Bahçesini simgeliyor. En sağda yer alan mavi binici silueti ruhani bir yenilenme umudunu yansıtıyor. Tablonun iki tarafı arasındaki zıtlık hem renklerde hem de çizgilerde görülüyor.

Kandinsky’nin 1910-1939 yılları arasında tamamladığı 10 adet büyük ölçekli Kompoziyon, sanatçının en karmaşık çalışmalarıdır. Deşifre edilmesi imkansız görünen bir şekil ve renk girdabı hissi veren Kompozisyon VII, Kandinsky’nin toplumda olduğu gibi sanatta da ruhani bir uyanışa olan ihtiyacı vurguladığı ve merkezinde İncil’den temalar, Büyük Sel, Diriliş ve Mahşer Günü, tanımlanabilir objelerle ifade edilmiş. Kandinsky’nin boyutları en büyük tablosu Kompozisyon VII, 1913 tarihli. Sağ üst köşeye doğru güçlü bir çatlak ile resmin sol ve sağ bölümleri ayrılmış. Soldaki formlar, yapıların yıkıldığı ve kargaşanın hakim olduğu bir dönemi çağrıştırıyor. Sağa doğru ortaya çıkan hafif, düz formlar ve dingin ritimler Cennet Bahçesini simgeliyor. En sağda yer alan mavi binici silueti ruhani bir yenilenme umudunu yansıtıyor. Tablonun iki tarafı arasındaki zıtlık hem renklerde hem de çizgilerde görülüyor.

  • Sanatçı Rus ve Fransız kültüründen; Malevich’ten; Nietzsche ve Bauhaus felsefesinden; Doğu felsefesinden, Tasavvuf’tan etkilenmiş ve bir senteze varmaya çalışmış.
  • Kandinski,  Pozitivist, gerçekçi felsefeye karşı. Görünenin arkasında pek çok şeyin saklı olduğunu vurgulamış.
  • Kandinski’nin resimlerinde psikoloji; uzay, zaman ve hız; insanı kendisini tanımasına yönelten felsefeler; doğa-insan beraberliğinin bilincine varma, bütünleşme ana konulardır.
  • “Renk ve çizgi bize enerjinin ardındaki gizemi anlatmaya yarar”, “Renk kendini tanımaya, öze inmeye; çizgi ise ruhsal ve düşsel durumları yansıtır”, demiştir.
  • Kandinski formlarla his yaratmaya çalışıyor, ama Konstrüktivistler çok mekanikler, his yaratmaya çalışmıyorlar.
  • Kandinski resimleri ile ufkumuzu, dünyaya bakış açımızı genişletmek istiyor.

 

Wassily Kandinski, Kırmızı Oval, 1920. Bu tabloda espas (boşluk) çok doğa dışı. Perspektif yok, bildiğimiz bir mekan yok. Hiç bilinmeyen bir mekan yaratmış. Resimde kırmızı oval öne çıkıyor, derinlik oluşuyor  ve tüm formlar yerlerini ona göre buluyorlar. Süprematizm var bu resimde. Soyut form birçok duygu uyandırıyor. Akımın diğer üyeleri his vermeye çalışmadılar. Onların eserleri çok mekanik.

Wassily Kandinski, Kırmızı Oval, 1920.
Bu tabloda espas (boşluk) çok doğa dışı. Perspektif yok, bildiğimiz bir mekan yok. Hiç bilinmeyen bir mekan yaratmış. Resimde kırmızı oval öne çıkıyor, derinlik oluşuyor ve tüm formlar yerlerini ona göre buluyorlar. Süprematizm var bu resimde. Soyut form birçok duygu uyandırıyor. Akımın diğer üyeleri his vermeye çalışmadılar. Onların eserleri çok mekanik.