Etiket arşivi: Edo dönemi

Şiddet 40| Doğu’da Kadının Konumu 1 | Japonya 1

  • Geyşalık kurumu Edo Dönemi’nde, 17. yüzyılda ortaya çıktı. İlk geyşalar dansçı ve şarkıcı erkeklerdi. 1700’lerde geyşalık mesleği, hayat kadınlığı ile aynı görülüyordu. Ancak Edo Dönemi’nin sonlarına doğru geyşalar, birçok sosyal, politik etkinlik ve toplantılara çağrılmaya başlandı. Müzik aleti çalmayı ve şarkı söylemeyi bilirler. Çay seremonisi ve kaligrafi eğitimi de alırlar. Dans eder, içki sunar, sohbet ederler. Yemek pişirip servis yapmazlar. Günün haberlerinden, tiyatro ve sumo dünyasının dedikodularından haberdardırlar.
  • Asıl eğitildikleri konu, erkek egosudur. İşleri hayal satmak, müşteriye kendisini özel hissettirmek, işkolik kültürün stresini hafifletmektir. Evlenmezler.
  • Uzun vadeli ilişkiye girdikleri adamın eşini ve kız çocuklarını belli festivallerde ziyaret eder, hediye verirler, dans gösterisi sunarlar. Geyşaların evlenme isteği olmayacağı için eşle sorun olmaz. Geyşaların bulunduğu partilere eşler çok nadiren katılır.
  • 15-20 yaşındaki stajyer geyşaya mayko denir. İlk ve orta öğrenimin mecburi olmasıyla günümüzde geyşa eğitiminin başlangıç yaşı 15’tir. Bu yaş eskiden bir geyşanın maykoluktan geyşalığa geçtiği dönemdir.
  • Geyşalık çalışma izni ile yapılan bir iştir.
Kyoto, Gion Corner Gösteri Merkezi’nde. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Kyoto, Gion Corner Gösteri Merkezi’nde.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

  • Mizuage töreninde geyşa büyük para karşılığında bekaretini verir. Aldığı paranın büyük kısmını kendisini yetiştiren geyşa evine, eğitim masrafları olarak öder.
  • Geyşa ile daha ileri temas kurabilmek için erkeğin onun efendisi olması ve hangi esaslara göre metresi olduğuna dair Geyşa evi ile kontrat imzalaması gerekir. Gönüllü metresler mükellefiyet sahasının dışında kalırlar.
  • Makyajlarının bazını oluşturan beyaz maskeleri, gerçek hislerini saklayabilmelerini sağlar.
  • 19. yüzyılda moda ikonu ve dönemin süper modelleriydiler.
  • Müşteri yemek, yol, barınma gibi tüm masraflardan sorumludur. Ayrıca geyşa ile geçirdiği zaman için ödeme yapar.
  • Geyşaların ayrıca bir de geyşa adları olur: Gece Yarısı Dengesi vs. gibi.
  • Ağızları çok sıkıdır. Şahit oldukları olayları, duydukları konuşmaları paylaşmazlar.
  • Geyşalar mesleklerini ömür boyu sürdürebilirler. İyi bir geyşa olmak için, güzellik ve gençlikten çok, güzel sanatlara ve müziğe olan yetenek, tatlı dilli olmak ve müşteriyi iyi ağırlamak önemlidir. Bu yüzden ileri yaşlarda da geyşalığı sürdürmek mümkündür.
  • 1920’lerin başında 80 bini bulan geyşaların sayısı, 1980’lerin sonuna gelindiğinde 10 bine kadar düşmüştür. Nedenlerden biri, Batı tarzı barların ve burada çalışan kadınların daha popüler hale gelmesidir. Günümüzde, feministler tarafından hor görülmekte, eski geleneklere bağlı olanlar tarafından el üstünde tutulmaktadırlar.
  • Japonya’daki en pahalı etkinliklerden biridir.

 

Japonya 22 | Geyşa

Geyşalık Kurumu

  • Geyşalık kurumu Edo Dönemi’nde, 17. yüzyılda ortaya çıktı.
  • İlk geyşalar dansçı ve şarkıcı erkeklerdi. 1700’lerde geyşalık mesleği, hayat kadınlığı ile aynı görülüyordu. Ancak Edo Dönemi’nin sonlarına doğru geyşalar, birçok sosyal, politik etkinlik ve toplantılara çağrılmaya başlandı.
  • Okiya adı verilen yerde yaşarlar. Şamizen denen üç telli Japon gitarını, tuzumi denen küçük Japon davulunu çalıp, bir kaç makamda şarkı söylerler. Çay seremonisi ve kaligrafi eğitimi de alırlar. Dans eder, içki sunar, sohbet eder. Yemek pişirip servis yapmazlar.
  • Günün haberlerinden, tiyatro ve sumo dünyasının dedikodularından haberdardırlar.
  • Asıl eğitildikleri konu, erkek egosudur.
  • Kadının fazileti, güçlü olmak ama bunu göstermemek, erkeğe yardım etmek ama bunu belli etmemektir.
  • Evlenmezler.
  • Uzun vadeli ilişkiye girdikleri adamın eşini ve kız çocuklarını belli festivallerde ziyaret eder, hediye verirler, dans gösterisi sunarlar. Geyşaların evlenme isteği olmayacağı için eşle sorun olmaz.
  • Geyşaların bulunduğu partilere eşler çok nadiren katılır.
  • 15 – 20 yaşındaki stajyer geyşaya mayko denir. İlk ve orta öğrenimin mecburi olmasıyla günümüzde geyşa eğitiminin başlangıç yaşı 15’dir. Bu yaş eskiden bir geyşanın maykoluktan geyşalığa geçtiği dönemdir.
  • Acemi geyşalık döneminde giyilen özel bir kimono ve özel bir saç şekli vardır.
  • Bir geyşanın çalışabilmesi için çalışma izni alması gerekir.

  • Mizuage töreninde geyşa büyük para karşılığında bekaretini verir. Aldığı paranın büyük kısmını kendisini yetiştiren geyşa evine eğitim masrafları olarak öder.
  • Geyşa ile daha ileri temas kurabilmek için erkeğin onun efendisi olması ve hangi esaslara göre metresi olduğuna dair Geyşa evi ile kontrat imzalaması gerekir. Gönüllü metresler mükellefiyet sahasının dışında kalırlar.
  • İşleri hayal satmak, müşteriye kendisini özel hissettirmek, işkolik kültürün stresini hafifletmektir.
Foto: forum.gecce.com

Foto: forum.gecce.com

  • Makyajları, giysileri özel, tavırları çok kibardır.
  • Makyajlarının bazını oluşturan beyaz maskeleri, gerçek hislerini saklayabilmelerini sağlar.
  • 19. yüzyılda moda ikonu ve dönemin süper modelleriydiler.
  • Müşteri yemek, yol, barınma gibi tüm masraflardan sorumludur. Ayrıca geyşa ile geçirdiği zaman için ödeme yapar.
  • Geyşaların ayrıca bir de geyşa adları olur: Gece Yarısı Dengesi vs. gibi.
  • Ağızları çok sıkıdır. Şahit oldukları olayları, duydukları konuşmaları paylaşmazlar.

  • Geyşalar mesleklerini ömür boyu sürdürebilirler. İyi bir geyşa olmak için, güzellik ve gençlikten çok, güzel sanatlara ve müziğe olan yetenek, tatlı dilli olmak ve müşteriyi iyi ağırlamak önemlidir. Bu yüzden ileri yaşlarda da geyşalığı sürdürmek mümkündür.
  • 1920’lerin başında 80 bini bulan geyşaların sayısı, 1980’lerin sonuna gelindiğinde 10 bine kadar düşmüştür. Nedenlerden biri, batı tarzı barların ve burada çalışan kadınların daha popüler hale gelmesidir. Günümüzde, feministler tarafından hor görülmekte, eski geleneklere bağlı olanlar tarafından el üstünde tutulmaktadırlar.
  • Japonya’daki en pahalı etkinliklerden biridir.

 

Japonya 4 | Japonların Özellikleri 4

  • Selam verirken, teşekkür ederken, ayrılırken, özür dilerken eğilirler. Selamlaşırken öpüşmek, sarılmak, ellemek yoktur. Birbirine fazla yaklaşmadan, dokunmadan konuşmayı tercih ederler. Japonlar arasında el sıkışarak selamlaşmak çok nadir görülür.
  • Karşısındaki ile çatışmaya girmemek için görüş ve duygularını gizlerler, kendilerini dolaylı olarak ifade ederler. Çok nadir olarak kızgınlıklarını gösterirler. Bir kişinin sinirlenip kendini kaybetmesi çocukça olarak görülür. Doğrudan hayır demekten nefret ederler.
  • Mutluluk, sıkıntı ve rahatsızlığı hafif bir gülümseme ile ifade ederler.
  • Yetişkin olmak demek, acı ve üzüntüyü hafif bir gülümsemenin ardına saklamayı başarabilmektir.
  • İletişim kurmak için konuşmayı değil, duyguları ve telepatiyi tercih ederler.
  • Utangaç ve sessiz olmak fazilet, isteklerini açıkça söylemek saflık/kabalık olarak görülür.

  • Batı’da başkasına saldırmak olağan, kendine saldırmak ruh hastalığı, Japonya’ da başkalarına karşı suç işleyenler dengesiz, saldırgan, kendilerine saldıranlar onurlu kişilerdir.
  • İntihar, kendini cezalandırabilmek, kahramanlık ve mertlik sayılır.
  • İç organların dışarı çıkmasını sağlayan Japon intihar şekli, harakiri konuşma dilinde, seppuku ise resmi bir terim olarak kullanılır. Harakiri argo kabul edilir. Korkunç acı veren bir yöntemdir. Şahıs, seppuku yapmadan önce banyo yapar, beyaz giyinir ve en sevdiği yemeğini yer, hazır olduğu zaman bıçağı karnına saplar, Z veya haç şeklinde, sağ-sol hareketleri yaparak diyaframını ve midesini parçalar, sonra da en yakın arkadaşı başını keser can çekişmesin diye.
  • Efendisinin ölümünden sonra, savaşta yenilgi sonucunda (zorunlu değildir), genellikle efendisine doğru hizmet edememiş samuraylara Edo döneminde bir nevi onurlandırma amaçlı cezalandırma yöntemidir.
  • Seppuku yapmak yasaklanmış olmasına karşın günümüze kadar var olmayı başarmıştır. Japon toplumunda kabahatli olmak ve bu kabahatin toplumca bilinir hale gelmesi çok büyük utanç sayıldığından uygulayanlar görülmektedir.
Rituel kıyafetleriyle sepukku

Rituel kıyafetleriyle sepukku

Ünlü Japon yazar Yukio Mişima, fotoğraf sanatçısı Kishin Shinoyama’ya “Bir Adamın Ölümü” projesi için pozlar vermiş. Projenin sahnelerini Mişima tasarlamış. Blood and Roses adlı dergide yayımlanmak için çekilen fotoğraflardan yukarıdakiler, aslında Mişima’nın birkaç yıl sonra gerçekleşecek ölüm yöntemini de gösteriyor.

Ünlü Japon yazar Yukio Mişima, fotoğraf sanatçısı Kishin Shinoyama’ya “Bir Adamın Ölümü” projesi için pozlar vermiş. Projenin sahnelerini Mişima tasarlamış. Blood and Roses adlı dergide yayımlanmak için çekilen fotoğraflardan yukarıdakiler, aslında Mişima’nın birkaç yıl sonra gerçekleşecek ölüm yöntemini de gösteriyor.

  • 1868 yılında Meiji Restorasyonu’nun başlaması ile birlikte Seppuku Japonya’da yasaklandı. 15 Ağustos 1945’te İmparator Hirohito Japonya’nın teslim olduğunu açıkladığında, yasak olmasına rağmen, Japon halkının zedelenen onurundan dolayı, askerlerini seppuku yapmaya zorlayacağından korkulmuş, fakat korkulan olmamıştı. Yüksek rütbeli subaylar gönüllü olarak Seppuku yapmışlardı.
  • 47 Ronin Destanı. Mezarları çok ziyaret edilir, gidenler kartvizit bırakırlarmış. Bunlar herşeylerini giri uğruna feda etmiş, sonra da hayatlarına chu uğruna son vermişlerdir.
  • Utanç üzerinde duran kültürlerle suç üzerinde duran kültürler farklıdır. Utanç kültürlerinde tanrıların huzurunda dahi itirafta bulunulmaz, günah çıkarma merasimleri yapılmaz. Merasimler daha çok şansın, talihin açılması içindir. Utanç, faziletin esasıdır. Hareketlerini başkalarının fikirlerine göre ayarlarlar.
  • Uzakdoğu’da kullanılan kılıç tipleri Çin, Moğol, Türk, Japon ana kategorilerine ayrılabilir.
  • Japonlar, kendilerine has kılıç çeşitleri üretmişlerdir. Çoğu Japon, katana kelimesini genel olarak kılıç anlamında kullanır.
  • Özgün Japon kılıcı katana’nın uzunluğuna göre birçok çeşidi vardır.
    O Tanto: Ailenin en kısasıdır. Çok yakın dövüşlerde, sürpriz ataklarda kullanılır.
    Chisa Katana: Boyu Katana ve O Tanto arasında olan, yakın dövüş kılıçlarından biridir.
    Katana: Ailenin standart bireyidir. Sadece bir tarafı keskindir.
    O Kataba: Basitçe namlusu uzun katanadır.
    Nodachi: Hem namlusu hem de kabzası uzundur. Toplam boyu kısa bir mızrak gibidir.
    Çift taraflı Katana: Ailenin iki tarafı da keskin olan tek üyesidir.
  • Kabzasının tasarımına göre tek veya iki elle kullanılabilir.
  • Japon kılıçlarının keskinliği dillere destandır.
  • Japonlar kılıca olağanüstü değer verirler.
  • Edo döneminde sadece samuraylar kılıç taşıyabiliyordu. Edo döneminin son yıllarında özel olarak tasarlanan sanat eserleriydi.
  • Kılıcın, samurayın ruhu olduğu,  kişisel onur ve sosyal gücünü temsil ettiği düşünülürdü.
  • Paraya ihtiyacı olan efendisiz kalmış samurayın (ronin) kılıcını satması Japon toplumundaki onursuz durumunu daha da kötüleştirirdi. Bunu yapanlar samurayın gözünde “ruhsuz” olurdu.
  • Eski Japon kültürü, kılıçlar etrafında dönüyordu. Özenle belirlenen kılıç taşıma, temizleme, muhafaza etme, keskinleştirme (ya da keskinleştirmeme) ve tutma metodları dönemden döneme gelişmiştir.
  • Birinin evine giren samuray, diz çöktüğünde kılıcını nasıl yerleştirmesi gerektiğini bilmelidir. Kılıcı kolay çekebilecek şekilde yerleştirmek şüphe ya da saldırı hissi uyandırabilir; bu sebeple, kılıcın sağda ya da solda olması ve uzağa ya da bir kişiye doğru tutulmuş olması önemli bir noktadır. Kabzanın solu göstermesi geleneklere göre bir uyarıdır.
  • Çoğu samuray, kılıcını öncelikli silah olarak kullanmaz; önce yay, sonra mızrak, son olarak kılıç kullanılırdı. Kılıç, son raddeye gelindiğinde çekilirdi.
  • Uzun kılıç açık alanda yapılan dövüşlerde kullanılırken kısa kılıç yan silah olarak taşınır, saplama amacıyla ya da yakın dövüşlerde ve seppuku için kullanılırdı.

 

Quentin Tarantino’nun Kill Bill I ve II filmlerinde ana karakterlerden biri Japon kılıcıdır.

Quentin Tarantino’nun Kill Bill I ve II filmlerinde ana karakterlerden biri Japon kılıcıdır.